Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/840 E. , 2024/3357 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/840 Karar No : 2024/3357 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Krom Madenciliği İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, ... n
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/840 E. , 2024/3357 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/840 Karar No : 2024/3357 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Krom Madenciliği İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, ... nolu parselde yapımı planlanan krom zenginleştirme tesisi projesi ile ilgili olarak kurumların olumsuz görüşü nedeniyle ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirilmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde yer alan, "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." düzenlemesi uyarınca; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda resen bir sonuca varılabileceğinin kabulü gerektiği, bu çerçevede, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, Ziraat Mühendisi, Maden Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Harita Mühendisi ve Çevre Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 03/11/2023 tarihli Bilirkişi Raporuyla birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar bilirkişilerce, ÇED raporunda öngörülen önlemler alınıp ilgili devlet kurumları tarafından kontrol edilmesi durumunda yapılması planlanan krom zenginleştirme tesisinin faaliyete geçmesinin zeytin ağaçlarına zarar vermeyeceği ve tesisin faaliyete geçmesinin uygun olacağı yönünde kanaat bildirilmiş ise de; Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik ve dayanağı 3573 sayılı Kanun'da, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı yönünde amir hükümlere yer verildiği ve söz konusu hükümden müstesna tutulabilecek işletmeler ile bu işletmelerin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin düzenlendiği, yapılması planlanan uyuşmazlık konusu krom zenginleştirme tesisinin, zeytinlik sahalarına 320 metre ila 1050 metre mesafede bulunduğu, zeytin ağaçlarının vegatatif ve generatif gelişimi için risk oluşturacak şekilde toz yayılımına sebebiyet verebilecek neviden olduğu ve meri mevzuatta mesafe koşulunun istisnası olarak tahdidi olarak sayılan kamu yararının baskın olduğu faaliyetlerden olmadığı, dolayısıyla toz yayılımını önleyecek tedbirlerin ÇED raporunda öngörülmüş olmasının tek başına söz konusu faaliyetin zeytinlik sahalarına 3 kilometrelik mesafe içerisinde gerçekleştirilebileceği sonucunu doğurmadığı, bilirkişilerin rapora derç ettikleri bu yöndeki kanaatlerin hukuken itibar edilebilir bulunmadığı, taraflarca yapılan diğer itirazlar ise yerinde görülmeyerek bilirkişi raporunun ihtiva ettiği diğer tespitler yönünden hükme esas alınabilir nitelik ve yeterlikte olduğunun Mahkemece kabul edildiği, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınan tespitleri ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler, aktarılan mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığa konu projenin gerçekleştirilmesi planlanan alanın zeytinlik sahalarına 320 metre ila 1020 metre mesafede bulunduğu ve faaliyetin zeytin ağaçlarının vegatatif ve generatif gelişimi için risk oluşturacak şekilde toz yayılımına sebebiyet verebilecek neviden olduğu, her ne kadar zeytin ağaçlarının gelişimine engel teşkil eden toz yayılımını önleyecek tedbirler ÇED raporunda öngörülmüş ise de, 3573 sayılı Kanun ve Yönetmelikte tedbir alındığı takdirde bu tesislerin yapılacağına/işletileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı sonucuna varılmakla, söz konusu tesisin 3573 sayılı Kanun ve Yönetmeliği uyarınca zeytinlik sahaları içinde ve bu sahaların 3 kilometre yakınında yapılabilecek/işletilebilecek olan mesafe koşulundan müstesna tesislerden olmadığı anlaşıldığından, meri mevzuata göre gerçekleştirilmesi mümkün olmadığı anlaşılan projenin ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesince ÇED sonlandırma işleminin gerekçesinin dikkate alınmadığı, dava konusu işleme dayanak gösterilen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazısının dava konusu proje ile ilgili olmadığı, davanın çok uzun bir sürede sonuçlandığı, proje alanında zeytinlik alanın bulunduğuna ilişkin harita mühendisi bilirkişinin tespitinin hatalı olduğu, projenin var olan zeytin ağaçlarına olumsuz etkisinin olmayacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... nolu parselde, davacı şirket tarafından, yapılması planlanan eve ÇED Yönetmeliği Ek-3'te yer alan ÇED Genel Formatı çerçevesinde hazırlanarak sürecin başlatılması için Bakanlığa sunulan Krom Zenginleştirme Tesisi projesi ile ilgili olarak 12/09/2022 tarihli başvuru üzerine idarece İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) üyesi kurum/kuruluşların görüşüne başvurulduğu, İDK üyesi Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarihli, E- ... sayılı yazısıyla; yapılması planlanan tesise 3 km mesafe, 273 hektar zeytinlik alanların bulunduğunun tespit edildiği, 3573 sayılı Kanun uyarınca Krom Zenginleştirme Tesisi kurulmasının uygun mütalaa edilmediği yönünde görüş bildirildiği, İDK üyesi Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığının (Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) ... tarihli, E-... sayılı yazısıyla, ... Mahallesinde bulunan mevcut su kaynaklarının azalması sebebiyle bahse konu parsel etrafında bulunan ve sulama suyu olarak kullanılan su kaynaklarının içme ve kullanma suyu olarak kullanılması planlandığından dolayı projenin uygulanmasının uygun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu görüşlere istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirilmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün 07/12/2022 tarih ve 5109862 sayılı işlemiyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıktasının (a) bendi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. b) Proje sahibi veya yetkili temsilcisinin talep etmesi halinde ÇED süreci, aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasından ilan edilir." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, ...ÇED raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması ve komisyonun kuruluşu" başlıklı 8. maddesinde; " (1) 7 nci maddede tanımlanmış projeler ile ilgili olarak; proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça verilmiş yeterlik belgesi bulunan kurum/kuruluşlar, Ek-3’te yer alan ÇED genel formatı esas alınarak hazırlanmış ÇED başvuru dosyasını Bakanlığa sunar. (2) Bakanlık, başvuru dosyasındaki bilgi ve belgeleri genel formata uygunluk bakımından inceler. Bu işlemler 5 iş günü içinde tamamlanır...(3) İnceleme sonucunda, başvuru dosyasının Ek-3’te yer alan genel formata uygun hazırlandığına karar verilmesi halinde, Bakanlık tarafından başvuru dosyasındaki bilgiler dikkate alınarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık yetkililerinden oluşan bir Komisyon kurulur. (Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2023 tarihli, E:2022/7584 sayılı kararı ile yürütmesi durdurulan cümle: ÇED süreci içerisinde gerek görülmesi halinde komisyona üye eklenebilir veya çıkarılabilir.)... düzenlemesine yer verilmiştir. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir. Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler için hazırlanacak, ÇED Raporunda; proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, projenin çevresel etkileri bakımından, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet veya kaza riskinin belirlenmesi esastır. Bu amaçla hazırlanan ÇED Raporu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin EK III. maddesindeki unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde "ÇED Olumlu" kararı verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecinin sonlandırılması mümkündür. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun, bu durum özelinde somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Yine zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 20. maddesinin, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçladığı açıktır. Diğer taraftan; Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 günlü, E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı karşısında, artık kamu yararı kararı alınarak dahi kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafe içerisinde yapılması mümkün olmamakla birlikte, bu tip alanlarda yapılacak projeler için verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu tesislerin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Dava dosyasında yer alan, karar metninde de yer verilen Bilirkişi Raporunun Gerekçeli Sonuç Bölümünde; söz konusu projenin; Ziraat Mühendisliği açısından değerlendirilmesinden; kurulması planlanan zenginleştirme tesisine zenginleştirme için maden taşınırken yolların toz oluşumunu önlemek için planlı biçimde nemli tutulacak olması ve tesiste zenginleştirme işleminde dışarı atık vermeyen kapalı devre su kullanımı ile tozumanın önleneceği belirtilmektedir. Bunlara ek olarak depolama alanında da fıskiyelerle ile tozlaşmanın önleneceği belirtilmiştir. Zeytin alanlarının 3 km'den yakın olmasına karşın raporda yazılan önlemlerin tam olarak uygulanması durumunda tarım, orman ve yerleşim alanlarına zarar verecek herhangi maden ve trafik kaynaklı kimyasal kirlilik içeren tozlaşma oluşmayacağından, yüzey ve yer altı sularına da kimyasal atık bırakılmayacağından tesisteki zenginleştirme süreci özellikle zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olmayacağı, ziraai açıdan projenin uygun olduğu, Maden Mühendisliği açısından değerlendirilmesinden; kurulması planlanan maden zenginleştirme tesisinde zenginleştirme işleminde kullanılacak suyun su kapalı devre olarak sisteme tekrar dahil edileceği ve bu suların hiçbir şekilde sistem dışına bırakılmayacağı raporda tanımlanmıştır. Krom zenginleştirme tesislerinde kullanılacak olan kayaç malzemesi cevher ile gang mineralin ayrışabileceği tane boyutlarında kırılıp değirmende öğütülecektir. Öğütülen bu karışım su ile hafif olan gang mineralleri ayrışacak ve atık depolanma tesisine gönderilecektir. Yoğunluğu fazla olan krom cevheri ise altta birikerek konsanteresi arttırılmaktadır. Bu çalışma tekniğinde kesinlikle kimyasal bir işlem yapılmamakta ve sadece malzeme (cevher ve gang mineraller) fiziksel olarak birbirinden ayrılmaktadır. Ayrıca kromun içinde yer aldığı peridotitleri oluşturan kimyasal bileşikler krom madeni ve yan kayaçlarla devamlı su ile temas hâlinde olmasından dolayı üretimin herhangi bir kimyasal kirliliğe yol açmayacağı kanaati oluşmuştur. Bu nedenle projenin uygun olduğu, Jeoloji Mühendisliği ve Hidrojeoloji açısından değerlendirilmesinden; Krom Zenginleştirme Tesislerinde ham madde olarak kullanılacak olan kayaçlar doğası gereği insan sağlığı açısından tehlikeli bir unsur içermemekle birlikte madencilik çalışmalarında ıslak çalışıldığı için herhangi bir tozuma olayı olmayacaktır. Sadece ham maddenin taşınması sırasında yol güzergâhlarında tozlanmanın engellenmesi için arazözler ile gerekli önlemler alınacağı belirtilmiştir. Tesisten herhangi bir işleme suyunun yeraltı ve yer üstü sularına filtreleme de dahil olsa bırakılmayacağı, kullanılacak suyun yeni açılacağı, bu bağlamda tesisin işletilmesi sürecinde tozuma olmayacağından çevreye, zeytinlik alanlara ve insan sağlığı üzerinde kimyasal ve fiziksel (toz) olumsuz bir etkisi olmayacağı kanaatiyle projenin uygun olduğu, şeklinde görüş ve tespitlere yer verildiği, yine Bilirkişi Raporunda; tesisin su ihtiyacının nereden karşılayacağı ve bu durumun çevreye ve su kaynaklarına etkisinin neler olduğu, Kurtbağı Mahallesindeki proje konusu yerde faaliyete geçilmesi halinde çevresindeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarının içme ve kullanma suyu olarak kullanılmasına olumsuz etkisinin olup olmayacağı sorusunun (Soru-10); "Proje alanı ve civarında akar ve kuru dere yatağı bulunmamaktadır. Proje alanı ile etkileşime girebilecek herhangi bir kuru ve akar dere yatağı bulunmamaktadır. Tesiste kullanılacak su açılacak sondaj ile yer altından karşılanacağı belirtilmiştir. Bölgede yer alan açılmış su kuyularından elde edilen veriler ışığında kuyuların verimi 1-3 L/s (Q) olarak DSİ tarafından bildirilmiştir. Tesisin günlük su kullanımı 36 m3 olarak belirtilmiştir. Açılacak kuyunun verimi minimum 3 L/s olacaktır. Bu da 12 saat kuyu kullanımı ile günlük ihtiyacın karşılanacağını göstermektedir. Proje alanında kullanılacak yer altı suyu akifer havzası incelendiğinde yer altı suyunu besleme noktasında kullanılacak su miktarının etkilemeyeceği ortadadır. Kurtbağı Mahallesi içme suyu ve sulama suyu proje sahasının yaklaşık 10 km uzaklığında olduğu ve Göver deresinden plastik borularla getirildiği tespit edilmiştir. İçme ve sulama kaynak sularını havza sınırlarını ve yer altı suyu akım yönüne göre etkilemeyeceği bilimsel olarak ortaya konulmuştur." şeklinde yanıtlandığı görülmektedir. Bu durumda, davalı idarece, yapımı planlanan krom zenginleştirme tesisi projesi hakkında ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin sebep unsurları olarak gösterilen nedenlerin, bilirkişi raporunun, yukarıda detaylarına yer verilen kısmında bilimsel olarak irdelendiği, Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarihli, E- ... sayılı yazısıyla belirtilen sebeplere ilişkin olarak; zeytin alanlarının 3 km'den yakın olmasına karşın raporda yazılan önlemlerin tam olarak uygulanması durumunda tarım, orman ve yerleşim alanlarına zarar verecek herhangi maden ve trafik kaynaklı kimyasal kirlilik içeren tozlaşma oluşmayacağından, yüzey ve yer altı sularına da kimyasal atık bırakılmayacağından tesisteki zenginleştirme süreci özellikle zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olmayacağı değerlendirmesinin yapıldığı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığının (Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) ... tarihli, E-... sayılı yazısıyla belirtilen sebeplere ilişkin olarak da proje alanı ve civarında, proje alanı ile etkileşime girebilecek herhangi bir kuru ve akar dere yatağı bulunmadığı, tesiste kullanılacak suyun açılacak sondaj ile yer altından karşılanacağının belirtildiği, kuyuların veriminin 1-3 L/s (Q) olarak DSİ tarafından bildirildiği, 12 saat kuyu kullanımı ile tesisin günlük ihtiyacın karşılanacağının, proje alanında kullanılacak suyun, yer altı suyunu besleme noktasında kullanılacak su miktarını etkilemeyeceği, projenin, içme ve sulama kaynak sularını havza sınırlarını ve yer altı suyu akım yönüne göre etkilemeyeceğinin bilimsel olarak ortaya konulduğunun belirtildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; işbu kararın, ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik işlemin iptaline ilişkin olduğu, davaya konu projeye doğrudan ÇED Olumlu kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağı, projenin, çevreye etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle çevresel etki değerlendirmesi sürecinin işletileceği tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, 3.Aşağıda ayrıntısı gösterilen davacı tarafından yapılan ...- TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Artan keşif avansının ve kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.