T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1857 - 2026/516 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1857 KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : 2023/155 Esas - 2024/338 Karar ASIL DAVA DAVACI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1857 - 2026/516 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1857 KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : 2023/155 Esas - 2024/338 Karar ASIL DAVA DAVACI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/03/2023 BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/434 Esas DAVACI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/09/2023 BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/307 Esas DAVACI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un Konyalı Etli Ekmek isimli lokantanın sahibi olduğunu ve diğer davalı ...'in ise baca temizliği işi yaptığını ve davacıya sigortalı lokantanın baca temizliğinin 6 ayda bir periyodik olarak yapıldığını, 01/09/2022 tarihinde yapılan temizlik işleminden 19 gün sonra 20/09/2022 tarihinde bina çatısında yangın meydana geldiğini, itfaiye raporunda yağlı kurumun tutuşmaya neden olduğunun ve yangının meydana geldiğinin tespit edildiğini, kaza neticesinde sigortalıya 267.318,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, kazanın hizmet kusurundan kaynaklanması nedeniyle davalıların sorumlu olduklarını beyan ederek; Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/10190 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu bedeli ödemeden önce basiretli davranıp gerekli araştırmaları yağmadığını, davalı ile ... arasında herhangi bir baca bakım sözleşmesi bulunmadığını, davalının sadece bir defaya mahsus olmak üzere 11/07/2022 tarihinde 01:00 civarında Konyalı Uğur Usta isimli işyerinin baca temizleme işini yaptığını ve iş sonrası yükümlüğünün sona erdiğini, sigorta sözleşmesinin taraflarının davacı ve diğer davalı olduğunu, poliçeden nemalananın diğer davalı olduğunu, müvekkilinin temizliği 1.000,00 TL ye yaptığını ve firmanın fatura istemediğini, aradan iki ay geçtikten sonra 22/09/2022 tarihinde aranarak belediyenin rutin denetime geleceği için baca temizliği yapıldığına dair fatura isteyeceklerini beyan etmesi üzerine eski tarihli fatura kestiklerini, kendilerine yangından bahsedilmediğini, müvekkilinin yaptığı temizlikten 75 gün sonra çıkan yangının davalı ile bağlantı kurulmasının hukuken mümkün olmadığını, sigortalıya düzenli bakım hizmeti vermediklerini, baca temizliğinden bina sahibi ve yöneticilerin sorumlu olduğunu, mevzuata göre boruların ayda bir, bacaların ise iki ayda bir temizlenmesi gerektiğini, itfaiye raporunun eksik düzenlendiğini, yangına neden olan bacanın mevzuat standartlarında olup olmadığının belli olmadığını beyan ederek davanın reddine talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, davalıya ait işyerinde çıkan yangın sonucu davalıya 267.318,00 TL ödeme yapıldığını, rücu talebinin mümkün olmadığını, davalı lokantanın 7 yıldır faaliyet göstermekte olup düzenli olarak baca temizliğinin yapıldığını, sigorta poliçesinde periyodik temizlik maddesi bulunmadığını, yangından iki ay önce diğer davalıdan temizlik hizmeti aldıklarını, yükümlülükleri olmamasına rağmen periyodik temizlik yaptıklarını, son bakımdan kısa bir sonra yangının meydana geldiğini, sigorta şirketinin yaptığı ekspertiz üzerine müvekkiline ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen 2023/307 esas sayılı dosyada, dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesine konu yangın nedeniyle binada hasara uğrayan başka bir mağdur nedeniyle 5.323,00 TL hasar bedeli ödediklerini beyan ederek, Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/20885 esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçeleriyle benzer savunmalar ile davanın reddini talep etmişlerdir. Davacı vekili birleşen 2023/434 esas sayılı dosyada, dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesine konu yangın nedeniyle binada hasara uğrayan başka bir mağdur nedeniyle 5.546,00 TL hasar bedeli ödediklerini beyan ederek, Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/90245 esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Asıl ve birleşen davaların REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davalar davacısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen davalar davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuka aykırı olarak yapılan değerlendirme esas alınarak baca temizliğinin zamanında yapıldığından bahisle, baca temizliği işlemi ile yangın olayı arasında illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle verilen kararın bozulması gerektiğini, davalıların müteselsil sorumluluğu bulunmadığını, davalı ..., TTK'dan doğan "önlem alma" ve "dürüst davranma"ya ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediğini, diğer yandan, sorumluluğun yerine getirilmediği 9 gün içerisinde yangın meydana gelmiş olması sebebiyle ayıplı hizmet ifa eden davalı ...'in kusurunun mevcut olduğunu, her iki davalının da kusurunu gösteren somut deliller olup iki taraf için de denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yapılmasında hukuki yarar olduğu halde, ek raporun da eksikliği gidermediği göz önüne alınarak, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesi talebimizin reddine karar verilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., sigorta sözleşmesinde yer alan rizikoların ağırlaştırılmasını yol açacak olayların varlığını önlemeye yönelik baca temizliğini poliçe vadesinden önce yaptırmak suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiğini, sigorta poliçesi şartları incelendiğinde herhangi bir süre belirtilerek temizlik yapılmasına yönelik yükümlülük de bulunmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 Tarih - 2023/155 Esas - 2024/338 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar; sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş karara karşı asıl ve birleşen davalar davacısı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde; davalılardan ...'un Konyalı Ekmek isimli lokantanın sahibi olduğunu, diğer davalı ...'in ise baca temizliği işi ile ilgili iştigal ettiğini, dava dışı sigortalıya ait iş yerinin bacasının belirli periyotlarla temizlendiğini, son olarak 01/09/2022 tarihinde baca temizliği yapıldığını, bu işlemden yaklaşık 19 gün sonra 29/09/2022 tarihinde bina çatısında yangın meydana geldiği, itfaiye raporunda yangının yağlı kurumun tutuşması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, yangın neticesinde sigortalıya 267.318.00 TL hasar tazminatı ödendiğini, yangının davalıların hizmet kusurundan kaynaklandığını belirterek bu bedelin tahsili amacıyla başlatılan Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/10190 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalı ... verdiği cevap dilekçesinde; davalı ... arasında sürekli bir bakım veya temizlik sözleşmesi bulunmadığını, yalnızca 11/07/2022 tarihinde tek seferlik baca temizliği hizmeti verildiğini, bu işlem karşılığında 1.000,00 TL ücret alındığını, aradan yaklaşık iki ay geçtikten sonra belediye denetimi nedeniyle geriye dönük fatura düzenlenmesinin istenildiğini, yangının kendisi tarafından yapılan temizlik işi ile bağlantısı bulunmadığını, ayrıca yangının 75 gün sonra meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı ... ise; davanın görevli yetkili mahkemede açılmadığını, ayrıca yangın nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalılara rücu edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı sigorta şirketince ayrıca açılan 2023/307 E. ve 2023/434 E. sayılı birleşen davalarda; aynı yangın nedeniyle binada hasara uğrayan diğer mağdurlar için sırasıyla 5.323 TL ve 5.546 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler nedeniyle başlatılan Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/20885 E. ve 2023/90245 E. sayılı takiplerine yapılan itirazların iptaline karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği, verilen kararlara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan 10/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'un, Davacı Orient Sigorta Anonim Şirketi ile 19/08/2022 tarihinde ... poliçe nosu ile Orient Restaurant Paket Sigorta Poliçesi ile muhtelif risklere karşı bir sigorta anlaşması yaptığı, poliçenin 32. günü 20 Eylül 2022 tarihinde yaklaşık 2,5 ay önce temizliği yapılan restauranta ait davlumbaz bacasında bir yangın meydana geldiği, söz konusu baca temizliğinin baca bakım belgesine göre 01/09/2022 tarihinde yapıldığı ancak temizlik hizmetinin fiili olarak gerçekleştiği 11/07/2022 tarihine dair baca temizlik belgesinin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla bu durumun sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen husus olarak değerlendirilmesi gerektiği, sigortacıya eksik veya yanlış olarak bildirildiği değerlendirilen baca temizlik belgesindeki beyan ihlalinin, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla imza edilen poliçe gereği oluşan yangın risklerinin sigorta şirketi tarafından yüklenildiği, tanık ifadeleri, olayın oluş şekli ve keşif incelemesi esnasındaki tespitler dikkate alındığında yangın olayının vukusunda Davalı ...'un herhangi bir kasıtının veya ihmalinin olmadığı, davalı ...'un baca temizliği belgesi düzenletilmesinden kaynaklı ihmali olduğu ve yapılan değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği ancak söz konusu ihlalin tazminat miktarına veya bedele ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edip etmediğinin, işletmenin baca temizliği ve fatura tarihleri arasındaki iş potansiyeli tespit edilemediğinden belirlenemediği, işyeri Yangın Poliçesine istinaden Davacı sigorta şirketine ödenen primle ilgili herhangi bir problemin olmadığı, davalı sigortalı ve davacı sigorta şirketinin eksperin belirlemiş olduğu sigorta tazminatında mutabık kaldıkları, Orient İşyeri Paket Sigortası Bilgilendirme Formu'nun İşyeri Paket Poliçesi Kloz ve Özel Şartlarının 2. maddesinde, tarafların, sigorta genel şartlarına ek olarak, kanuna, ahlaka aykırı bulunmamak üzere ve karşılıklı mutabık kalınmak suretiyle rizikonun özelliklerine uygun olarak özel şart kararlaştırabilme hakları vardır ibaresinin bulunmasına rağmen taraflar arasında rizikoyla ilgili herhangi bir özel şart bulunmadığı, Davalı Sigortalı ...'un sigorta sözleşmesinde yer alan rizikoların ağırlaştırmasına yol açacak olayların varlığını önlemeye yönelik baca temizliğini poliçe vadesinden önce yaptırmak suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiği şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Dosya arasına alınan 28/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; bacaların yangından korunması ile ilgili olarak yürürlükteki yönetmeliklere göre lokanta, restaurant, yemek fabrikası gibi topluma açık yerlerle, ocaklarında yemek pişirilip kızartma yapılan tüm baca sistemleri en az 4 ayda bir temizlenmesi gerektiğini, bu süre kullanım sıklığında artış olması halinde kısalabileceği, dosya içeriğinden yapılan tespitlere göre; yangın olayının gerçekleştiği 20 Eylül 2022 tarihinden 72 gün önce yapıldığı anlaşılan baca temizliği işlemi ile meydana gelen yangın olayı arasında sebep- sonuç ilişkisinin ve illiyet bağının kurulamayacağı şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1435. maddesinde, "sigorta ettiren sözleşmenin yapıldığı sırada bildiği veya bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür, sigortacıya bildirilmeyen eksik veya yanlış bildirilen hususlar sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" hükmü düzenlenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 1439. ve 1440. maddelerinde sigortacı için önemli bir husus bildirilmediği veya yanlış bildirildiği taktirde sigortacının 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına veya rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılacağı, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Gerek 6102 sayılı TTK'nın 1435. maddesi ve gerekse Genel Şartlarda yer alan düzenlemelerine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Şayet sigortalı tarafından var olan bir ayıp ya da eksiklik kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. 6102 sayılı TTK'nın 1436-(1) maddesin de; "sigortacı sigorta ettirene cevaplaması için sorular içeren bir liste vermiş ise sunulan listede sorulan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirene hiç bir sorumluluk yüklenemez meğerki sigorta ettiren önemli bir hususu kötü niyetle saklamış olsun" düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak sigorta sözleşmeleri karşılıklı güven esasına dayanan ve beyana göre düzenlenen sözleşmelerdir. Yangın sigortası yapılması sırasında geçirilen veya teşhis edilen bir eksiklik ya da ayıp var ise bunun bildirilmesi iyi niyetin gereğidir. 6102 sayılı TTK'nın 1435. ve devamı maddeleri ise sigortalının kasıtlı olarak eksiklik ya da ayıp durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında ise teminatın indirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 1439-(2) maddesinde ise; "...Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." hükmü yer almaktadır. Eldeki davada, tüm dosya kapsamından davalılardan ... ile davacı sigorta şirketi arasında 19/08/2022 tarihli ve ... poliçe numaralı "Restaurant Paket Sigorta Poliçesi" kapsamında muhtelif risklere karşı sigorta sözleşmesi akdedildiği, sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu dönemde, 20/09/2022 tarihinde davalıya ait iş yerinin davlumbaz bacasında yangın meydana geldiği, dosya içerisinde yer alan baca temizlik belgesine göre temizlik işleminin 01/09/2022 tarihinde yapıldığı belirtilmiş ise de, fiili temizlik işleminin 11/07/2022 tarihinde davalı ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, uyuşmazlığın, söz konusu yangının davalıların kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemeleri davalılara rücu edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir. Dosya kapsamındaki bilirkişi ve eksper raporları incelendiğinde; yangının baca içerisinde biriken yağlı kurumun tutuşması sonucu meydana geldiği belirtilmiş olmakla birlikte, bu durumun doğrudan davalı ... tarafından gerçekleştirilen baca temizliği işleminin ayıplı ifasından kaynaklandığına dair somut, kesin ve teknik bir tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır. Özellikle dosya arasına alınan eksper raporunda bu yönde yalnızca kanaat bildirildiği, ancak teknik ve bilimsel verilerle desteklenmiş açık bir kusur tespitinin yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle, eksper raporu ile dosya kapsamında mevcut diğer deliller arasında yeni bir bilirkişi incelemesini gerektirecek ölçüde açık bir çelişki bulunmadığı değerlendirmesiyle, mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki talebin reddedilmesinde her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda da değinildiği gibi, sigorta hukukunda rücu talebinin kabul edilebilmesi için, zararın davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığının ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise davacı sigorta şirketi, yangının davalıların kusurundan ileri geldiğini ve kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu somut ve kesin delillerle ispat edememiş olduğu görülmektedir. Ayrıca, davalı sigortalının poliçe kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, düzenli olarak baca temizliği yaptırdığı ve bu suretle sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı bir davranışının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine, baca temizlik belgesine ilişkin beyanın gerçeğe aykırı olduğu yönünde ileri sürülen iddianın da, tazminatın indirimi veya reddini gerektirir nitelikte bir ihlal oluşturduğu da ispatlanamamanmıştır Bu nedenle de sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırılığına dayanılarak orantı indirimi yapılmasını gerektirir bir durumunda somut olayda söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, eldeki davada tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, davacı sigorta şirketinin, yangının davalıların kusurundan kaynaklandığını ve zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispat edemediği, davalılara atfedilebilecek somut bir kusur, ayıp veya ihmalin bulunmadığı anlaşılmış, bu itibarla, asıl davanın ve birleşen davaların mahkemece ayrı ayrı reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak asıl ve birleşen davalar davacısı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; asıl ve birleşen davalar davacısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 913,20 TL (304,40 TL x 3) harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*