9. Hukuk Dairesi 2013/11308 E. , 2013/29048 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı esastan reddetmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dairemizin 29/11/2012 tarih ve 2010/32026 E -2012/39979 K. sayılı ilamı ile karar onanarak kesinleşmiştir. Davalı,06/03/2013 havale tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunmuştur. Bu talep 10/05/2013 tarihli ek karar …
**9. Hukuk Dairesi 2013/11308 E. , 2013/29048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı esastan reddetmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dairemizin 29/11/2012 tarih ve 2010/32026 E -2012/39979 K. sayılı ilamı ile karar onanarak kesinleşmiştir. Davalı,06/03/2013 havale tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunmuştur. Bu talep 10/05/2013 tarihli ek karar ile kısmen kabul edilmiştir. İş bu ek kararda özetle,"gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan tüm rakam ve sözcüklerin silinmesine..." denmiştir. Davalı bu kez 17/05/2013 havale tarihli dilekçesi ile mahkemenin 10/05/2013 tarihli ek karar ile verdiği tavzih kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek yeniden tavzih talebinde bulunmuştur. Bu ikinci tavzih talebi 17/05/2013 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. İş bu ikinci ek kararda özetle; davalının asıl kararı süresinde temyiz etmediği, asıl kararda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilmiştir. 17/05/2013 tarihli ikinci ek karar süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla,dosya incelendi,gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I 6100 sayılı HMK'nun 304 üncü maddesinde aynen; "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." denmiştir. Aynı kanunun 305 inci maddesinde; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü yer almaktadır. Yine aynı kanunun 306 ncı maddesinde; "(1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." düzenlemesi yer almıştır. Yukarıda yazılı kanun hükümleri kapsamında somut olay incelendiğinde; Davacı, 03/11/2009 tarihinde, davalı aleyhine açtığı dava ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir. Dava mahkemenin 2009/213 esasına kaydedilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 18/06/2010 tarih ve 2009/213 E – 2010/541 K sayılı karar ile davacının davası reddedilmiştir. Bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 29/11/2012 tarih ve 2010/32026 E – 2012/39979 K sayılı kararı ile mahkeme kararı onanmış ve karar kesinleşmiştir. Davalı vekili 06/03/2013 havale tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunmuştur. Bu talep mahkemece verilen 10/05/2013 tarih 2009/213 E – 2010/541 K sayılı ek karar ile kısmen kabul edilmiştir. İş bu ek kararda özetle, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Ek kararda hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilen 3 numaralı bentte aynen ; "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 1.000.00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," denmiştir. Davalı vekili bu kez 17/05/2013 havale tarihli dilekçesi ile ikinci kez tavzih talebinde bulunmuştur. Bu tavzih talebinde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasına davalı yararına vekalet ücreti verilmesine dair bir paragrafın eklenmesi talep olunmuştur. Mahkeme bu ikinci tavzih talebini 17/05/2013 tarih ve 2009/213 E – 2010/541 K sayılı ek karar ile reddetmiştir. Talebin reddine dair iş bu ikinci ek kararda özetle, davalı vekilinin asıl kararı süresinde temyiz etmediği, asıl kararda davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilmiştir. Davalı vekili iş bu ikinci tavzih talebinin reddine dair ikinci ek kararı temyiz etmiştir. Yukarıda yazılı kanun hükümleri ve somut olaya ilişkin yukarıda yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin asıl kararı temyiz etmediği, birinci tavzih talebi sonucunda asıl kararın hüküm fıkrasında yer alan "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 1.000.00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklindeki 3 üncü bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verildiği bu şekilde asıl kararda bulunan ve tavzihe konu olabilen yazım hatasının düzelteldiği, davalı vekilinin ikinci tavzih isteminde yer alan " Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına davalı yararına vekalet ücreti verilmesine dair bir paragrafın eklenmesi..." şeklindeki tavzih talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle ikinci tavzih talebinin reddine dair ek kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, hukuka uygun olarak yerel mahkemece verilen 17/05/2013 tarih ve 2009/213 E – 2010/541 K sayılı, davalı vekilinin ikinci tavzih talebinin reddine dair EK KARARIN ONANMASINA, 13/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.