T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1106 KARAR NO : 2025/1228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../.... Esas - ..../.... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : …
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1106 KARAR NO : 2025/1228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../.... Esas - ..../.... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ....... günlü sözleşme ile davalının ......'deki fabrika personeline yemek servisi için anlaştıklarını, yıllardır hizmetin sürdürüldüğünü, ...... günü davalı personelinin e-postası ile sebep gösterilmeksizin akdin feshedilip başka firma ile anlaştıklarını bildirildiğini, sözleşmede ay sonundaki bakiyenin 45 günün sonunda çek ya da banka havalesi ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen, ....... ile ...... döneminde davalının ödeme terminine uymayıp sürekli geç ödeme yaptığından oluşan faiz alacağı için, ...... TL'lik ........ tarihli fatura düzenlenerek ödeme talep edilse de ödenmeyince, ....... İcra Müdürlüğü'nün ..../.... E. sayılı dosyası ile girişilen takibe haksız itiraz edildiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Sunulmamıştır. B-İDM KARARI: Mahkemenin ...... tarihli kararında; "...davacı tarafça her ne kadar vade farkına ilişkin fatura düzenlenmiş ve söz konusu faturanın da ödenmesi istenmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatlarında vade farkının taraflar arasında yazılı sözleşme ile kararlaştırılması yahut taraflar arasında yapılan işlemler neticesinde bir ticari teamül oluştuğunun kabulü gerektiğinden, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme incelendiğinde vadenin belirlendiği fakat vade farkının istenebileceğine dair sözleşmede bir hüküm yer almadığı, ticari defterlerde de daha öncesinde vade farkı uygulaması olduğuna dair bir teamül olduğu anlaşılmadığından, davalı tarafça vade farkı faturasının iade edildiği de görülmekle, çek ile yapılan ödemelerde yerleşik içtihatlarda da belirtildiği üzere vade farkı istenemeyeceğinden, davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ve yemin eda edilmiş, taraf beyanları ile de vade farkının isteneceğinde dair taraflar arasında bir anlaşmanın, teamülün olduğu anlaşılamadığından, vade farkına dair davacının talep hakkı olmadığı hususunda kanaat edinilmiş olmakla davanın reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Hükme karşı davacı Şirket vekilince istinafa başvurulmuştur. Davacı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; incelemenin eksik yapıldığının gerekçeden anlaşıldığını, dayanak raporda defterlerin bu yönde incelenmeyip taraf defterlerinde bu yönde vade farkı uygulaması olup olmadığına dair inceleme ve açıklama yapılmadığını, yeminli beyanı alan mahkemenin eksik beyanı tamamlatması gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin yemin beyanında ödeme vadesinin belli olduğu beyanının dikkate alınmadığını, sözleşmede özel hüküm olmadığından vade farkı istenemeyeceğine dair görüşün TBK'nın 117.maddesine göre hatalı olduğunu, faturayı belirlenen günde ödemeyen davalı bu hükme göre temerrüde düştüğünden gecikmeden ve faizden sorumlu olması gerektiğini, davalı borca itiraz etse de itirazına gerekçe göstermeyip sözleşmede hüküm bulunmadığından vade farkı istenemeyeceğine dair itiraz etmediğini, bilirkişi ve Mahkemenin itirazı genişletemeyeceğini, genişletmenin İİK 63.maddesine aykırı olduğunu, yeminin amacına uygun eda ettirmeyip şirket yetkilisini TBK 117/2 göre ödeme vadesinin belirli olduğuna dair beyanın dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. D- DELİLLER; ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... T. ...../.... E. ..../..... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava; cari hesapta vade farkı alacağı nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı Şirketin, davalı Şirketin ve taraf vekillerinin adresinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı Şirketçe, davalı Şirkete yemek hizmeti için sözleşme yapıldığı, ödemelerin ay sonundaki bakiyeye göre 45 gün içinde çek yada bankadan ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen, davalı süresinde ödemediğinden faiz (vade farkı) alacağı oluştuğu, bunun için bir fatura düzenlese de ödenmediğinden eldeki davanın açıldığı, davalının cevap sunmadığından inkar etmiş sayıldığı, Mahkemece vade farkı ödeneceğine ilişkin sözleşme hükmü yada ticari teamül bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. Dosyada mahkemece SMM bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış ve rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından "vade farkı" alacağı açıklaması ile dava ve takibe konu faturanın düzenlendiği, davalı tarafından bunun üzerine iade faturasının düzenlendiği, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup, tasdiklerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacı tarafın geç bakiye ödemesi nedeniyle vade farkı (temerrüt faizi) talep etme hakkı olup olmadığı ile redde dair hükmün isabetli olup olmadığı hususundadır. Bilirkişi tarafından kök ve ek raporda; vade farkı talebi için taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümleri ve ilgili mevzuatının dikkate alınması gerektiği, ilgili sözleşme maddesinde davacının vade farkı faturası düzenleyebileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, vade farkı, mal veya hizmet bedelinin geç ödenmesi durumunda, alacaklının zararını karşılamak amacıyla uygulanan ek bir bedel olduğu, vade farkı uygulanabilmesi için taraflar arasında bu konuda açık bir anlaşma olması veya borçlunun temerrüde düşmesi gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7. maddesi incelendiğinde davacının vade farkı faturası düzenleyebileceğine dair herhangi bir hüküm görülmemiş ayrıca, başka bir veri veya anlaşma da olmadığına göre, davacının tek taraflı olarak vade farkı faturası düzenlemesinin uygun olmayacağı bildirilip, Mahkemece de aynı görüşe iştirak edilerek davanın reddine hükmedilmiştir. Bu yönden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 11.H.D.'nin 08/07/2025 T. 2024/6865 E. 2025/4964 K. sayılı ilamında; "...27/06/2003 T. 2001/1 E. 2003/1 K. sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulu Kararı ile Dairemiz ve Kapatılan 19. H.D.'nin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda düzenlenmiş bir sözleşme bulunması ya da teamül halini almış yerleşik bir uygulamanın var olması gerekmektedir..." denilmiştir. Yine bu hususta Yargıtay 11.H.D.'nin 02/06/2025 T. 2024/2694 E. 2025/3889 K. sayılı ilamında; "...davacının vade farkı talep edebilmesi için taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği, ancak teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmesine rağmen..." denilerek ticari teamülle ilgili hususa işaret edilmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmede sadece ödeme günü belirlenmiş, ancak vade farkı talebine ilişkin ayrı bir hüküm düzenlenmemiştir. Yani sözleşmede bu hususta açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Yine davacı tarafça daha öncesinde vade farkına ilişkin bir fatura düzenlendiği yada davalı tarafça sözleşmenin devamı süresince vade farkı ödendiği yönünde bir iddia ve ispat bulunmamasına göre bu hususta bir teamül de oluşmadığı, davacı vekilince ileri sürülen TBK'nın 117.maddesi ile İİK'nın 63.maddesindeki hükümlerin davacıya vade farkı talep etme hakkı bahşetmediği, talebin takibe itirazın kapsamı ile ilgili olmayıp, alacağın sebebi olduğu, yemin hususunun da usulünce yerine getirildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; açıklanan nedenlerle, Mahkeme hükmünün isabetli olduğu değerlendirilip, davacı Şirket vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... T. ..../.... E. .../.... K. sayılı; ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların, kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333.maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, 8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*