9. Hukuk Dairesi 2025/9274 E. , 2026/137 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/179 E., 2025/1528 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2023/80 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan …
9. Hukuk Dairesi 2025/9274 E. , 2026/137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/179 E., 2025/1528 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2023/80 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.06.2005-18.08.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde mağaza müdürü olarak en son 6.351,02 TL net ücretle çalıştığını, işyerinde çalışma sürelerinin haftalık 45 saatin üzerine çıkmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, mağaza müdürü olarak çalışmakta iken görevini aksatmamasına karşın, 07.09.2020 tarihinde kurulan ... Limited Şirketi adındaki şirketin yetkilisi olduğu gerekçesiyle rahatsız edici derecede takibe alındığını, psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığını, bölge müdürünün davacının çalıştığı mağazaya gelerek müdür odası kapısının, kasanın ve kepengin anahtarının teslim edilmesini istediğini, bunun üzerine anahtar teslim tutanağını imza altına alıp anahtarları teslim ettiğini, hiçbir şekilde yazılı savunması alınmadan anahtarların alınmasının çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik olduğunu tüm çalışanların önünde adeta kapı dışarı edercesine yapılan bu çirkin hareket sebebiyle onurunun kırıldığını ve davalı işyerinde çalışmanın artık katlanılamaz bir hâle geldiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sezonluk tezgahtar olarak 04.06.2005 tarihinde işe girdiğini, zaman içinde yükselerek en son mağaza müdürlüğü yaptığını, davacının müvekkili şirkette çalışması devam ederken aynı zamanda araç kiralama şirketinin sahibi ve yetkilisi olarak faaliyet gösterdiği, işyerini uzun süreler terk ettiğini ve savsakladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde mağaza müdürü olarak çalıştığı, bu şekilde çalışması sırasında araç kiralama işi ile uğraştığı, bunu da çalışma saatleri içinde yaptığı, araçlarını da mağazanın bulunduğu alışveriş merkezi otoparkında bulundurduğu, iki işi bir arada yürüttüğü, çalışma saatleri içinde araç kiralama işi için davalı işveren nezdindeki çalışmasına ara verdiği, yine davalı şirket mağazasında amiri olduğu çalışanları araç teslimi gibi işlerini yapmaya gönderdiğinin anlaşıldığı, davalı işveren tarafından davacının bu eylemleri nedeniyle disiplin soruşturması açıldıktan sonra ve soruşturma devam ederken davacının, davalı işverenin haklı fesih hakkını kullanmasını önlemek maksatlı olarak iş sözleşmesini feshettiği, feshin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği, davacının davalı işyerinde çalışma saatleri içinde kendi işini yürütmesinin ve ayrıca davalı işyerinde amiri konumunda olduğu işçileri kendi araç kiralama işinde görevlendirmesinin davalı işverene haklı fesih imkânı verdiği, ancak davacı tarafça daha hızlı davranılmak suretiyle iş sözleşmesinin feshedilerek işverenin haklı fesih imkânının elinden alındığı, işveren tarafından haklı feshi yönünden gerekli iç denetimi yapması, işçiden savunma alması ve disiplin kurulu kararı oluşumu, feshe konu olayların feshe yetkili makama ulaşması aşamalarında işçinin fesih hakkını kullanmasının kötüniyetli olarak değerlendirilebileceği, davacının, işverence başlatılan fesih prosedürünü etkisiz kılmak veya boşa çıkarmak için öne geçen fesih hakkını kullandığının anlaşıldığı ve kötüniyetle yapılan bu feshe değer verilmediği gerekçesiyle kıdem tazminatının reddine, diğer alacakların ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin devamı esnasında kendi nam ve hesabına başka bir işle meşgul olması ve bu durumun işverence tespit edilmesinin işyeri düzeni, çalışma hayatı ve davacının imzalamış olduğu iş sözleşmesi içeriğine göre değerlendirildiğinde, işverenin kendisine duyduğu güveni sarsıcı nitelikte olduğu, bu durumun 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddelerinde düzenlenmiş bulunan haklı nedenle fesih ağırlığında olduğu, kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; fazla çalışma ücretinin işveren tarafından ibraz edilen puantajlara göre hesaplandığı, hesaplamanın denetime uygun olduğu; yıllık ücretli izinlerin eksiksiz olarak kullandırıldığının davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, davalı vekilinin istinaf itirazında savunduğu ödemelerin hesaplamadan mahsup edildiği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Savunma alınmadan yapılan feshin geçersiz olduğunu, 2. İşçinin kendi işini aksatmaması durumunda dış ticari faaliyetinin haklı fesih nedeni olamayacağını, 3. İşçinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğunu, 4. Davacının feshinin kötüniyetli olduğunu kabul etmek için somut ve kesin delil olması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiğinin tespiti ile feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.