TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2024 NUMARASI: 2021/311 Esas, 2024/161 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1785 KARAR NO: 2026/135 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2024 NUMARASI: 2021/311 Esas, 2024/161 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı şirket vekili, müvekkili şirket ile davalı (eski unvanı ile ...A.Ş.) ...A.Ş. arasında 19/06/2009 tarihinde “... Otel Mimari-İç Mimari-...... Projelendirme Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin ... Otel'in mimari-iç mimari projelendirme ve .... projelendirme görevini üstlendiğini, müvekkili şirketin konsepte uygun projeyi hazırlayıp tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı tarafça otelin açılışının müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle geciktiğini, taraflarca imzalanan sözleşmede müvekkili şirket tarafından üstlenilen hizmet bedelinin ödeme şekli ve programının açıkça belirtilmiş olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca hizmet bedelinin belirli vadelere bağlandığını, buna göre her ayın 5. ile 10. günleri arasında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından 08/10/2010 tarihinde Proje Tasarım ve Danışmanlık Bedeli olarak ...... nolu fatura düzenlenerek davalıya usulüne uygun olarak gönderildiğini, davalının faturaya itiraz dahi etmediğini, ancak Mart 2010 karşılığı olan 100.000-USD hizmet bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini, bahsi geçen alacak kanunen muaccel olmasına rağmen Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edilen .../05/2012 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete 100.000-USD hizmet bedelinin ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davalı şirketin müvekkilinden almış olduğu hizmetler ile ilgili düzenlenen son faturanın karşılığını ödenmediği için davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan icra takibine herhangi bir borcun bulunmadığı ve müvekkilin herhangi bir sıfatı olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirtilerek, itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının sözleşme konusu işlerin bir kısmını hiç bir kısmını ise gereği gibi yerine getirmediğini, davacının 100.000,00-USD'yi sözleşme gereği üzerine düşen edimlerin bir kısmını hiç yerine getirmediği halde haksız olarak talep ettiğini, davacının iç mimari projeyi nihai halini vermeksizin müvekkili şirkete teslim ettiğini, sözleşmenin ana konuları arasında yer alan ..... projesini müvekkili şirkete teslim etmediğini, söz konusu projenin müvekkili şirket tarafından başka bir şirkete (........Şti.) yaptırıldığını, taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği son 5-6 aylık süreçte davacı tarafından müvekkili şirkete mesleki kontrollük hizmetinin verilmediğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu edimlerin kendisine düşen kısmını yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından gönderilen faturanın sözleşme içeriğine uygun olmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu hikmetin alındığı anlamına gelmediğini, eser sözleşmesinden doğan ihtilaflarda kural olarak işin yapılıp teslim edildiğini ve bedeline hak kazanıldığını kanıtlamanın yükleniciye, bedelin ödendiğini ispatlamanın ise iş sahibine ait olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece ilk olarak 2014/878 Esas - 2020/238 Karar sayılı kararla, sözleşme toplam bedeline ilişkin davaya konu fatura dahil tüm faturaların davalı defterlerine kayıtlı olduğu, süresinde bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, işin ayıplı ve eksik yapıldığında delil tespiti yaptırılarak ispat edilemediği, herhangi bir ihtarnamede gönderilmediği, bu nedenle bu savunmanın ispat edilemediği, takibe konu fatura bedeline ihtarnameye göre temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gereken faizin 917,93 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İstanbul...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki 100.000,00 USD asıl alacak, 917,93 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.917,93 USD’ye yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4489 sayılı kanun ile değişik 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz yürütülmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın Türk Lirası karşılığı olan 184.346,78 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 36.869,35 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir..Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2021/187 Esas - 2021/662 Karar sayılı ilamıyla; Davacı yüklenici tarafından sözleşme bedeline ilişkin olarak düzenlenen (davaya konu 100.000 USD'lik olan dahil) faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmasının davalı iş sahibinin eksik ve ayıplı iş nedeniyle ödemezlik def'inde bulunmasına engel oluşturmayacağı hususu göz önünde bulundurularak, davacı yüklenicinin kendisinin de kabulünde olan ..... mimari ve uygulama projesi işinin dava dışı ...... firmasına yaptırılmış olması sebebiyle, sözleşmenin 2.1.maddesinde ayrı ayrı ücret belirtmesine gidilmemiş olduğundan sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen KDV dahil toplam 1.100.000 USD proje hizmet bedelinin ne kadarlık kısmının ...... projelendirme işine tekabül edeceğine dair bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, belirlenecek bu bedelin davacı yüklenicinin iş bedeli alacağından mahsup edilmesi ve sonrasında tarafların diğer iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma gerekçesine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazları ile davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak ayrıca inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, istinafa konu kararla; Taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin götürü olarak 1.100.000 USD olarak kararlaştırıldığı, bunun 1.000.000 USD'lik kısmının ödendiği, davacı yüklenici tarafından işin teslim edildiği hususlarının çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın davacının eksik / ayıplı ifasının bulunup bulunmadığı ve alacaklı ise miktarı noktalarında olduğu, istinaf ilamının gereklerinin ifası için keşfen alınan bilirkişi raporunda talep edilen hususların tespit edilemeyeceğinin bildirildiği, eser sözleşmelerinde işin sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edildiğini ispat yükünün yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibine ait olduğu, yine eserde mevcut olan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olup aksinin iş sahibi tarafından kanıtlanması gerektiği, eldeki uyuşmazlıkta .......... projesinin davacı tarafından yapılmadığı tarafların kabulünde olup, ....... projesi bedelinin götürü bedelden tenzili gerektiği, ne var ki keşfen düzenlenen bilirkişi raporunda bu bedelin tespit edilemediği, ......... projesini yapan tanık Serdar'ın ise işin 30.000,00-TL civarında bir bedel karşılığında yapıldığını ifade ettiği, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98/2 ve 42.maddeleri (6098 sayılı TBK'nın 114/2 ve 50/2 maddeleri) uyarınca zararın varlığının belirgin fakat miktarının belirsiz olduğu hallerde zarar miktarının hakim tarafından tayin edileceği, sözleşme tarihinde 1 USD'nin 1,5490 TL'ye tekabül ettiği gözetildiğinde ......... projesinin götürü bedelde 20.000,00-USD'lik hacminin olduğu kanaatine varıldığı, yine davalı tarafından mesleki kontrolörlük hizmetinin eksik ifa edildiği savunulduğu, az önce zikredilen ve yüklenici lehine olan karinenin aksine, maddi varlığı bulunmayan kontrolörlük hizmetinin verildiğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, bilirkişi tarafından işin makul tamamlanma süresinin belirlenemediği, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde işin makul tamamlanma süresinin 15 ay civarında olacağı, davalının cevap dilekçesinde son 5 - 6 ay bu hizmetin verilmediğini savunduğu, tanık beyanları davacının daha uzun süre hizmet vermediği yönünde ise de davalının cevap dilekçesindeki beyanı ile bağlı olduğu, 5 aylık kontrolörlük hizmeti bedelinin de 3.000 USD civarında olacağı kanaati ile son fatura bedelinden toplam 23.000 USD tenzil edilerek ve davalının diğer savunmalarına dair ispat yükünü yerine getiremediği gözetilerek istemin kısmen kabul edildiği, sözleşmenin 5.maddesi uyarınca temerrüt tarihinin 11/03/2010 olduğu, resen yapılan hesap doğrultusunda işlemiş faiz belirlendiği, alacağın miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında, 77.000-USD asıl alacak ile 12.976,70-USD işlemiş faize yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz yürütülmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, icra inkar tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında; 1-)Davacı şirketin, sözleşme kapsamındaki edimlerinden, mimari proje hazırlanması dışındaki edimlerini gereği gibi ve tam olarak yerine getirmediğini, iç mimari projeyi nihai haliyle teslim etmediğini, ....... projesini hiç hazırlayıp teslim etmediğini, mesleki kontrollük hizmetini eksik ifa ettiğini, bu nedenle davalı şirketin peyzaj işlerini üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların karşılığı olan işlerin yapılmadığını ya da eksik yapıldığını, 2-)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamında peyzaj projesine isabet eden bedelin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek mahsup yapılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen mahkemece bozma ilamına uygun inceleme yapılmadığı, alınan bilirkişi raporlarının bozma gereklerini karşılamadığını ve itirazların değerlendirilmediğini, 3-)Dosyanın geldiği aşamada gerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekse dosyada daha önceki mimari bilirkişi raporuyla davacı şirketin sözleşmeyi gereği gibi ifa etmediğinin, işlerini eksiksiz ve ayıpsız teslim ettiğinin, bununla birlikte hiç yapmadığı işlerin mevcut olduğunun kanıtlandığını, işin tam yapılmadığının dolaylı olarak davacının da kabulünde olduğunu, 4-)Mimar bilirkişi raporunda, otelin pek çok bölümünde iç mimari uygulamaların projeye uygun olmadığı, bazı kalemlerin hiç yapılmadığı, peyzaj projesinin davacı tarafından hazırlanmadığı ve bu kalem yönünden haksız kazanç talep edildiği yönünde açık tespitler bulunduğunu, 5-)Mimar bilirkişi raporunda açıkça tespit edildiği üzere, otelin iç mimarisi ile davacının iç mimari projesinde farklılıklar bulunduğunu, davacının iç mimari projeyi nihai halini vermeksizin müvekkili şirkete teslim ettiğini ve kontrol sorumluluğunu/uygulamasının aslına uygunluğunu/ uygulamasını gereği gibi yerine getirmediğini, iç mimari proje son nihai hali verilmeksizin müvekkili şirkete teslim edildiğinden müvekkili şirketin bu proje üzerinde revizeler yaptırmak zorunda kaldığını, ancak işbu tespite rağmen sonradan dosyaya kazandırılan bilirkişilerin görevini yapmaktan kaçınarak tespitte bulunamadıklarını, Mahkemece talimat yazılarak keşfe dahi tekrar çıkılmış ve 3. Şahıs firmasına yaptırılan işlere ilişkin dosyaya tekrar ilgili belgeler sunularak gerekli inceleme yapılmışsa da keşif esnasında tespit edilen hiç bir hususun rapora yansıtılamadığını, çok bariz bir şekilde projelere bakıldığında da eksik işlerin tespit edilebileceğini, 6-)Mahkemece hangi kıstas ile yüzdelik belirtildiğinin ya da hangi emsal ücret üzerinden hesaplama yapıldığının, "5 aylık kontrolörlük hizmeti bedelinin de 3.000 USD civarında olacağı kanaati" hangi gerekçe ile elde edildiğinin anlaşılamadığını, tanık beyanları esas alınacak ise tüm tanık anlatımlarının irdelenerek bir gerekçe oluşturulması gerektiğini, bir kısım işlerin yaptırıldığı ... Firmasına yapılan ödemeler üzerinden neden değerlendirme yapılmadığının anlaşılamadığını, 7-)Mimari prjedeki eksikliklere, hiç yapılmayan peyzaj projesi ile sağlanmayan kontrollük işlerine ilişkin gerekçeli kararda detaylı bir inceleme ve gerekçelendirme bulunmadığını, eksik ve hiç yapılmayan işler nedeniyle davacı alacağından mahsup yapılması gerektiğini, hatta mahsup sonrası davanın reddinin gerekeceğini, 8-)Dosyada eksik mimari projeyi dahil etmeden dahi hiç yapılmayan peyzaj projesinin sözleşmedeki işlerle kıyaslandığında dava dışı Anser firmasıyla yapılan sözleşmede dikkate alındığında sözleşmenin en az yüzde 40'ını oluşturduğunu, ayrıca tam teslim edilmeyen mimari projeler, hiç yapılmayan peyzaj projesi ve yapılmayan bir kontrollük görevi de bulunduğunu, buna göre Mahkemece işlerin yüzdeliğinin dahi hatalı değerlendirildiğini, 9-)Tanık beyanlarının da davacının işi eksik bıraktığını ve peyzaj ile kontrollük hizmetlerinin yapılmadığını doğruladığını, buna rağmen mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme ile davacı lehine hüküm kurulduğunu, 10-)Eserde mevcut işlerin yüklenici tarafından yapıldığına dair karinenin somut olayda çürütüldüğünü, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafında; 1-)13.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda, dosyada evvelce alınmış, eksik ve hatalı olmaları nedeniyle hüküm kurmaya elverişsiz olan bazı raporlardan alıntı yapılmasının hatalı olduğunu, 2-)Proje bedeli sabit ücret üzerinden kararlaştırıldığından, proje bedeli bir bütün olduğundan, davalının mesnetsiz olarak eksik olduğunu iddia ettiği hususlara ilişkin bir bildirim, ihtarat ya da mahkeme kanalıyla tespit yapılmadığından, 100.000 USD bedelli faturan itirazsız olarak kabul edilerek davalının ticari defterlerine işlendiğinden ve sözleşmedeki iş kalemlerinin pursantaj oranları belli olmadığından iş kalemleri itibariyle de hesaplama yapılması mümkün olmadığından, müvekkilinin davalıdan 100.000-USD alacağı bulunduğunu, 3-)Müvekkili şirketin, sözleşmeye ilişkin yerine getirmesi gereken tüm edimleri gereği gibi ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, bu hususun davalı tarafça da müvekkiline yapılan ödemeler ve ödemesi yapılmayan son faturanın dahi itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydedilmesi ile de açıkça kabul edildiğini, 4-)İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında muallak ifadeler bulunduğunu, gerekçeli kararda bahsi geçen tanık ...'ın tahmini bir tutardan bahsettiğini, bahsi geçen 30.000-TL.'ye ilişkin bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığını, dosya kapsamında dinlenen bir tanığın tahmini olduğunu açıkça beyan ettiği bir tutarın esas alınarak hüküm kurulmasının usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından fatura bedelinden 23.000-USD tenzil edilmesinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını, 5-)Fatura davalı şirkete tebliğ edildiğinden ve davalı şirket tarafından ticari defterlere işlendiğinden müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın reddedilen kısım yönünden kaldırılmasına, kabul edilen kısım yönünden onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, TBK'nın 470 vd. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı yüklenici tarafından, taraflar arasındaki "Mimari-İç Mimari-Peyzaj Projelendirme Hizmetlerine" ilişkin 19/06/2019 tarihli sözleşmeye konu işlerin tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği belirtilerek, bakiye 100.000 USD iş bedeli alacağının tahsili talep edilmiş, davalı iş sahibi tarafından ise, davacının edimlerini tam olarak ve gereği gibi ifa etmediği, eksik ve ayıplı ifada bulunduğu, iç mimari projeyi nihai halini vermeksizin müvekkiline teslim ettiği, peyzaj projesini müvekkiline teslim etmediği, bu projenin başka bir şirkete yaptırıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkini son 5-6 ayında davacı tarafından mesleki kontrollük hizmetinin verilmediği savunularak davanın reddi istenmiştir. Taraflar arasında davacı iş sahibine ait "... Otel'in "Mimari-İç Mimari-Peyzaj Projelendirme Hizmetlerine" ilişkin olarak 19/06/2019 tarihli sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmenin işi kapsamına ilişkin 2. maddesinin 2.1. "sabit ücrete dahil olan işler" kısmında mimari, iç mimari ve peyzaj projelendirme işlemlerinin, mesleki kontrolörlük hizmetinin (aylık gidiş gelişleri şeklinde), ulaşım ve konaklama bedelinin ve KDV bedelinin sabit ücrete dahil olduğu belirtilmiş, 2.2. bendinde "sabit ücrete dahil olmayan işler" bentle halinde belirtilmiş, sözleşmenin 3.maddesinde mimari, iç mimari ve peyzaj projeleri müellifinin hizmet ve teslimlerinin kapsamı; konsept tasarımlar, ön projeler, uygulama projeleri, metraj listeleri ve spesifikasyon dosyaları şeklinde belirlenmiş, sözleşmenin 4.maddesinde proje hizmet bedelinin yukarıda dökümü ve koşulları verilen sözleşme hükümlerine uygun şekilde yürütülmesi ve tamamlanarak iş verene teslim edilmesi şartlarına bağlı olarak işin toplam bedelinin KDV dahil olarak 1.100.000 USD olduğu belirtilmiş, 5.1.maddesinde ise ödeme takvimi belirlinmiş olup, son ödemenin Mart 2010'da 100.000 USD olarak yapılacağı düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, sözleşme götürü bedelli olup sabit ücrete dahil olan işlere ilişkin ayrı ayrı ücret belirlemesi veya oranlama yapılması yoluna gidilmeden toplam bir bedel belirlenmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Kaldırma kararımızda, davacı yüklenicinin de kabulünde olan sözleşmeye konu işlerden peyzaj mimari ve uygulama projesi işinin dava dışı firmaya yaptırılmış olması sebebiyle, toplam sözleşme bedelinden bu işlere düşen bedelin hesaplanıp düşülmesi suretiyle bir karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında, ilk olarak önceki bilirkişi heyetinden bu hususta ek rapor alındığı ancak o bilirkişi heyetinin bu hususta bir görüş bildiremeyeceklerini belirtiği, bunun üzerine yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden keşif yapılarak rapor alındığı, bu bilirkişi heyeti raporunda da bu hususların tespit edilemeyeceği belirtildiğinden, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98/2 ve 42.maddeleri (TBK'nın 114/2 ve 50/2) gereğince bunlara ilişkin ve mesleki kontrolörlük bedellerin, tanık......'ın beyanı ve genel dosya kapsamına göre Mahkemece belirlendiği, önceki bilirkişi heyetinden alınan ek rapora ve yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan rapora rağmen kaldırma kararında belirtilen hususlarda bir bedel hesaplanmadığından, Mahkemece bunlara ilişkin bedellerin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98/2 ve 42.maddeleri gereğince genel dosya kapsamına göre belirlenmiş olmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen mahsup itirazı ilk olarak istinaf aşamasında ileri sürüldüğünden HMK'nın 357/1. Maddesi gereğince dikkate alınamayacağı, kaldı ki zaten eksik ve ayıplar düşülerek bakiye bedele hükmedildiğinden ayrıca mahsubu gereken bir husus bulunmadığı, davacı faturasının davalı defterinde kayıtlı olmasının eksil ve ayıp savunmasına engel teşkil etmediği, davalının eksik ve ayıp itirazı kısmen yerinde görüldüğünden alacağın likit kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../03/2024 tarih ve 2021/.... Esas, 2024/.... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalıdan alınması gereken 11.227,46 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.819,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.408,10 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.