T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1656 - 2026/212 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1656 KARAR NO : 2026/212 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/05/2024 NUMARASI :2023/761 Esas - 2024/392 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1656 - 2026/212 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1656 KARAR NO : 2026/212 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/05/2024 NUMARASI :2023/761 Esas - 2024/392 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ :30/09/2023 KARAR TARİHİ :06/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :06/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin olan şirket, davalı olan Akabank T.A.Ş. Güzeller OSB şubesinden 07.07.2023 tarihinde taksitli ticari kredi Sözleşmesi ile 7.000.000,00 TL bedelli ticari kredi kullanıldığını, bu kredi bedeli müvekkil şirket hesabına 08.07.2023 tarihinde geçtiğini, ancak davalı banka şubesi tarafından banka hesabına geçmesine müteakip bloke konulduğu için, müvekkil şirket tarafından kredi kullanılamadığını, kullanılamayan iş bu kredi üzerindeki bloke kaldırılmadığı için, müvekkil şirket tarafından krediden vazgeçme talebi bankaya iletildiğini ancak blokenin kaldırılmadığı gibi, krediden vazgeçme talebinin de işleme alınmadığını, davalı tarafın Gebze 16. Noterliğinin 12.07.2023 tarihli 14360 yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirket ve şirket yetkilileri aleyhine gönderilen ihtarname gönderildiğini, müvekkil hesaplarına bloke konması, tüm kredilerin 1 gün içerisinde kapatılması talebinin müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, müvekkili şirket ödemelerini yapamadığını ve banka hesaplarını kullanamadığını, bankanın bu tutumu, müvekkili şirketi ticari olarak iflas etmesine bile sebebiyet verecek nitelikte, risk altında bıraktığını, bankanın hukuka aykırı olarak tüm kredileri kapatma talebi üzerine, tüm kredilerini nakten kapatığını, müvekkili şirket, dava konusu olan 7.000.000,00 TL bedelli kullanamadığı krediyi de 28.07.2023 tarihinde "erken kapama" açıklaması ile 7.137.592,00 TL olarak ödediğini, müvekkili şirket, davalı kurumun, genel işlem koşulları niteliğinde olan ve sayılan sözleşmeyi müvekkil kuruma imzalatmış olsa da, genel işlem koşulları özellikle ve çoğunlukla kredi sağlayan tarafın çıkar ve menfaatini korumakta olduğunu, söz konusu sözleşmede, müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyulmasına gerekçe olacak bir hüküm bulunmamakla birlikte, müvekkili şirket tarafından kullanılamayan krediye faiz işletilebileceğine dair de bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen ... hesap nolu kredinin, faizi ve diğer alacakları olan 137.592,00.-TL bedelin 28.07.2023 ödeme tarihten itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ikame edilmemiş olduğundan yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını müvekkili banka yönünden somutlaştıramadığını, müvekkili banka tarafından davacı firmaya kullandırılan krediye ilişkin olarak, davacı firma nezdinde yaşanan olağanüstü durumlar sebebiyle yönetim zafiyeti ve kredi riski oluştuğundan, müvekkili banka tarafından genel kredi sözleşmesi kaynaklı rehin hakkı kullanılarak usul, yasa ve ekte uygun şekilde temerrüt hükümleri uygulanarak kredi kapama işlemleri gerçekleştirildiğini, müvekkili banka nezdinde kredi riski oluştuğundan, davacı firma ortaklarının yaşanan adli olay sebebiyle hesaplarına erişimleri kısıtlandığını, firmada yeni yetkililer belirlenene kadar hesapları yetkisiz erişim oluşmaması için blokeye alındığını, müvekkili banka açısından, yetkisiz kişiler tarafından yapılması muhtemel iş ve işlemlere karşı alınan tüm güvenlik tedbirleri ile akabinde alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen kredinin kat'ı işlemleri usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketten tahsili istenen faiz ise yasal olarak işletilen faiz olduğunu, davacı yanın haksız ve gerçek-dışı iddialarının reddi gerektiğinin, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın usul ve esastan reddini, davanın açılmasında müvekkili bankaya herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜNE, 137.592,00.-TL alacağın ödeme tarihi olan 28/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak; davacı firma nezdinde yaşanan olağanüstü durumlar sebebiyle yönetim zafiyeti ve kredi riski oluşması sebebiyle, davalı banka tarafından, genel kredi sözleşmesi kaynaklı rehin hakkı kullanılarak usul, yasa ve akde uygun şekilde temerrüt hükümlerinin uygulandığını ve kredi kapama işlemlerinin gerçekleştirildiğini, yalnızca alacağın tahsilini sağlama gayesi taşıyan banka tarafından yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı yanın haksız ve gerçek-dışı iddialarının reddinin gerektiğinin aşikar olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından bu paraya bloke konulduğunu, davacının bu parayı kullanamadığını, kredi taksitlerinin tarihi 08.07.2023 yani bahsi geçen olaydan 1 gün sonra olduğunu, bu tarihte davalı bankanın davacının hesaplarına bloke koyduğu için otomatik ödemede olan kredi ödemelerinde gecikmenin söz konusu olduğunu, dolayısıyla kredi ödemelerindeki gecikmelerden de davalı bankanın sorumlu olduğunu, davalının iddia ettiği üzere söz konusu kredi ödemelerinin çekincesiz olarak yapılmadığını, ticari faaliyetin tehlikeye girmemesi için ödenmek zorunda bırakıldığını; davalı bankanın, davacının başına gelen olayı fırsat bilerek, tüm kredilerin kapanmasını amaçladığını; davacının ticari faaliyetini tehlikeye atarak, davacının batmasına sebep olacak nitelikte, icra ve iflas tehdidi altında kredilerin ve faizlerin ödemesini sağladığını, kullanılmayan krediye bile faiz işleterek tahsil ettiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 tarih, 2023/761 Esas - 2024/392 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili olan şirketin, davalı olan Akabank T.A.Ş. Güzeller OSB şubesinden 07.07.2023 tarihinde taksitli ticari Kredi Sözleşmesi ile 7.000.000,00 TL bedelli ticari kredi kullanıldığını, bu kredi bedeli müvekkili şirket hesabına 08.07.2023 tarihinde geçtiğini, ancak davalı banka şubesi tarafından banka hesabına geçmesine müteakip bloke konulduğu için, müvekkil şirket tarafından kredi kullanılamadığını, bankanın hukuka aykırı olarak tüm kredileri kapatma talebi üzerine, tüm kredilerini nakden kapattığını, müvekkili şirket, dava konusu olan 7.000.000,00 TL bedelli kullanamadığı krediyi de 28.07.2023 tarihinde "erken kapama" açıklaması ile 7.137.592,00 TL olarak ödediğini, söz konusu sözleşmede, müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyulmasına gerekçe olacak bir hüküm bulunmamakla birlikte, müvekkili şirket tarafından kullanılamayan krediye faiz işletilebileceğine dair de bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen ... hesap nolu kredinin, faizi ve diğer alacakları olan 137.592,00.-TL bedelin 28.07.2023 ödeme tarihten itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesini talep ve dava ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili banka tarafından davacı firmaya kullandırılan krediye ilişkin olarak, davacı firma nezdinde yaşanan olağanüstü durumlar sebebiyle yönetim zafiyeti ve kredi riski oluştuğundan, müvekkili banka tarafından genel kredi sözleşmesi kaynaklı rehin hakkı kullanılarak usul, yasa ve ekte uygun şekilde temerrüt hükümleri uygulanarak kredi kapama işlemleri gerçekleştirildiğini, müvekkili banka nezdinde kredi riski oluştuğundan, davacı firma ortaklarının yaşanan adli olay sebebiyle hesaplarına erişimleri kısıtlandığını, firmada yeni yetkililer belirlenene kadar hesapları yetkisiz erişim oluşmaması için blokeye alındığını, müvekkili banka açısından, yetkisiz kişiler tarafından yapılması muhtemel iş ve işlemlere karşı alınan tüm güvenlik tedbirleri ile akabinde alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen kredinin kat'ı işlemleri usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketten tahsili istenen faiz ise yasal olarak işletilen faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; davalı banka tarafından davacı şirkete 07.07.2023 tarihinde kullandırılan 7.000.000,00-TL kredinin davalı bankanın kat ihtarı üzerine 28.07.2023 tarihinde kapatılması nedeniyle erken kapama ücreti altında tahsil edilen 137.592,00-TL'nin yasal olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bankaların kredi müşterilerinden yaptıkları işlemlerin karşılığında faiz dışı menfaat ve komisyon talep etme konusundaki temel dayanakları TTK’ya dayanmaktadır. TTK'nın 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanununun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir. TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler ve kullandırılan krediler yönünden; Genel işlem koşulları içeren sözleşme düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. TBK'nın 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda genel işlem koşulu içeren sözleşmede, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Bankacılık kanunu ve diğer bankalarca uygulanan teamüller gereği kredi kullanımı ve kredilerin erken kapamalarda ücret alınmasına yönelik uygulamalar mevcut olup,bankanın yaptığı işlemler nedeniyle TTK'nın 20. maddesi uyarınca ücret talep edeceğine yönelik düzenlemeler genel işlem şartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ancak taraflar arasında imzalanan 07/07/2023 tarihli genel kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.9.1.maddesi; banka müşterinin erken ödeme talebini vadesinden önce bakiye kredi borcunun tamamını ödemesi halinde kabul edecektir. Müşterinin vadesinden önce bakiye borcunu kısmen ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme vadesinde tahsil edilir. Müşteri kredi borcunu tamamen öder veya banka erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildirecektir. Müşteri bu durumda kendisine iletilen Ticari Kredilen Bilgi formunda belirtilen oranlarda erken ödeme ücreti başta olmak üzere bundan kaynaklanacak tüm masraflar ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri ödemekle yükümlüdür. Erken ödeme hükümleri rotatif kredilere uygulanmaz. " şeklinde olup, davalı banka tarafından erken kapama ücreti tahsil edebilmesi için müşteri olan davacının erken kapama iradesi ve talebi olması gerekir. Eldeki davada; taraflar arasında imzalanan 07/07/2023 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince davalı tarafından davacıya taksitli ticari kredi kullandırıldığı, bu kredi bedelinin davacı şirket hesabına 08.07.2023 tarihinde geçtiği, ancak davacı firma nezdinde yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle yönetim zafiyeti ve kredi riski oluştuğundan bahisle davalı banka tarafından hem kredinin banka hesabına geçmesine müteakip bloke konulduğu için davacı şirket tarafından hiç kullanılamadığı gibi hem de genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi hesabının kat edildiği, bu çerçevede davacı şirket ve müteselsil kefiller dava dışı Özden Özkul ve Özen Özkul aleyhine Gebze 16. Noterliğinin 12/07/2023 tarih, 14360 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borçlu davacı şirkete ait kredi hesaplarının kat edildiği, bu ihtarname ile banka alacağının hesap kat tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faizi/ferileri ve noter ihtarname masrafı ile birlikte bir gün içinde nakden ödenmesinin ihtar edildiği, bunun üzerine davacının 7.137.592,00-TL'yi erken kapama açıklaması ile davalı bankaya ödediği anlaşılmaktadır. Yine 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda da; taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere istinaden davacı firma 07.07.2023 tarihinde 12 ay vadeli %28,08 akdi faiz oranı ile 7.000.000,00-TL taksitli kredi kullandırıldığını, dava konusu edilen kredinin tanımlı olduğu 11864026-35 numaralı hesap hareketleri incelendiğinde; 07.07.2023 tarihinde kullandırılan 7.000.000,00-TL kredinin 28.07.2023 tarihinde erken kapama yapıldığını, kapama ile birlikte 131.040,00-TL erken kapama komisyonu +6.552,00.-TL vergi ile toplam 137.592,00TL tahsil edildiğini, yukarıda detayları yer alan GKS sözleşmesi 4.2.9 maddelerinde davalı bankanın, davacı Firmanın içerisinde bulunduğu Yönetim problemlerinden kaynaklı kredileri geri çıkarabileceği ifade edildiği, ancak, kredinin hesaba 07.07.2023 tarihinde alacak kaydedildiği, davacı firmaya kullanım hakkı verilmediği hesap hareketlerinde açıkça görüldüğünü, GKS 2.9. Erken Ödeme maddesi ve Ticari Krediler Bilgi Formu 4. Erken Ödeme maddesi gereğince normal şartlarda müşterinin erken kapama talebinde bulunması halinde 24 aydan az olan vadeli kredilerde %2 erken kapama komisyonu alınacağı kabul edildiği, ancak davacı firma, yaşanan olumsuzluklardan kayaklı kullanımına verilmeyen 7.000.000,00-TL kredinin kapatılmasını talep etmesi, zorunluluk üzerine talep edildiğinin açık olduğunu, hesap hareketlerine göre 07.07.2023 tarihinde kullandırılan 7.000.000,00-TL kredi bedelinin 28.07.2023 tarihine kadar vadesiz hesapta beklediğinin görüldüğü, bu nedenle davalı bankanın, 131.040,00.-TL Erken Kapama komisyonu, +6.552,00-TL Vergi ile toplam 137.592,00.-TL (BSMV Dalil) ilave komisyon tahsil edilmesi her ne kadar sözleşme gereğince yapılsa da müşteri özelinde komisyon alınmasının haklı bir durum olmadığını belirtmiştir. Somut olayda; davacı şirketin kredinin erken kapama iradesi ve talebi olmadığı halde davalı banka tarafından davacıya taksitli ticari kredi kullandırıldıktan sonra davacı firma nezdinde yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle yönetim zafiyeti ve kredi riski oluştuğundan bahisle davalı bankanın tüm kredileri kapatma talebi üzerine kredinin kapatıldığı, 07/07/2023 tarihli genel kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.9.1.maddesi uyarınca bankanın erken kapama ücreti isteyebilmesi için müşterinin krediyi erken kapama iradesi ve talebi olması gerektiği, davacının ise böyle bir talebi olmadığı gibi hesabın bloke edilmesi nedeniyle kredinin üzerinde tasarrufta dahi bulunamadığı, bu nedenle davalı bankanın, 131.040,00-TL erken kapama komisyonu, 6.552,00-TL vergi ile toplam 137.592,00-TL (BSMV dahil) ilave komisyon tahsil etmesinin sözleşmeye aykırı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 9.398,90-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.350,00-TL'nin mahsubu ile kalan 7.048,90-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*