T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 KARAR NO : 2025/748 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2016 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ----.İcra …
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 KARAR NO : 2025/748 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2016 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ----.İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ----.İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Sayılı dosyası ile görülen davada müvekkilinin hazır edilmemesi gerekçesi ile reddedild6iğinden işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, söz konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin müvekkiline 13.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve 30.12.2015 keşide tarihli 32.000,00 TL çekin dayanak olarak gösterildiğini, icra takibine dayanak teşkil eden ---- Şubesine ait ------ seri nolu 32.000,00 TL turarlı 30.12.2015 keşide tarihli çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ile ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine devam eden takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibine konu edilen çek ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu açık olduğundan İİK mad.72/5 hükmü uyarınca müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı-borçlunun ilk önce -----icra Hukuk Mahkemesi’nin ------ sayılı dosyası ile çek üzerindeki imzaya (cirosuna) itiraz ettiğini, aynı mahkemenin ----- karar sayılı gerekçeli kararı ile işbu davayı reddettiğini söz konusu kararın kesinleştiğini, Davacının dava dilekçesinde sayın mahkemeye sunduğu dava konusu ile alakası olmayan Yargıtay içtihatlarına hiç girmeyerek, açılan işbu menfi tespit davasının usuli açıdan reddinin gerektiğinin hukuken açık olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde imzaya itirazı dışında bir defi ileri sürmediğini, Söz konusu çekteki imzaya dair de kesinleşmiş bir mahkeme kararının mevcut olduğunu, Bu nedenle işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın çekin keşidecisi değil, cirantası olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine ve davacının en az %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyasının Uyap çıktıları, ---- C. Başsavcılığı'nın ---- soruşturma sayılı dosyası, ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası, Takibe konu 30/12/2015 keşide tarihli, ------ çek no.lu 32.000,00 TL. Bedelli çek aslı, -----. Noterliği'nin ------ yevmiye no.lu 10/03/2015 tarihli imza beyanannamesi aslı, davacının mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri aslı,------ SGK tarafından gönderilen davacıya ait sigortalı işe giriş bildirgesi aslı ve ekleri,------- İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından gelen davacının ıslak imzasını içeren evrak aslı, ATK raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Mahkememizin ------ Esas ve ------Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuş, Mahkememizin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----. Hukuk Dairesinin 11/12/2023 Tarih, ----- Esas,----- Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ------. Hukuk Dairesinin 11/12/2023 Tarih, ----- Esas, ------ Karar sayılı kararı ile; "...Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, ------ sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Davalı tarafından istinafında Tapudan, Bankadan, Vergi Dairesinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan imza örneklerinin istenerek buralardan gelecek evrak çeşitliliği sağlanacak tarzda imza incelemesi yapılması gerektiğini, sadece tek bir kurumdan alınan imza örneği getirtilerek bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesinin yeterli olmadığını ileri sürmüş olup, Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan raporda ağırlıklı olarak fotokopi üzerinde inceleme yapıldığı, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle çek keşide tarihinden önce ve sonraya ait davacının imzasının bulunduğu belge asılları getirtilerek yeniden bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ----. Hukuk Dairesinin 11/12/2023 Tarih, ----- Esas, ------ Karar sayılı kararı doğrultusunda ilgili kurumlara müzekere yazılmış, davacının ıslak imzaları dosya arasına alınmıştır.Dava konusu 30/12/2015 keşide tarihli, keşide tarihli, ------ çek no.lu 32.000,00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 30/07/2025 tarihli, ----- sayılı raporunda özetle; Talep üzerine inceleme konusu çekte yeniden; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekin arka yüzünde 1. ciroda kaşe izi üzerinde atılı imza ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporunu bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava dilekçesi ile ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasında takibe konulan 32.000,00 TL tutarlı 30.12.2015 keşide tarihli çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle eldeki menfi tespit davası açılmıştır.-----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında alacaklı ----tarafından borçlu ------... aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Takibe konu çekte davacının lehtar olduğu, davalı alacaklının kendisinden sonra ciranta olduğu, çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının bildirildiği, takip konusu çekin 6102 sayılı TTK 780. maddesine göre yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, ------ sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ----. Hukuk Dairesinin 11/12/2023 Tarih,---- Esas, ----- Karar sayılı kararı uyarınca davacının imza asılları toplanmış, alınan her iki Adli Tıp Kurumu başkanlığına ait raporda da takip konusu çekteki imzanın davacı ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibas tespit edilemediği hususları belirtilmiştir. Eldeki davada davacının çekteki imzaya itiraz ettiği, alınan ATK raporu ile çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespiti karşısında davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne, davalının takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyetli takip tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, Davacının davalı tarafından başlatılan -----İcra Müdürlüğünün ---- Esas (eski ------ Esas) sayılı dosyası ile takibe konulan 32.000.00 TL bedelli 30/12/2015 keşide tarihli çekten dolayı başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.458,23 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 614,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.843,67 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 614,56 TL peşin harç olmak üzere toplam 643,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 993,25 TL bilirkişi ücreti ile tebligat ve müzekkere gideri ve bozma sonrasında yapılan yargılama gideri olan tebligat ve müzekkere gideri 246,50 TL ile ATK fatura ücreti 4.825,00TL olmak üzere toplam 6.064,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan teminatın HMK 392/2 maddesi gereğince (kesinleştikten 1 ay sonra) davacıya iadesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.