T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/885 Esas KARAR NO : 2026/301 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 28/02/2022 NUMARASI : 2020/274 Esas, 2022/165 Karar DAVA: Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/885 Esas KARAR NO : 2026/301 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 28/02/2022 NUMARASI : 2020/274 Esas, 2022/165 Karar DAVA: Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline işyeri paket sigortası ile sigortalı dava dışı .....Ltd. Şti'ye ait işyerinde yaşanan hırsızlık nedeniyle oluşan zararın sigortalıya ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olduklarını, olaydan gerekli önlemi almayan davalılar sanayi sitesi kooperatifi ile güvenlik şirketinin sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen 57.331,88 TL'nin tahsili için davalılar aleyhine takip başlattıklarını ancak davalıların takibe haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı kooperatif vekili cevabında; rücuen tazminat isteminin üçüncü şahıslar tarafından gerçekleştirilen haksız fiile dayandığını, müvekkili ve güvenlik şirketinin sigortalıya haksız fiili bulunmadığından zarardan sorumlu tutulamayacaklarını, site yönetim planının 17/o bendi gereği güvenlik görevlileri, ortak alanlar ve ana yapının emniyetini temin etme için görevlendirildiğinden her bağımsız bölüm malikinin kendi işyerlerinin güvenliğini sağlaması gerektiğini, aynı maddeye göre bağımsız bölüm malikinin eşyalarda meydana gelecek zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, yönetim planı site ve işletme kooperatiflerinin Anayasası niteliğinde olup, ...Yönetim Planı 17/o bendi gereğince müvekkili kooperatifin ve davalı güvenlik şirketinin zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, alarm şirketinin zamanında uyarıda bulunmaması nedeniyle hırsızlığın gerçekleştiğini ve zararın büyüdüğünü, bu nedenle davanın ... şirketine ihbarını talep ettiklerini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı güvenlik şirketi vekili cevabında; güvenlik hizmetinin site geneline verildiğini, her işyeri için özel güvenlik önlemi alınamayacağını, yönetim planına göre her sakinin kendi güvenlik önlemini almak zorunda olduğunu, dava dışı .....AŞ'nin alarm hizmetini kusurlu yerine getirdiğini, hırsızlık fiilinin 07:50'de tamamlanmasından sonra alarmın 07:51'de çalmaya başladığını, alarmın geç çalması nedeniyle hırsızlığın engellenemediğini savunarak davanın reddine ve davacının takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hırsızlık olayı sonucunda davacının sigortalısına ödediği 57.331,88 TL hasar tazminatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu, alınan rapor ve ek rapora göre sigortalı işyerinde alarm sistemi ve kepenk kapı ile alması gereken güvenlik önlemlerininin alındığı ve sigortalının kusurunun bulunmadığı; davalı kooperatifin güvenlik hizmetinin sağlanmasında inisiyatifi tamamen güvenlik firmasına bırakmaması, denetim ve gözetim yaparak gerektiğinde ek güvenlik önlemi talep etmesi gerektiği, kaldı ki sözleşme hükümlerinde de dönemsel olarak denetim ve değerlendirme raporunu güvenlik firmasına sunması hususunda hükümler bulunduğu, ancak kooperatifin gözetim ve denetim sorumluluğunu yeterince yerine getirmediği, dava dışı sigortalı işyerinden aidat alan davalı kooperatifin güvenlik hizmetinde yaşanan aksaklık ve bu aksaklık sonucu hırsızlık meydana gelmesinden sorumlu bulunduğu, yönetim planındaki şahsi sorumsuzluk hükümlerinin işyerinin ancak kendi kusuru bulunması durumunda geçerli olabileceği, bu hükümlerin davalı kooparetifin kusur sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; güvenlik kulübesinin sigortalı işyerine 100 metre kadar yakınlıkta ve kulübeden görülecek nitelikte olduğu, davalı güvenlik şirketinin aldığı güvenlik önlemleri yeterli olmadığı gibi güvenlik görevlisinin hırsızlık yapan aracı görmesine rağmen müdahalesinde geciktiği, davalı güvenlik şirketinin site içerisinde alınması gereken fiziki önlem varsa bunu site yönetimine bildirerek eksikliğin giderilmesini sağlaması gerektiği; tüm bunlara göre dava konusu hırsızlığın meydana gelmesinde davalı özel güvenlik firmasının % 75 oranında, davalı kooperatifin ise % 25 oranında kusurlu olduğu, her ne kadar davacı her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen talepte bulunmuş ise de, davacının sigorta şirketi olarak rücuan talepte bulunması nedeni ile davalıların ancak kusur oranlarına karşılık gelen miktarda sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin davalı ... .. Kooperatifi yönünden 14.332,97 TL asıl alacak ve 1.435,75 TL işlemiş faiz yönünden, davalı ...Ltd.Şti yönünden ise 42.998,91 TL asıl alacak ve 4.307,25 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri, ayrıca katılma yoluyla davalı güvenlik şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; TBK'nın 61 maddesine göre birden çok kimsenin birlikte bir zarar vermesi durumunda müteselsil sorumlu olacaklarını, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. HD'nin 2019/2716 Esas sayılı dosyasında site yönetimi ve güvenlik şirketinin müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğine karar verildiğini, ayrıca icra inkar tazminatı talepleri olmamalarına rağmen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; olay yerinde keşif yapılmadan ve bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, üçüncü şahısların gerçekleştirdiği hırsızlıktan sorumlu tutulamayacaklarını, yönetim planına göre her bağımsız bölüm malikinin kendi güvenliğini sağlaması gerektiğini, kooperatifin her türlü önlemi aldığını ve diğer davalının verdiği hizmeti denetlediğini, faillerin hırsızlık olayından sonra ters yönden çıkmaları hakkında, ters yönden çıkışın engellenmesi tedbirinin alınmadığı belirtilmişse de bu durumu içeriye girişi engelleyeceğinden ters yönden çıkışın engellenmesinin mümkün olmadığını, alarm şirketine kusur yüklenmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak kooperatif yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı güvenlik şirketi istinaf nedenleri olarak; kamu davası açılmışsa sonucunun beklenmesi gerektiğini, her sokağa ya da her bağımsız bölüme güvenlik görevlisi konulamayacağını, yönetim planına göre sigortalı işyerinde oluşan zarardan sigortalının sorumlu olduğunu, sigortalının gerekli önlemleri almadığını, sigortalının takdırdığı alarm sisteminin zamanında çalışmadığını, alarm şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hırsızlığın gerçekleştiği üç dakikalık süre içerisinde çalındığı belirtilen emtiaların çalınmasının mümkün olmadığını, çalınan malların niteliği ve tutarlarının ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı güvenlik şirketi katılma yoluyla istinaf nedenleri olarak; hükmü istinaf etmeleri üzerine mahkemece tamamlanması gereken istinaf harcı olarak 342,84 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiğini, oysa tamamlanması gereken istinaf karar harcının sadece 73,56 TL olması gerektiğini, hakları saklı kalmak kaydıyla 342,84 TL'yi verilen süreden sonra ödediklerini, usulsüz muhtıra nedeniyle istinaf taleplerinin kabul edilmemesine binaen katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunduklarını belirterek istinaf başvurusundaki dilekçesini tekrarlayarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesine cevabında; davalı güvenlik şirketinin muhtıra gereğini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması gerektiğini, davalının katılma yoluyla başvuru şartları bulunmayıp, istinaf haçlarını da yatırmadığını belirterek katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME 1-İlk derece mahkemesi eksik 342,84 TL harcı yatırması için davalı güvenlik şirketine bir haftalık kesin süre vermişse de, davalı aleyhine hükmedilen alacak miktarı dikkate alındığında, tamamlanması gereken nispi istinaf harcı 73,56 TL'dir. Bu durumda usulüne uygun bir muhtıradan söz edilemeyeceğinden ve davalı güvenlik şirketi eksik istinaf karar harcını da tamamladığından, geçerli bir istinaf başvurusu bulunduğu gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekmiştir. 2-Dava, hırsızlık nedeniyle oluşan zarar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre davacının sigortalısına ödediği 57.331,88 TL hasar tazminatı ile 5.743,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.074,89 TL'nin tahsili için davalılar hakkında takip başlattığı, davalıların yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, hırsızlıkta davalı kooperatifin % 25, davalı güvenlik şirketinin % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalıların kusur oranına isabet eden alacak ve işlemiş faiz tutarı yönünden davalıların takibe itirazının iptaline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, hırsızlık nedeniyle oluşan zararda davalıların sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı hususunda toplanmaktadır. 2.a-Ekspertiz raporunda, sigortalının işyerinde alarm sistemi, özel güvenlik ve kepenk sistemi şartlarını yerine getirdiği, faillerin işyerinin kepenklerini sert bir cisim ile keserek yarım açtıkları ve ardından işyeri kapısını kenar profillerinden sert bir cisim marifeti ile zorlayarak içeri girerek hırsızlığı gerçekleştirdikleri belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; davalı güvenlik şirketinin siteye giriş ve çıkışın kontrolü ve sitede can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olmasına rağmen hırsızlık olayı yaşandığı, özel güvenlik görevlilerinin görüş açısında bulunmasına rağmen hırsızlığın gerçekleştiği, güvenlik şirketinin dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi özen yükümlülüğüne de uymayarak görev alanı içinde kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette koruma ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğu halde hırsızlık olayının meydana gelmesine engel olamadığı; davalı kooperatifin güvenlik için görevlendirilen personelin koruma ve güvenlik hizmetini tam olarak yerine getirip getirmediğini denetlemesi gerektiği, ayrıca faillerin ters yönden aracı ile çıkması nedeniyle ters yönden çıkışın engellenmesi yönünde fiziki eksiklikleri yerine getirmediği, bu nedenle güvenlik şirketinin % 75, kooperatifin ise % 25 oranında sorumlu olduğu, işyerinde alarm sistemi bulunan ve kepenkle önlem alan sigortalının kusurunun bulunmadığı, sigortalıya ödenen hasar tazminatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler ek raporlarında kök raporlarını tekrarlamıştır. Dosyaya sunulan Yönetim Planının 13. maddesine göre site yönetim kurulu bağımsız bölümlerin amacına uygun kullanılması ve korunması için gerekli tedbirleri alacak, güvenlik gibi hizmetlerin yürütülmesini organize edip denetleyecek, site içinde güvenlik hizmetini yürütecek, dilerse bu işin yürütülmesi için başka şirketlerle sözleşme yapacaktır. Ayrıca davalı kooperatifin aldığı aidatların güvenlik hizmetini de kapsadığı anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif bu kapsamda site içinde güvenliğin sağlanması için diğer davalı şirketten güvenlik hizmeti almıştır. Olay tarihinde sigortalının işyerinde alarm sistemi bulundurduğu ve kepenk önlemini aldığı, hırsızlığın siteye giriş ve çıkışın kontrolü ve sitede can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olan davalı güvenlik şirketinin edimini gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklandığı, davalı kooperatifin ise güvenlik hizmetinin gereği gibi ifa edilip edilmediği hususunda denetim görevini gereği yerine getirmediği anlaşıldığından davalıların olayda sorumlulukları bulunmadığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalılar yönetim planına göre sigortalı işyerindeki zarardan sorumlu olmadıklarını belirtmişlerse de, olayda sigortalının alması gereken önlemleri aldığı ve kusurunun bulunmadığı, ortak kullanıma ayrılmış alanlara giriş çıkışları kontrolle yükümlü bulunan davalı güvenlik şirketinin güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği, kooperatifin güvenlik hizmeti icin de aidat topladığı gözetildiğinde, yönetim planındaki sorumsuzluk hükmü davalıların sorumluluğu kaldıracak nitelikte değildir. Bu nedenle davalıların olaydan sigortalının sorumlu olduğuna dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.2.b-Ancak mahkemece, davalıların kusur oranına göre alacağa hükmedilmiş, davacı vekili davalıların zarardan müteselsil sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle hükmü istinaf etmiştir. TBK'nın 61. maddesine göre birden çok kişi birlikte zarara sebebiyet verdiklerinde veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle mahkemece davalıların zarardan müteselsil sorumlu olduğuna hükmedilmesi gerekirken, davalıların kusuru oranında alacağa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.2.c-Davalı güvenlik şirketi zarar miktarı yönünden hükmü istinaf etmişse de, davalı davaya cevabında zarar miktarına yönelik herhangi bir savunmada bulunmamıştır. Davalının yargılama sırasında zarar miktarına itirazı savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davacının da savunmanın genişletilmesine açık bir muvafakati bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı güvenlik şirketinin bu yöndeki istinaf nedeni reddedilmelidir.2.d-Kabule göre de, davacının icra inkar tazminatı talebi olmamasına rağmen, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi de doğru değildir.3-Davalı güvenlik şirketi, ayrıca katılma yoluyla da hükmü istinaf etmiştir. HMK'nın 348/1 fıkrası gereği istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. Somut olayda davalı güvenlik şirketi süresinde istinaf yoluna başvurmuşsa da, mahkemenin eksik istinaf karar harcını yatırmasına dair muhtıra gereğini süresinde yerinde getirmediği, bu nedenle istinaf başvurusunun kabul edilmemesine binaen katılma yoluyla istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere davalı güvenlik şirketinin yasal süresinde geçerli bir istinaf yoluna başvurusu vardır. Davalı istinaf yoluna başvurduğuna göre, sonradan istinaf başvurusunun geçersiz sayılmasına binaen sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesi HMK'nın 348/1 şartlarına haiz değildir. Kaldı ki davalı katılma yoluyla istinaf harçlarını da yatırmamıştır. O halde katılma yoluyla istinaf dilekçesi niteliğine haiz olmayıp harçları da yatırılmadığından davalının istinaf dilekçesinin de esastan incelenmesi nedeniyle hukuki yararı kalmadığı anlaşılan sözkonusu dilekçe hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle, davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2.b maddesinde belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulü ile davalıların takibe itirazının iptaline, davalı güvenlik şirketinin harçları yatırılmayıp ve hukuki yararı da kalmayan ve katılma yoluyla istinaf niteliği taşımayan başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı güvenlik şirketinin katılma yoluyla istinaf niteliği taşımayan ve harçlarını yatırmayıp hukuki yararı da başvurusu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2.b maddesinde belirtilen KABULÜ ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/274 Esas, 2022/165 Karar ve 28/02/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 4-a)Davanın KABULÜ ile davalının Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 57.331,88 TL asıl alacak ve 5.743,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.074,89 TL üzerinden DEVAMINA, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 4.308,65 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 761,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.546,83 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davalı ... Kooperatifi tarafından yatırılan 807,87 TL bakiye karar harcının talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, davalı ...... Ltd. Şirketi tarafından yatırılan 2.423,59 TL bakiye karar harcının talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 761,82 TL peşin harç ve 2.419,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.217,62 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, e)Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKLIMASINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı ....... tarafından olarak yatırılan 1.157,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 425,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı güvenlik şirketi tarafından olarak yatırılan 1.077,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan 1.077,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 8-Davacı tarafından karşılanan 365,50 TL istinaf yargılama giderleri ile 952,70 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 1.318,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026