T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1071 - 2025/2234 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1071 KARAR NO : 2025/2234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2022 NUMARASI : 2020/545 Esas - 2022/489 Karar DAVACI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1071 - 2025/2234 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1071 KARAR NO : 2025/2234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2022 NUMARASI : 2020/545 Esas - 2022/489 Karar DAVACI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... : 2-KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ - ... : A-CENGİZ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... : B-KALYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... : C-KOLİN İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat DAVA TARİHİ : 16/09/2020 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih, 2020/545 Esas - 2022/489 Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dairemizin 21/12/2023 tarih ve 2022/2206 Esas 2023/2151 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2025 tarih ve 2025/1758 Esas 2025/2619 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa kaydı sonrası yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı De Lage Landen Kiralama Şirketi'nin davacı şirket tarafından 06.01.2017 - 06.01.2018 vadeli, 107972617 numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, sigortalı iş makinasının, başka bir vinç ile çekilmesi esnasında operatör hatası sebebiyle düşüp hasarlandığını, işbu durumun olay tutanağında imza altına alındığını, hasar dosyasının bağımsız ve tarafsız eksper tarafından incelenerek rapor oluşturulduğunu ve işbu kaza neticesinde sigortalıya 27.900-Euro hasar tazminatı ödendiğini, söz konusu hasar nedeniyle davalıların işbu zarardan TTK 1481. halefiyet hükümleri gereğince sorumlu olduklarını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 27.900-Euro'nun ödeme tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mezkur kazada, davalının “Bahadır vinç” olan firması ile kaza arasındaki ilişkinin anlaşılamadığını, davalının mezkur kazada iş yapan vincin kaldırıldığı iddia edilen 41... plakalı vincin ne sahibi, kullananı, ne de işleteni olduğunu, dava konusu olay ya da kaza ile ilgili davalının hiçbir hukuki ve fiili bağlantısı bulunmadığını, davalının olayda bir dahli olmadığı gibi bir kusuru ya da sorumluluğu da bulunmadığını, nitekim olay yeri şüpheli tutanağa bakıldığında da yapılan işlemin hukuki ve uygun bir işlem olmadığını, ilgili kazayı yapan vincin kimin mülkiyetinde ise mezkur kazadan sorumlu olanın da o olduğunu, olay ile ilgisi bulunmayan davalının davalı olarak gösterilmesi ve bir de malvarlığı hakkındaki ihtiyati tedbir tehdidi ile karşı karşıya kalınmasının hukuki değil ancak, sorumsuz bir dava ve talep olduğunu, davacının göle maya çalmak veya tutarsa misali gibi ihtimalli dava açtığını ve davalıyı dava ile tedirgin ettiğini, davalı ticaret ile uğraşmakta olup, üstelik iş yaptığı şirketlere kadar dava konusu olay gündeme getirilip, dedikodu yapıldığını ve davalının dahli olmayan kazadan sorumlu gibi talep ve dava ile muhatap olunulduğunu, kabul etmemekle beraber, kazda meydana gelen ve tespit edilen hasar miktarı fahiş olup, haddi layık olmadığını, yapılan ve tespit edilen meblağlar ile meydana gelen hasar arasında aşırı derecede uygunsuzluk bulunduğunu, diğer taraftan mevcut olayda davalı olmadığı gibi, anlatılan hadiseye bakılırsa tarafların kastı ya da ağır kusuru bulunmadığından dolayı, hukuki bir sorumluluk doğmayacağını, tüm bu nedenlerle davacının davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, HMK'nın 6. maddesi hükmü doğrultusunda; mahkemenin işbu davaya bakma yetkisi bulunmadığını, davalı şirketlerin merkez adreslerinin "Beykoz/İSTANBUL" "Üsküdar/İSTANBUL" ve "Çankaya/ANKARA" hudutlarında bulunduğundan mahkemenin yetkisine ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, davanın yetki bakımından reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalıların oluşturduğu dava dışı KKC Marmaray İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi'nin yapım taahhüdü altında bulunan "Marmaray Projesi Cr3 Sözleşmesi Gebze-Halkalı Banliyö Hattı İyileştirmesi: İnşaat Ve Elektromekanik Sistemleri" projesinde, davalılardan ... / Bahadır Vinç ve Nakliye firması ile Ortaklık arasında 25.11.2016 tarihli "Kiralık Araç - Makine (Vinçli Kamyon) Temini" Sözleşmesi akdedildiğini, yine, aynı projede dava dışı İglo Mekanik firması ile Ortaklık arasında 27.07.2017 tarihli Elektromekanik Sistemler / Mekanik İşleri" Sözleşmesi akdedilerek, söz konusu işin dava dışı firmaya tamamen / anahtar teslim olarak devredildiğini, onun yapım yükümlülüğü altında iş gerçekleştirilmekte iken, diğer davalıya ait araç ile dava dışı İglo firmasına ait araç arasında dava konusu olayın gerçekleştiğini, diğer bir deyişle, davalı ortaklığa ait şantiye sahası içerisinde sözleşmeleri ekte bulunan alt yüklenicilerin kendi aralarında yaptıkları bir iş neticesinde bir kaza vuku bulmuş olup, davalı ortaklığın dolayısıyla ortaklığı oluşturan şirketlerin konuya ilişkin herhangi bir dahli bulunmadığı gibi; herhangi bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle, somut olayda davalılara ve ortaklığa herhangi bir kusur atfı mümkün olmadığından, davalılar açısından davanın dinlenme kabiliyeti bulunmadığından pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, olayın gerçekleştiği işe ilişkin olmak üzere, tüm hukuki ve cezai sorumluluğun diğer davalı firmaya ve dava dışı firmaya ait olduğunu, üçüncü kişinin kazaya ait zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması gerektiğini, sigortacının sigortalının yerine geçerek zarara sebebiyet veren kişilere husumet yöneltebilmesi için zararın teminatı kapsamında, zarar görenin dava hakkının olması, sigorta tazminatının ödenmiş olması gerektiğini, hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmayan davalıya, davacının sigortalısının dava açma hakkı bulunmadığından, davacının da halefiyet hakkına dayanarak işbu davayı açma hakkı kesinlikle bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve koşulu ile; rücu davasında faiz talebine hak kazanabilmek için, karşı tarafa usulüne uygun şekilde ihtarname tebliğ edilmiş olması gerektiğini, aksi halde, dava tarihinde temerrüde düşülmüş olacağından faiz de dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, tüm bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine; kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve koşulu ile davalıların dava konusu kazanın oluşumunda hiçbir eylemi bulunmadığı gibi; hiçbir sorumluluğu da bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar dosyasının bağımsız ve tarafsız eksper tarafından incelenerek rapor oluşturulduğunu ve işbu kaza neticesinde sigortalıya 27.900-Euro hasar tazminatının sigortalıya ödendiğini, söz konusu hasar nedeniyle davalıların işbu zarardan TTK 1481. halefiyet hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, işbu dosyada alınan bilirkişi raporunun davacı lehine iken, gerekçeli kararda belirtilen hususlar yönünden ek inceleme yapılmaksızın reddedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalılar vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih, 2020/545 Esas - 2022/489 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketinin makina kırılması sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca zarar sorumlularından tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının, dava dışı sigortalı De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş. ile aralarında 06/01/2017-06/01/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" sözleşmesi kurulduğunu, sigortalı iş makinasının, başka bir vinç ile çekilmesi esnasında operatör hatası sebebiyle düşüp hasarlandığını, işbu kaza neticesinde sigortalıya 27.900-Euro hasar tazminatı ödendiğini, söz konusu hasar nedeniyle davalıların işbu zarardan 6102 sayılı TTK'nın 1481. halefiyet hükümleri gereğince sorumlu olduklarını beyan ederek eldeki davayı açtığı, davalıların davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/12/2023 tarih ve 2022/2206 Esas 2023/2151 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, davalı ... yönünden kabulüne, davalı adi ortaklık yönünden reddine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararının davacı ile davalı ... tarafından temyizi edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2025 tarih ve 2025/1758 Esas 2025/2619 Karar sayılı kararında; " ... 1.Sigortalısı dava dışı De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş. olan Makine Kırılması Sigorta Poliçesi kapsamında davacının sigortalısına ödediği bedelin halefiyet gereği tahsili istemli davada İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de kazada ...-Bahadır Vinç'in tam kusurlu olduğu, diğer davalı adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkındaki davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle, adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkındaki davanın ayrı ayrı reddine; 27.900,00 euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığının 15.04.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiziyle birlikte davalı ...-Bahadır Vinç'ten tahsiline karar verilmiştir. Dosya muhteviyatında yer alan tescil kayıtlarına göre sigortalı makinenin 41 ... plakalı vinçle kaldırıldığı esnada düşme sonucu hasarlandığı, 41... plakalı vincin tescil malikinin dava dışı Gtt Mühendislik Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, bununla birlikte kaza sonrası tutulduğu anlaşılan 15.12.2018 tarihli tutanakta vincin operatörü olarak dava dışı ...'nun imzasının bulunduğu, davalı ... üzerinden SGK nezdine yapılan araştırmada ...'ın kaza tarihinde personel çalıştırdığına dair kayda rastlanmadığı cevabının verildiği, ancak anılan tutanağa dayalı olarak iş güvenliği uzmanınca düzenlendiği görülen işyeri kaza/olay rapor formunda ise vincin Bahadır Vinç personelince sevk ve idare edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı ...-Bahadır Vinç diğer davalı adi ortaklıkla vinç temini hususunda taşeronluk sözleşmesi imzalanmışsa da kazaya karışan vincin ve/veya operatörünün kendisiyle bağlantısı bulunmadığını, kendisinin işlettiği veyahut kiralayıp temin ettiği bir vinç olmadığını savunmaktadır. Bu durumda Mahkemece, kazada operatör olarak bulunan ...'nun SGK kayıtları üzerinde bir inceleme yapılıp kaza anında kim adına çalıştığının tespiti sağlanarak davalılar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi hükümleri de tüm dosya muhteviyatıyla değerlendirilip, davalı ...-Bahadır Vincin sorumluluğunun tartışılması gerekirken; davalı ...-Bahadır Vincin sorumluluğunun ne surette belirlendiği dahi karar gerekçesinde tartışılmadan eksik inceleme ve değerlendirmeyle 41 ... plakalı vincin sebep olduğu hasardan anılan davalının doğrudan sorumlu olduğuna hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 2.Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince davalı adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de, adi ortaklığı oluşturan ve şantiye sahibi oldukları anlaşılan şirketlerin hangi gerekçeyle hasardan sorumlu olmadıkları da karardan anlaşılamamıştır. Şu halde kazaya sebep olan sorumluluğun kim veyahut kimler üzerinde bulunduğu hususu, gerekli görülmesi halinde yeniden denetime elverişli bir bilirkişi raporda da alınarak, karar yerinde denetime elverişli gerekçeyle tartışılıp değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz gerekçeyle anılan davalılar hakkındaki davanın reddi de doğru görülmemiştir. 3.Bozma sebebine göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. ..." gerekçesi ile dairemiz kararı bozulmuştur. Bozma ilamından önce, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alındığı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları olayın anlaşılması ve hukuki değerlendirme yapılması için yeterli olduğu, hukuki değerlendirme ile birlikte kusur değerlendirmesi aşağıda ayrıntılı açıklanacağı üzere Dairemizce dosya kapsamı itibariyle yapılabileceği değerlendirildiğinden, yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nın 1429. maddesi,“(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür” şeklindedir. Diğer yandan, 25 Şubat 1967 tarihinde yürürlüğe giren "Makina Kırılması Sigortası Genel Şartlar"ının 16. maddesinde ise; "Sigortacı ödediği tazminat miktarınca hukuken sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren sigortacının ikame edebileceği davaya yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye mecburdur. ",23. maddesinde ise;" Bu Genel Şartlara, varsa bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmeyen özel şartlar konulabilir." hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş. arasında 06/01/2017-06/01/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere" Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" sözleşmesi kurulmuş olup, söz konusu poliçe ile dava dışı Teknik Vinç Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait Haulotte marka HA15IP model ... seri nolu iş makinesi teminat kapsamına alınmıştır. Poliçenin, “Hareketli Ekipmanlar Geniş Ek Teminatı Klozu başlığı altında; “Bu kloz ile Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları hükümleri ve poliçe şartlarındaki ve/veya eklerindeki diğer hükümler saklı kalmak kaydıyla. poliçeye ekli makine listesinde gösterilen müteharrik makinelerde çarpma, çarpışma, raydan çıkma, düşme, devrilme, yuvarlanma, toprak kayması, toprak çökmesi, kaya düşmesi, yangın, yıldırım, deprem ( kara ve deniz depremi, tsunami). yanardağ püskürmesi, sel, seylap, su baskım vb. çığ sebepleri ile meydana gelecek hasarlar..” teminata dahil edildiği, yine poliçede; "Finansal kiralama firmalarının yapmış olduğu kiralama sözleşmeleri hariç olmak üzere poliçede belirtilen iş makineleri veya diğer makinelerin kiraya verilmeleri veya mal sahibi dışındaki kişilerce kullanılması / işletilmesi durumu poliçede aksi belirtilmedikçe rizikonun ağırlaşması sebebi olarak kabul edilecek olup sigortacının kanunun ilgili maddelerinden gelen hakları saklı olacaktır." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Poliçenin "Rücu Hakları Özel Şartı"nın düzenlendiği kısmında, "Kiracı Bilgileri" adı altında; Kiracının dava dışı Teknik Vinç Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, mal cinsinin platform, bedelinin 237.855 EURO olduğu, vadenin 38 ay, başlangıç tarihinin 06.01.2017, bitiş tarihinin 06.03.2020 olduğu bilgilerine yer verilmiş,"Özel Şartlar" ın düzenlendiği bölümde ise, "Bu poliçe ile sigorta edilen makine ve/veya makinelerin sigorta süresi içinde poliçede belirtilen sigortalı tarafından üçüncü şahıslara kiraya verilmesi durumunda,ilgili alt kira sözleşesinin varlığı durumunda sigorta teminatı aynı şartlarda olup,meydana gelebilecek herhangi bir hasarda sigortacının sorumluluğu aynen devam edecektir." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamındaki hasar raporunda,gelen ihbar üzerine makinenin asıl sahibi olan Teknik Vinç Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinin adresine gidildiği, söz konusu adreste çok sayıda "Platform Lift" makinesinin bulunduğu, firmanın "vinç kiralama" işi ile ilgili faaliyette bulunduğu, firma yetkilisinin, Leasing Firması (sigortalı De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş.) aracılığıyla satın aldıkları çok sayıda Akülü Eklemli Platform Lift Makinelerinden birini(dava konusu) başka bir firmaya( dava dışı İglo Mekanik Otomotiv İnş. Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti) kiraya verdiklerini, o firmanında Makineyi (Platform Lift) Marmaray Projesinde bakım-onarım işlerinde kullandığını, kulanım sırasında başka bir yere nakledilirken başka bir taşeron firmaya (Davalı Bahadır Vinç - ...) ait vinç yardımı ile kaldırılırken, lifti tutan 4 adet sapanın kopması sonucunda ağır şekilde hasarlandığını beyan edilmiştir. Sigorta kapsamındaki, Haulotte marka HA15IP model ... seri nolu iş makinesinin asıl sahibinin Teknik Vinç Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, adı geçen şirket tarafından 14.11.2018 tarihli kiralama formu ile dava dışı İglo Mekanik Otomotiv İnş. Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti'ne bırakılan makinenin, davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin oluşturduğu KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı ile dava dışı İglo Mekanik Otomotiv İnş. Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 27/07/2017 tarihli metro inşaatı elektro mekanik sistemler ve mekanik işler alt (taşeron) sözleşmesi kapsamında kullanılmakta iken KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı ile diğer davalı Bahadır Vinç- ... arasında 25/11/2016 tarihli kiralık araç-makine (vinçli kamyon) teminine ilişkin taşeron sözleşmesine istinaden adı geçen davalıya ait olduğu ileri sürülen 41 ... plakalı mobil vinçten, 15/12/2018 günü meydana gelen kazada düşerek hasarlandığı, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına (De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş.) 15.04.2019 tarihinde 27.900,00.-EURO sigorta tazminatı ödendiği anlaşılmıştır. Dosyada talimat yoluyla Makine Mühendisi ve Sigorta Hukuku uzmanı Bilirkişilerden keşfen alınan 24.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle,mevcut verilerden dava dışı De Lage Landen Finansal Kiralama A.Ş.’nin davacı firmanın sigortalısı olduğu bahsi geçen manliftin ya da kaldırma taşıma aparatının ya da aracının bu firmadan kiralanmış olduğu, olay özelinde davalı KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi kusursuz olduğu, bahsi geçen 7.300 Kg ağırlığındaki lifti kaldırıp işletme içinde başka bir yere naklini yapan firmanın veya Bahadır Vinç ve Nakliye – ... firmasının, bu işlemler sırasında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 417, 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 4, 5, 10’da belirtilen hususlara riayet etmesi gerektiği, olayın 7.300 Kg ağırlığındaki liftin sapanla mobil vince tespit edilip yaklaşık -1- metre kaldırılması sonucu sapanların kopmasıyla makinanın düşmesi sonucu meydana geldiği, mobil kaldırma aracının bütün elemanları ile birlikte (kaldırmada kullanılan sapanlar da dahil) düzenli biçimde periyodik şekilde yetkin kişiler tarafından kontrollerinin yapılması ve de bu hususun raporlanması gerektiği, eğer, bahsi geçen mobil vinç düzenli biçimde sapanları dahil yetkin kişiler tarafından periyodik biçimde kontrol edilseydi, sapanın teknik durumunun belirleneceği, zamanında değiştirilmesi sağlanacağı, yükü kaldırmaya uygun özellikte sapan kullanılmasının temin edileceği, akülü eklemli platformun ya da liftin sapanlarının kopması ile düşmesi ve de zarar görmesinin söz konusu olmayacağı,olayın meydana gelmesinde veya liftin zarar görmesinde, davalı Bahadır Vinç ve Nakliye – ... firmasının tam veya tamamen kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde davalı Bahadır Vinç ve Nakliye – ... firmasına hizmet akdiyle bağlı çalışanların 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 19’a aykırı eylemlerinin rolü söz konusu olmadığı için kusurlarının da söz konusu olmadığı, teklif bedeli olan 31.585,49-Euro’nun piyasa koşullarına uygun olduğu ve de bundan sovtaj bedeli olan 585,49-Euro ile (31.585,49 - 585,49 = 31.000,00-Euro) muafiyet olan (%10) 3.100,00-Euro düşüldüğünde (31.000,00 - 3.100,00 = 27.900,00-Euro), davacı firma tarafından ödenecek bedelin 27 900,00-Euro olduğu, davacı firma tarafından sigortalıya 15.04.2019 tarihinde ödenen bu bedelin (27.900,00-Euro) yapılan piyasa araştırmasıyla piyasa koşullarına uygun olduğu, hasarlanan HA15IP Akülü Eklemli Platformunda poliçedeki listede yer aldığı, tüm bu hususlardan hasarın teminat kapsamında bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Dairemizce bozma kararı öncesinde davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2025 tarih ve 2025/1758 Esas 2025/2619 Karar sayılı bozma kararında Dosya muhteviyatında yer alan tescil kayıtlarına göre sigortalı makinenin 41 ... plakalı vinçle kaldırıldığı esnada düşme sonucu hasarlandığı, 41 ... plakalı vincin tescil malikinin dava dışı Gtt Mühendislik Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, bununla birlikte kaza sonrası tutulduğu anlaşılan 15.12.2018 tarihli tutanakta vincin operatörü olarak dava dışı ...'nun imzasının bulunduğu, davalı ... üzerinden SGK nezdinde yapılan araştırmada ...'ın kaza tarihinde personel çalıştırdığına dair kayda rastlanmadığı cevabının verildiği, ancak anılan tutanağa dayalı olarak iş güvenliği uzmanınca düzenlendiği görülen işyeri kaza/olay rapor formunda ise vincin Bahadır Vinç personelince sevk ve idare edildiğinin belirtildiği, davalı ...-Bahadır Vinç diğer davalı adi ortaklıkla vinç temini hususunda taşeronluk sözleşmesi imzalanmışsa da kazaya karışan vincin ve/veya operatörünün kendisiyle bağlantısı bulunmadığını, kendisinin işlettiği veyahut kiralayıp temin ettiği bir vinç olmadığını savunduğu, kazada operatör olarak bulunan ...'nun SGK kayıtları üzerinde bir inceleme yapılıp kaza anında kim adına çalıştığının tespiti sağlanarak davalılar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi hükümleri de tüm dosya muhteviyatıyla değerlendirilip, davalı ...-Bahadır Vincin sorumluluğunun tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda, ...'nun 15/12/2018 tarihi itibariyle hangi işveren nezdinde çalıştığının tespiti için bu döneme ilişkin hizmet döküm cetveli ve ilgili evraklarının gönderilmesini teminen yazı yazılmış, Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Gebze Sosyal Güvenlik Merkezinin 15/09/2025 tarihli yazı cevabında ...'nun 15/12/2018 tarihi itibariyle, davalı ... bünyesinde çalışmadığı, dava dış başka bir firma çalışanı olduğu cevabının verildiği görülmektedir. Davalılardan ... - Bahadır Vinç ve Nakliye Şirketi ile KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi arasında 25.11.2016 tarihli "Kiralık Araç - Makine (Vinçli Kamyon) Temini Sözleşmesi incelendiğinde, davalı ...'ın taşeron olarak vinç temini yapabileceği taraflarca kararlaştırılmış ise de, operatör ...'nun, SGK kayıtlarına göre olay tarihinde davalı ...'ın çalışanı olarak görülmemesi, davalı ...-Bahadır Vinç diğer davalı adi ortaklıkla vinç temini hususunda taşeronluk sözleşmesi imzalanmışsa da kazaya karışan vincin ve/veya operatörünün kendisiyle bağlantısı bulunmadığını, kendisinin işlettiği veyahut kiralayıp temin ettiği bir vinç olmadığını savunduğu, bu kapsamda davalı ...'ın savunmasının aksinin de davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenlerle ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu da göz önüne alınarak bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinden ayrılınarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Diğer davalı KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğu;" Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenmiştir. Adam çalıştıranların sorumluluğu hakkında gerek doktrinde gerek içtihatlardaki (27.03.1957 gün ve 1/3; 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları) baskın görüş bunların kusursuz bir sorumluluğa tabi tutulmaları doğrultusundadır. İş gördürenin sorumluluğunun kaynağı, göstermekle yükümlü olduğu özenle iş görme (ihtimam) ödevinin ihlalidir. Sorumluluğun kökü, bizzat sorumlu şahsın ya da şahısların durumundadır. İstihdam eden, müstahdem veya işçilerini seçerken, onları çalıştırırken, başkalarına zarar vermemelerini sağlamakla ve buna dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Esasen istihdam edenin sorumluluğunun dayanağı, onun müstahdeme nezaret ve özen hususundaki objektif vazifesinin ihlali teşkil eder. Yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararından da anlaşılacağı gibi adam kullananın sorumlu tutulabilmesi için, kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, kullandığı adamın dahi kusuru kanuni şartlardan değildir. Bu noktada, Borçlar Kanununun 66. maddesinde düzenlenen “adam çalıştıranın sorumluluğu” için, somut olayda “adam çalıştırma ilişkisi” ile “çalıştırılanın hizmetini yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi” unsurlarının gerçekleşmesi zorunludur. Adam çalıştırma ilişkisi için çalıştırılanın, çalıştıranın buyruğu altında olması, onun gözetiminde işi yapması ve onun talimatıyla bağlı bulunması gerekir. Bunun yanında meydana gelen zararın müstahdemin istihdam edenin maksatları için bir hizmetin görüldüğü sırada doğmuş olması zorunludur. Başka bir deyişle, müstahdeme gördürülen hizmetle zarar arasında “gaye ve görev bakımından” çok sıkı bir münasebet olmalıdır. Bu bakımdan hizmetin ifası ile zararın ikaı arasındaki zaman ve yer bağlılığı ve zararın istihdam edenin hizmetin görülmesi için verdiği vasıta ile meydana getirilmesi hizmetin icrası esnasında zararın meydana geldiğini bir karine, emare olarak kabul edilebilirse de, daima bu unsurlara isnat etmek doğru sonuç vermez. Bu nedenle, bu dış görünüş unsurlarından ziyade, zarar verici fiilin, istihdam edenin müstahdeme kendi gayesi için tevdi ettiği hizmetlerin ifası alanında işlenmiş olması nazara alınır. Kaza sırasında hasara uğrayan manliftin ya da kaldırma taşıma aparatının ya da aracının dava dışı sigortalıdan kiralanmış olduğu, bahsi geçen 7.300 Kg ağırlığındaki lifti kaldırıp işletme içinde başka bir yere naklini yapan firmanın(yukarıda diğer davalı ...'a ait olduğu veya kendisince temin edildiği ispatlanamadığı açıklanmıştır) bu işlemler sırasında, 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 4, 5, 10’da belirtilen hususlara riayet etmesi gerektiği, davalı KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin iş sahibi olduğu, kazanın davalı adi ortaklığın iş sahibi olduğu inşaat alanında meydana geldiği, vincin davalı adi ortaklığın inşaat faaliyetlerinde yer aldığı, davalı adi ortaklığın meydana gelen zarardan bu kapsamda sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporundaki kusur durumundan ayrılınmış ve davalı adi ortaklık yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay HGK'nın 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı kararı uyarınca, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan duruşmalı yargılamada taraflar yararına ayrıca istinaf vekalet ücretine hükmedilmemiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) yönünden KABULÜNE, -27.900,00-Euro tazminatın 15/04/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığının davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Davanın, davalı ... yönünden REDDİNE, 3-Alınması gerekli 17.000,17-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 4.250,05-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.750,12-TL'nin davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacının yaptığı toplam 2.690,90-TL yargılama giderinin 4.250,05-TL peşin harç ile birlikte davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 7-Davacı tarafından temyiz ve istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan tebligat ve posta giderleri toplamı 1.830,00 TL'nin davalılar Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (KKC MARMARAY İNŞAAT ADİ ORTAKLIĞI TİCARİ İŞLETMESİ ŞİRKETLERİ) alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... tarafından temyiz başvuru için yapılan tebligat ve posta giderleri toplamı 500,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Tarafların istinaf ve temyiz aşamasında yatırdığı gider avanslarından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine, Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi.25/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*