(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/395 E. , 2008/243 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVALILAR : HAZİNE, GAZİLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 201 ada 4 parsel sayılı 515.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliği terk edildiğinden Hazine adına…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/395 E. , 2008/243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVALILAR : HAZİNE, GAZİLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 201 ada 4 parsel sayılı 515.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliği terk edildiğinden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazı 1985 yılında satın aldığını belirterek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, çekişmeli 201 ada 4 sayılı parselin 14.06.2006 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 306.40 metrekarelik bölümünün davacı adına, (B) harfi ile gösterilen 209.27 metrekarelik bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyize konu 201 ada 4 sayılı parselin (A) bölümü üzerinde, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Davacı, çekişmeli parseli ... ’dan satın aldığını, onun da köy tüzel kişiliğinden satın aldığını ileri sürmüştür. Mahkemece taşınmazın köy tüzel kişiliği tarafından ... ...’a satılıp satılmadığı araştırılmamış, köy defterlerinde satışa ilişkin karar olup olmadığı sorulmamıştır. Yine taşınmazın kullanımı hususunda dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, taşınmazın ne şekilde kullanıldığı, zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu nedenle öncelikle köy defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazın davacının iddia ettiği gibi satışa konu olup olmadığı, satılmış ise kime satıldığı veya köy tarafından davacı veya babasına kiraya verilip verilmediği sorulmalı, taşınmazın çevresinde bulunan dere ve yollardan sonraki taşınmazlara ilişkin onaylı tutanak suretleri ile tespitlerine dayanak teşkil eden kayıtlar getirtilmeli, mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmaz üzerinde biriket yapılarak, bilahare baraka yapılmak suretiyle kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı ve zilyetlikle kazanmayı sağlayıp sağlamayacağı tartışılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.1.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.