9. Hukuk Dairesi 2025/9933 E. , 2026/851 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/335 E., 2025/2395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/19 E., 2023/472 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
9. Hukuk Dairesi 2025/9933 E. , 2026/851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/335 E., 2025/2395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/19 E., 2023/472 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret, ikramiye, bayram harçlığı, yıllık izin tatil yardımı, gıda, yakacak ve ek gıda alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin kanuni zorunluluk uyarınca feshedildiğini, sendika üyesi olmadığından toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının toplu iş sözleşmesinden yararlandığı belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davada reddine karar verilen miktar bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı yönünden kesin olup olmadığı, istinaf ve temyiz edilip edilemeyeceği hususundadır. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın davacı yönünden miktar bakımından kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvusunun kesinlikten reddine karar verilmiştir. Dairemiz uygulamasına göre temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Aynı durum istinaf sınırı için de geçerlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/2 hükmü uyarınca alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine veya gerekçeye yönelik temyizi de incelenmez. Ancak, talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmamakla birlikte, temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşması hâlinde, dava değerine ilişkin kesinlik sınırı kıyas yoluyla uygulanarak temyiz incelemesi yapılabilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, İstanbul, İlaveli Beşinci Bası, 1991, s. 4217). 6100 sayılı Kanun'un 362/2 hükmü karşısında; davanın kabulüne dair karar davacı bakımından, reddine dair karar ise davalı bakımından kesindir. Ancak tarafların, kesinlik hesabında dikkate alınmayan vekâlet ücreti, yargılama gideri, icra inkar tazminatını veya gerekçeyi temyiz konusu yapmaları hâlinde, davanın değerinin (dava konusu edilen alacak veya tazminatın tamamı) veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Bu iki durumdan birinin gerçekleşmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 361/2 hükmü uyarınca hukuki yararın mevcut olup olmadığı incelenebilir. Böylece davada haklı çıkmış olan tarafın da, dava değerinin veya temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin tek başına kesinlik sınırını aşması kaydıyla, temyiz hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. İstinaf kesinlik sınırının belirlenmesinde de aynı kurallar uygulanmalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmiş ise de faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kesinlikten reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere davanın kabulüne ilişkin somut davada, dava değeri kesinlik sınırının üzerindedir. Bu durumda davacı bakımından kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde kesinlik nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.