9. Hukuk Dairesi 2017/1668 E. , 2017/4199 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereğ…
**9. Hukuk Dairesi 2017/1668 E. , 2017/4199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının 2002 yılından 17/07/2011 tarihine kadar davalı şirkette aralıksız olarak çalıştığını, şirketin 25/04/2008 tarihinden sonra unvan değişikliği yaptığını, 17/07/2011 tarihine kadar aylık 800 TL. net ücret ile her iki unvanlı şirkette de aralıksız çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak davalı işveren tarafından sona erdirilerek işten çıkarıldığını, iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Gerekçeli kararda dava tarihinin 21/09/2011 yerine 10/11/2015 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. 2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3-Mahkemenin 21/10/2014 tarihli kararı, fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından ıslaha karşı süresinde yapılan zamanaşımı itirazının gözetilmemesi nedeniyle bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyularak ıslaha karşı zamanaşımı gözetilerek bilirkişiden yeniden aldırılan rapor sonucunda daha önceki kararda 29.976,31 TL. olarak hükmedilen fazla mesai alacağına 15.731,86 TL; 1.412,80 TL olarak hükmedilen ulusal bayram ve genel tatil alacağına ise 713,65 TL olarak hükmedildiği, bu kabule göre fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından zamanaşımına uğradığı anlaşılan kısımlar yönünden ret ve redde bağlı olarak kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına ret ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken davanın tamamı kabul edilmiş gibi hüküm kurulması hatalıdır. 4- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/10/2012 tarih ve 2012/9-851 E – 2012/705 K sayılı kararında özetle, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda verilecek kararlarda, bozma konusu yapılmasa da her bir taleple ilgili olarak yeniden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne karar verilmiş, diğer taleplerden yeni hükümde bahsedilmemiş, ancak mahkeme gerekçesinde “Mahkememizce dosya yeniden ele alınmış ve usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ile birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı yönünden mahkememizce tesis edilen ilk hüküm bozma konusu yapılmadığından bu kalemler yönünden ilk hüküm kesinleşmiş, dolayısıyla yargılamaya yalnızca bozmaya konu edilen fazla mesai alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden devam edilmiştir.” denilmek suretiyle bu talepler bozma kapsamı dışında kaldığından bu talepler hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmişse de bu karar yukarıda özetlenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararına ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na uygun değildir. Mahkemece, bozmadan sonra verilecek kararda bozma kapsamı dışında kalsın ya da kalmasın her bir taleple ilgili olarak yeniden HMK.nun 297. maddesine uygun olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmalıdır. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.