Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5475 E. , 2024/7536 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5475 Karar No : 2024/7536 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı ... Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; İstanbul
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5475 E. , 2024/7536 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5475 Karar No : 2024/7536 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı ... Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Park İçi, No:..., .. ada, ... parsel yanına isabet eden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 228,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın restoran-çay bahçesi yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 21/02/2012-01/01/2016 dönemi için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, 640.245,83-TL miktarlı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin, 212.235,57-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bunu dışında kalan 420.010,26-TL'’lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 420.010,26-TL'lik kısmının iptaline, 212.235,57-TL’lik kısmının ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından, davacının söz konusu taşınmaz üzerindeki haksız işgalinin tespit tutanağıyla saptandığı ve yapılan ecrimisil hesaplamasının hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." düzenlemesi yer almıştır. Ecrimisil istenilen dava konusu taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan bir alan olup, ecrimisil istenilen dönem 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki döneme ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ..., No:..., ... ada, ... parsel yanına isabet eden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 228,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın restoran-çay bahçesi yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle davacı adına 21/02/2012-01/01/2016 dönemi için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, 640.245,83-TL miktarlı ecrimisil ihbarnamesinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece ecrimisil bedelinin tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması sonrasında bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine 15/10/2019 tarihinde ikinci kez yapılan keşif sonrasında düzenlenen 06/11/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı idare tarafından işgal edilen alana ilişkin yapılan tespitlerin yerinde olduğu ve restaurant-çay bahçesi olarak kullanıldığı, bu nedenle davalı idarece düzenlenmiş olan ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde belirtilen 21/02/2012 – 01/01/2016 tarihleri arası işgal dönemi için ecrimisil bedeli hesaplaması yapıldığı, buna göre; 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin(RG:21/08/2011-28031) Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi başlığı altındaki 5. maddesinin (3) bendi, taşınmazın müstakil kullanımı, konumu, mevkii, bulunduğu bölgenin özellikleri, yüzölçümü, kullanım şekli ve fiziki şartları, ulaşım durumu, işletmenin yaz-kış faaliyetine devam etmesi ve açık alanların davacının kontrolünde olması, emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş ecrimisil değerleri, en yakın cephe aldığı emlak vergisine esas alınan asgari sokak/cadde m² birim değeri, piyasa koşullarının değerlendirilen döneme göre farklılaşması ve bölgenin emlak değerlerinin değer kazanması değerlendirmeye alınarak ve bunlardaki veriler ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirilerek, birim değer açısından zamanı dikkate alınarak, taşınmazın restaurant-çay bahçesi olarak kullanılması tüm bu faktörler göz önünde bulundurularak dava konusu yerin ecrimisil bedelinin 2012 yılı yıllık ecrimisil m² değeri olarak 216,55 TL alındığı, bu tutarın yeniden değerleme oranları uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı, bu şekilde bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın da Mahkemece yerinde bulunduğu ve verilen karara dayanak alındığı görülmektedir. Ancak işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu bilinmekte ise de anılan Tebliğde yer verilen oranın asgari düzeyi ifade ettiği, somut olayda söz konusu restoran, çay bahçesinin konumu, ticari potansiyeli ve bölgenin özellikleri ve 336 sayılı No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği kuralı gereği ecrimisil tutarının emlak ve asgari değerinin %3 ünden az olmayacak şekilde belirlenen kademelere göre hesaplama yapılması gerektiği görülmektedir. Bu durumda; taşınmazın bulunduğu mevkiide 2012 yılı emlak vergisine esas rayiç değerin araştırılarak taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde belirlenen birim bedele yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle yapılacak hesaplama sonucunda yeniden karar verilmesi gerektiğinden belirtilen gerekçe ile verilen temyize konu davanın reddine ilişkin karar kısmına yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.