TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI : 2020/722 Esas, 2021/953 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1547 KARAR NO : 2026/207 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI : 2020/722 Esas, 2021/953 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 12/12/2018 tarihli ... Uygulama Projelerinin Hazırlanması Hizmet Alımı Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme konusu işin süresinde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin hakediş alacaklarına ilişkin düzenlenen ve davalıya teslim edilen faturaya ve taraflar arasında yapılmış borç mutabakatına ilişkin alacağın davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 581.504,00 TL alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe de itiraz edildiğini beyan ederek, itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılmış sözleşme doğrultusunda işin müvekkiline teslim edildiğini, davacının kesin kabul yapılmadan tek taraflı olarak düzenlediği faturaya istinaden müvekkilinden ödeme talep ettiğini, kesin halediş raporlarının İBB tarafından oluşturulacağını ve buna bağlı olarak ödeme yapılacağını, ayrıca proje ve işlerin eksiksiz ve tam olarak tamamlandığı yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında tespit edilebileceğini, buna bağlı olarak işlerin uygun olarak tamamlanmadığı ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddini savunmuş, davacının tazminata mahkumiyetini istemiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, alınan bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkemece hükme esas alındığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında yapılmış hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici davacı taraf hakedişlere istinaden düzenlenen takibe ve davaya dayanak faturanın davalıya teslim edildiği ve faturanın davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça fatura içeriğine süresi içinde itiraz edilmediği, dolayısı ile TTK'nın 21/2.maddesi gereği fatura kapsamındaki hizmetin davalı tarafça alınmış olduğunun kabulü gerektiği; ayrıca, taraflar arasında yapılmış 15/10/2019 tarihli hizmet işleri kabul tutanağı kapsamında sözleşme konusu işin davalı tarafça teslim alındığı; bu kapsamda benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere, usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 581.720,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça davaya ve takibe dayanak fatura borcunun ödendiğinin iddia ve ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile benimsenen bilirkişi kurulu raporu ile tespit edilen alacak miktarından davacı taraf talebiyle bağlı kalınarak 581.504,00 TL alacak miktarına yönelik davalı borçlunun vaki haksız itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile, davalı borçlunun İst. 28. İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren (yıllık %13,75 oranını geçmemek üzere) avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 116.300,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinafında, takipte takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek 513,75 avans faizi ve değişen oranlarda faiz talep ettiklerini, yerel mahkemenin değişen oranlardaki faiz talebini göz ardı ederek %13,75 oranında avans faizine karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında, fatura kapsamındaki işin davalı tarafça teslim alındığı yönündeki mahkeme kabulünün mümkün olmadığını, fatura tutarının ne derece uygun olduğunun denetlenmesi gerektiğini, fatura ve defterler incelenerek oluşturulan raporun hükme esas alınamayacağını, teslim alınan işin kabul işlemleri için kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten60 iş günü içinde kesin hesap raporunu idarenin çıkaracağını, kusursuz olduğu tespit edildikten sonra idarece ödeme yapılacağını, işin kabule elverişli teslim edilip edilmediğinin henüz tespit edilmediğini, takibe konusu esas değerin uyuşmazlık konusu olmadığını, ancak proje ve işlerin uygun tamamlandığının kabul edilemeyeceğini, bu hususta bilirkişi raporu gerektiğini, faiz tutarının mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık , Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak davasıdır. Davacı yüklenici , davalı ise iş sahibidir.Davacı müvekkilinin davacı ile 12.12.2018 tarihli ... uygulama Projesine dair sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin işi teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının dava konusu fatura konusu bakiye ayacak olan 581.504,00TL.'yi ödemediğini belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı, eksiksiz kusursuz teslimi kabul etmediklerini sözleşmenin 12.1 maddesi gereği söz konusu işlerin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı idarece halen tespit edilmediğini, kesin hesabın idarece çıkarılacağı ve ödemenin öyle yapılacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkemece, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının faturaya itiraz etmediğini, kabul tutanağı bulunduğunu, davacının 581.720,00TL. alacaklı olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaptığı teslimde idarece sözleşmeye uygun kabul yapılıp yapılmadığı idarece tespit edilmeden davacıya ödeme yapılıp yapılmayacağında ve eksik ayıplı iş olup olmadığında toplanmaktadır. Dava konusu icra takibi, 22.10.2019 tarihli 581.504,00 TL. tutarlı faturaya dayanmaktadır. Davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği ve davalı defterine kaydedildiği sabittir.Taraflar arasında 15.10.2019 tarihli kabul tutanağı vardır. Bu tutanakta eksik, kusur ve arıza bulunmadığı tespit edilerek, kabulün yapılması komisyonca uygun görülmüştür.Dosya kapsamına sunulu hak ediş raporuna göre 6.05.2019 tarihine kadar yapılan iş için yükleniciye ödenecek tutar 581,504,00 TL olduğu belirtilmiştir. Taraflarca imzalanan 11.11.2020 tarihli mutabakat metni gereği 581.504,00 TL. bakiye borç olduğu tespit edilmiştir.Davalı eksiksiz kusursuz teslimi kabul etmemektedir. Ancak buna dair her hangi bir tespit yaptırmadığı gibi her hangi bir ihtarda davacıya göndermediği anlaşılmaktadır. Kaldı ki kabul tutanağında komisyon eksik ve kusur olmadığı belirlenmiştir. Sözleşmenin 11. maddesine göre, idareye teslimden sonra, yapılacak teknik inceleme neticesinde projenin hatasız olduğu onaylanması halinde, idarece ödeneceği ve 18. maddesinde, teslim alınan işin muayene ve kabul işlemleri işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten 60 iş günü içinde kesin hesap raporu çıkarılacağı düzenlenmiştir. Sözleşme hükümleri incelendiğinde, idare olarak davalının tanımlandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında kabulün 15.10.2019 tarihinde yapıldığı, ancak kesin hesabın 60 iş günü içeriside çıkarılmadığı, idarece bir eksik ve ayıp tespit edilmediği gibi , yapılan bir teknik inceleme ile onay da verilmediği anlaşılmaktadır. Davacının da tarafların tutar olarak mutabık olduğu, 581.504,00TL. için 11.11.2020 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Mahkemenin itirazın iptaline karar vermesi dosya kapsamına uygundur.Bu sebeple davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir. Ancak davacı icra takibinde değişen oranlarda avans faizi talep etmesine rağmen, Mahkemece değişen oranlarda avans faizi dikkate alınmadan hatalı olarak hüküm kurduğundan faiz açısından yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak icra takip tarihinden sonraki faize dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 3-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/12/2021 tarih ve 2020/722 Esas, 2021/953 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4- Davanın KABULÜ ile, -Davalı borçlunun İst. 28. İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile icra takip dosyasındaki şekliyle aynen takibin devamına, -İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 116.300,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 39.722,54 TL karar ve ilam harcından 2.907,52 TL icraya yatan harcın ve 7.023,12 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 29.791,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 2.907,52 TL icraya yatan harç, 7.023,12 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 3.500 TL bilirkişi ücreti ve 183,50 TL tebligat giderlerinin toplamı 13.676,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 93.040,64 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Alınması gereken 39.722,54-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (9.871,33+59,30=)9.930,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.791,91-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 73,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 235,10-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.