TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1405 KARAR NO : 2025/1864 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2018/1099 Esas- 2022/260 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1405 KARAR NO : 2025/1864 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2018/1099 Esas- 2022/260 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2016 tarihinde davalı... yönetimindeki davalı ... ... Kiralama adına kayıtlı ve işleteni ... ... olan ... plakalı aracın davacıya çarptığını, davacının yaralandığını, ... Sigorta'ya yapılan başvurunun reddedildiğini, şimdilik 5.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta, ... ... ve... aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ... ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacı ... ... tarafından davalı ... ... ve... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 40.000 TL manevi tazminatın 05/09/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... ... ve...) müteselsilen tahsiline, davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, davalı ... ... aleyhine açılan davanın manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, davada feragat beyanının ön inceleme duruşmasından önce verilmiş olduğu hususu gözardı edilerek feragat edilen davalılardan ... ... ... Kiralama AŞ lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden davalılar yönünden tek ortak vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... ... Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, kaza tarihi 05/09/2016 iken davanın, 2 yıllık zamanaşımı süresine uyulmaksızın 20/09/2018 tarihinde açıldığını, kaza tarihinde müvekkil şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağını, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı kabul manasına gelmemek kaydıyla fahiş olup davacının haksız şekilde malvarlığında artışa neden olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: ava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kaza 05/09/2016 tarihinde gerçekleşmiş, davacı vekilince 20/09/2018 tarihinde dava açılmıştır. Somut olayda, ceza zamanaşımı süresi kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıldır. Bu itibarla, zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Davalı ... ... ... plakalı aracın 04/04/4016 tarihli ... kiralama sözleşmesi ile davalı ... ...'e kiralandığı, davalı ... ... şirketin faaliyet alanının araç kiralama olduğunu, ... plakalı aracın 01/09/2016 tarihinde ... ...'e kiralandığı anlaşılmıştır.Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davalı ... Turizmin dava dışı kişiyle arasında akdedildiği ileri sürülen kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olduğuna ilişkin delil sunulamadığı, ispat edilemediği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemesince davalı ZeplinTurizm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından raporda, ... ...'ün 05/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %14 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, tespit edilmiştir.Raporun davacının yaralanması nedeniyle düzenlenen tıbbi belgeler ve raporlar incelenmek suretiyle, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, dosyadaki kusur durumları ile davacının yaralanmasının niteliği ve engellilik oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı için takdir olunan manevi tazminatın fahiş olduğu yönündeki istinaf itirazı kabul edilmemiştir. Somut olayda davalı ... ... yönünden yönünden manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddedildiği, davalılar ... ... ve... yönünden manevi tazminat davasının ise miktar yönünden kısmen reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, reddedilen manevi tazminat davalarında, müteselsil sorumlu olmayan ve ret sebebi ortak olmadığında AAÜT 3/2 gereğince davalı ... ... lehine ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğrudur. Ancak, mahkemesince davacının 03/12/2018 tarihinde ön inceleme aşamasından önce davalı ONB ... yönünden davadan feragat dilekçesi sunduğu nazara alınarak AAÜT'nin 6. maddesinin 1. fıkrasındaki; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." hükmüne göre vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken, anılan hükme aykırı olacak şekilde davacı aleyhine maddi tazminat davası yönünden 5.000 TL ve manevi tazminat davasında 5100 TL vekalet ücreti belirlenmesi doğru olmamıştır.Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 332. maddesinin 2. fıkrasında "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de; 14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı ile HMK'nin 332. maddesinin 2. fıkrası manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ... ve... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekmektedir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı ... ... Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta, ... ... ve... aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ... ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davacı ... ... tarafından davalı ... ... ve... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 40.000 TL manevi tazminatın 05/09/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... ... ve...) müteselsilen tahsiline, davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, davalı ... ... aleyhine açılan davanın manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat davasında alınması gereken 53,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Manevi tazminat davasında hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 273,24 TL harcın mahsubuna, bakiye 2.459,16 TL karar harcının davalı ... ... ve...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000 TL vekâlet ücretinin davalı ... ... ve...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı ... ... ... Kiralama manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6/1. maddesine göre hesaplanan 2.550 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı ... ... ... Kiralama maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6/1. maddesine göre hesaplanan 2.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalılar ... Sigorta, ... ... ve... aleyhine açılan maddi tazminat davasında; Yargıtay 17. HD. 23/10/2019, 2017/3046 Esas ve 2019/9892 Karar sayılı ilam gereği anılan davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davalılar ... ... ve... aleyhine açılan manevi tazminat davasında; Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilam gereği anılan davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 vekalet harcı, 273,24 TL peşin harç toplamı 314,34 TL ile davanın red (%50) ve kabul (%50) oranına göre hesaplanan 1.144,25 TL yargılama giderinin davalı ... ... ve...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... ... tarafından yapılan 50 TL posta masrafı yargılama giderinden davanın ret oranına göre hesaplanan 25 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... ...'e verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nin 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 13-Davacı tarafından yatırılan 419,90 TL kullanılmayan keşif harcının talep halinde davacıya iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran taraflara iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 224,5 TL posta gideri olmak üzere toplam 445,20 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.732,4 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 683,4 TL harcın mahsubu ile 2.049 TL'nin davalı ... ... Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... ... Taşımacılık Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025