T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/770 - 2025/2360 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/770 KARAR NO : 2025/2360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2024 NUMARASI : 2022/121 Esas - 2024/727 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DA…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/770 - 2025/2360 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/770 KARAR NO : 2025/2360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2024 NUMARASI : 2022/121 Esas - 2024/727 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 04.02.2025 - 07.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.05.2025 KARAR TARİHİ : 24.12.2025 YAZIM TARİHİ : 26.12.2025 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2019 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alınan 41 ... 392 plakalı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında davacının kusursuz olduğunu, davalı ...'un asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının maluliyeti ile ilgili hazırlanan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı 04.11.2019 tarih ve ... sayılı raporu ile özür oranının %18 olduğunun tespit edildiğini, maddi tazminatın temini için dava şartı olan arabulucuya yaptıkları başvuruda anlaşma sağlanamadığını belirterek ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, 200,00 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 20.000,00 TL Manevi Tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 13.11.2024 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 1.155,100,39 TL'ye arttırmıştır. Davalı Türk Nippon Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen 41 ... 392 plakalı aracın davalı şirket tarafından 11.05.2018-11.05.2019 vadeli ... poliçe numaralı Zmms sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının istemiş olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hesaplanacak tazminattan davacının araç yolunda yürümesi ve kazada asli kusurlu olması sebebiyle müterafik kusurun tenzili gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, 1.155.100,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... için kazanın meydana geldiği tarih olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. için temerüt tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere (360.000,00 TL) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Geçici iş göremezlik talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde; kazada kusurunun olmadığını, daha sonradan öğrendiği kadarıyla yaralanan çocuğun emanet bırakılan bir çocuk olduğunu öğrendiğini, hatta kadının kendi çocuğunu olarak olay yerini terk ettiğini, asli kusurun kadın olduğunu, aracını sigortalattığı sigorta şirketinin hatasının büyük olduğunu, sigorta şirketinin ödemeleri zamanında yapmış olsaydı davanın açılmayacağını, olay yerini gösterir kamera kayıtlarının bulunamadığını, olay yerinin fotoğrafları olduğunu, bunların incelenmesini talep ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; sigortalısı 41 ... 392 plakalı aracın ZMSS poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm kişi başı teminat limitinin 360.000 TL ile sınırlı olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada bulunan 11.01.2024 tarihli ATK raporunun davacının olaydan 10 ay sonra Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden aldığı sağlık kurulu raporu doğrultusunda hesaplandığını, ancak sağlık kurulu raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle kalıcı araz bildirimi yapılması için esas olan bir yıllık stabilizasyon süresi henüz tamamlanmamış olduğundan rapor maluliyeti göstermek için yeterli ve elverişli olmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemenin sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, mahkemenin davalı şirketi teminat limiti ile sınırlı tutmasına katıldıklarını, ferilerin poliçe limitinde ayrıştırılmamasına itiraz ettiklerini, davacının sigorta şirketine usulüne uygun yapılmış başvurusu bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ve faiz hesaplamasının yapılmaması gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte ise davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmemiş olması sebebiyle faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 10.01.2019 tarihinde, olay tarihinde 8 yaşlarında olan davacıya, davalıların sürücüsü aynı zamanda maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Soruşturma dosyasında şikayet yokluğundan takipsizlik (KYYO) kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı sürücünün kazada %90, davacı çocuğun gözetiminden sorumlu olduğu kişilerin %10, davacı çocuğun kusursuz olduğu belirtilmiştir. Yine hükme esas alınan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu ile Adli Tıp ikinci Üst Kurulundan alınan maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10, iyileşme süresinin 18 ay olduğu, 3 ay süreyle başkasının yardımına gereksinim duyacağı tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaza tespit tutanağı ile uyumlu dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiğini, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği,2918 sayılı KTK'nun 99/1.maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigorta şirketinin temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi esas alınarak faize hükmedildiği ,haksız fiil niteliğindeki eylemin gerçekleştiği yer ve zaman, gerçekleşme biçimi ve sonuçları, yaralanmanın mahiyeti, kusur durumu, olayların gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminat takdirine ilişkin diğer ilkeler de nazara alındığında dairemizce yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının da olaya uygun olduğu değerlendirildiğinden davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olup poliçedeki limiti oranında yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, kararda poliçe limitini aşar şekilde hükmün ferilerinin tamamından diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi hatalı ise de bu yanlışlığın tahsis şerhi ile düzeltildiği anlaşılmıştır. Ancak kabule göre kazaya sebep olan aracın kullanım amacı ticari olmadığından davalı sigorta şirketi bakımından yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketi bakımından avans faize hükmedilmesi doğru değil ise de, anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından davalı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun faiz türü yönünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-A)Davalı ...'un istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'dan alınması gereken toplam 79.332,50 TL harçtan peşin olarak alınan 19.726,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 59.606,28 TL'nin adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, C)Davalı ... tarafından istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, 2-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun Faiz türü yönünden KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli 2022/121 esas, 2024/727 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, A) Maddi tazminat talebi yönünden; a) Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİ İLE; 1.155.100,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... için kazanın meydana geldiği tarih olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. için temerüt tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere (360.000,00 TL) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)Geçici iş göremezlik talebinin reddine, c)Hükmolunan maddi tazminat miktarı esas alınarak hesaplanan 78.904,90-TL karar harcının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 24.591,60 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına, d)Dosyada adli yardım kabul kararı olduğundan; yargılamaya boyunca yapılan dosya kapsamındaki tüm yargılama giderlerinin öncelikle maddi tazminat davasına ilişkin olduğu kabul edilerek; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 8.438,00-TL adli tıp kurumu rapor ücreti, 1.802,50-TL posta, tebligat ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.240,5-TL yargılama giderinin davanın (%99,98) kabul oranına göre 14.237,65 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.437,86 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan nispi 173.714,05 TL vekalet ücretinin ( davalı sigorta şirketinin 57.600,00 TL'den sorumlu olması kaydıyla ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f)Davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, g)Hazineden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk masrafının davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına B)Manevi tazminat talebi yönünden; a)20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, c)Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 427,60-TL maktu karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, d) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 4- Davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf harcının talebi halinde iadesine, 5-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından yapılan 360,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Kararın HMK'nun 359/3 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.12.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*