16. Hukuk Dairesi 2016/10334 E. , 2019/5205 K. "" MAHKEMESİ : HATAY KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Suriye uyruklu ... adına kayıtlı bulunan eski 12 parsel sayılı 16.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, …
**16. Hukuk Dairesi 2016/10334 E. , 2019/5205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HATAY KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Suriye uyruklu ... adına kayıtlı bulunan eski 12 parsel sayılı 16.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 5 parsel numarasıyla ve 14.315,27 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Suriye uyrukluların mallarına el konulmasına dair 1062 sayılı Yasa gereğince el konulan eski 12 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sırasında yüzölçümünün eksildiğini, uygulama kadastrosu işleminin hatalı olduğunu belirterek; taşınmazın önceki yüzölçümü ile tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastrosu gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.