Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait 52. Fabrika Müdürlüğü/Diyarbakır işyerinde atış kontrol aletleri tamircisi ve telemetre iş ve meslek kolunda çalışmasına rağmen işinin büyük bir kısmını Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... Kısmında icra ettiğini, davacının Türk Harb-İş Sendikası üyesi olarak toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... Kısmında sürekli çalışan işçilerin 7,5 saat kapsamında çalıştığını, davacının da Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... kısmında ça
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait 52. Fabrika Müdürlüğü/Diyarbakır işyerinde atış kontrol aletleri tamircisi ve telemetre iş ve meslek kolunda çalışmasına rağmen işinin büyük bir kısmını Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... Kısmında icra ettiğini, davacının Türk Harb-İş Sendikası üyesi olarak toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... Kısmında sürekli çalışan işçilerin 7,5 saat kapsamında çalıştığını, davacının da Tırtıllı Araçlar ve Ağır ... kısmında çalıştığı zamanlarda yüksek dozda gürültüye maruz kaldığını, 7,5 saat çalıştırılması gerekirken haksız olarak günde 8,5 saat çalıştırıldığını, %14 kısa çalışma primi ile hak kazandığı fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek davacının Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamında olduğunun tespiti ile buna bağlı olarak kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin (%80 zamlı) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamına giren işlerde çalışıp çalışmadığı, buna bağlı olarak kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.