9. Hukuk Dairesi 2018/7429 E. , 2018/16800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dair
**9. Hukuk Dairesi 2018/7429 E. , 2018/16800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 04/11/1996-30/06/2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin işverence geçersiz şekilde feshedildiğinin, davacı tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen işe iade davası sonucu ile tespit edildiğini, banka uygulamasında çalışanlara ayrıca özel bir emeklilik yapıldığını, emeklilik sandığından emekli maaşı bağlanırken... tarafından 15 yıl ve üzeri hizmeti olanlara bir defaya mahsus emekli ikramiyesi verildiğini, bu durumun banka yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen maillerde de ifade edildiğini, banka yetkilisi tarafından müvekkiline 01/07/2016 tarihi itibari ile emekli maaşanın bağlanacağını ve aynı tarihte ikramiyesinin de ödeneceğinin bilgisinin verildiğini, ancak müvekkiline emekli ikramiyesi verilmediğini, müvekkilinin toplam 14 yıl 11 ay 27 gün çalışma süresinin olduğunu, emekli ikramiyesine 3 gün kala iş akdinin feshinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek, emeklilik ikramiyesinin davalıdan tahsilini, mümkün olmadığı takdirde davacının emeklilik için maaşından her ay kesilen ücretlerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, özel emeklilik sandığı kesintilerinin bankadan talep edilemeyeceğini, özel emeklilik sandığı vakfına aktarılan tutarlardan kaynaklı uyuşmazlıklarda husumetin farklı tüzel kişiliğe haiz vakfa yönetilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, " dosya kapsamından, sigorta primi tutarlarının personelin istihkakından kesilerek aynı ay içinde sandık hesabına yatırıldığı anlaşılmakla davalı ...nin tasarruf yetkisi olmadığı, kesilen miktarlar nedeniyle de borçlu ve davalı sıfatı da bulunmadığı" gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. D) İstinaf Dairesi Kararı: Davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, " Davacı vekilinin terditli talepleri içerir dava dilekçesinde sadece... A.Ş.ni taraf olarak göstermesi yanılma olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle yargılama sürecinde davaya dahil edilmesi davacı tarafça dahili davalı olarak gösterilen ve davaya dahil edilmesi talep edilen Türkiye ... A.Ş. ... ve Müstahdemleri Emekli ve ...Vakfı hakkında usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından gerek dava dilekçesindeki terditli talepler yönünden gerekse mevcut delil durumu itibariyle aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığının ve ayrı tüzel kişiliklere haiz olduklarının anlaşılması karşısında dahili davalı olarak Türkiye ... A.Ş. ... ve Müstahdemleri Emekli ve ... Vakfının davaya dahil edilmemesinde ve hüküm kurulmamasına yönelik İlk Derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, davaya konu emekli ikramiyesi ve emeklilik kesinti alacağı ile ilgili taleplerin dosyaya ibraz edilen terditli talepler yönünden dosyaya sunulan Türkiye ... A.Ş. ... ve Müstahdemleri Emekli ve ... Vakfı senedi hükümleri dikkate alındığında davalı ...ye husumet yöneltilemeyeceği " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. E) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. F) Gerekçe: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, taraf sıfatına haiz olmayan kişi yönünden, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Kimin işçi ve işveren olduğu, İş Kanunu'nun kapsamında bulunduğu, maddi hukuk sorunu olup, husumet çerçevesinde "sıfat"a ilişkin bu sorunun hâkim tarafından kendiliğinden "re'sen" nazara alınması gerekir. Diğer taraftan özellikle davalının taraf sıfatı olup olmadığında yanılgı, bir başka anlatımla husumetin tevcihinde hata yapılması halinde, dava husumetten reddedilmemeli, davacıya dava dilekçesini taraf olan davalıya yöneltme olanağı tanınmalıdır. Nitekim 6100 sayılı HMK.’nın 124. maddesinde “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde, işvereni olan... A.Ş.yi davalı olarak göstermiş, yargılama sırasında bilahare sunduğu 08/02/2017 tarihli dilekçesi ile davasını Türkiye... A.Ş. ... ve Müstahdemleri Emekli ve .... yöneltmek istediğini bildirmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, Mahkemece HMK’nın 124'üncü maddesi gereğince, davada hali hazırda taraf sıfatı bulunmayan Türkiye... A.Ş. ... ve Müstahdemleri Emekli ve .... usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak husumet yöneltilmeli ve taraf teşkili sağlanarak, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. G) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK.’un 373. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.