Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ...Demir Yolu İnşaatı işinde 20.02.2015-14.08.2017 tarihleri arasında hak ediş şefi olarak çalıştığını, ayda sadece iki gün hafta tatili kullandırıldığını, günlük çalışma saatlerinin çok üzerinde en az 10-12 saatlik çalışma yapıldığını, dinî bayramların bir kısım günleri dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini iddia ederek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ...Demir Yolu İnşaatı işinde 20.02.2015-14.08.2017 tarihleri arasında hak ediş şefi olarak çalıştığını, ayda sadece iki gün hafta tatili kullandırıldığını, günlük çalışma saatlerinin çok üzerinde en az 10-12 saatlik çalışma yapıldığını, dinî bayramların bir kısım günleri dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini iddia ederek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk ile hüküm altına alınan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Mahkemece davacının alacakları yabancı para üzerinden hüküm altına alınmış olup bu alacaklara en yüksek banka mevduat faizinin yürütülmesine karar verilmiştir. Davalı taraf temyiz başvurusundan sonra, hüküm altına alınan faizin yabancı paraya uygulanan mevduat faizi şeklinde düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunmuştur. Kabul edilen mevduat faiziyle yabancı paraya uygulanacak faizin kastedilip kastedilmediği hususunda davalı tarafın tavzih talebi hakkında değerlendirme yapma yetkisi Mahkemeye ait olduğundan, temyiz sebebi yapılmayan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yapılan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davalı veilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.