T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1353 KARAR NO : 2025/1459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2022/1020 Esas ASIL DAVA DAVACI : ... (T.C. ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1353 KARAR NO : 2025/1459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2022/1020 Esas ASIL DAVA DAVACI : ... (T.C. ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 BİRLEŞEN DAVA :Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas, 2023/321Karar sayılı dosyasında; DAVACI : ... (T.C.: ...) ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... (T.C.: ... ) - ... 2- ... (T.C.: ... ) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... : 3- ... (T.C.: ... ) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 17/03/2023 BİRLEŞEN DAVA : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/492 Esas, 2023/715 Karar sayılı dosyasında; DAVACI : ... (T.C.: ...) ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 15/06/2023 TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl ve birleşen 2023/203 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili 21/10/2024 tarihli dilekçeleri ve 16/01/2024 tarihli celsede; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; davalı şirkete ivedilikle ve tedbiren, dava süresince şirket yönetimini temsilen kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ...K hükümleri uyarınca diğer tüm yasal tedbirlerin re'sen alınmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 27/01/2025 tarihli ara kararı ile; Asıl dosyada Davacı, birleşen 2023/203 Esas sayılı dosyada davacı ... vekilinin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi 2025/421 Esas - 2025/957 Karar sayılı 15.05.2025 tarihli kararı uyarınca; ilk derece mahkemesi ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Asıl ve birleşen 2023/203 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili 02/06/2025 tarihli dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, celp edilen deliller, Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi' nin 2025/421 Esas - 2025/957 Karar sayılı 15.05.2025 tarihli kararı uyarınca; ivedilikle ve evleviyetle, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; 6102 sayılı Kanunun 235. maddesi ve ilgili diğer hükümler uyarınca, Şirket müdürlerinin temsil yetkisinin ihtiyati tedbir olarak kaldırılmasına; dava süresince şirketi temsil ve yönetim yetkisinin kayyıma verilmesine, kayyıma verilen temsil yetkisi ve bunun sınırlarının tescil ve ilanına, Başkanlıkça gerek görülen ...K hükümleri uyarınca diğer tüm yasal tedbirlerin re'sen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; Asıl ve birleşen 2023/203 Esas sayılı dosyada davacı ... vekilinin, asıl davada davalı, birleşen 2023/492 Esas sayılı dosyada davalı şirket müdürlerinin temsil yetkisinin ihtiyati tedbir olarak kaldırılmasına; dava süresince şirketi temsil ve yönetim yetkisinin kayyıma verilmesi yönünde tedbir konulması istemi birlikte değerlendirilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 18/06/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davacı vekilinin; 21/10/2024 tarihli ve 02/06/2025 tarihli dilekçeleri ile, davalı ...’nin Şirket müdürlerinin temsil yetkisinin ihtiyati tedbir olarak kaldırılmasına; dava süresince şirketi temsil ve yönetim yetkisinin kayyıma verilmesine, kayyıma verilen temsil yetkisi ve bunun sınırlarının tescil ve ilanına, Başkanlıkça gerek görülen ...K hükümleri uyarınca diğer tüm yasal tedbirlerin re'sen alınmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve Birleşen 2023/203 Esas, 2023/321 Karar sayılı davada davacı vekili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve Birleşen 2023/203 Esas, 2023/321 Karar sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan istinaf incelemesi sonucu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi' nin 2025/421 Esas - 2025/957 Karar sayılı 15.05.2025 tarihli kararı ile; ihtiyati tedbir talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar yerinde olmadığı gerekçesi ile; Yerel Mahkeme kararının kaldırıldığını, ancak Yerel Mahkemece bu kez de 18.06.2025 tarihli ara kararı ile; İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE dair hukuka aykırı karar verdiğini, Yerel Mahkemenin gerekçesinin aksine tedbir talebi ile ilgili iddialarının yaklaşık ispatın da ötesinde ispatlandığını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile dosyada mübrez tespit raporu arasındaki değer/tutar farkı da iddialarını kanıtlayacağını, yine, davanın açıldığı tarihte şirketin sigortalı çalışan sayısı ile işbu talep tarihimizdeki şirketin sigortalı çalışan sayısı celp edildiğinde çalışan sayısının yarı yarıya azaldığı / bu haliyle şirketin zararda olduğu anlaşılacağı gibi şirketin ticari faaliyetlerinin yolunda olması durumunda bu şekilde çalışan sayısında azalma olmayacağı her türlü izahtan uzak bulunduğunu, şirket müdürlerinin, görevlerini sadakat ve özenle yerine getirmedikleri, ortaklara eşit işlem ilkesini, sadakat yükümlerini ihlal ettikleri, davalı müdürleri ..., ... ve ...'in kişisel menfaatleri yönünde, dürüstlük kuralına aykırı şekilde işbirliği içinde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, her geçen gün zararlandırması, kayıt dışı malları hızla elden çıkarmaları, şirketin içini boşaltamaya yönelik yoğun faaliyet içinde oldukları sabit bulunduğunu, telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla 235. madde hükmü uyarınca müdürlerin yetkisinin kaldırılarak / sınırlandırılarak, bu yetkileri kullanmak üzere dava süresince ihtiyati tedbir olarak şirkete yönetim için kayyım atanması gerektiğini, aksi halde, huzurdaki davanın sonucunda verilen hükmün, davacıya, kamuya ve davalı şirkete maddi ve hukuki bir yararı olmayacağını beyan ile 18.06.2025 tarihli kararın kaldırılarak, davalı şirkete ivedilikle ve tedbiren, dava süresince şirket yönetimini temsilen kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi veya ...K hükümleri uyarınca diğer tüm yasal tedbirlerin re'sen alınmasına veya talep gibi karar verilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Hak-Pi Gemi Yan San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin temsil kayyumu atanması talebini red kararı yerinde olup davacı tarafça şirketi zor durumda bırakmak için aynı talep mahkeme önünde sürekli yenilendiğini, öncelikle huzurdaki davada davacının alacağı teminat altına alındığını, davacı dosyaya çalışan kişi sayısının azaldığına ilişkin hiçbir belge sunmadığı zira çalışan sayısı azalmadığını, davacının iddiaları yerinde olmamakla birlikte, davacı ileride haklı çıksa dahi alacağı teminat altına alınmış, dosyada da görüleceği üzere müvekkile ait fabrika binasında arsasında tedbir bulunduğu, ortaklıktan çıkma davasında haklı çıkması halinde alacağını fazlası ile karşılayacak tedbir bulunduğunu, yerel mahkemenin temsil kayyumu atanması red karı yerinde olup, davacının haksız ve mesnetsiz hiç bir somut delile dayanmayan istinaf gerekçelerinin reddini talep ettiğini beyan etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1020 Esas - 18/06/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava şirketin fesih ve tasfiyesi, mümkün olmazsa şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma ve ayrılma akçesi alacağı talebine ilişkindir. Talep ihtiyati tedbire ilişkindir. İlk derece mahkemesince talep eden davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; asıl ve birleşen dosya davacısının şirketin fesih ve tasfiyesi, mümkün olmazsa şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma ve ayrılma akçesi alacağı talebiyle dava açtığı, 24.10.2024 tarihli yazılı talebi ve 16.01.2025 tarihli duruşmada ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece anılan tedbir taleplerinin 27.01.2025 tarihli ara karar ile değerlendirilerek asıl dosyada daha önceden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğinden yeni tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığında dair karar verildiği, dairemizin 2025/421 esas 2025/957 karar sayılı ilamı ile “…O halde mahkemece ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar yerinde olmadığından açıklanan sebeplerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına…” karar verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme sonrası ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği, karara karşı talep eden davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirketlere kayyım (denetim, ... veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve ... kayyımı atanacağı benimsenmiştir. Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davacının haklı sebep olgularına yönelik iddialarının varlığı ve kapsamının yargılamayı gerektirmesi, davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması, kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*