9. Hukuk Dairesi 2026/619 E. , 2026/999 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/299 E., 2022/405 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği…
9. Hukuk Dairesi 2026/619 E. , 2026/999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/299 E., 2022/405 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İl Müdürlüğü ... Orman İşletme Şefliğinde 15.06.1993 tarihinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, 1995, 1996, 19 97... yıllarında çalışması olmadığı gerekçesiyle 1999 yılında tekrar çalışmaya başladıktan sonra toplu iş sözleşmelerinde belirlenen ücret artışlarından yararlandırılmayarak aynı konumda olan işçilere oranla daha düşük oranda ücret belirlendiğini, davacının emsali olan işçilerin 2013 yılı günlük yevmiyeleri ... TL iken davacının günlük yevmiyesinin 65,62 TL olarak hesaplandığını, aynı durumda olan bir başka işçi tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiğini, davacının ücretinin tüm toplu iş sözleşmeleri ile yapılan ücret zamları dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ücretinin eksiksiz ödendiğini ve davacının bakiye bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.11.2020 tarihli kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlara göre ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2022 tarihli kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, gerek bozma öncesi gerekse bozma sonrası hükmün sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve Dairenin bozma kararı öncesi ücret farkı alacağının 19.075,61 TL olarak hesaplandığı dikkate alındığında, 19.075,61 TL yerine 28.167,34 TL’nin hüküm altına alınmasının taleple bağlılık ve usuli kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, b. Bozma sonrası bilirkişiden rapor alındığını ve müvekkilinin itiraz ettikleri bilirkişi raporunda dahi 38.263,53 TL alacağı olduğuna karar verildiğini, bu rapor üzerine Mahkemece taraflarına ıslah için süre vermesi gerekirken bu yönde bir karar kurulmadan dosyanın esası hakkında hüküm kurulduğunu, c. Bozmadan sonra ıslahın mümkün olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve davacının hizmet geçmişine uygun olup olmadığının tekrar denetlenmesi gerektiğini, davacının 1995-1998 yılları arasındaki çalışmama döneminin ücret kademesine etkilerinin doğru değerlendirilmediğini, b. Davacının ve emsal işçinin aynı dönemlerde çalışıp çalışmadığı, aynı dönemlerde ara verip vermedikleri, toplu iş sözleşmesi artışlarından aynı şekilde yararlanıp yararlanmadıklarının ispatlanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taleple bağlılık ve usuli kazanılmış hak ilkelerine uygun karar verilip verilmediğine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.