T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/698 - 2025/934 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/698 KARAR NO : 2025/934 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2022 NUMARASI : 2022/262 E. - 2022/332 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/698 - 2025/934 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/698 KARAR NO : 2025/934 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2022 NUMARASI : 2022/262 E. - 2022/332 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2022 tarih ve 2022/262 E. - 2022/332 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununa uygun faaliyet göstermekte olan bir finansman şirketi olduğunu, 2021/117036 sayılı "...” ibaresinin 36.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği başvurunun Türkpatent YİDK tarafından SMK’nın 5/1(b) bendi "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" gereği reddedildiğini, markanın ayırt edici niteliğe sahip olmayan bir işaret içerdiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, itiraza konu markanın hem kelimesel hem de görsel anlamda ayırt ediciliğe sahip bir slogan marka olduğunu, başvuruda ‘’...’’ ibaresinin dikkat çektiğini, müvekkili tarafından, “...’’ markasının 36.sınıfta tescili için 24.08.2021 tarihinde 2021/118379 sayılı başvuruda bulunulduğunu, aynı zamanda müvekkilinin markasında yer alan renkleri sıklıkla seri markalarında ve reklam ve tanıtım faaliyetlerinde kullandığını, ilgili renklerin tescili için de 12.04.2022 tarihinde 36.sınıfta 2022/052248 sayılı başvuruyu yaptığını, ortalama bir finansal tüketicinin müvekkilinin ''...'' markasını ayırt edebileceğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.05.2022 tarih ve 2022-M-6581 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuruyu oluşturan "..." ve "şimdi alırım sonra öderim" ifadelerinden oluştuğunu, bu ifadelerin tescili talep edilen hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde doğrudan anlamı dahilinde bir algılamaya yol açacağını, başvurunun, ret kapsamında bulunan hizmetler bakımından ticari kaynak belirtme, ayırt etme vasfının bulunmadığını, marka algısı yaratır nitelikte olmadığını 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(b) bendi gereğince verilen ret kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun "..." ve "..." şeklindeki cümlelerden oluştuğu, her ne kadar "..." ibaresi diğer kelimelerin aksine farklı bir renk ile yazılmışsa da, markanın genel görünümü içinde, davaya konu "Finansal ve parasal hizmetler"in hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde, dava konusu marka başvurusunun "..." ve "..." şeklinde bir bütün olarak algılandığını, "Finansal ve parasal hizmetler." kapsamı içinde müşterilere kredi verilmesi hizmetinin, hizmetin türlerinden birini oluşturduğu, bu hizmetin verildiği sektörde "..." ve "..." şeklindeki cümleleri gören veya işiten ilgili tüketici kesiminin, bu cümleleri marka olarak algılamayacağı, zira bu cümlelerin verilen hizmet sektörü içinde herkes tarafından kullanılabilen, bu nedenle kimsenin tekeline marka olarak verilemeyecek söz grupları olduğu, dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmaması nedeniyle 6769 sayılı SMK m.5/1-b hükmü uyarınca davalı tarafından reddedilmesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının bir bütün halinde markasal algı oluşturduğunu, başvurudaki şekil unsurunun da markanın geneline hakim olduğunu, davalı Kurum tarafından bütünsel değerlendirme yapılmadan tanımlayıcı unsurlar esas alınarak inceleme yapılmasının doğru olmadığını, işbu slogan markasının diğer markalara nazaran daha sıkı incelemeye tabi tutulamayacağını, başvurunun şekil, renk, yazı tipi ve yazı boyutu bakımından çarpıcı özellikler taşıdığını, müvekkilinin 2021/108473 sayılı "..." ibareli markasının halihazırda tescilli olduğunu, 2011/118379 sayılı "... ..." markası için de 36.sınıfta tescil başvurusunda bulunduklarını, yine dava konusu başvuruda kullanılan renkleri içeren 2022/052248 sayılı marka başvurusunu yaptıklarını, başvuru markasının bütünsel olarak ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, somut olayda davacı tarafından "..." ibaresi için 36.sınıftaki "finansal ve parasal hizmetler" yönünden marka başvurusunda bulunulduğu, ne var ki anılan ibarenin başvuru kapsamındaki "finansal ve parasal hizmetler" yönünden tüketicilerce marka olarak algılanmasının, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün olmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı, başvurudaki basit şekil ve renk unsurunun da markasal ayırt ediciliğe katkısının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.