9. Hukuk Dairesi 2026/7 E. , 2026/1333 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/771 E., 2025/2154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/538 E., 2025/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
9. Hukuk Dairesi 2026/7 E. , 2026/1333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/771 E., 2025/2154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/538 E., 2025/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.09.2009-24.11.2017 tarihleri arasında davalı ... Şirketi ... şubesinde stand görevlisi olarak çalıştığını, ücretlerin elden ödendiğini, davalılar arasında sözleşmeye aykırılık oluştuğunu bu nedenle ... Şirketi yetkililerinin hiçbir gerekçe göstermeden müvekkilinin iş sözleşmesini sona erdirdiğini, müvekkilinin davalılardan ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinde (... Şirketi) sigortalı olarak gösterildiğini ancak ... Şirketi bünyesinde çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti, son bir aylık ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, diğer davalı Şirketle aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında 27.09.2012 tarihli "ustalık hizmetleri sözleşmesi" ile ustalık hizmetlerinin sağlanması için anlaşma yapıldığını, bu sözleşmesinin 17.11.2017 tarihli ihtarname ile müvekkili tarafından feshedildiğini, bu nedenle davacının 24.11.2017 tarihine kadar müvekkili Şirkette çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda davacı asılın İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesinin 2018/465 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatı ile vermiş olduğu yeminli beyanı dikkate alınarak 1.500,00 TL net ücretle çalıştığı kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda karar verildiği, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada dinlenen davacı tanıklarının davalı ... Şirketinin asıl işveren diğer davalı ... Şirketinin alt işveren olduğu ve kendilerinin davacı ile birlikte bu Şirketler nezdinde çalışması bulunduğunu beyan ettikleri, davalılar arasında 27.09.2012 tarihli ustalık hizmetleri sözleşmesi bulunduğu, ... Şirketinin müşterilerinin ustalık hizmetleri için ... Şirketini tavsiye edeceklerine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 17.11.2017 tarihinde davalı ... Şirketi tarafından feshedildiği, davacının iş sözleşmesinin de 20.11.2017 tarihinde feshedildiğinin anlaşıldığı, davalı tanığı T.T'nin de ... Şirketinde müşterilerin ürün aldığında aynı mağaza içerisinde standı bulunan ... Şirketine yönlendirildiklerini, buradaki çalışanların ... Şirketine ait iş elbisesi giydiğini, emir ve talimatları ... Şirketinden aldıklarını beyan ettiği, tüm bu delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davalıların aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle alacaklardan birlikte sorumlu tutulmalarının isabetli olduğu, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inin kabul edilmemiş olmasında bir usule aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu alacaklar yönünden zamanaşımına uğrayan bir alacağın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile davacının çalışmış olduğu Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, 2. Müvekkili Şirket ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra davacının bir süre daha ... Şirketinde çalıştığını, iş sözleşmesinin fesih tarihinde ... Şirketi ile ... Şirketi arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, 3. Davacının talep ettiği alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, 4. Müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... Şirketine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, hüküm altına alınan alacaklardan bu Şirketin sorumluluğu ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı ile kıdem ve ihbar tazminatları bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.