9. Hukuk Dairesi 2025/8828 E. , 2026/21 K. "" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2765 E., 2025/1749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/53 E., 2023/244 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlend…
9. Hukuk Dairesi 2025/8828 E. , 2026/21 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2765 E., 2025/1749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/53 E., 2023/244 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...Sendikasının (... Sendikası) davalı ... Başkanlığında (Belediye) işyerinde yıllardır örgütlü olduğunu, sendika aidat alacağının ödenmemesi üzerine davalı ... aleyhine alacağın tahsili amacıyla açmış oldukları davanın; ... İş Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/120 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararı ile ''hukuki yarar şartı yokluğu" nedeniyle reddedildiğini ve kararın 01.02.2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 158. maddesi uyarınca eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalı ... bünyesinde çalışan ve müvekkili Sendikaya üye olan işçilerin, ... Sendikası Ana Tüzüğü'ne göre, sendikaya üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, müvekkili Sendikanın, davalı ... tarafından kesilen ve kesilmesi gereken aidatların ödenmesi için davalı tarafa ihtar ve bildirimlerde bulunulduğunu, bu bildirim ve ihtarlara ilişkin yazı örneklerinin ... İş Mahkemesinin 2021/120 Esas sayılı dava dosyasında mevcut olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 18. maddesine göre işveren, bünyesinde çalışan işçilerin ücretlerinden keseceği aidatları, adına kesinti yaptığı sendikaya göndermek zorunda olduğunu, yine aynı madde uyarınca, sendika adına kesilen aidatların kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde ilgili Sendikaya gönderilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı ... arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinde de aynı hususların hüküm altına alındığını, davalı Belediyenin, müvekkili Sendika adına kestiği sendika aidatlarını müvekkiline ödemediğini ileri sürerek fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 1.327,701,44 TL sendika aidat alacağının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının bu dosyada alacaklı olduğunu iddia ettiği kalemleri belirsiz alacak davası yolu ile talep ettiğini ve davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, işbu davada talep edilen 1.327,701,44 TL alacağın hangi yıl, hangi ay, hangi üye işçilere dair olan aidat borçları olduğunun belirtilmediğini, davacının müvekkiline karşı açtığı ve ... İş Mahkemesinin 2020/299 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada 19.03.20 14... .03.2019 yıllarına dair sendika aidat alacağının talep edildiğini, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının toplu iş sözleşmeleri dönemleri için bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her ne kadar toplu iş sözleşmesinde aidat kesintilerinin ödeme zamanları belirtilmiş ise de kesinti yapılacak işçi listesinin müvekkili İdareye bildirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası açanın davasının hukuki yarar yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesi durumunda, belirsiz alacak davası açılmasının “düzeltilebilir bir yanlışlık” olduğunun kabulü ile sonradan aynı taleplerle açılan davada davacının 6098 sayılı Kanun’un 158. maddesinde düzenlenen ek süreden faydalanması gerektiği, somut olayda davacı vekilince kararın kesinleşmesinden itibaren altmış günlük süre içinde (08.03.2022 tarihinde) eldeki davanın açıldığı, ilk açılan davanın 10.02.2014 tarihli olduğu ve buna göre zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği, davalının zamanaşımı def'ine göre 10.02.2009 öncesi alacakların zamanaşımına uğradığı, davacı Sendika tarafından üyelerin listesi, kesilmesi gereken aidat miktarının daha önceden işverene bildirildiği, işverenin bu bildirime istinaden kesintiler yapıp emanet kaydına aldığı hatta kısmi ödemelerde bulunduğu, buna göre davacının alacak miktarının davalı ... kayıtlarına göre tespit edildiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek kesinleşen dava sonrasında 6098 sayılı Kanun'un 158. maddesine göre açtığı işbu davanın reddi gerektiğini zira hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilen davada davacının düzeltilebilecek bir yanlışlık yaptığının kabul edilemeyeceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kesinti yapılacak işçi listesini işverene tebliğ etmediğini ve bildirim koşulunu yerine getirmediğini, faizin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca sendika aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.