TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/09/2021 NUMARASI : 2018/114 Esas, 2021/631 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlend…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1432 KARAR NO : 2025/985 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/09/2021 NUMARASI : 2018/114 Esas, 2021/631 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili, davalı şirket ile 11/08/2017 tarihinde, ...’ın ihalesi kapsamında bir kısım işlerin yapılmasına ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini süresinde ve fen-tekniğine uygun şekilde yerine getirip işleri teslim ettiği, yapılan işlerin ... yetkililerince onaylanarak raporlandığı ve buna karşılık fatura düzenlenerek davalıya teslim edildiği, buna rağmen davalının uzun süre ödeme yapmadığı ve sözleşmeye aykırı kesintiler ile teminat bedellerini iade etmediği, bu nedenle İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının hukuki dayanaktan yoksun itirazda bulunduğu, faturanın 27/12/2017 tarihinde noter kanalıyla iade edildiğinin ileri sürüldüğü ancak tebligatın usulsüz olduğu, fatura süresi içinde düzenlenip davalıya teslim edildiğinden ve itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kesinleştiği, davalı şirket ile kardeş şirket ... Ltd. Şti.’nin aynı ortak ve yönetim yapısına sahip olduğu, her iki şirketle de aynı iş kapsamında taşeronluk sözleşmesi yapıldığı ve alacağın faturalara dayandığı ileri sürülerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davaya konu alacağın dayanağı olarak gösterilen faturanın, davacı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir iş yapılmadığından ve fatura içeriği kabul edilmediğinden yasal süresi içinde iade edildiğini, davacının dayandığı 27/11/2017 tarihli, 217.308,56 TL bedelli faturanın şirket kayıtlarında bulunmadığını, bu fatura nedeniyle davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının da mevcut olmadığını, faturanın önce iadeli taahhütlü mektup ile, akabinde 27/12/2017 tarihinde noter kanalıyla iade edildiğini, sözleşmede ... Ltd. Şti.’ye ait e-posta adresinin kullanılmasının ana firmanın taşeronlarını denetleme amacıyla talebinden kaynaklandığını ve davayla ilgisinin bulunmadığını, davacının daha önce dava dışı ... Ltd. Şti.’ne yapmış olduğu işlerin işbu davaya konu edilemeyeceğini, ticari defterler ve cari hesap ekstresine göre davacıya yalnızca 6.957,06 TL borç bulunduğunu ve bu bedelin 12/03/2018 tarihinde ödendiğini, ayrıca davacının 14/09/2017 tarihinde yasaklı alana hafriyat dökümü nedeniyle ... Ltd. Şti.’ne 10.000 TL idari para cezası kesildiğini, bu bedelin müvekkil şirketçe ödenerek davacının cari hesabından mahsup edildiğini, bu itibarla davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sabit birim fiyatlı götürü nitelikteki eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen ve icra takibine konu edilen 27.11.2017 tarihli faturaya istinaden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, sözleşmede yapılacak ... metrajına dair bir sınırlama bulunmadığı, ... ... ... Hat İnşaatı kapsamında asfalt kesme ve dolgu işleri olarak genel şekilde tanımlandığı, 25.08.2017 ve 29.09.2017 tarihli faturalar konusu işlerin yapıldığı ve bedellerinin ödendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, takip konusu 27.11.2017 tarihli faturaya esas 1.023,11 metre tüllük kazı ve dolgu işinin ise ...’ın 5 nolu hak edişine dayandığı, bu ... davacı dışında davalı ya da üçüncü kişilerce yapıldığını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca ... hak edişlerinde fatura edilen metrajdan daha fazla iş yapıldığının görüldüğü, buna göre söz konusu ... davacı tarafından yapıldığı kabul edildiği ve yaptırılan bilirkişi incelemesinde de 27.11.2017 tarihli fatura kapsamında davacının takip tarihi itibarıyla 116.407,15 TL asıl alacaklı olduğu tespit edildiği gerekçeleriyle davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinafında, davaya dayanak yapılan 27.11.2017 tarihli ve 217.308,56 TL bedelli faturanın, davalı şirket nezdinde iş yapılmadığı ve fatura içeriğinin kabul edilmediği gerekçesiyle yasal süresi içinde önce iadeli taahhütlü posta, ardından 27.12.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle iade edildiği, fatura içeriğine süresinde itiraz edildiğinden davacının bu faturaya dayalı herhangi bir alacağının bulunmadığı, icra takibinin 28.12.2017 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin ise 29.12.2017’de tebliğ edildiği, bu durumun da takip tarihinden önce faturanın iade edildiğini gösterdiği, davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında hukuki ve organik bir bağ bulunmadığı, ihaleyi alan ve ... ile sözleşme yapan tarafın ... Ltd. Şti. olduğu, davalı şirketin yalnızca bu firmaya taşeron olarak çalıştığı, davacının da davalı şirketin alt taşeronu olduğu, şirket ortaklık yapılarının ve yetkilerinin farklı olduğu, husumetin davalıya yöneltilemeyeceği, davacının davalı şirket nezdinde yalnızca 6.957,06 TL alacaklı olduğu ve bu bedelin de 12.03.2018 tarihinde ödendiği, bunun dışında herhangi bir alacağının bulunmadığı, ayrıca davacının yasak alana hafriyat dökmesi nedeniyle belediyece kesilen 10.000 TL para cezasının davalı şirketçe ödenmek zorunda kalındığı ve bu bedelin davacının cari hesabından mahsup edildiği, bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında cari hesaptaki Aksin Hırdavat, Döküm Kadir ve Ali Duysak kalemlerinin mahsup edilmemesinin hatalı olduğu, bankaya ilişkin dekontların borcu söndüren belge niteliğinde bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği, yerel mahkemenin ... davacı tarafından yapıldığına ilişkin kanaatini varsayıma dayalı ve yetersiz gerekçeyle oluşturduğu, oysa sunulan iş bitirme belgesi ve mutabık kalınan bedeller dikkate alındığında ... büyük kısmının davalı şirketçe yapıldığının sabit olduğu, tüm bu itirazlar değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verildiği ileri sürülerek, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron (yüklenici), davalı ise taşeron (iş sahibi)dur.Dava, davacı tarafından, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen 27.11.2017 tarihli fatura bedeline dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından bir kısım asfalt kesme ve dolgu işlerinin yapıldığı ve bu işlere ilişkin 25.08.2017 ve 29.09.2017 tarihli faturaların düzenlenerek bedellerinin davalı tarafından ödendiği hususlarının ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yalnızca takibe konu 27.11.2017 tarihli ve 217.308,56 TL bedelli faturaya ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı taraf, söz konusu faturaya konu işlerin davacı tarafından yapılmadığını ve faturanın yasal süresi içinde iade edildiğini ileri sürmüş ise de; davalının ..., dava dışı 3.kişi şirkete yaptırıldığı savunmasını ilk kez istinaf sonrası beyan ettiği, dosya kapsamında, takip konusu faturaya esas ... davacı dışında davalı tarafından yapıldığını ortaya koyan somut ve inandırıcı herhangi bir delil sunulmadığı, aksine ... hak ediş belgelerinde fatura edilen metrajdan daha fazla iş yapıldığının görüldüğü, bu durumun söz konusu işlerin davacı tarafından gerçekleştirildiğini destekler nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla, mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporuna, dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/09/2021 tarih ve 2018/114 Esas, 2021/631 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 7.951,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.987,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.928,65 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 10/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.