9. Hukuk Dairesi 2017/5588 E. , 2017/13539 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya inc…
**9. Hukuk Dairesi 2017/5588 E. , 2017/13539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait işyerinde depo sorumlusu olarak çalışırken iş sözleşmesini askerlik nedeni ile haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve yargılamadan geç haberdar olduklarını, davayı kabul etmediklerini, davacının devamsızlığı nedeni ile iş ilişkisinin sona erdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, "davacının SGK kayıtlarına göre 11/08/2010 tarihinden 19/08/2013 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığı, yasa uyarınca iş akdinin haklı fesih edildiğinin ispatının işverene ait olduğu, davalı işverence dosyaya ispata yönelik delil sunulamadığı anlaşılmakla iş akdinin feshinin haksız olduğunun kabulünün gerektiği ve bilirkişi tarafından sunulan raporların yasal gerektirici nedenlere uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu" gerekçesi davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. E) Gerekçe: A- Kararın usul hükümleri açısından incelenmesi sonucunda; Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur. Tebligat Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesi anlamında işveren sıfatını taşıyan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın, kurumun yetkili temsilcisine yapılması gerekir (Dairemizin 03.11.2008 gün ve 2008/4948 Esas, 2008/29807 Karar sayılı ilamı) Adreste tebligatın, gerçek veya tüzel kişinin bilinen en son adresinde yapılması gerekir. Burada kastedilen kişinin oturduğu veya çalıştığı yerdir. Asıl olan tebligatın, tebligat evrakında belirtilen adreste muhatabın kendisine yapılmasıdır. Adres niteliğinde bulunmayan yerlerde, örneğin inşaat halindeki binalarda tebligat yapılamaz. Tebligat evrakına adresin doğru ve okunaklı olarak yazılması gerekir. Bir kişinin adresinden başka bir yerde tebligat yapılabilmesi o kişinin tebligatı kabul etmesine bağlıdır. Ev adresine çıkarılan tebligatın herhangi bir nedenle yapılamaması nedeniyle iş adresinde yapılması durumunda, tebligat geçerli kabul edilmelidir. Muhatap tebliğ yapılacak adreste oturmakla birlikte, tebliğ yapıldığı sırada kendisi veya adına tebliği alacak herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda, adreste bulunmama nedeninin komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, meclis üyesi, zabıta veya memurlardan öğrenilmesi ve tebliğ tutanağına yazılması, beyanına başvurulan kişiye tutanağın imzalatılması, imzadan çekinilmesi halinde tebliğ mazbatasında bunun belirtilmesi ve tebliğ evrakını dağıtan memurun imzalaması gerekir. Muhatabın adreste bulunmaması halinde, bu durumun geçici veya sürekli olmasına göre tebligat 7201 sayılı Yasanın 20 nci veya 21 inci maddesine göre yapılacaktır. 21 inci maddesine göre yapılan tebligatta, (2) nolu ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılırken, 20 nci maddeye göre yapılan tebliğde ise, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren onbeş gün sonra tebliğ yapılmış sayılacaktır. 6099 sayılı Yasa ile Tebligat Kanununun 21 inci maddesinde yapılan değişiklik gereğince, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, kendisi o adreste hiç oturmamış veya sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edecek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracaktır. Bu durumda ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılacaktır. Tebligat kural olarak muhatabın kendisine yapılmalıdır. Muhatap adresinde bulunmadığı takdirde, onun yerine tebligatı kabule yetkili kişilere yapılır. Muhatabın konut adresinde süreklilik arzedecek şekilde birlikte oturan aile halkından biri veya varsa birlikte oturduğu hizmetçi tebligatı almaya yetkili kişilerdir. Yetkili kişilerin görünüşe nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Tebligat yapılacak gerçek kişi işyeri, işletme veya iş sahibi ise, işyerinde bulunmaması halinde daimî işçisine yapılan tebligat geçerli olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının merkezinin Samsun ilinde bulunduğu Akçaabat'taki işyerinin ise şube yada üretim yeri olduğu izlenimi edinilmektedir. Davacı taraf davadan önce ...3. Noterliği vasıtasıyla gönderdiği fesih ihtarında muhatap olarak şirketin Samsun il merkezindeki adresi göstermiştir. Keza şirketin cevabı ihtarında da aynı adres vardır. Buna rağmen dava dilekçesinde Akçaabat adresi gösterilerek dava dilekçesi Tebligat Kanununun 21. maddesini çağrıştırır şekilde tebliğ edilmiştir. Şirket merkezinin adresi açıkça bilindiği halde Akçaabat'taki işyeri adresi gösterilerek tebligat yapılması Tebligat Kanuna uygun değildir. Açıklanan tebligat usulsüzlüğü nedeni ile işverenin davadan haberdar olduğunu beyan ettiği tarih geçerli tebliğ kabul edilerek usuli işlemlar buna göre yapılmalıdır. B- Kararın esasına yönelik yapılan inceleme sonucunda; Davacı, iş sözleşmesini askerlik nedeni ile fesh ettiğini iddia ederken davalı davacının devamsızlık yapması üzerine iş sözleşmesinin kendileri tarafından haklı fesh edildiğini ve bunu 19/08/2013 tarih 11514 sayılı ihtarname ile bildirdiklerini savunmuştur. Dosyada davalı işverinin fesih ihtarı olmadığı gibi ihtarların tebliğ şerhleri de yoktur. Mahkemece, davalı savunmasında belirtilen 19/08/2013 tarihli fesih ihtarı temin edilerek bu ihtar ile dosyada mevcut davacı tarafça gönderilen fesih ihtarının tebliğ şerhleri tespit edilmeli ayrıca davacının işvereni şikayetine yönelik varsa Bölge Çalışma Müdürlüğü evrakları getirtilip incelenmeli ve feshin kim tarafından hangi sebeple yapıldığı ve haklılığı değerlendirilmelidir. Feshin kim tarafından ne zaman ne şekilde yapıldığı saptanıp, işçinin haklı feshi olduğunun kabulü halinde ihbar tazminata hak kazanılmayacağı da gözetilmedir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.