T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/819 KARAR NO : 2026/318 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı…
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/819 KARAR NO : 2026/318 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiler nedeniyle koşulsuz teminat mektubu ile ilgili tedbir kararları aldırmak için ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki --. sayılı dosya kapsamında menfi tespit davası ile dört seneyi aşkın süredir alacağını alamadığı, ----- Şeyh'in taşeronu olarak faaliyet gösterdiği, davacının by-pass edilerek dosyaya eklenen delillerde de görüleceği üzere 2.650.000,00.-EUR zarara uğratıldığı, Menfi tespit davasında alacaklı sıfatıyla davanın lehlerine sonuçlandığı, davaya konu teminat mektubu ve çekle ilgili tedbirlerin kalkması ile çekin icraya konulduğu ve teminat mektubuna ilişkin ödemenin gerçekleşmesi için davalıya noter aracılığıyla ihtar gönderildiği, mektubun ödemesinin gerçekleşmemesi nedeniyle -----İcra Dairesi'nde --. sayılı dosya ile takip başlatıldığı ve haksız ve kötü niyetli şekilde borca ve ferilere itiraz edildiği, İcra takibine karşı yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamı, davalı borçlu aleyhine 96 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılması talep edilmiştir. Davalı vekilinin 18.05.2022 tarihli cevap dilekçesinden özetle; Davanın İİK. 67 maddesi ile düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı, davalı Banka tarafından ----lehine ----- yerleşik davacı firmaya hitaben 14.04.2017 tarihinde 71.487,25-EUR tutarlı 12 ay süreyle geçerli harici garantili teminat mektubunun düzenlendiği, ---. Ticaret Mahkemesi'nin ---- . sayılı kararı ile te yat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren önenmesi için ihtiyati tedbir kararının verildiği, davacının tazmin talebine ilişkin belgelerin davalı Banka'ya 16.03.2018 tarihinde ulaştığı, tedbir kararları uyarınca tazmin talebinin karşılanamayacağının 26.03.2018 tarihinde -----gönderilen swift mesajı aracılığıyla mektup muhatabına bildirildiği, Davacının 21.01.2021 tarihli ihtarnamesi ile -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin--. sayılı kararı ile ----- tarafından açılan menfi tespit davasının firma aleyhine reddine karar verildiği belirtilerek mektubun paraya çevrilmesinin talep edildiği, mahkeme kararı davalı Banka tarafından incelenerek tedbir kararı olan -- Şirketi tarafından yasal süresinde esas hakkında menfi tespit davasının açıldığı, davada firma aleyhine reddine karar verildiği ancak karara karşı istinaf yolunun açık olduğu, kararın kesinleşmediği, mahkemenin tedbir kararını kaldırdığına ilişkin aksi bir yönde kararın bulunmadığı, bankaya tedbir kararının kaldırıldığına dair herhangi bir yazının ulaşmadığının davacıya 01.02.2021 tarihli cevabi ihtarname ile bildirildiği, Davacı tarafından kötü niyetli olarak davalı Banka'ya ilamsız icra takibi başlatılarak huzurdaki itirazı iptali davasının açıldığı, Dava süresinde açılmadığından usulden reddi, detaylı açıklanan nedenlerle davanın esastan reddi, haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine red olunan meblağın 96 20'sinde aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılması talep edilmiştir. GEREKÇE VE SONUÇ: Dava teminat mektubunun nakde çevrilmemesinden kaynaklı alacak nedeniyle yürütülen icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık teminat mektubunun davalı bankaca ödenmemesinden kaynaklı bir alacak oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu icra dosyasının incelenmesinde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce alınan 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Takipte istenen asıl alacağın ----. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının davalı bankaya davacı tarafından ihtarname ile bildirme tarihine nazaran benimsenen 01.02.2021 temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki 38 günde 3095 sayılı yasa m.da hükmü uyarınca belirlenen faiz oranına göre takip öncesi biriken faiz tutarının 93,03 Euro olduğu; (Talep : 35.651,57 Euro) Davacı vekilinin beyanında zaptı geçen dava dışı bankanın davalı bankaya Swith mesajının ulaştığı tarih olarak davalı bankanın cevabı ihtarnamesinde zikredilen 15.02.2018 tarihinin temerrüde esas alınması ihtimaline göre, takip tarihine kadar olan devrede biriken faiz tutarının 3.594,92 Euro olduğu; (Talep : 35.651,57 Euro), Davacının birikmiş faiz talebinin ticari faiz olarak nitelediği ve takip tarihinden de itibaren 416,75 değişen oranlarla ticari faiz yürütülmesini talep ettiği; takipte fiili ödeme tarihindeki Türk Parası karşılık istenmiş olmakla, yürütülecek faiz oranının 3095 sayılı m.da'da belirtilen oranlarda olacağından, talebindeki miktarın fazla olmasının nedeninin avans faizi yürütmesinden kaynaklandığı; dolayısıyla takipten sonrada yürütülecek faiz oranının Euro cinsinden açılacak 1 yıla kadar olan vadeli mevduatlara Devlet Bankalarının uyguladığı faiz oranı olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Somut olayın incelenmesinden, davalı banka tarafından----- yerleşik davacı firmaya hitaben14.04.2017 tarihinde 71.487,25.-EUR tutarlı 12 ay süreyle geçerli harici garantili teminat mektubunun düzenlendiği, -----. ile yapılan 13.01.2017 tarihli Mukavele gereğince lehtar olarak ------ hitaben 10.05.2017 tarihinden itibaren 12 ay süreyle geçerli garanti dönemi için verilmesi gereken, 71.487,25 Euro'yu geçmeyen tutarda 15.04.2018 tarihinde sona erecek olan 14.04.2017 tarih ----- seri nolu Koşulsuz Banka Teminatı mektubu suretinin işbu dosya içinde mevcut olduğu, dava dışı ---- tarafından davacı ------ Aleyhinde teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesine ilişkin olara tedbir talep etiği ve---- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 15.03.2018 tarih-----sayılı kararında; “..talep dilekçesine ekli mevcut delil ve belgeler HMK 389 ve devamı maddeleri dikkate alınarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı anlaşılmakla, teminat mektubu bedelinin % 30'u oranında teminat karşılığında teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin karar verilmiş olduğu anlaşıldığını, Öncelikle belirtmek gerekir ki, huzurdaki dava bir itirazın iptali davası olup, bu dava genel hükümlere tabi olmakla birlikte geçerli bir ilamsız takibe dayalı olarak açılabilecek dava olduğu, Dolayısıyla alacak davasından farklı olarak zaman aşımına değil bir hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl olduğu, Hak düşümü süresi teknik olarak bir itiraz mahiyetinde olduğu, İtirazlar ise dosyadan anlaşılabildiği ölçüde mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınabileceğini, Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay yönünden davacı tarafından açılmış olan huzurdaki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olup olmadığı hususunda takdir tamamen mahkemeye ait olduğu, Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı yanın talebinin, Davalı Bankanın, teminat mektubunu İlk yazılı talepte ödeme yükümlüğünü yerine getirmemiş olduğuna ilişkin olduğu buna karşılık davalının ise, bu tazmin talebini ret kapsamında tazmini talep edilen banka teminat mektubu ile ilgili olarak davacının ödeme talebinden önce tesis edilen tedbir kararını gerekçe gösterdiği anlaşıldığını, Teminat mektubu ile banka, lehtarın bir davranışının sorumluluğunu, yani bir riski üstlendiğini, Bu yönüyle teminat mektubu bir garanti fonksiyonu görmektedir. Teminat mektubu; bankanın, lehtarla muhatap arasındaki ilişkide lehtarın ödeme gücünü garanti etmesi, lehtar ödemede bulunmazsa da onun borcunu muhataba ödemeyi garanti ettiği bir sözleşme türüdür. Teminat mektubu ilişkisi, üçlü bir borç ilişkisinden kaynaklandığını, Önce bir temel ilişki bulunur, bu temel ilişkinin alacaklısının isteği üzerine borçlu, bankadan kendisinin ediminin taahhüt altına alınmasını talep ettiğini, Bankanın teminat mektubu vermesi ile de üçlü bir ilişki meydana gelmiş olur. Teminat sözleşmesinde banka, bir netice sorumluluğu üstlendiğini, Burada bir garanti işlevi mevcuttur. Teminat mektubu ile banka, lehtarın bir davranışının sorumluluğunu, yani bir riski üstlendiğini, Buradaki risk genelde bir borcun ödenmemesi şeklinde vücut bulduğunu, Söz konusu durumda bankanın risk üstlenmesi yapabilmesi için, risklerin belirlenmiş olması gerektiğini,Somut olayda davacının davalıya yönelik teminat mektubundan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin talepte bulunmasından sonra, davalı tarafından ödeme yapılmaması gerekçesi, dava dışı lehtarın farklı bir mahkemeden almış olduğu ve söz konusu teminat mektubunun ödenmesinin önüne geçilmesini sağlayan tedbir kararına dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalının, mahkemenin tedbir kararı dolayısıyla söz konusu teminat mektubunun ödenmesini ilişkin talebi reddetmiş olması hukuka uygun olarak karşımıza çıkar. Aksi halin kabulünde, yani teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesine ilişkin tedbir kararının bulunmasına rağmen davalı tarafından ödemenin yapılması halinde, davalı bankanın tedbire muhalefet etmiş olduğu sonucuna varmak ve davalıya yapılacak olan haksız ve hukuka aykırı ödemeden dolayı dava dışı şirketin ödemeyi yapan davalı bankaya karşı bir dava açması mümkün olabilirdi. Dolayısıyla yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, tedbir kararı dolayısıyla yapılmayan ödemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varılabileceği -takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere- mütalaa edildiğini, Kesin teminat mektubundan kaynaklanan ödeme talebinin engellenmesine ilişkin mahkemeden alınacak olan tedbir kararı çerçevesinde, teminat mektubunu keşide etmiş olan banka tarafından tedbir kararı gerekçe gösterilerek ödemenin yapılamadığı hallerde, alacağa bağlı zamanaşımının işlemesi de söz konusu olmadığını, Somut olayı incelendiğinde dava dışı ---- davacı aleyhine menfi tespit davası açmış olduğu, ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---. sayılı---- sayılı kararı ile --- tarafından açılan menfi tespit davasının ----- aleyhine sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, menfi tespit davasının dava dışı şirketin aleyhine sonuçlanmış olması tek başına teminat mektubu üzerinde bulunan ve teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesini sağlayan tedbiri etkisiz hale getirmez; ve bu kararla (menfi tespit davasındaki karar) davalı bankanın teminat mektubu üzerindeki tedbir de cari iken , davacıya bir ödeme yapma yükümlülüğü ortaya çıkmayacağını, Zira tedbir kararları, kararda aksi belirtilmedikçe yerel mahkeme kararı kesinleşmedikçe etki ve sonuçlarını kaybetmiş olmaz (HMK m.397/2). Dolayısıyla yerel mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerekir. Usul hukuku bakımından kararın kesinleşmesinde anlaşılması gereken, yarar mahkeme kararına karşı kanun yollarına müracaat imkanının sona ermiş olmasıdır; başka bir ifadeyle kanun yollarının tüketilmiş bulunmasıdır. Somut olayda, dava dışı şirket tarafından açılmış olan ve yerel mahkeme tarafından reddedilmiş olan menfi tespit davası çerçevesinde verilmiş olan karar aleyhine istinaf yoluna müracaat edilmiş olduğu, Dolayısıyla maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden karar çerçevesinde dava dışı şirketin davaya konu teminat mektubundan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını tespiti karşısında, davalı bankanın davacı için tanzim etmiş olduğu teminat mektubundan kaynaklı bir ödeme yükümlülüğünden söz edilebilmesinin mümkün olamayacağı mütalaa edilmekle, açıklanan sebeplerle; davalı banka yönünden takibe ve davaya konu olan teminat mektubundan kaynaklı ödeme yükümlülüğünün söz konusu olmadığı mütalaa edilmekle, huzurdaki itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu takdiri sayın mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı banka aleyhine ----İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili; dava dışı ----- lehine davalı banka tarafından düzenlenen 71.487,25 EUR bedelli kesin ve koşulsuz teminat mektubunun nakde çevrilmesi amacıyla davalı bankaya başvurulduğunu, --- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ---- Esas, ---- Karar sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının reddedilmesiyle teminat mektubu üzerindeki tedbirin kendiliğinden kalktığını, buna rağmen davalı bankanın ödeme yapmadığını ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı banka vekili ise, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin----- sayılı dosyası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı ile engellendiğini, tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam ettiğini, menfi tespit davasına ilişkin kararın kesinleşmediğini, bu nedenle bankanın ödeme yükümlülüğünün doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, ---. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ---- Esas sayılı dosyası, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ---- sayılı ihtiyati tedbir dosyası, icra takip dosyası, mahkememizce alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, --- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin ----- karar sayılı kararı, kurulan hüküm ile gerekçe ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davalı banka tarafından dava dışı ---- lehine davacı şirkete hitaben 14.04.2017 tarihli, 71.487,25 EUR bedelli, 12 ay süreli kesin ve koşulsuz banka teminat mektubunun düzenlendiği, davacı tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmesinin talep edildiği, ancak dava dışı şirket tarafından ----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı ve teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı alındığı, her ne kadar davacı taraf, menfi tespit davasının reddedilmesi ile ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığını ve davalı bankanın ödeme yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürmüş ise de; dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan, menfi tespit davasına ilişkin kararın henüz kesinleşmediği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, HMK’nın 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararlarının aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca, teminat mektubu ilişkilerinde banka, lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkiden bağımsız olarak garanti taahhüdü altına girmekte ise de, mevcut ve yürürlükte bulunan bir ihtiyati tedbir kararına rağmen ödeme yapılmasının bankayı hukuki sorumluluk altına sokabileceği açıktır. Bu nedenle davalı bankanın, tedbir kararı devam ettiği sürece ödeme yapmaktan kaçınmasının hukuka aykırı olduğundan söz edilemez. Bu doğrultuda; mahkememizce bilirkişi raporu dosya kapsamına, uyuşmazlığın niteliğine ve hukuki düzenlemelere uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.Bu itibarla, davalı bankanın icra takibine yaptığı itirazın haksız olmadığı, davacının takip dayanağı alacağının dava tarihi itibarıyla talep edilebilir ve muaccel hale gelmediği anlaşılmakla, itirazın iptali isteminin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 6.295,49 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.563,49 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' since hesaplanan 103.742,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesineDair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.