Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.09.2017 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesine bağlı olarak sosyal malzemeleri dağıtma işi yapmak üzere şoför olarak çalışmaya başladığını, son olarak davalı ... Kurumsal Hizm San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Kurumsal Şirketi) sigortalısı olarak çalışmasına devam ederken dava dışı ... Şirketinde işe alınacağı söylenerek aynı işyerinde çalışan 30 kişi ile birlikte toplu olarak işten çıkarıldığını, davalı ... …
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ... yönünden verilen husumetten ret kararının yerinde olup olmadığı ile davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti hususlarındadır. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından işe iade ile arabuluculuk tutanak iptali davaları birlikte açılmış ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası davaların tefriki aşamasında, davacı vekili tarafından sunulan 18.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde yer alan "... dava dilekçesinde davacı ile ... Kurumsal Şirketi arasında düzenlenen ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının ve sözleşmelerin geçersizliğine karar verilmesi istenmiştir. Arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersizliğinin tespiti konusunda husumet yalnızca ... Kurumsal Şirketine yöneltildiğinden davanın tefrik edilmesi aşamasında da taraf olarak yalnızca ... Kurumsal Şirketinin kaydedilmesini, dosyanın ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliği yönünden yalnızca ... Kurumsal Şirketi yönünden tefrikini talep ederiz." şeklindeki talepte bulunduğu görülmektedir. Dairemizin 18.09.2023 tarihli bozma kararında ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının işbu davada davalı sıfatı bulunduğu kabul edilerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğu belirtilmişse de, bozmada yer alan bu ibarenin maddi hataya dayandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür. Bu nedenle davaların tefrikine karar verilmesinden sonra davacının 18.10.2022 tarihli dilekçesinde yer alan talebe rağmen, Mahkemece davalı ... Başkanlığının da somut davada davalı olarak gösterilmeye devam edilmesi, bozmadan sonra yeniden yapılan yargılamada da bu hata devam ettirilerek, davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesi ve bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.