İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/09/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:26/09/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, aralarındaki sözlü anlaşma gereği davalının hesabına 29.08.2024 tarihinde 150.000,00-TL, 06.09.2024 tarihinde 35.000,00-TL olmak üzere toplamda 185.000,00 TL yatırmak sure…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/04/2025 DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:12/05/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/09/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:26/09/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, aralarındaki sözlü anlaşma gereği davalının hesabına 29.08.2024 tarihinde 150.000,00-TL, 06.09.2024 tarihinde 35.000,00-TL olmak üzere toplamda 185.000,00 TL yatırmak suretiyle ödünç para verdiğini, borcun ödenmesi için 24.12.2024 tarihinde gönderdiği ihtarnamenin davalıya 30.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, üzerinden altı hafta geçmesine rağmen ödüncün geri verilmemesi üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:ilk derece mahkemesince tensiben görevsizlik kararı verildiğinden davalı tarafın cevap dilekçesi bulunmamaktadır. YEREL MAHKEME KARARI:Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas , ... karar sayılı 16/04/2025 tarihli kararı ile; " dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı kaldığını, davanın mutlak veya nispi ticari dava olup olmadığı yönünde gerekli araştırma ve değerlendirmelerin yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; ödünç iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemlidir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; "davalıya banka havalesi yoluyla gönderilen paranın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, davacının şirket olmakla birlikte davalının tacir olmadığı, davanın nispi ticari dava niteliği taşımadığı, TTK 4 maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı, bu itibarla davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu" yönündeki gerekçeyle " dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ticari davalar düzenlenmiş olup, buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda ve yasa maddesinde sayılan yasal düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olacağı öngörülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava, kanunen Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektiren dava türlerinden olmayıp, mutlak ticari dava koşulları bulunmamaktadır. Davacı şirket tacir olmakla birlikte ilk derece mahkemesince yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olduğu yönünde bir delile ulaşılamamıştır. Dolayısıyla eldeki dava nispi ticari dava mahiyetinde de değildir. Tüm bu nedenlerle; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan peşin alınan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025 ...