T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/11/2025 DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/11/2025 DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı şirketin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olup halen ... Mah. ... Sok. No.... Kepez / Antalya adresinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalının 23.05.2022 tarihli hizmet sözleşmesi ile ticari ilişkiye girdiğini ve bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirkete yine sözleşmede marka ve modeli yazılı "... Marka ... Model ... seri numaralı" makineyi davalının kullanımına tahsis ettiğini ve davalıya düzenli olarak servis hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet bedeli ve makine kullanım ücreti karşılığı olarak davalı şirkete aylık faturalar düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, davalının son dönemde fatura ödemelerini durdurduğunu, müvekkili şirketin müteakip taleplerine rağmen de bugüne kadar ödemelerini yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 96.456,05-TL tutarlı iflas takibi başlatıldığını, yine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan 404.449,79-TL tutarlı ilamsız takibin bu defa İİK'nın 43/2. maddesi kapsamında iflas yolu ile takibe çevrildiğini, borçlu hakkında başlanan iflas takiplerinin bu aşamada kesinleştiğini, müvekkili şirketin her iki iflas dosyasından kaynaklanan ana para alacağının toplam tutarının 500.905,84-TL olduğunu belirterek davalı şirketin iflasını talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Mahkememiz 27/05/2025 günlü celse ara kararı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları için icra müdürlüklerinden depo emrine esas olmak üzere dosyanın asıl alacak, faizler, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti vs dahil olmak üzere kapak hesabının yapılarak mahkememize gönderildiği, 23/09/2025 tarihli celse ara kararı ile tespit olunan toplam 783.242,54 TL takip borcunun 7 gün içinde ifa etmesi ya da bu miktar parayı mahkeme veznesine depo etmesi için verilen depo kararı davalıya İİK'nun 158/2.maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, depo kararında 7 gün içinde takip borcunun ifa veya depo edilmemesi halinde iflas kararı verileceği ihtar edilmiş olmasına rağmen icra takip borcunun ödenmediği ve mahkeme veznesine depo edilmediği anlaşılmıştır. Anlatılan nedenle; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İİK' nun 173 maddesi uyarınca iflasına, iflasın 07/11/2025 günü saat ... itibariyle açılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararıyla müvekkili şirketin iflâsına karar verilmiş ise de yargılama sürecinde müvekkili şirketin hukukî dinlenilme hakkının ihlâl edildiğini, müvekkili şirketin fiilen katılımı sağlanmaksızın davanın sonuçlandırıldığını, yargılama sırasında çıkarılan bir kısım tebligatlar müvekkili şirketin elektronik tebligat adresine kanun gereği tebliğ edilmiş sayılmışsa da müvekkili şirketin yargılamadan haberdar olamadığını, yargılama sırasında bir kısım önemli tebligatın ise müvekkili şirkete hiç tebliğe çıkarılmadığını, müvekkili şirket tarafından huzurdaki davadan ancak icra takip dosyalarına iflâs kararının bildirilmesi ile muttali olunduğunu, müvekkili şirkete ön inceleme duruşma davetiyesi tebliğ edilmediğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası kapsamında yürütülen yargılamada Mahkemenin 10/04/2025 tarihli ön inceleme tensip zaptının ara kararlarında "Tarafların HMK'nın 139. maddesi uyarınca belirlenen gün ve saatte ön inceleme duruşması için mahkememizde hazır bulunmaları için adlarına meşruhatlı davetiye tebliğine, Ön inceleme duruşmasının 27/05/2025 günü saat ...'a bırakılmasına" tensiben karar verilmiş ise de söz konusu tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir tebligatın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, nitekim dava dosyası içerisinde müvekkili şirkete ön inceleme duruşma gününü bildiren tensip zaptının tebliğine ilişkin kapalı tebligat zarfı ya da kapalı e-tebliğ mazbatasının bulunmadığını, müvekkiline tebliğ edilen 13/03/2025 tarihli ilk tensip zaptında; "İlan tarihinden itibaren 15 günlük sürenin dolmasından sonra, HMK 320/2 ve İİK 158/2.maddesi uyarınca yargılama yapılmak üzere ön inceleme duruşma gününün belirlenmesine" karar verildiğinden ön inceleme duruşma gününün 10/04/2025 tarihli tensip zaptıyla tayin edildiğini, bu tensip zaptının ise müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, buna karşın İlk Derece Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında hatalı şekilde "Taraflara ön inceleme duruşma gününün tebliğ edildiği görüldü." ibaresinin yer aldığını, bu şekilde müvekkili şirkete ön inceleme duruşma günü tebliğ edilmeksizin ön inceleme duruşmasının icra edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukukî dinlenilme hakkının korunmasına ilişkin 139/1. maddesi gereğince tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmelerinin ön inceleme aşamasının tamamlanması için zorunlu bir koşul olarak düzenlendiğini, ön inceleme aşamasının usûlüne uygun olarak tamamlanmadığı hâllerde ise kalan usûl kesitlerinin yapılmış olmasının hukuksal bir değerinin de bulunmadığını, yargılamada teksif ilkesinin doğal bir sonucu olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137/2. maddesinde ön inceleme tamamlanmadan tahkikat günü verilemeyeceğinin açıkça düzenleme altına alındığını, ön inceleme aşaması usûlüne uygun tamamlanmadıkça tahkikatın, sözlü yargılama ve dahi hüküm aşamalarının da usûlü dairesinde yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ön inceleme duruşma gününün 10/04/2025 tarihli tensip zaptıyla tayin edildiğini, söz konusu tensip zaptının diğer tüm taraflara tebliğe çıkarılmasına karşın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete tebligat yapılmaksızın ve müvekkili davet edilmeksizin ön inceleme duruşmasının icra edildiğini ve tahkikat aşamasına geçildiğini, usûlüne uygun ön inceleme duruşması yapılmadan sürdürülen usûli işlemlerin yok hükmünde sayılacağını, Mahkeme tarafından tahkikat tamamlanarak müvekkili şirketin iflâsına hükmedilmesinde hukukî isabet bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin usûlüne uygun biçimde ön inceleme duruşmasına davet edilerek hukukî dinlenilme hakkının sağlanması gerekirken müvekkilinin davet edilmediğini ön inceleme duruşması sonucunda verilen kararın usûlüne uygun biçimde taraf teşkili sağlanmadan verildiğini ve sonuca etkili bir yargılama hatası olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeninden yargılama yapmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 158/2 maddesi gereğince yapılan değerlendirme neticesinde müvekkili şirketin depo kararının gereğini yerine getirmediğinden bahisle iflâsına karar verilmiş ise de, davaya dayanak icra takiplerindeki borç miktarlarının müvekkili şirketin ticarî kapasitesi karşısında cüz'i olduğunu, çağdaş yeniden yapılandırma hukuku ilkelerine göre, ticarî faaliyet hacmi yüksek olan ticarî işletmelerin iflâsına karar verilmesinde iktisadî bir yarar bulunmadığını, iflas kararı nedeniyle başta alacaklıların menfaatleri olmak üzere sektörel bir menfaat kaybına sebebiyet verildiğini, iflâsın bir son çare olarak telakki edilmesi ve işlemekte olan bir ticarî işletmenin tasfiyesinden kaçınılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen depo kararına riayet edilmediğinden bahisle müvekkili şirketin iflâsına hükmedilmiş ise de, müvekkilinin elektronik tebligat adresine bir süre erişimini kaybetmesi neticesinde yapılan tebligatlardan haberdar olmaması nedeniyle depo kararının gereğinin yerine getirilemediğini, müvekkili şirketin huzurdaki davadan da davaya dayanak teşkil eden icra takiplerinden de haberdar olamadığını, iflâs kararından ancak vekil sıfatıyla takip edilen icra takip dosyalarına yapılan bildirim üzerine haberdar olunduğunu, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı bağlamında ön inceleme duruşmasına davet edilmeksizin hakkında iflas kararı verildiğini, kararın kaldırılmasına müteakip yeniden yapılacak yargılamada mahkemenin depo kararı gereğinin yerine getirilebileceğini, bu suretle iflas kararının özelde sektörel menfaati, genelde kamu menfaatini ihlâl eden menfî neticelerinin önlenmiş olacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 156. maddesinden kaynaklanan iflas istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ilk derece yargılamasını aşamalara ayırmıştır. Bunlar; 1) Davanın açılması ve dilekçeler aşaması, (madde 118,126-136 ) 2) Ön inceleme, (madde 137-142) 3) Tahkikat, (madde 143-293) 4) Sözlü Yargılama (madde 184-186) ve 5) Hükümdür (madde 294.) Mahkemece, dilekçelerin (dava–cevap-cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri) karşılıklı verilmesinden sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirilir. Çıkarılacak davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar yanında, taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği ayrıca ihtar edilir (madde 139). Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder (HMK 140/1. madde). Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu teşvik özellikle yasak savma ya da kanuni gerekliliğin yerine getirilmesi amacıyla değil, sonuca odaklanmak suretiyle gerçekten tarafların uyuşmazlığı bitirmeleri yönünde teşvik edecek şekilde yapılarak bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder (HMK 140/2 madde). Bu yönde bir kanaat edinmediği takdirde; ön incelemeye devam ederek ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür (madde 140/3). Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir (madde 140/5). Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, ön inceleme duruşması tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği hususudur (madde 137/2). Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar (madde 142/1). Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK madde 138-142). Mahkemece ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması ya da hak düşürücü süre nedenlerin gerçekleşmesi gerekir. Bir başka deyişle ön inceleme duruşmasında verilecek kararlar usule ilişkin kararlar ile sınırlı olup, davanın esası hakkında (feragat, sulh, kabul gibi davayı sona erdiren taraf işlemleri hariç) karar verilemez. Bu hususlar dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilir. Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir. Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir (madde 186). Somut olayda; Mahkemece 10/04/2025 tarihli ön inceleme tensip zaptı ara kararı ile tarafların HMK'nın 139. maddesi uyarınca belirlenen gün ve saatte ön inceleme duruşması için mahkemede hazır bulunmaları için adlarına meşruhatlı davetiye tebliğine, ön inceleme duruşmasının 27/05/2025 günü saat ...'a bırakılmasına karar verilmiş ise de, ara kararın gereği yerine getirilmemiş, davalı tarafa ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmemiş olup (Uyap üzerinden yapılan incelemede davalıya tebligat çıkartılmadığı anlaşılmıştır), 27/05/2025 tarihli ön inceleme duruşmasına sadece davacı vekili ile müdahil ... Anonim Şirketi vekili katılmış ve bu celsede ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, yargılamaya bu suretle devam olunmuştur. Mahkemece davalı tarafa ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden, 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama aşamalarına uyulmadan, ön inceleme duruşması usulsuz şekilde tamamlanıp davanın esası hakkında hüküm kurulması Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır (HMK madde 27). Davalının savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle esastan kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın usulüne uygun ön inceleme yapılarak yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davalı tarafa İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20/02/2026 ...