T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1514 KARAR NO : 2025/550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2019/175 Esas - 2022/464 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2022 tarih 2019/175 Esas 2022/464 Karar sayılı karar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1514 KARAR NO : 2025/550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2019/175 Esas - 2022/464 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2022 tarih 2019/175 Esas 2022/464 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davacının, davalılar ile birlikte dava dışı şirketin yine dava dışı bankadan kullandığı genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takip kapsamında davacı tarafından borç ödenerek kapatıldığını, davacının kefil sıfatı ile ödediği bedelin rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, belirterek; 187.427,62-TL dava tarihinden işleyecek banka kredi sözleşme faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ..., aynı alacak için başlatılmış derdest takip olduğunu, kefillerin sorumluluğunun hisseleri oranında olduğunu, kendisinin de yönetici olduğu dönemde şirket borçları için ödemeler yaptığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., aynı alacak için başlatılmış derdest takip olduğunu, eş rızası alınmadığı için kefaletin geçerli olmadığını, öncelikle asıl borçluya başvurulmasının gerektiğini, iç ilişkide her bir kefilin sorumluluğunun kendi payı ile sınırlı olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalılar ile birlikte 500.000-TL kefalet limiti ile sınırlı olarak dava dışı şirket ile banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil oldukları, dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredi borcu nedeni ile davacının yatırmış olduğu bedelin 151.703,58-TL olduğu, ayrıca 19.500-TL kredi borcunu davalı ... tarafından yatırıldığı, kefalet sözleşmesinde ... tarafından imzalanan sözleşmenin üzerinin çizili olduğu, söz konusu kefaletnamenin çizilmesi sebebi ile iptal edilmiş gibi işlem yapıldığının bankaca bildirildiği, davalı ...'ın kefalet sözleşmesinin iptal olması nedeni ile davalı ...'ın kefil sıfatının bulunmadığı, diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil oldukları, davalı ... tarafından 19.500-TL kefalet nedeni ile dava dışı şirketin borcu için ödeme yapıldığı, ödeme yapan kefilin kefalet limiti oranında diğer kefillere rücu edebileceği, kefillerden ... ve ... hakkında dava açılmadığı, bu nedenle bunların payı ile davacının kendi payına düşen tutarın belirlenerek toplam davacı tarafca yapılan 151.703-TL'den mahsup edildiği, davalı ...'ın kefil sıfatı bulunmadığından bu davalının hesaplamaya dahil edilmediği, davalı ... 19.500-TL tutarında kefalet nedeni ile ödeme yapmış olduğundan bu davalı yönünden yapmış olduğu ödemenin davacının payına düşen oranda mahsup edilerek kefillere kefalet limitleri oranında paylaştırıldında kefalet sözleşmesi nedeni ile davalı ...'nın 18.886,15-TL, diğer davalıların ayrı ayrı 21.671,86-TL sorumlu olduğu, davalı ... kefalet sözleşmesinin iptali nedeni ile kefil sıfatının bulunmadığı, belirtilerek; davacnın davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, tarafların toplam 8 kişi 14.06.2013 tarihinde 500.000-TL miktarlı genel kredi sözleşmesi kapsamında ana borçlu olan ... şirketine kefil olduğunu, tarafların iç ilişkide birlikte kefalet hükümlerine tabi olduğu iddia edilmesi durumunda dahi sorumlu oldukları azami miktarın 500.000-TL olduğunu, davacının ödemiş olduğu kredi borcuna nazaran kendi namına düşen hisse miktarını düşerek kalan miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, birikişi raporunun hükme esas alınamayacağını, mahkemece hesap hatası yapıldığını, kefillerin genel kredi sözleşmesine olan kefalet borçlarını temin maksadıyla 1.000.000-TL bedelli bono keşide edip bankaya teslim ettiğini, davalılardan ...ın genel kredi sözleşmesindeki kefaleti iptal edilmiş olsa dahi 1.000.000-TL bedelli bonoda imzası bulunduğu, alacağa ticari avans faizi uygulanması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafından dava değerinin 187.427,62-TL'ndan 132.740,12-TL' na indirilmesi ile talep sonucunun daraltıldığını, davacı ve davalılarla birlikte dava dışı ... şirketinin kurucu ortakları olduğunu, şirketin ... A.Ş. ile imzalamış olduğu ticari kart sözlemesi kapsamında doğmuş ve doğacak borçlarına davacı, diğer davalılar ve dava dışı ... ve ... ile kefil olduğunu, davalı ..., dava dışı ... şirketinin bankaya olan kredi borcuna karşılık, kendi payına düşen miktarın tamamını ödediğini, davalı tarafından bu borca karşılık tarihinde 19.500-TL ödeme yapıldığını, davacının ise 151.703 TL ödeme yaptığını, borcu ödeyen kefilin kendi payını daha önce ödemiş olan kefile rücu edemeyeceğini, raporun hükme esas alınamaycağını, davalılardan kefil ...' ın kefaletinin geçerli olduğunu, davalının kendi payının tamamını ödediği tarihte davalı ... halen borca kefil olduğunu, davacının davalıdan en fazla 2.171,86-TL isteyebileceğini, derdest icra takibi bulunduğu, görevli mahkemede yapılan yargılama neticesinde kabul görmüş görev itirazımıza karşılık davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözlşemesi nedeniyle kefalet sözleşmesi kapsamında yapılan ödemin kefile rücü istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, dava dışı borçlu şirket ile alacaklı banka ve kefiller arasındaki temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, davacı ile davalı ... dışındaki kefillerin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile inkar edilmeyen imzasının bulunmasına, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğunun kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesine, davalı ... yönünden kefalet sözleşmesindeki imzasının çizilmiş olmasına, bankaca bu davalının kefaletinin iptal edildiğinin bildirilmesine, diğer kefiller yönünden kefaletin geçerli olması için aranan şartların bulunmasına, davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatına haiz olmasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 596 ( BK. 496 ) maddesi gereğince kefilin eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarına halef olmasına, kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunmasına, rucüya konu konu alacağının sözleşme ve ilgili kanun hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, davalı ... tarafından yapılan ödemenin ancak davacıya rücu edilecek miktarının davacının alacağından mahsup edilebilecek olmasına, tarafların tacir olduklarına dair bir iddia ve ispat bulunmaması nedeniyle alacağa yasal faiz yürütülmesine, görevsizlik ya da yetkisizlik kararı üzerine dava dosyasının süresinde talepte bulunularak görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu görevsizlik ya da yetkisizlik kararı nedeni ile davalı lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmeyecek olmasına ( YHGK'nun 23.02.2021 tarih ve 2017/3-1008 E. - 2021/153 K. 11. HD'nin 29.03.2023 tarih ve 2023/1239 E., 2023/1935 K.) kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı ...'nın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 5.731,32-TL'den peşin alınan 1.432,83-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.298,49-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.