İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Limited Şirketi'nin imtiyaz sahibi olduğu www.....tr isimli internet sitesinin ...../01/2023 tarihli sayfasında "'...' iddiası" başlığı ile yayınlanan gerçek dışı ve yalan niteliği taşıyan haber sebepiyle .......…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/847 KARAR NO: 2026/1806 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2026 NUMARASI: 2025/1050 Esas - 2026/44 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Limited Şirketi'nin imtiyaz sahibi olduğu www.....tr isimli internet sitesinin ...../01/2023 tarihli sayfasında "'...' iddiası" başlığı ile yayınlanan gerçek dışı ve yalan niteliği taşıyan haber sebepiyle ....... ...... şirketi olan Müvekkil ... A.Ş.'nin ve onun iştiraki olan, hisseleri borsada işlem gören ... A.Ş. unvanlı Şirketlerinin ticari itibarlarının zedelendiği ve kişilik haklarının ağır bir surette ihlal edildiğini belirterek 0,03.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle birlikte hükmün, tirajı en yüksek iki ulusal gazetede ve davalının internet sitesinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda, dava konusu alacak tazminat istemine ilişkin olup, iş bu talep para alacağına ilişkin olduğundan dava tarihi itibariyle ara -buluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir.-Arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk başvuru tarihinin 10/01/2025 olduğu görülmüştür.-Dava, görevsiz mahkemede açılmış ve görevsizlik kararı üzerine süresinde başvuru yapılarak görevli mahkemeye gönderilmişse görevli mahkemeye gelen dosya görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarih de dava tarihi olarak kabul edilir. -Davacı vekilince sunulan arabuluculuk tutanağının dava tarihini kapsamadığı, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olarak kabul edilemeyeceği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığının kanunun açık hük -mü olduğu, davacının iddia ettiği şekilde görevsizlik kararı verilen mahkemeden görevli mahkemeye dosyanın gönderim aşamasın -da yapılan başvurunun dava tarihi itibariyle geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesinin dava tarihi vs hususlar nazara alındığında kabulünün mümkün olmadığı, aksi yönde bir yorumun dava açılış tarihi ( zamanaşımı, hak düşürücü süre vb ) yönünden farklı yorumlara sebebiyet vereceği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.Hukuk Dairesi’nin 2024/1567 Esas 2025/215 Karar Sayılı İlamı) bu sebeple iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması sebebiyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 2025/3088 E.- 2025/3795 K sayılı ilamı ile; "... Dosyanın incelemesinde, davacı vekilinin 10/01/2025 tarihinde.......Arabuluculuk Bürosu'na başvurduğu ve 17/02/2025 tarihinde arabuluculuk sonucu "Görüşme yapılmadan anlaşamama" olarak belirtilerek dosyanın kapatıldığı, davacı vekilince Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle 13/03/2025 tarihinde sunulan dilekçe ekinde ...... Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı, 17/02/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının sunulduğu, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince 17/06/2025 tarihinde arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde belirtilen uyuşmazlıklardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Somut olayda; Manevi tazminat talebiyle davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, daha sonra görevsizlik kararı verildiği ve arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için sunulan dilekçe ekinde ibraz edildiği, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, görevli Asliye Ticaret Mahkemesince tahkikata ilişkin henüz bir inceleme yapılmadan ve hüküm verilmeden önce arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının ibraz edildiği anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmek sizin davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğin ce kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesi ne gönderilmesine,..." karar verilmiştir. Dairemizin Kaldırma Kararından Sonra İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olaya gelince; davalı şirkete ait sitede yer alan "'..." başlığı ile yapılan haberin ve içeriğinde yer alan ifadelerin gazete yazarının ortaya attığı iddiaya yönelik olduğu, Basın Özgürlüğü kapsamında eleştirel bakış niteliğinde olduğu, davacıların ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Kullanılan sözler ve yazı içeriği kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Açıklanan bu sebeplerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Açılan davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı lar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlen dirilemeyeceğini, davaya konu içeğin müvekkili şirketin ticari itibarını yıpratmak, güvenilirliğine zarar vermek ve kamuoyunda algı ve manipülasyon yaratmak maksadıyla yayınlandığını ve kullanılan ifadelerin iftira niteliğinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda; Davaya konu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, kullanılan ifadelerin hakaret niteliği taşımadığı, özle biçim arasındaki dengenin korunmuş olduğu, davacının kişilik hakları ve ticari itibarına saldırının hedeflenmediği, dava konusu haberde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir (Aynı doğrultuda Dairemizin 2022/1659 E. - 2024/926 K. Sayılı ilamı). Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/.... Esas 2026/..... Karar sayılı 20/01/2026 günlü kararına yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan 732,00 TL harcın karar kesinleştiğince ve talep halinde davacılara iadesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2026