9. Hukuk Dairesi 2025/9148 E. , 2026/140 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1372 E., 2025/2107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/345 E., 2024/109 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…
9. Hukuk Dairesi 2025/9148 E. , 2026/140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1372 E., 2025/2107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/345 E., 2024/109 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 28.09.2012-31.08.2022 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında farklı alt işverenlerde gösterildiğini ancak asıl işverenin davalı Kurum olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ile yeni iş arama izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, husumet itirazında bulunduklarını, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu ve davacıya karşı işveren sıfatıyla bir sorumluluğunun olmadığını, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.09.2012-31.08.2022 tarihleri arasında şoför olarak, davalı Kurum'un yüklenicilere verdiği "Araç kiralama işi-sürücülü araç kiralama işi" hizmet alımı kapsamında çalıştığı, 31.08.2022 tarihinde iş sözleşmesinin alt işveren tarafından ihbar öneli verilmeden feshedildiği, işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış sebebinin “...:-İşin sona ermesi” olarak açıklandığı, açıklanan sebebin haklı fesih sebepleri arasında sayılmadığı, bu doğrultuda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının hizmet süresine göre bakiye 40 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, yeni iş arama izni talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki ihale sözleşmeleri, teknik şartnameler, davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet cetveli, işyeri tescil belgeleri ve işe giriş işten ayrılış bildirgeleri birlikte değerlendirildiğinde davacının asıl işveren davalı nezdinde değişen alt işveren şirketlerin işçisi olarak 28.09.2012-31.08.2022 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığı, giriş ve çıkış bildirimleri arasında boşluk bulunmadığı, hizmet cetvelinde bir kısım eksik gün bildirimleri bulunmakta ise de bu günlere ilişkin davalı işverence ibraz edilmiş yazılı bir belgeye rastlanmadığı, hizmet süresinden dışlanmayı gerektirir durum olmadığı, belirlenen hizmet süresinin yerinde olduğu, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının ispatlanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabulünün yerinde olduğu, bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davalı Kurum ile ihaleyi alan firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu ve husumet itirazının yersiz olduğu, öte yandan ... İşletmeleri Kurumunun davalı olarak gösterilmiş olması, usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olup Mahkeme kararındaki bu eksikliğin mahallinde her zaman tamamlanmasının mümkün olduğu, Dairelerince karar başlığında ünvanın ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü olarak düzeltildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kıdeme esas süresinin hatalı belirlendiğini, hizmet süresindeki eksik günlerin hesaplamadan dışlanması gerektiğini, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, 2. Davacının yıllık ücretli izin süresinin hatalı belirlendiğini, 3. İhbar tazminatının reddi gerektiğini, 4. Taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, 5. Hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, 6. Husumet itirazında bulunduklarını, davalının ihale makamı olduğunu, 7. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 8. Faiz, yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretine itiraz ettiklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının talep edilen alacaklardan sorumlu olup olmadığı, davacının hizmet süresinin tespiti ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ispatı, hesaplanması, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, faiz, harç, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.