T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/265 Esas KARAR NO : 2026/338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2025 NUMARASI : 2025/489 D.İş, 2025/490 Karar TALEP KONUSU: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/265 Esas KARAR NO : 2026/338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2025 NUMARASI : 2025/489 D.İş, 2025/490 Karar TALEP KONUSU: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında Ticari Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili tarafından karşı tarafa bir takım hizmetler sunulduğunu, söz konusu hizmetlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, taraflar arasındaki cari ilişki neticesinde borçlu tarafından müvekkiline toplam 1.082.402,14 TL tutarlı borcun ödenmediğini, taraflar arasındaki e posta yazışmalarından görüleceği üzere borcun karşı taraf şirket yetkilileri tarafından ikrar edildiğini belirterek 1.082.402,14 TL için borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz müessesesi bakımından alacağın kesin varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, fatura tek taraflı bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı, faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunu delil ve belgeler ispat edilmesi gerektiği, talep eden vekili tarafından dosyaya fatura ve ihtarname örnekleri dışında faturaya konu mal veya hizmetin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, mail kayıtlarının ancak yapılacak tahkikat ile değerlendirilebileceği, bu nedenle muaccel bir alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf nedenleri olarak; ispat külfeti ve yaklaşık ispat ölçütünün yanlış değerlendirildiğini, e- posta yazışmalarının belge niteliğinde olduğunu ve karşı tarafın borcu ikrar ettiğini, HMK m. 199 uyarınca "belge" vasfındaki bu e-posta yazışmaların müvekkilinin alacağının var olduğuna dair yaklaşık ispatın bile ötesinde olup açık birer borç ikrarı olduğunu, alacağın sadece faturalara değil, yazılı sözleşme ve teyit edilmiş ticari ilişkiye dayandığını, taraflar arasındaki yazılı sözleşme, sözleşme ve borç ikrarına dair e-posta yazışmaları, itiraz edilmemiş faturalar mevcut iken İİK m. 257 anlamında yaklaşık ispatın yerine geldiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Karşı taraf istinafa cevap dilekçesinde; davacının iddialarının hukuki ve somut dayanaktan yoksun olduğunu, ekte sundukları cari hesap ekstresinden görüleceği üzere müvekkilinin borçlu değil alacaklı konumda olduğunu, davacının sunduğu kaillerin alacağın varlığını göstermediği gibi herhangi bir borç mutabakatının da söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz için öngörülen şartların gerçeklemediğini, davacının dayanak gösterdiği faturaların tek başına alacağın varlığını ispat etmediğini, davacının sunduğu e posta yazışmalarının borç ikrarı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar, ihtiyati haciz talep eden tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Sunulan muavin hesap dökümü de, talebe konu faturalardan kaynaklanan bakiye fatura alacağının karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği anlamına gelmez. Talep eden tarafından ticari ilişki sebebiyle tek taraflı tutulan açık hesaba dayalı cari hesap ekstresi de alacağı yaklaşık olarak ispat edecek mahiyette bir delil değildir. Cari hesap noktasında tarafların mutabık kaldığına dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Sonuç olarak, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sözleşme, faturalar, muavin hesap dökümü ve e-mail yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde, hizmetin verilip verilmediği ile varsa alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık olarak ispat edilememiştir. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/489 D.İş Esas, 2025/490 D.İş Karar sayılı ve 31/12/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/03/2026