9. Hukuk Dairesi 2026/256 E. , 2026/975 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1510 E., 2025/2222 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/330 E., 2025/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra…
9. Hukuk Dairesi 2026/256 E. , 2026/975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1510 E., 2025/2222 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/330 E., 2025/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, ayrıca davacının sürekli işçi kadrosuna geçişte alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemdeki iş sözleşmelerinde tanınan haklardan kaynaklı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağına ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı Kurum arasında sürekli işçi kadrosuna geçişte iki nüsha olarak imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin bir nüshasının ... İl Müdürlüğünde, diğerinin ise davacının görev yaptığı ... Acil Yardım Hastanesinin uhdesinde bulunduğu, dosyaya ... İl Müdürlüğünden gelen nüshada ücretin düzenlendiği 7. maddesinde herhangi bir oran yazılı değilken söz konusu Hastaneden gönderilen nüshasında ise davacının ücretinin her ay asgari ücretin %50 oranında fazlası olacağına dair düzenleme bulunduğu, mevcut duruma ilişkin davalı Bakanlık tarafından davacı aleyhine resmî evrakta tahrifat yapılarak sahtecilik suçu işlendiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğu, Savcılık dosyasının bekletici mesele yapıldığı ancak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının ... no.lu soruşturma dosyasından 26.11.2024 tarihinde imzada sahteciliğin olmadığı, ücret kısmının sonradan değiştirildiğine dair kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı asılın Mahkemece alınan beyanında; sözleşmelerin imzalanması esnasında şeflerinin talimatları doğrultusunda oran kısmını kendisinin yazdığını, sonradan doldurulmasının söz konusu olmadığını ifade ettiği, bu kapsamda davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, bunun taraflar bakımından bağlayıcı bulunduğu, ayrıca bilirkişi raporunda hesaplamaların dava tarihine dek yapıldığı ancak arabuluculuk faaliyetinin ise tarafların anlaşamadıklarına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar bakımından gerçekleştiği gözetilerek 08.05.2020 olan son tutanak tarihine kadar olan dönem için yeniden hesaplama yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının alt işveren şirketlerde çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının Dairenin 27.10.2021 tarihli kararı ile kaldırılması sonrasında kaldırma kararı doğrultusunda Sakarya İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, müzekkereye verilen cevapta davacıya imzalatılan iki adet belirsiz süreli iş sözleşmesi aslından birinin davacının Kurumdaki dosyasında muhafaza edildiği; sözleşmenin talep edilmesi durumunda ilgili birim sorumlusunun onayı ile suretinin verildiği, Hastanelerde uygulamanın aynı şekilde yapıldığının bildirildiği ve ekinde davacının imzaladığı sözleşme asıllarının gönderildiği, davacı asılın duruşmada beyanının alındığı, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının ... no.lu soruşturma dosyasında sözleşmeler üzerindeki imzalarda sahteciliğin bulunmadığı, ücret kısmının değiştirildiğine dair kamu davası açılması yönünde yeterli şüphe oluşturacak delile ulaşılmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğü, İlk Derece Mahkemesince yöntemince yapılan yargılama ile davacı ile davalı İdare arasında sözleşme akdedildiği, sözleşmenin ücrete ilişkin kısmından davacının temel ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olacağı kararlaştırıldığından ve bu sözleşmenin taraflar için bağlayıcı olacağı ve dava şartı arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği gözetilerek arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 08.05.2020 tarihi sonrası dönem dışlanarak resen yapılan hesaplamaya göre fark ilave tediye, fark ücret alacağı ve fark ikramiye alacağına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiğinin tespit edildiği belirtilerek davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilirken, 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt işveren işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmelerinden dolayı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağına ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yaptığını, 2. Davacının kadroya geçerken yapılan sözleşmelerde ücrete ilişkin asgari ücretin yüzde fazlası şeklindeki oran kısmını kendisinin yazdığını açıkça beyan etmiş olduğunu, ancak aynı anda imzalanan iki sözleşmeden birinin oran kısmının yazılı olup diğerinin boş olduğunu, bu durum çelişki oluşturduğu hâlde araştırılmadığını, 3. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, 4. Davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacı işçinin talep edilen fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ve alacakların hesabı ile faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde ilave tediye fark alacağı için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Diğer yandan ilave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanun'un 2. Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz türü, yasal faizdir. Belirtilen yasal düzenleme ile birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde bu alacak kalemine; yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan; "1.770,50 TL. Brüt fark ilave tediye alacağının 100,00 TL miktarın dava tarihinden itibaren, bakiye 1.670,50 TL miktarın ıslah tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine; "Brüt 1.770,50 TL fark ilave tediye alacağının, 100,00 TL'sine dava tarihinden, bakiyesine 02.03.2021 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.