9. Hukuk Dairesi 2025/9582 E. , 2026/862 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/188 E., 2025/2301 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/480 E., 2024/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
9. Hukuk Dairesi 2025/9582 E. , 2026/862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/188 E., 2025/2301 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/480 E., 2024/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 19.06.2017 tarihinden 26.04.2024 tarihine kadar aralıksız davalıya ait işyerinde aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, çalıştığı dönemde aldığı son net ücretin 25.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin hak kazandığı ancak işverence ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tensip tutanağı ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunulması için verilen kesin sürede tutanağın sunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, fazla çalışma olmadığını varsa da bordrolarda tahakkuk ettirilip ödendiğini, iş sözleşmesinde yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun düzenlendiğini, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, hafta tatili çalışması olmadığını varsa ücretinin ödendiğini, davacının yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, asgari geçim indirimi alacağı bulunmadığını, market yardımı, kira yardımı, prim, bayram ödemeleri ve benzeri ödemelerine ilişkin işyeri uygulaması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini Mahkemeye sunması gerektiğini açıkça ihtar ettiği, verilen kesin süre içerisinde bu belgenin dosyaya sunulmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava şartı eksikliğinin giderilmediğinin açık olduğu, davacı vekilinin, Mahkemenin UYAP üzerinden belgeye ulaşabileceği gerekçesiyle kararın hatalı olduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/932 Esas, 2020/5773 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine ilişkin kararında da açıkça vurgulandığı üzere, UYAP üzerinden erişim imkânı bulunmasının dava şartının yerine getirildiği anlamına gelmeyeceği, araştırma yükümlülüğünün hâkime yüklenemeyeceği, aksi kabulün, hâkimin resen tüm belgeleri toplamasını zorunlu kılacağı, bu durumun usul ekonomisi ve mevcut yargılama düzeni ile bağdaşmayacağı, Mahkemenin, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı vermesinin hukuka uygun olduğu, usul hukuku ilkelerine göre dava şartı yokluğu hâlinde davanın esasına girilemeyeceği, bu nedenle, davalı vekilinin davanın esastan incelenip reddedilmesi gerektiğine ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde, dava şartı arabuluculuk dosyasının esas numarasının açıkça belirtildiğini, davanın açıldığı esnada UYAP sistemi üzerinden de sorgu yapılarak dosyaya kaydedildiği göz önüne alındığında dava şartı arabuluculuk tutanağının Mahkemece UYAP sisteminde yapılacak sorguyla kolayca ulaşılabilecek konumda olduğunu, Mahkemenin UYAP sistemine yüklenmiş olan tutanağa ulaşması adına yetkisinin bulunduğunu, nihayetinde UYAP sistemi üzerinden arabuluculuk faaliyetine ilişkin belgelere ve son tutanağa erişebilmenin mümkün bulunduğu ortada olmasına rağmen davanın usulden reddi yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgeler ile ispat edildiğinden davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve davanın esasının incelenip incelenemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.