9. Hukuk Dairesi 2020/1378 E. , 2020/5247 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin 11.10.2005- 11.01.2013 tarihleri arasında değişen …
**9. Hukuk Dairesi 2020/1378 E. , 2020/5247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin 11.10.2005- 11.01.2013 tarihleri arasında değişen alt işverenler nezdinde davalı T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanede temizlik işlerinde çalıştığını ancak davalı Bakanlık ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile ilave tediye ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı T.C. ... vekili; davacı ile müvekkili İdare arasında imzalanmış herhangi bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kıdem tazminatı ve ilave tediye ücretine hak kazanamadığını, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin 02.10.2014 tarihli ve 2013/699 E., 2014/577 K. sayılı ilk kararı ile; davacının iş yeri devri kapsamında davalı Bakanlığa ait hastanede değişen alt işverenler nezdinde asgari ücret ile çalıştığı, kıdem tazminatına hak kazandığı, ilave tediye ücreti yönünden ise, tanık beyanlarından temizlik görevlisi ve alt işveren işçisi olarak işe alınan işçilerin davalı Bakanlığa bağlı hastanenin asıl işlerinde çalıştırıldıklarının anlaşıldığı, bu nedenle davacının ilave tediye ücreti alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı T.C. ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/20924 E., 2015/956 K. sayılı kararı ile; 1 nolu bozma bendinde, istifa dilekçesi değerlendirilmeden eksik inceleme ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu; 2 nolu bozma bendinde ise, asıl-alt işveren ilişkisine ve muvazaaya dair genel açıklamalar yapıldıktan sonra, temizlik hizmetinin yardımcı iş niteliğinde olup davacının çalıştırıldığı temizlik hizmeti ihalelerinin muvazaalı olduğu ispatlanamadığı, diğer yandan dinlenilen tanıkların beyanlarının davacının temizlik hizmeti dışında başka işlerde çalıştırıldığının kabule yeterli olmadığı, davacının görevi dışında asıl işin bir bölümünde çalıştırıldığının ispatlanamadığı, davacının bu nedenle baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması ve davalının ilave tediye alacağından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ilave tediye alacağının reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçeleriyle karar bozulmuştur. Bozma sonrası ... İş Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/360 E., 2015/292 K. sayılı kararı ile; davalı İdareye karşı emsal nitelikte çok dava olup, Bursa 4. İş Mahkemesinin 2014/952-957 E. sayılı dosyalarında, davacının çalışmış olduğu hastanede müdür yardımcısı olan, iş yerindeki çalışma koşulları ve düzeni konusunda ayrıntılı bilgi sahibi ve davacının amiri konumunda bulunan davalı tanığının beyanlarına aynen yer verildikten sonra, bu tanığın beyanlarının sadece dinlendiği davanın davacısına ilişkin olmayıp, tanığın temizlik personeli olarak işe alınan dava dışı şirket işçilerinden bahsettiğinin açıkça anlaşıldığı, tüm muvazaa kriterlerinin tamamının davalı iş yerindeki alt işverenlik ilişkisi açısından gerçekleştiği, davalı T.C. Sağlık Bakanlığından iş alan şirketlerin işveren sıfatı taşımayıp, sadece davalı İdareye işçi temin ettiği, asıl ve tek işverenin davalı Bakanlık olduğu hususlarının tartışmasız bir şekilde ortaya konulduğu gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı davalı T.C. ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.02.2020 tarihli ve 2016/(7) 9-255 E., 2020/94 K. sayılı ilamıyla, direnme olarak verilen kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğundan kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu gerekçesiyle davalı T.C. ... vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. D) Gerekçe: 1-Somut uyuşmazlıkta; Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/20924 E., 2015/956 K. sayılı kararı ile bozulmuş olup, 1 nolu bozma bendinde, istifa dilekçesi değerlendirilmeden eksik inceleme ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gösterilmiştir. Bozma sonrası direnme adı altında verilen ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yeni hüküm olarak kabul edilen kararda, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 1 nolu bozma bendine ilişkin bir gerekçe oluşturulmadan bozma öncesi karardaki gibi hüküm oluşturulması hatalıdır. Bu yönüyle karar gerekçesiz olup, usule ve kanuna aykırıdır. 2-Yine Mahkemenin ilk kararı, asıl-alt işveren ilişkisine ve muvazaaya dair genel açıklamalar yapıldıktan sonra, temizlik hizmetinin yardımcı iş niteliğinde olup davacının çalıştırıldığı temizlik hizmeti ihalelerinin muvazaalı olduğu ispatlanamadığı, diğer yandan dinlenilen tanıkların beyanlarının davacının temizlik hizmeti dışında başka işlerde çalıştırıldığının kabule yeterli olmadığı, davacının görevi dışında asıl işin bir bölümünde çalıştırıldığının ispatlanamadığı, davacının bu nedenle baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması ve davalının ilave tediye alacağından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ilave tediye alacağının reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçeleriyle de bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemece bozma ilamının 2 nolu bendine karşı da; bozmadan sonra davacı vekilince ibraz edilen, başka mahkemelerde açılan davalarda dinlenen tanık beyanlarından Bursa 4. İş Mahkemesinin 2014/952-957 E. sayılı dosyalarında davalı tanığı olarak dinlenen ve hastane müdür yardımcısı olan tanığın beyanına gerekçede aynen yer verildikten sonra, bu tanığın açıklamalarına dayanılarak direnme adı altında önceki gibi hüküm oluşturulmuştur. Oysa ki, davacı T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı Onkoloji Hastanesinde temizlik işlerinde çalışmıştır. Mahkemenin karara dayanak yaptığı ve emsal olarak nitelendirdiği davalardaki davalı tanığı Muradiye Devlet Hastanesinde müdür yardımcısı olup, eldeki uyuşmazlık için emsal olarak kabul edilip sonuca gidilmesi yerinde değildir. Bu tanığın davacının çalışma düzeni ve şeklini bilebilecek durumda olmadığı gibi beyanlarının sadece dinlendiği ilgili dosyaya hasren ele alınıp değerlendirilmesi gereklidir. Mevcut delil durumuna göre ise davacının çalıştırıldığı temizlik hizmeti ihalelerinin muvazaalı olduğu ispatlanamamıştır. Diğer yandan dinlenilen tanıkların beyanları davacının temizlik hizmeti dışında başka işlerde çalıştırıldığını kabule yeterli değildir. Davacının görevi dışında asıl işin bir bölümünde çalıştırıldığı gibi hususlar ispatlanamamıştır. Davacının bu nedenle baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması ve davalının ilave tediye alacağından sorumlu tutulması mümkün değildir. Bozma sonrası direnme kararı adı altında verilen kararda ilave tediye alacağının reddi yerine tekrar kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerekmiştir. E) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.