T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1516 Esas KARAR NO:2025/316 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:01/06/2021 NUMARASI:2020/436 Esas, 2021/342 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:27/02/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1516 Esas KARAR NO:2025/316 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:01/06/2021 NUMARASI:2020/436 Esas, 2021/342 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:27/02/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişlerden kaynaklı ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ...sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçiş ihlali yaptığı belirtilen müvekkiline ait araçlar ile ilgili HGS kayıt ve hesaplarında yeterli bakiyenin bulunduğunu, müvekkilinin ödemelerini süresinde yerine getirdiğini, buna rağmen davacının kötüniyetli ve haksız olarak mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, müvekkiline herhangi bir ihtarat yapılmaksızın yasal takibe geçildiğini, takip konusu idari para cezasına ilişkin müvekkiline herhangi bir tebligat da yapılmadığını belirterek davanın reddi ile, takibin iptaline ve borçlu olmadıklarının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; dosyaya sunulan geçiş kayıtları, HGS hesap bakiyesi, banka ve emniyet müzekkere cevapları doğrultusunda, davalıya ait dava konusu araçların HGS abonesi olduğu, ilgili banka cevabına göre davalının HGS geçişlerinde hesapta para bittiğinde para aktarımını otomatik olarak sistemin sağladığı, davalının hesabının eksiye düşmediği ve bakiyenin devamlı var olduğu, ancak geçiş sırasında hesapta geçiş ücreti yönünden yeterli bakiye bulunmasına rağmen HGS hesabından geçiş ücretinin alınmadığı, araçtan veya bakiye eksikliğinden kaynaklanan bir durumun varlığının ispatlanamadığı, bu hali ile davalı tarafa ihlalli geçişe ilişkin cezalandırma yapılmasının hukuka ve kanuna uygun olmadığı, ayrıca takibin haksız ve kötü niyetli olmadığı gerekçelerine istinaden davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyanın bilirkişiye verilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının hesaplarında bakiyenin bulunması müvekkilinin geçiş ücretini tahsil edebileceği anlamına gelmemekle beraber davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiğinin de iddia edilemeyeceğini, sonuç olarak davalıya ait araçların köprü ve otoyol kullanımı sebebiyle müvekkili uhdesine geçen bir geçiş ücretinin söz konusu olmadığı ve işbu durumun müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında ... sayılı dosyasında 1.320,35 TL geçiş ücreti ve 5.281,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 6.601,75 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Öte yandan, davalının, borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğu ve bu nedenle takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla karar altına alınan alacak sebebiyle icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/436 Esas, 2021/342 Karar sayılı ve 01/06/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜNE, davalının ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 6.601,75 TL geçiş ücreti ve gecikme cezası üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, b)Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.320,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 112,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 502,65 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 112,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan toplam 24,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 6.601,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 59,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 280,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.27/02/2025 MUHALEFET ŞERHİ:Somut olayda, davalıya ait araçlar ile ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen tarihler 30/08/2019-29/09/2019 tarihleri arasını kapsamaktadır. Bankanın cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde, söz konusu araçların hepsinin tek bir HGS hesabına bağlı olduğu, bu hesaba müşterinin vadesiz hesabından para aktarımının otomatik olarak sağlandığı, hesaptaki bakiye azaldıkça eksiye (-) düşmeden para yüklemesinin yapıldığı ve bakiyenin devamlı var olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalının HGS bakiyesi yeterli ise de, ihlalli geçişe konu araçlara ilişkin HGS hareketleri incelendiğinde, ihlalli geçiş tarih ve saatlerinde sistem tarafından geçiş ücreti tahsil edilememiştir. Bu durumda hesapta yeterli bakiye bulunduğundan sadece tahsil edilemeyen geçiş bedeline hükmedilmesi gerekir ise de, ceza tutarı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden bu yönden karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.27/02/2025