9. Hukuk Dairesi 2025/7494 E. , 2025/9429 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1143 E., 2025/1909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/349 E., 2025/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/7494 E. , 2025/9429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1143 E., 2025/1909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/349 E., 2025/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi müteveffa ...'ın davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kaynak formeni olarak 1968-2011 yılları arasında çalıştığını, son ücretinin 13.000 Katar riyali (QAR) olduğunu, üç öğün yemek, barınma ve ısınma giderlerinin işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiğini ancak kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın 05.07.1993-14.03.1995 tarihleri arasındaki çalışması için 491,00 USD ihbar tazminatının ve kıdem tazminatının ödendiğini, 29.11.1996-16.05.1997 tarihleri arasındaki çalışması için 525,00 USD ihbar tazminatının ödendiğini, iddia olunan çalışma süresinin geçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde fasılalı çalıştığını ve tüm alacaklarının banka kanalıyla veya elden ödendiğini, bakiye alacağı bulunmayan davacının haksız olarak dava açtığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu ve yurt dışı giriş çıkışa ilişkin kayıtları gereğince ve tasfiye edilen dönemler dışlanmak suretiyle davacının, kıdem tazminatına esas hizmet süresinin toplam 17... ay 27 gün olduğu, davacının bir çalışma döneminin sona ermesinden sonra zamanaşımı süresi dolmadan aynı işyerinde çalışmaya başladığından tasfiye edilmeyen tüm çalışma dönemlerinin kıdem ve ihbar tazminatı hesabında dikkate alındığı, brüt ücretin yurt dışı çalışma olgusu gözetilerek belirlendiği, davacıların murisinin davalı işverene ait işyerlerinde aralıklarla çalıştığının dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu, davalı vekilince dosyaya yabancı dilde hazırlanmış ibranameler, yine yabancı dilde hazırlanmış imzalı makbuzlar sunulduğu, ibranamelerin üzerinde yazılı miktarda kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödendiğinin savunulduğu, davacı asıl vefat ettiğinden isticvap edilme imkânı bulunmadığı, ibranamelerin yabancı dilde hazırlanmış olması sebebiyle davacı işçi tarafından içeriğinin anlaşılması mümkün olmadığından nazara alınmadıkları, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden faizin buna göre belirlendiği, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde bir itirazı bulunmadığından, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yabancı dilde hazırlanmış ödeme belgeleri ve ibraname sunulduğu, emsal yargı kararları ile de vurgulandığı üzere bu belgelerin yabancı dilde hazırlandıkları ve davacı işçi tarafından içeriğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle değer verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, matbu nitelik arz eden ve her bir çalışma dönemi yönünden fesih tarihinden sonra düzenlendiği açıkça anlaşılamayan ibranamelere işçi lehine yorum ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda itibar edilmemesinin yerinde görüldüğü, dosya kapsamından yemek ve barınmanın işverence sağlandığı tespit edildiğinden, emsal dosyalara göre üç öğün yemek ve barınma yardımı olarak 150,00 QAR sosyal yardım bedelinin giydirilmiş ücrete dâhil edilmesinde de isabetsizlik görülmediği, ücret tutarının doğru belirlenerek yurt dışı çalışma olgusu da gözetilerek brütleştirmenin kanuna uygun biçimde yapıldığının anlaşıldığı, yabancı para borcuna uygulanacak faiz bakımından yapılan değerlendirmenin de yerinde olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının isticvabının usule uygun olmadığını, zira davacı işçinin vefat ettiğini, buna rağmen oğlunun isticvap olunarak beyanına itibarla sundukları ödeme belgelerine itibar edilememesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Dosyada mübrez ibranamelerin düzenlendiği dönemde banka kanalı ile ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, ödemelerin bankaya yapılmamasının ibranameyi geçersiz kılmadığı dönemlerde yapılan ödemelerin bu gerekçelerle kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 3. Davacının mutad işyerinin yurt dışında olduğunu ve uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davacı ile Arap ve Katar Şirketi ve müvekkili arasında imzalanan muhtelif Türkiye İş Kurumu yurt dışı iş sözleşmelerinin ilgili maddelerinde taraflar arasında çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağı kararlaştırıldığını, 4. Tazminat hesabına esas alınan hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, davacının 05.05.1980-20.05.1981, 02.08.1982-04.07.1985, 15.09.1985-14.05.1987 dönemlerine ilişin müvekkili Şirkette çalışma kaydı bulunmadığını, 5. Kıdem tazminatı alacağının yabancı para olarak hesaplanamayacağını ve Türk lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini, 6. Giydirilmiş ücret hesabının eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, müvekkili Şirketin hiçbir sigorta yükümlülüğünün bulunmamakla %5 genel sağlık sigortası primi ilavesinin hatalı olduğunu ve hesaplama yapılırken maddi hata yapıldığını, 7. Tümüyle tasfiye edilmeyen dönemler yönünden davacıya yapılan kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin hesaplamalardan faiziyle mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tazminat hesabına esas çalışma döneminin tespiti ile ücret tutarı, aralıklı çalışmaların tasfiye olunup olunmadığı ve davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenip ödenmediği ile dosyaya sunulan ibranamelere itibar edilip edilemeyeceği konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.