AndHD • Cilt: 9 | Sayı: 2 | Temmuz 2023 | s. 385 - 416 Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 60’ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi (*) Evaluation of Article 60 of the Turkish Law of Obligations Number 6098 in Terms of Civil Procedure Serpil IġIK AraĢtırma Görevlisi Doktor İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usûl ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Anahtar Kelimeler Sebeplerin Yarışması, TBK m. 60, Taleple Bağlılık, Iura Novit Curia, Sorumluluk
AndHD • Cilt: 9 | Sayı: 2 | Temmuz 2023 | s. 385 - 416 Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 60’ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi (*) Evaluation of Article 60 of the Turkish Law of Obligations Number 6098 in Terms of Civil Procedure Serpil IġIK AraĢtırma Görevlisi Doktor İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usûl ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Anahtar Kelimeler Sebeplerin Yarışması, TBK m. 60, Taleple Bağlılık, Iura Novit Curia, Sorumluluk Sebeplerinin Çokluğu. Öz Hayatın olağan akıĢında bir Ģahsın, aynı zarar verici olaydan farklı sebeplerle sorumlu tutulabil- mesi mümkündür. Sorumluluk sebeplerinin birden fazla olması diğer bir ifadeyle sebeplerin yarıĢması meselesi doktrinde eskiden beri tartıĢılan ve kararlarla geliĢtirilen bir müessesedir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı maddesinde açıkça düzenlenen yarıĢma meselesi, Türk hukukunun bir parçası hâline gelmiĢtir. TBK m. 60 uyarınca bir davada birden fazla sorumluluk sebebi aynı anda uygulanabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini açıkça talep etmiĢ olmadıkça, en iyi giderim imkânını sağlayan sebebe göre karar verir. Görüldüğü üzere TBK m. 60 hükmü ile zarar görenin birden fazla sorumluluk sebebine dayanabileceği durumlarda uygulanacak olan prensipler düzenlenmiĢtir. Bununla birlikte madde- nin lafzı, yarıĢma sorununa bir çözüm getirmediği gibi daha fazla sorunun ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu kapsamda, özellikle, mehaz Ġsviçre Borçlar Kanunu Ön Tasarısı‟nın 53‟üncü maddesinde yer almamakla birlikte TBK m. 60 hükmüne eklenen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesi doktrinde ileri sürülen eleĢtirilerin odak noktasını teĢkil etmektedir. ÇalıĢma- mızda medenî usûl hukuku açısından sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasını düzenleyen TBK m. 60 hükmünü değerlendirmeyi amaçlamaktayız. Keywords The Competition of Reasons, Article 60 of the TCO, Commitment by Demand, Iura Novit Curia, Plurality of Liability Reasons. Abstract In the ordinary course of life, it is possible for a person to be held responsible for the same damaging event for different legal reasons. The fact that the reasons for responsibility are more than one, that is, the issue of “competition”, is an institution that has been discussed in the doctrine for a long time and developed with decisions. The competition issue, which is clearly regulated in Article 60 of the Turkish Code of Obligations numbered 6098, which entered into force on 01.07.2012, has become a part of Turkish positive law. Pursuant to the regulation stipulated in Article 60 of the TCO, in the event that more than one legal rule is applied at the same time in a case, the judge will decide according to the reason for the responsibility that provides the best remedy, unless the injured person has explicitly requested otherwise. As can be seen, the principle to be followed in cases where the injured person can be based on more than one liability reason are regulated with the Article 60 of the TCO. However, due to the arrangement of the article, it does not provide a solution to the competition problem and causes more problems. In this context, the phrase “unless the injured party has requested the contrary” added to the Article 60 of the TCO, although it is not included in Article 53 of the Preliminary Draft of the Swiss Code of Obligations, constitutes the focal point of the criticisms brought in the doctrine. This expression, which the legislator added to the text of the article, raises many problems in terms of civil procedure law. For this reason, in our study, we aim to evaluate the Article 60 of TCO, which regulates the competition of liability reasons in terms of civil procedure law. (*) AraĢtırma Makalesi. Hakem denetiminden geçmiĢtir. Gönderim Tarihi: 16.05.2023, Kabul Tarihi: 09.07.2023. 386 Serpil IġIK GĠRĠġ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 1 (TBK) m. 60 uyarınca, bir davada birden fazla sorumluluk se- bebinin aynı anda uygulanabileceği durumlarda hâkim, zarar gören aksini açıkça talep etmiĢ olmadık- ça, en iyi giderim imkânını sağlayan sebebe göre karar verir 2. Sorumluluk sebeplerinin birden fazla olması, diğer bir ifadeyle “yarıĢma (Konkurrenz) 3” meselesini düzenleyen TBK m. 60 hükmü, mehaz Ġsviçre Borçlar Kanunu‟ndan 4 (Schweizer ObligationenrechtOR) farklılaĢan hâliyle 5, medenî usûl hukuku bakımından pek çok tartıĢmayı gündeme getirmektedir 6. Bu kapsamda, özellikle, mehaz Ġsviç- re Borçlar Kanunu Ön Tasarısı‟nın 53‟üncü maddesinde yer almamakla birlikte, TBK m. 60 hükmüne eklenen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesi 7 doktrinde getirilen eleĢtirilerin odak noktasını teĢkil etmektedir 8. Kanun‟da öngörülen hâliyle TBK m. 60 hükmü usûl hukuku bakımından, zarara uğrayan kimse- nin, istediği sorumluluk sebebine dayanıp dayanamayacağı ile farklı sorumluluk sebeplerini düzenle- yen hükümlerin aynı zamanda uygulanıp uygulanamayacağı meseleleri bakımından sorun yaratmakta ve ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ile bu hususta çözüm önerilerinin getirilmesini gerekli kıl- maktadır 9. Bu sebeple TBK m. 60 hükmünün doktrinde ve Yargıtay kararlarında ne Ģekilde yorum- lanmasının gerektiği meselesinin ortaya koyulması önem arz etmektedir 10. ÇalıĢmamızda TBK m. 60 hükmünün medenî usûl hukuku açısından değerlendirmeyi amaçlamak- tayız. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle, TBK m. 60 hükmünde düzenlenen sorumluluk sebeplerinin 1 04.02.2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmî Gazete. 2 YILMAZ, Ejder: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 1. Cilt, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (ġerh, C. 1), s. 1363; HATEMĠ, Hüseyin / GÖKYAYLA, Emre: Borçlar Hukuku Genel Bölüm, 4. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2017, N. 34, s. 305; KILIÇOĞLU, M. Ahmet: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara, 2020, § 43, s. 570; ANTALYA, Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II (Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri, Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri), 2. Baskı, Legal Yayıncılık, Ġstanbul, 2018, § 46, s. 533; KARAN, Yeliz: “Haksız Fiil Sorumluluğu ile SözleĢmeden Doğan Sorumluluğun KarĢılaĢtırıl- ması”, Prof. Dr. Mustafa Dural‟a Armağan, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2013, s. 727. 3 Günümüze kadar sorumluluk sebeplerinin yarıĢması bahsi ile ilgili olarak pek çok görüĢ ileri sürülerek birbirinden farklı terimler kulla- nılmıĢtır. Bu terimlerden bazıları “sebeplerin birleĢmesi”, “hakların yarıĢması”, “kanun hükümlerinin yarıĢması”, “hakların telâhuku” veya “talep dayanaklarının yarıĢması” Ģeklindedir. Farklı kavramlar ve tanımlar için bkz. SEROZAN, Rona: Medeni Hukuk: Genel Bö- lüm, Kişiler Hukuku I, 8. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2018 (Medeni Hukuk I), § 5, s. 177-178; KARACABEY, Ömer Faruk: “Hak- ların YarıĢması”, Ankara Barosu Dergisi, 1980, Sayı 6, s. 666; GÜRSOY, Kemal Tahir: “Haksız Eylem (Fiil)den Doğan Talep Hakkı ve Bu Hakkın Diğer Talep Haklarıyla YarıĢması (Dava Hakkının Telahuku)”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1974, Cilt 31, Sayı 1-4, s. 171; TANDOĞAN, Haluk: Türk Mes‟uliyet Hukuku (Akit Dışı ve Akdi Mes‟uliyet), Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2010, s. 528; TUNÇOMAĞ, Kenan: Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt I, 6. Baskı, Sermet Matbaası, Ġstanbul, 1976, s. 107; TÜRK, Burak / YILMAZ, Çiğdem: “Türk Borçlar Kanunu‟nun 60. Maddesi Kapsamında Sorumluluk Sebeplerinin YarıĢması”, (Ed.) BAYSAL, BaĢak: Sorumluluk Hukuku - Seminerler 2018, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2018, s. 373. Belirtmek gerekir ki borçlar hukukunda bahsi geçen yarıĢma müessesesi ile ilgili olarak yaĢanan tartıĢmalardan biri, bu kurumu karĢılamak üzere ileri sürülen “hakların yarıĢması”, “talep normlarının yarıĢması”, “taleplerin gerçek yarıĢması”, “talep dayanaklarının yarıĢması”, “taleplerin yarıĢması”, “kanun hükümle- rinin yarıĢması” gibi terimlerin kullanılması bakımından yaĢanmaktadır. Bkz. ÇAĞA, Sema: Sözleşmeden ve Haksız Fiilden Doğan So- rumlulukların Birleşmesi, Banka ve Ticaret Hukuku AraĢtırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1973, s. 17; BUZ, Vedat: “Aynı ġahsın Farklı Hukuki Sebeplerle Sorumluluğu: TBK m. 60 Üzerine DüĢünceler”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2013, Cilt 29, Sayı 2, s. 19- 57, s. 27; TÜRK / YILMAZ, s. 374. Oysaki bahsi geçen terimler kimi zaman farklı anlamları ifade edecek biçimde de kullanılmaktadır. Terminolojik farklılık konusundaki ayrıntılı açıklamalar için bkz. BUZ, s. 23-25. 4 Bundesgesetz vom 30. März 1911 betreffend die Ergänzung des Schweizerischen Zivilgesetzbuches (Fünfter Teil: Obligationenrecht). 5 Ġsviçre Borçlar Kanunu‟nda sorumluluk sebeplerin yarıĢması hakkında bir düzenleme bulunmamaktadır. Bkz. FURRER, Andreas / SCHNYDER, Anton K.: Handkommentar zum Schweizer Privatrecht, Obligationenrecht Allgemeine Bestimmungen, 3. Baskı, Schult- hess Verlag, Zürich-Basel-Genf, 2016, s. 3 vd.; GAUCH, Peter / AEPLI, Viktor / STOCKLI, Hubert: Präjudizienbuch zum OR Rechtsprechung des Bundesgerichts, 5. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 2002, s. 3 vd.; KOSTKIEWICZ, Jolanta Kren / NOBEL, Peter / SCHWANDER, Ivo / WOLF, Stephan: OR Schweizerisches Obligationenrecht, 2. Baskı, Orell Füssli Verlag, Zürich, 2009, s. 66 vd.. 6 BUZ, s. 22 vd.; BAYSAL, BaĢak: Haksız Fiil Hukuku BK m. 49-76, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019, s. 596; TÜRK / YILMAZ, s. 398. 7 BUZ, s. 30. 8 TÜRK / YILMAZ, s. 398-399; KAYA, Asım: “6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Sorumluluk Sebeplerinin YarıĢması”, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2016, Cilt 1, Sayı 2, s. 224. 9 NOMER, Haluk Nami: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 18. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2021, § 5, N. 202, s. 457. Bilindiği üzere hukuki sebep, medeni usûl hukuku ve borçlar hukukunda farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Diğer taraftan bakıldığında, TBK m. 60 hükmünde, “sorumluluk sebebi”nden söz ediliyor. Bahsi geçen kanun hükmünün ifadesinde hangisinin kastedildiği anlaĢılamıyor. Bu durum ortaya çıkan problemlerden bir tanesi olarak ifade edilebilir. 10 BAYSAL, s. 598. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 387 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 yarıĢması kavramı hakkında genel açıklamalara yer vereceğiz. Sonrasında sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasını düzenleyen TBK m. 60 hükmünün medenî usûl hukuku açısından değerlendirilmesi yolu- na gideceğiz. Bu doğrultuda TBK m. 60 hükmüne Türk kanun koyucu tarafından eklenen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesinin yerindeliğini yargılama hukukuna hâkim olan ilkeler kapsamında inceleyerek bu konuda doktrinde ileri sürülen eleĢtirileri ortaya koyacağız. Medenî usûl hukukuna hâkim olan ilkelerden “hâkimin hukuku resen uygulaması (iura novit curia) ilkesi 11“ ile “taleple bağlı- lık ilkesi” çerçevesinde TBK m. 60 hükmüne getirilen eleĢtirilere iliĢkin değerlendirmelerde buluna- cağız. ÇalıĢmamızın devamında ise dava dilekçesinin zorunlu unsurları kapsamında TBK m. 60 hük- münü ele alarak ilgili düzenlemenin Türk hukukunda avukatla temsil zorunluluğunun olmaması bakı- mından yarattığı sorunları ifade etme yoluna gideceğiz. Böylelikle medenî usûl hukuku açısından çe- Ģitli yönlerden tartıĢılabileceğini ifade ettiğimiz TBK m. 60 hükmünün nasıl yorumlanması gerektiği konusunda çözüm önerileri getirmeye çalıĢacağız. I. TBK M. 60 HÜKMÜNDE DÜZENLENEN SORUMLULUK SEBEPLERĠNĠN YARIġMASI HAKKINDA GENEL BĠLGĠLER A. Kavram Kanun koyucu, TBK‟nın 60‟ıncı maddesinde sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasını düzenlemekte- dir 12. Sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 60 hükmü- nün yürürlükten kaldırılan 818 sayılı eski Borçlar Kanunu‟nda 13 karĢılığı bulunmamaktadır 14. Zira mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu‟nda, sorumluların birden fazla olması hâli düzenlemiĢ olmasına rağmen 15 (mülga BK m. 50-51), sorumluluk sebeplerinin birden fazla olması hâline -diğer bir ifadeyle, “yarıĢma” meselesine- iliĢkin herhangi bir düzenleme getirilmiĢ değildi 16. 6098 sayılı TBK m. 60‟ta düzenlenen sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasına dair hükmün esin kay- nağı, Prof. Dr. Pierre Widmer ve Prof. Dr. Pierre Wessner tarafından hazırlanan Ġsviçre Borçlar Kanu- nu Tasarısı‟nın 53‟üncü maddesidir 17. Bununla birlikte TBK m. 60 hükmünde, “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” denilmek suretiyle Tasarı‟nın 53. maddesinden sapılmıĢtır. Diğer bir deyiĢle Ġsviç- re Borçlar Kanunu Tasarısı‟nın 53‟üncü maddesinde, TBK m. 60 hükmünde yer alan Ģekilde, “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesine yer verilmiĢ değildir. 11 MEIER, Isaak: Iura Novit Curia: Die Verwirklichung dieses Grundsatzes im schweizerischen Zivilprozessrecht, Schulthess Verlag, Zürich, 1975, s. 5 vd.; ALEXANDER, Cica: “The Principle of Iura Novit Curia”, Young Scholars in International Arbitration: A Collec- tion of Essays Prepared for the ICCA 2014 Congress, 2014, s. 105 vd.; KUMMER, Max: Grundriss des Zivilprozessrechts nach den Prozessordnungen des Kantons Bern und des Bundes, 2. Baskı, Stämpfli Verlag, Bern, 1974, s. 65; RECHBERGER, Walter H. / SI- MOTTA, Daphne-Arianer: Grundriss des österreichischen Zivilprozessrechts, Erkenntnisverfahren, Kurzlehrbuch, 6. Baskı, Manz Ver- lag, Wien, 2003, s. 340; FASCHING, Hans W., Lehrbuch des österreichischen Zivilprozessrecht. Lehr- und Handbuch für Studium und Praxis, 2. Baskı, Manz‟sche Verlags und Universitätsbuchhandlung, Wien, 1990, s. 442-443; MUSIELAK, Hans-Joachim: Grundkurs ZPO, 7. Baskı, Verlag C.H. BECK, Berlin, 2003, s. 35; SCHILKEN, Eberhard, Zivilprozessrecht, 4. Baskı, Carl Heymanns Verlag, Köln, Berlin, Bonn, München, 2002, s. 184; BOLAYIR, Nur: Medenî Usûl Hukuku‟nda Hâkimin Hukuku Re‟sen Uygulaması İlkesi, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019, s. 13 vd.; AKĠL, Cenk: “Hâkimin Hukuku Kendiliğinden Uygulaması Ġlkesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2008, Cilt 57, Sayı 3, s. 2 vd. 12 DEYNEKLĠ, Adnan: “Türk Borçlar Kanunu‟nda Yer Alan Önemli Usul Hükümleri”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2011, Cilt 2, Sayı 2, s. 71. 13 29.04.1926 tarihli ve 359 sayılı Resmî Gazete. 14 TUNCER KAZANCI, Ġdil: Medeni Usûl Hukukunda Yarışan Haklara Dayanan (Mütelâhik) Davalar, Yetkin Yayınları, Ankara, 2023, s. 34; KILIÇOĞLU, § 43, s. 566; BAYSAL, s. 596; AKINCI, ġahin: Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 11. Baskı, Sayram Yayınla- rı, Konya, 2019, s. 187; UYGUR, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt - I, Madde 1-236, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2012, s. 481; AYAN, Mehmet: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020 (Borçlar Hukuku), § 28, s. 285; DEYNEKLĠ, s. 71; KARAN, s. 727. 15 Bkz. DESCHENAUX, Henri / TERCIER, Pierre: Sorumluluk Hukuku, (Çev.) ÖZDEMĠR, Salim, Kadıoğlu Matbaası, Ankara, 1983, s. 235 vd.; VON TUHR, Andreas: Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı Cilt: 1-2, (Çev.) EDEGE, Cevat, Olgaç Matbaası, Ġstanbul, 1983, § 89, s. 777; AKINTÜRK, Turgut: Müteselsil Borçluluk, Sevinç Matbaası, Ankara, 1971, s. 2 vd.; KAPANCI, Kadir Berk: Birlikte Borç- lulukta Borçlular Arası İlişkiler, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2014, § 1, s. 33. 16 BUZ, s. 22; OĞUZMAN, M. Kemal / ÖZ, M. Turgut: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II, 15. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2020, N. 827, s. 295. 17 Bu konuda ayrıntılı açıklamalar için bkz. BUZ, s. 42 vd.; BAYSAL, s. 596. 388 Serpil IġIK TBK m. 60 hükmünün doğru bir Ģekilde incelenerek değerlendirilebilmesi için kendisine kaynak- lık eden Ġsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı‟nda öngörülen 53. madde hükmünün ilgili Kanun‟daki yeri ve anlamının doğru bir Ģekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, belirtmek gerekir ki, TBK m. 60 hükmünün mehazını teĢkil eden Ġsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı‟nda yer alan 53. maddede ifade edilen bu düzenleme, Tasarı içinde anlamlı bir madde idi. Bunun en önemli sebebi, Tasarı‟da dürüstlük kuralının bir genel koruma normu Ģeklinde öngörülmüĢ olmasıydı 18. Bahsi geçen Tasarı‟da, dürüstlük kuralına aykırı olarak nitelendirilebilecek her davranıĢ aynı zamanda hukuka aykırı olarak da kabul edilebilmekteydi. Bu yüzden de bu tür davranıĢların hepsi kendilerinin tabi oldukları sorum- luluk rejiminden baĢka haksız fiil sorumluluğunu da doğurabilecekti. Bununla birlikte Ġsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı diğer farklı gerekçelerle birlikte haksız fiil sorumluluğunun alanını fazlaca geniĢletti- ği için kanunlaĢmamıĢtır. Türk hukukunda ise kanun koyucu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile sorumluluk sebeplerinin yarıĢması meselesini ilk kez düzenlemiĢtir 19. Bu doğrultuda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı maddesi ile Kanun‟a, “Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayanabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülme- dikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.” Ģeklinde bir düzenleme getirilmiĢtir. Görüldüğü üzere birden fazla sorumluluk sebebinin aynı somut olay bakı- mından birbirleriyle yarıĢmasının mümkün olduğu açıkça hükme bağlanmıĢtır 20. Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı maddesinde öngörülen “sorumluluk sebeplerinin yarıĢması” ile bahsedilen husus, aynı zararı meydana getiren birden fazla sebebin söz konusu olması durumunda, zarar görenin bu sebeplerden herhangi birine dayanarak zararının tazmin edilmesini talep edebilmesidir 21. Bu kapsamda hâkim, somut olaya göre zarar görenin lehine olan hukuk kuralını uygulayabilecektir 22. Hayatın olağan akıĢında, meydana gelen zararlı sonucu birden fazla sorumluluk sebebinin ortaya çıkarması söz konusu olabilecektir 23. Böyle bir durumda kuĢkusuz ve tartıĢmasız olan bir husus, zarar görenin çifte tazminat isteyemeyeceğidir 24. Bu noktada doktrinde ileri sürülen bir görüĢe göre haksız fiil sorumluluğu ile borca aykırılığın yarıĢtığı bir hâlde, haksız fiil sorumluluğu borca aykırılığa müra- caat edilmesine engel olacaktır 25. Doktrinde ileri sürülen diğer bir görüĢe göre ise borca aykırılığın 18 TUNCER KAZANCI, s. 261, dn. 657. 19 GÜMÜġ, Mustafa Alper: Borçlar Hukukunun Genel Hükümleri, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 580. 20 BAYSAL, s. 596; VON TUHR, § 4, s. 39. Yargıtay, 1. HD, T. 10.03.2003, E. 2003/1833, K. 2003/2552: “... HUMK‟nun 74, 75 ve 76 maddelerinde ifade edildiği üzere olayları bildirmek yanlara, hukuki nitelemeyi yapmak ve uyuşmazlığı çözüme ulaştıracak yasa hükmü- nü bulup uygulamak hâkime aittir. Ayrıca, bir davada dayanılan maddi olaylar için birkaç hukuki nedenin bir arada gösterilmesinde il- ke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Hukuki sebeplerden bir tanesinin öteki hukuki nedenin incelenmesine olanak veriri nite- likte bulunduğu sürece önem ve lüzum derecesine göre birden fazla hukuki sebep aynı davada inceleme ve araştırma konusu yapılabilir. Nitekim, yargısal uygulama bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır...”. Bkz. YILMAZ, Şerh C. 1, s. 1364. 21 KILIÇOĞLU, § 43, s. 566. Diğer bir ifadeyle davacının dava dilekçesinde, ileri sürdüğü netice-i talebinin haklılığını yalnızca bir hukuki sebep yerine birden çok hukuki sebebe dayandırması durumunda, yarıĢma meselesi ve yarıĢan haklara dayalı dava söz konusu olmakta- dır. Bkz. BOLAYIR, s. 283. Dikkat edilirse burada, isminden de anlaĢılacağı üzere, birden çok hukuki sebep, asli talebi haklı çıkartmak için birbirleriyle yarıĢmaktadır. Bkz. ERCAN, Ġsmail: Uygulamacılar İçin Medeni Usul Hukuku El Kitabı, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2019, s. 423. 22 TÜRK / YILMAZ, s. 400; YAVUZ, Nihat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, 1. Cilt, Madde 1-338, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015 (ġerh), s. 499; ANTALYA, § 46, s. 533; YAVUZ, Nihat: Açıklamalı- Yorumlu 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Ge- tirdiği Değişiklikler ve Yenilikler (Genel Hükümler - Özel Hükümler), 3. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012 (Yenilikler), s. 126-127; YAVUZ, Nihat: Borçlar Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018 (El Kitabı), s. 262; GÜNAY, Cevdet Ġlhan: Türk Borçlar Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2015, s. 279; GÖKCAN, Hasan Tahsin: Haksız Fiil Sorumluluğu ve Tazminat Huku- ku, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2016, s. 141. 23 EREN, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, N. 1702, s. 616; AKINCI, s. 186; TEKĠ- NAY, Selahattin Sulhi / AKMAN, Sermet / BURCUOĞLU, Haluk / ALTOP, Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bas- kı, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 1993, § 49, s. 569. 24 SEROZAN, Rona, İfa- İfa Engelleri - Haksız Zenginleşme (KOCAYUSUFPAġAOĞLU / HATEMĠ / SEROZAN / ARPACI: Borçlar Hukuku Genel Bölüm - Üçüncü Cilt), Gözden GeçirilmiĢ 7. Bası, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2016, § 23, N 2, s. 296; ANTALYA, § 46, N. 2785, s. 646. 25 JÄGGI, Peter: “Zum Begriff der vertraglichen Schadenersatzforderung”, Festgabe für Wilhelm Schönenberger zum 70. Geburtstag, Universitätsverlag, Freiburg, 1968, s. 181. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 389 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 mevcut olduğu bir durumda haksız fiile iliĢkin düzenlemelere gidilmesi mümkün olmayacaktır 26. Bu- nunla birlikte doktrinde bizim de katıldığımız baskın görüĢe göre meydana gelen zarar hem haksız fiil hem de borca aykırılık teĢkil ediyorsa haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebi ile borca aykırılıktan doğan tazminat talebinin birbirleriyle yarıĢması mümkün olacaktır 27. Ancak bunun için aynı zamanda ihlal edilen hakkın da mutlak bir hak olması gerekmektedir 28. ġu hâlde haksız fiilin mevcudiyeti, sözleĢmeden doğan borcun varlığını engelleyen bir hâl değil- dir 29. Bu sebeple, örneğin, bir kimsenin evine tamir için gelen bir ustanın aletlerini dikkatsizlikle ve ev sahibinin evine zarar verecek Ģekilde kullanması durumunda, ev sahibi tarafından gerek borcunu ol- ması gerektiği gibi yerine getirmemesinden dolayı “borca aykırılıktan” gerekse de ev sahibinin evine zarar vermesinden dolayı “haksız fiilden” sorumlu tutulması söz konusu olabilir 30. Bir fiilin hem söz- leĢmeye aykırılık hem de haksız fiil teĢkil ettiği hâllerde haksız fiilden doğan dava hakkının sözleĢme- den doğan dava hakkı ile yarıĢtığı Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir 31. Benzer Ģekilde haksız fiil sorumluluğu ile sözleĢmeden doğan veya sebepsiz zenginleĢmeden kay- naklanan sorumluluk sebepleri bir arada yarıĢabilir 32. Ya da sorumluluk sebeplerinin hepsi haksız fiil sorumluluğunun kapsamına dâhil olmakla birlikte, birinin kusursuz sorumluluğa 33 diğerinin ise kusur sorumluluğuna tabi olması yahut kusursuz sorumluluğa dair iki farklı sorumluluk sebebinin var olması söz konusu olabilir 34. Mesela (A) ile hizmet iliĢkisi bulunan Ģoför (B), (A)‟ya ait motorlu aracı kulla- nırken (C)‟ye zarar vermiĢ olursa zarar gören (C), (A)‟yı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu‟nun 35 (KTK) 85‟inci maddesi uyarınca motorlu araç iĢleten sıfatıyla sorumlu tutabilecektir 36. Bunun yanında 26 VON TUHR, Andreas / ESCHER, Arnold: Allgemeiner Teil des Schweizerischen Obligationenrechts, Zweiter Band, 3. Baskı, Schult- hess Verlag, Zürich, 1974, § 46, I, 2, s. 407. 27 NOMER, § 5, N. 202, s. 457; OĞUZMAN / ÖZ, N. 820, s. 293; TERCIER, Pierre / PICHONNAZ, Pascal / DEVELĠOĞLU, H. Murat: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2016, § 24, N. 1202, s. 379; REĠSOĞLU, Safa: Türk Borçlar Hu- kuku Genel Hükümler, 23. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2012, s. 390; AYAN, Borçlar Hukuku, § 28, s. 284; TANDOĞAN, s. 537; TEKĠNAY / AKMAN / BURCUOĞLU / ALTOP, s. 981; GÜRSOY, s. 149; BGE 77 II 151; BGE 64 II 254. 28 TUNCER KAZANCI, s. 489. Yukarıda da belirttiğimiz Ģekilde, bu hâl ancak ihlal edilen hakkın mutlak bir hak olması durumunda mümkündür. Zira hukuka aykırılık unsuru, borca aykırılık bakımından ancak mutlak bir hakkın ihlali hâlinde söz konusu olur. Bkz. TUNCER KAZANCI, s. 489. 29 ACAR, Faruk: “Sorumluluk Sebeplerinin Çokluğu”, Prof. Dr. İsmet Sungurbey‟e Armağan, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Konfe- ransları III, Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri - Borç İlişkilerinde Özel Durumlar - Taraf Değişiklikleri - TBK Değerlen- dirmeleri ve İrdelemeleri, 26-27 Mayıs 2012, Ġstanbul Barosu Yayınları, Ġstanbul, 2014, s. 38. 30 NOMER, § 5, N. 202, s. 457. 31 Yargıtay, 11. HD, T. 18.04.2013, E. 2013/3189, K. 2013/7632: “... Bir fiilin hem sözleşmeye aykırılık hem de haksız fiil teşkil ettiği durumda sözleşmeden doğan dava hakkının haksız fiilden doğan dava hakkı ile yarıştığı (telahuk ettiği) kabul edilir. Bu itibarla, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilebilecek somut olay tek bir talep doğurur, çünkü zarar görenin tek bir hakkı çiğnenmemiş- tir, diğer bir deyişle söz konusu somut olayın oluşturduğu talebin tarafları, edimi ve doğma nedeni aynıdır. Doğan talep de tek olduğuna göre taleplerin birleşmesinden söz edilemez. Buna karşılık somut olayda tek talep doğmasına rağmen çeşitli kanun hükümlerinin olgula- rı gerçekleştiğinden, taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşme var ise sorun bu sözleşmeye ilişkin kaidelere göre sonuçlandırılır. Taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşme yok ise sorun haksız fiile ilişkin kurallara göre çözümlenir. Ayrıca MK madde 2‟deki dürüstlük kuralı gereğince asıl edim yükümüne eklenen çeşitli yan edim yükümleri de sözleşmeye aykırılığın saptanmasında özellikle dikkate alınır. Genel zamanaşımı süresi BK madde 125‟e göre 10 yıl olup, süre alacağın muaccel olmasıyla başlar. Haksız fiilden doğan giderim talepleri içinse özel zamanaşımı süresi öngörülmüştür. BK madde 60 uyarınca bu süre bir yıldır ve zarara uğrayanın zararı ve faili öğrenmesi ta- rihinden itibaren başlar. Aynı somut olayda her iki sorumluluk nedenine de dayanabilecek durumda olan zarar gören(in) sözleşmeye dayanan giderime ilişkin zamanaşımı süresi haksız fiile ilişkin olandan daha uzun olmakla, sözleşmeden doğan sorumluluğa dayanmak ve dolayısı ile daha uzun zamanaşımı süresinden yararlanmak mümkündür...”. Karar için bkz. Yargıtay Kararları Dergisi, 2018, Cilt 44, Sayı 5, s. 1067-069. Yargıtay tarafından verilen bir ĠBK kararında Ģu ifadelere yer verilmiĢtir: “Hakların telahukunun söz konusu ola- bilmesi için de aynı isteğin kanundaki iki farklı hükme göre de haklı görülmesi şarttır”. Bkz. Yargıtay, ĠBK, T. 04.06.1958, E. 1958/15, K. 1958/6. Aynı karar için bkz. DOĞAN, Emsalgül: “TBK m. 60‟ın “Iura Novit Curia” Ġlkesi Bakımından Değerlendirilmesi”, Adalet Dergisi, 2023/1, Sayı 70, s. 305. 32 KAYAR, Ġsmail: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟na Göre Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Özel Borç İlişkileri, 11. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2019, s. 120; KILIÇOĞLU, § 43, s. 567; ACAR, s. 38. Belirtmek gerekir ki zararın meydana gelmesi bakımından sözleĢmeden, haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleĢmeden doğan hakların yarıĢmasından baĢka, bahsi geçen bu üç borç kaynağının her- hangi birisinin kendi içinde aynı Ģartları meydana gelen farklı sebeplerinin yarıĢması da mümkündür. Bkz. KILIÇOĞLU, § 43, s. 567. 33 Kanunla özel olarak düzenlenmiĢ kusursuz sorumluluk hâllerinde borca aykırılık ile yarıĢmanın söz konusu olamayacağı ileri sürülmüĢ- tür. Bkz. DESCHENAUX / TERCIER, s. 271. Bununla birlikte doktrinde bu hâllerde de yarıĢma meselesinin gündeme geleceği ifade edilebilmektedir. Bkz. ANTALYA, § 46, s. 533. 34 OĞUZMAN / ÖZ, N. 823, s. 293. 35 18.10.1983 tarihli ve 18195 sayılı Resmî Gazete. 36 TUNCER KAZANCI, s. 174. 390 Serpil IġIK (A), (C) tarafından Türk Borçlar Kanunu‟nun 66‟ncı maddesi gereğince adam çalıĢtıranın sorumlulu- ğundan da dava edilebilecektir 37. Zira böyle bir durumda, çoğunlukla, hizmet iliĢkisinde bulunan Ģofö- rü çalıĢtıran firmanın adam çalıĢtıran sıfatıyla sorumluluğunun da Ģartları meydana gelmiĢ olacaktır 38. Bu durumda ortaya çıkan zararlı sonuç, birden fazla sorumluluk sebebine dayanmaktadır 39. ĠĢte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı maddesinde, bahsi geçen sorumluluk sebepleri- nin yarıĢması bakımından uyulacak olan prensipler düzenlenmektedir 40. Diğer bir ifadeyle TBK m. 60 hükmüyle, zarar görenin birden fazla sorumluluk sebebine dayanmasının mümkün olduğu durumlar açıklanmaya çalıĢılmaktadır 41. TBK m. 60 uyarınca yarıĢan sebeplere dayanan sorumluluk davasından söz edebilmek için birta- kım Ģartların bulunması gerekmektedir. Bu Ģartlar; “birden fazla sorumluluk sebebinin bulunması”, “zarar gören kiĢinin tazminat istemini birden fazla sebebe dayandırması”, “kanunda aksinin öngörül- memiĢ olması” Ģeklindedir 42. Sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasına iliĢkin olarak Kanun‟da öngörülen bu Ģartların bulunması durumunda, TBK m. 60‟ta ifade edilen sonuçlar meydana gelecektir 43. Buna göre birden fazla sebep sorumluluk hukuku alanında yarıĢıyorsa Türk Borçlar Kanunu m. 60 hükmü, zarar gören aksini istemiĢ olmadıkça ya da kanunda aksi öngörülmedikçe hâkimin zarar görene en iyi tazminat imkânını sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceğini ifade etmektedir 44. Diğer bir ifadeyle zararının tazmin edilmesini isteyen taraf, sorumluluk sebeplerinin yarıĢması durumunda, bu sebeplerden kendisi açısından en elveriĢli olanına dayanabilecektir 45. Bununla birlikte zarar gören, açacağı davayı kısmen sözleĢmeye aykırılığa kısmen de haksız fiil sorumluluğuna dayandıramayacak- tır 46. Dikkat edilirse TBK m. 60‟ta, sorumluluk sebeplerinin yarıĢması ihtimalinde, zarar görenin tale- bini, yarıĢan sebeplerden kendisi için hukuksal açıdan “en elveriĢli” olanına dayandırabileceği ifade edilmektedir 47. Bu noktada elveriĢli olmayan bir sorumluluk sebebe dayanılmasının mümkün olup olmadığı meselesinin üzerinde durulması gerekmektedir. Kanaatimizce, farklı sorumluluk sebeplerinin yarıĢtığı durumda, elinde delil olmadığı için haksız fiil sorumluluğuna dayanan kimse bakımından bu yönde bir tercihte bulunulmasının önünde herhangi bir engelin olmaması gerekmektedir. Bu noktada birden fazla sorumluluk sebebinin yarıĢtığı ihtimalde, zararının giderilmesini isteyen taraf bakımından en elveriĢli imkânın ne olduğu hususunun değerlendirilmesi bakımından somut olayın özelliklerinin göz önünde bulundurulması önem arz edecektir. 37 KILIÇOĞLU, § 43, s. 566. Bahsi geçen örnekte motorlu taĢıtı kullanan Ģoför (B)‟nin, (A)‟nın hizmet iliĢkisi kurduğu çalıĢanı değil de oğlu olması durumunda, (A)‟nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca motorlu araç iĢleten sıfatıyla ya da Türk Medeni Kanunu‟nun (TMK) 369‟uncu maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilebilecektir. Bkz. KILIÇOĞLU, § 43, s. 566. 38 OFTINGER, Karl / STARK, Emil W.: Schweizerisches Haftpflichtrecht- Band I: Allgemeiner Teil, 5. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1995, § 13, N. 2. 39 EREN, N. 1702, s. 616. 40 ĠYĠLĠKLĠ, Ahmet Cahit: “Hakların YarıĢması Bağlamında Doğru Hükmün Yetersiz Gerekçeye Feda Edilmesi”, Türkiye Adalet Akade- misi Dergisi, 2021, Cilt 12, Sayı 48, s. 253. Sebeplerin çokluğu bahsinde, birbirinden farklı ihtimaller değerlendirilebilecektir. Bu ihti- maller; “ortak illiyet”, “yarıĢan illiyet” ve “seçimlik illiyet” hâlleri Ģeklindedir Bkz. EREN, N. 1704, s. 616. Bununla birlikte bahsi geçen mevzular inceleme konumuzun sınırlarını fazlasıyla aĢacağından burada ele alınmayacaktır. 41 BAYSAL, s. 596. 42 KILIÇOĞLU, § 43, s. 569-570. 43 KILIÇOĞLU, § 43, s. 570. 44 HATEMĠ / GÖKYAYLA, N. 34, s. 305; KILIÇOĞLU, § 43, s. 570; YILMAZ, Şerh, C. 1, s. 1363; YAVUZ, Şerh, s. 499; ANTALYA, § 46, s. 533; KAYAR, s. 120; YAVUZ, Yenilikler, s. 126-127; YAVUZ, El Kitabı, s. 262; GÜNAY, s. 279; GÖKCAN, s. 141; DEY- NEKLĠ, s. 72; KARAKILIÇ, Hasan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler Ders Notları, 2. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2017, s. 168; ÖZ, M. Turgut, Yeni Borçlar Kanununun Getirdiği Başlıca Değişiklikler ve Yenilikler, 3. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2012, s. 11; BÜTÜN YILMAZ, Derya Gülsüm: Mütelâhik Hakların Yarıştığı Dava, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2017, s. 133. 45 KILIÇOĞLU, § 43, s. 567. 46 REĠSOĞLU, s. 390. 47 KILIÇOĞLU, § 43, s. 567. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 391 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 B. TBK m. 60 Hükmünde Öngörülen “En Ġyi Giderim Sağlama” Ġmkânı TBK m. 60 hükmünde öngörülen “en iyi giderim sağlama” imkânı kriteri ile kastedilenin ne oldu- ğu hususunun ortaya koyulması gerekmektedir 48. Zira ilgili hükmün gerekçesinde en iyi giderim sağ- lama imkânı ile hangi hususun kastedildiği ifade edilmemiĢtir 49. TBK m. 60‟ta kastedilen en iyi giderim sağlama imkânı, talebi en üst seviyede karĢılayacak olan sorumluluk sebebi anlamında değildir 50. En iyi giderim sağlama imkânı, daha ziyade, sorumsuzluk anlaĢmalarının geçerliliği, ispat yükünün dağıtılması, zamanaĢımı gibi mevzularda, hâkim tarafından zarar görenin yararına olan sorumluluk sebebine dayanılması Ģeklinde anlaĢılmalıdır 51. Yardımcı kiĢinin fiilinden sorumluluk (TBK m. 115-116), zamanaĢımı süreleri (TBK m. 146-147) ile sözleĢmeye aykırılık sebebiyle kusuru ispat yükü 52 (TBK m. 112) gibi hâllerde sözleĢmeden doğan borçlar bakımından haksız fiilden doğan borçlara nazaran alacaklı için daha elveriĢli hükümler mev- cuttur 53. Doktrinde 54 ve Yargıtay kararlarında 55 da böyle bir durumda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanu- nu‟nun sözleĢmelere iliĢkin hükümlerinin uygulanmasının zarar görenin daha lehine olduğu ifade edilmektedir 56. Nitekim Yargıtay‟ın T. 4.6.1958, E. 1958/15, 1958/6 sayılı Ġçtihadı BirleĢtirme Kara- rı‟nda da “... Bir hadisede yasanın iki kuralının dahi tatbiki mümkün bulunan hallere” hukuk dilinde “hakların telahuku” denilmektedir. (...) Hak sahibinin, malı elinde bulundurandan kiraları istediği zaman, MY‟nın 995. maddesinde ve BY‟nın 414. maddesine dayanmış olması mümkün olduğu gibi herhangi bir yasal sebep göstermemiş olması da mümkün. HYUY‟nın 33, 26, 25, 31 (74-75-76) madde hükümleri karşılaştırılınca yargıç bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neti- ce-i taleplerle bağlı olup, dayandıkları yasa kurallarıyla ve onların hukuki tavsifleriyle bağlı olmadığı 48 Zira doktrinde, TBK m. 60‟ta öngörülen “en iyi giderim sağlama” ile görevli hâkimin bunu nasıl gerçekleĢtireceği yeterince açık bir Ģekilde ifade edilmediği ileri sürülerek eleĢtirilmektedir. Bu konudaki eleĢtiriler için bkz. KOÇHĠSARLI, Cengiz / ERĠġGĠN, Özlem: “Yeni Türk Borçlar Kanunu Tasarısı‟nda „Haksız Filler‟”, Prof. Dr. Rona Serozan‟a Armağan, Cilt II, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstan- bul, 2010, s. 1256. 49 TUNCER KAZANCI, s. 251. TBK m. 60 hükmünün madde gerekçesinde Ģu hususlar ifade edilmiĢtir: “Maddede, öğreti ve uygulama- daki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, bir kişinin sorumluluğunun birden çok hukuki sebebe dayandırılabilmesi durumunda, hâkimin, kanunda aksine bir hüküm yoksa, zarar görene en iyi giderim olanağı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermesi öngö- rülmektedir”. 50 HATEMĠ / GÖKYAYLA, N. 34, s. 305; YAVUZ, Şerh, s. 499; DEYNEKLĠ, s. 72. 51 DEYNEKLĠ, s. 72.-73; HATEMĠ / GÖKYAYLA, N. 34, s. 305. Doktrinde Hatemi / Gökyayla, TBK m. 60‟ta öngörülen kuralın getiril- mesine belki de gerek olmadığı görüĢündedir. Bu görüĢteki yazarlar gerekçe olarak, usûl hukukuna göre esasen hâkimin hukuki sebebi resen göz önünde tutacağını belirtmektedir ve böyle bir durumda, olguların dosyaya tam olarak sunulması hâlinde, hâkimin zarar görenin yararına olan hukuki sebebi de göz önünde bulunduracağını ifade etmektedir. Bkz. HATEMĠ / GÖKYAYLA, N. 34, s. 305. 52 TBK m. 112 hükmün “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” Ģeklinde bir düzenleme getirilmektedir. Dikkat edilirse TBK m. 112‟de da- vacının lehine bir karine öngörülmüĢtür. Diğer taraftan davalı olan kimse, kusurlu olmadığını ispat ederek karine sonucunun ortaya çık- masına engel olabilir. 53 KILIÇOĞLU, § 43, s. 567; NOMER, § 5, N. 202.2-202.5, s. 458; AYAN, Borçlar Hukuku, § 28, s. 285; REĠSOĞLU, s. 390-391. Ayrıca bkz. YILMAZ, Yasemin: “SözleĢmeden Doğan Sorumluluk ile Haksız Fiil Sorumluluğunun KarĢılaĢtırılması”, Prof. Dr. Necla Giritli- oğlu‟na Armağan, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2020 (SözleĢmeden Doğan), s. 613 vd.; BÜTÜN YILMAZ, s. 134. 54 VON TUHR / ESCHER, § 68, s. 108; BUCHER, Eugen: Schweizerisches Obligationenrecht (Allgemeiner Teil ohne Deliktsrecht), 2. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1988, s. 337; KILIÇOĞLU, § 43, s. 567; NOMER, § 5, N. 202.2-202.5, s. 458; AYAN, Borçlar Huku- ku, § 28, s. 285; REĠSOĞLU, s. 390-391; YILMAZ, Sözleşmeden Doğan, s. 613 vd.; EREN, Fikret / DÖNMEZ, Ünsal: Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II m. 49-82, Yetkin Yayınları, Ankara, 2022, N. 4, s. 1408; TEKĠNAY / AKMAN / BURCUOĞLU / ALTOP, s. 982; TANDOĞAN, s. 532 vd. 55 Yargıtay, HGK, T. 16.06.2010, E. 2010/13-232, K. 2010/316: “... O halde hakların yarışması halinde, davacı zarar görenin bir akdi ilişkiye dayanmasında kendisi yönünden yarar bulunduğu gibi; yarışan iki haktan daha düşük hukuki değer karşısında üstün hukuki de- ğere üstünlük verilmesi gerektiği kuşkusuzdur ... O halde, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın; haksız fiil kurallarına göre değil, söz- leşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur [... ” (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023). Ġstanbul BAM, 12. HD, T. 9.6.2020, E. 2018/1644, K. 202/572 “[... Taşıma sözleşmesinde taşıyıcılar yönünden TBK 60. maddesi uyarınca hakların yarışması söz konusu olmadığı gibi, haksız fiilde davacı tarafından zararın tazmini için kusurun varlığı karine olarak kabul edilir ve zararın varlı- ğı ortaya konması taşıyıcının sorumluluğuna gidilmesi için yeterli olacak olup, ispat koşulları daha ağır olan haksız fiil hükümlerinin sırf zamanaşımı süresinin taşıma sözleşmesinde öngörülen süreden daha uzun olması nedeniyle en iyi giderim imkanın sağlayan sorum- luluk sebebi olarak da değerlendirilemez...”. Bkz. EREN / DÖNMEZ, N. 4, s. 1408-1409. 56 Doktrinde bu yönde görüĢler için bkz. VON TUHR / ESCHER, § 68, s. 108; BUCHER, s. 337; KILIÇOĞLU, § 43, s. 567; NOMER, § 5, N. 202.2-202.5, s. 458; AYAN, Borçlar Hukuku, § 28, s. 285; REĠSOĞLU, s. 390-391; YILMAZ, Sözleşmeden Doğan, s. 613 vd.; EREN / DÖNMEZ, N. 4, s. 1408; TEKĠNAY / AKMAN / BURCUOĞLU / ALTOP, s. 982; TANDOĞAN, s. 532 vd.; BÜTÜN YIL- MAZ, s. 134. 392 Serpil IġIK ve yasaları resen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlamakla mükellef bulunduğu neticesine varılır. Burada söz konusu olan bir davada, hangi kurala dayandığını kesin olarak ve açıkça göstermemiş olduğu hallerde davacının zamanaşımı bakımından kendi aleyhine neti- ce verecek olan yasaya dayanmak isteyeceğini haklı olarak farz edebileceğinden, davanın BY‟nın 414. maddesine dayanan bir dava olarak kabulü yerinde olacaktır... 57” denilmek suretiyle davacının dayan- dığı kanun hükmünü açıkça belirtmediği durumlarda, lehine olan kuralın uygulanmasını istediğinin farz edilebileceği içtihat edilmiĢtir 58. Zarar gören kimse tarafından dava dilekçesinde, herhangi bir sorumluluk sebebine dayanılmamıĢ veya dilekçede birden fazla sebep ileri sürülmemiĢse hâkim, somut olaya uygulanacak ve aynı zaman- da en iyi giderim imkânını sağlayacak olan sorumluluk sebebini tespit ederek hüküm verecektir 59. Bu- nunla birlikte TBK m. 60 hükmünün uygulaması bakımından zarar görenin dilekçesinde bir sorumlu- luk sebebine dayanması durumunda, hâkimin dilekçede belirtilen bu sebebe göre hüküm tesis etmesi- nin gerektiği yönünde Yargıtay kararlarının 60 verildiği görülmektedir 61. II. MEDENÎ USÛL HUKUKU AÇISINDAN SORUMLULUK SEBEPLERĠNĠN YARIġMASINI DÜZENLEYEN TBK M. 60 HÜKMÜNÜN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ A. Medenî Usûl Hukukunda Yer Alan Bazı Ġlkeler Çerçevesinde TBK m. 60’ta Öngörülen Sorumluluk Sebeplerinin YarıĢması Hükmünün Ġncelenmesi 1. Genel Olarak TBK m. 60 hükmünde öngörülen birden fazla sorumluluk sebeplerinin yarıĢması meselesi, mad- dede düzenlenen hâliyle 62 medenî usûl hukukunun temel ilkeleri ile çeliĢen yönler barındırması nede- niyle eleĢtirilmektedir 63. Getirilen eleĢtirilerin önemli bir kısmı, maddenin mehazını teĢkil eden Ġsviçre Borçlar Kanunu Ön Tasarısı‟nın 53‟üncü 64 maddesinde yer almayan 65, “zarar gören aksini istemiş ol- 57 ĠNAL, Nihat: Örnek Karar Dilekçelerle Açıklamalı Hukuk Yargılama Usulü Yasası, Yeni Yasa, Ankara, 2012, s. 294. 58 TUNCER KAZANCI, s. 249-250. 59 TÜRK / YILMAZ, s. 400; YAVUZ, Şerh, s. 499; ANTALYA, § 46, s. 533; YAVUZ, Yenilikler, s. 126-127; YAVUZ, El Kitabı, s. 262; GÜNAY, s. 279; GÖKCAN, s. 141. 60 Yargıtay, HGK, T. 21.2.2018, E. 2017/1001, K. 2018/245 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Zarar verici olay (haksız fiil), aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı ise, zarar gören bu sözleşme ilişkisine dayanarak zararının tazminini isteye- bileceği gibi, zararını haksız fiile dayanarak da isteyebilir. Bunlardan birisi ile zararını tazmin ettiren alacaklının, bunu yapmakla, da- yanabileceği diğer hukuki sebebi tüketmiş olacağı izahtan varestedir ... Taraflar arasında kurulan abonelik ilişkisi, sözleşme niteliğinde olup, davacının bu sözleşme ilişkisine dayanarak zararının tazminini talep ettiği açıktır. O halde, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlı- ğın; haksız fiil kurallarına göre değil, sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi ve zamanaşımı süre ve başlangıcının buna göre be- lirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur...” 61 TÜRK / YILMAZ, s. 400-401. 62 BUZ, s. 50 vd.; KOÇ, Nevzat: “Türk Borçlar Kanununun SözleĢeme DıĢı Sorumluluk Hukukuna ĠliĢkin Hükümlerinin Değerlendirilme- si”, Yaşar Üniversitesi Dergisi, 2013, Cilt 8, Prof. Dr. Aydın Zevkliler‟e Armağan Özel Sayısı, Cilt II, s. 1688; BAYSAL, s. 597. 63 BAYSAL, s. 597; BUZ, s. 51 vd.; TÜRK / YILMAZ, s. 398. TBK m. 60 hükmünde yer alan düzenlemenin medeni usûl hukukuna hâkim olan bazı ilkelerle kesiĢtiği hakkında bkz. TOSUN, ÇağdaĢ: Haksız Fiilden ve Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Çerçevesinde Se- beplerin Yarışması (TBK m. 60), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2021, s. 118; TUNCER KAZANCI, s. 74 vd.; HANAĞASI, Emel: Medenî Yargılama Hukukunda Silahların Eşitliği, Yetkin Yayınları, Ankara, 2016, s. 301. 64 Kanun koyucu, Tasarı‟nın 53‟üncü maddesinde Ģu Ģekilde bir düzenleme getirmektedir: “Eğer bir kişinin aynı zarardan sorumluluğu farklı sorumluluk nedenlerine dayandırılabiliyorsa, kanunda hükümlerden bazılarının münhasır uygulanacağı açıkça belirtilmediği sü- rece, mahkeme, mağdur kişiye en uygun tazminat imkanını sağlayacak hükümleri uygular”. Bkz. BAYSAL, s. 597. 65 Tasarı‟nın 59. maddesi hükümetin teklif ettiği metinde Ģu Ģekilde kaleme alınmıĢtı: “Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayan- dırılabiliyorsa; hâkim, kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar ve- rir”. Görüldüğü üzere Türk Borçlar Kanunu Tasarısı‟nın 59‟uncu maddesinde öngörülmüĢ olan düzenlemenin hükümetin teklif ettiği hâlinde “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklinde bir ifade yer almamaktaydı. Bununla birlikte Adalet Komisyonunca yapılan de- ğiĢiklikle, zarar görenin ve haleflerinin tazminat hakkı ile yarıĢan sebepleri seçme üzerindeki tasarrufta bulunabilme imkânlarının olması gerektiği Ģeklindeki gerekçe ile “hâkim” ifadesinden sonra gelmek üzere, “zarara gören aksini istemiş olmadıkça veya” Ģeklinde bir ifa- deye yer verildiği belirtilmektedir. Adalet Komisyonu DeğiĢiklik Gerekçesi için bkz. HELVACI, Ġlhan: Gerekçeli-Karşılaştırmalı- İçtihatlı- Notlu Yeni Türk Borçlar Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu‟nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2011, s. 162; AYAN, Serkan: Türk Medeni Hukuk Mevzuatı Cilt I, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, (Türk Borçlar Kanunu, İsviçre Borçlar Kanunu, Madde Gerekçeleri), Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2015, s. 117. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 393 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 madıkça” ifadesiyle alakalıdır. Zira doktrinde kanun koyucunun hâkime zarar görenin aksini istemiĢ olmadıkça en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verebileceğini öngören bu düzenlemesi ile aslında getirilmek istenilen asıl hususun tam olarak ne olduğunun açık olmadığı ileri sürülmektedir 66. Ayrıca doktrinde, hükmün usûl hukukunda yer alan ilkeler ile çeliĢen yönlerinin var olduğu da ifade edilmektedir 67. Bu sebeple doktrinde TBK m. 60 hükmünde getirilen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki eklemenin yerindeliği haklı olarak eleĢtirilmektedir 68. Türk hukuk doktrini ile paralel bir Ģekilde Yargıtay kararlarında da TBK m. 60 hükmüne eklenen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesinin yerindeliği medenî usûl hukukunda geçerli olan ilkeler kapsamında eleĢtirilmektedir. Bu noktada konu, “hâkim hukuku resen uygular (iura novit cu- ria)” (HMK m. 33) ile “taleple bağlılık” (HMK m. 26) ilkeleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Medenî usûl hukuku doktrininde, TBK m. 60 hükmünün getirdiği düzenlemenin silahların eĢitliği ilkesi ve davalının savunma hakkı bakımından da sorunlu olduğu ileri sürülmektedir 69. 2. Hâkimin Hukuku Resen Uygulaması Ġlkesi (Iura Novit Curia) Çerçevesinde TBK m. 60 Hükmünün EleĢtirisi Devlet yargısının organları olarak mahkemeler, uyuĢmazlığın çözümü için kendilerine müracaat edildiğinde somut olaya uygun ve doğru olan kanun hükmünü uygulamakla yükümlüdür 70. Hâkimin hukuku resen uygulaması ilkesine 71 dayalı olarak her hâkim, taraflarca ileri sürülenlerle sınırlı olma- mak üzere, somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu resen uygulamak durumundadır 72. Bu kap- samda, hüküm verilebilmesi için tarafların arasındaki uyuĢmazlığa uygulanacak olan soyut hukuk normunu tespit etmek tamamıyla hâkime aittir 73. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33 hükmünde, “Hukukun Uygulanması” kenar baĢlığı altında “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular” denilmek suretiyle bu ilke açıkça ifade edilmektedir (HUMK m. 76) 74. Hâkimin hukuku resen uygulaması ilkesi gereğince hâkim, davaya uygulanacak olan kanun 66 BUZ, s. 50. 67 BUZ, s. 50; BAYSAL, s. 597; TOSUN, s. 120 vd. TBK m. 60 hükmünün yargılama ilkeleri ile iliĢkisi hakkında ayrıntılı açıklamalar için bkz. TUNCER KAZANCI, s. 74 vd. 68 BAYSAL, s. 597; BUZ, s. 50 vd.; KOÇ, s. 1688; TOSUN, s. 120 vd. 69 TUNCER KAZANCI, s. 261; HANAĞASI, s. 301. Doktrinde Hanağası, davalının, davacının talep sonucunu dayandırdığı hukuki sebep üzerinden savunmasını yapacağını ifade ederek, davacının hukuki sebep bildirmemesi ya da yanlıĢ hukuki sebep bildirmesinin davalının savunma hakkına doğrudan etki edeceğini ileri sürerek TBK m. 60 düzenlemesini eleĢtirmektedir. Bkz. HANAĞASI, s. 302-303. Nite- kim, Hanağası‟na göre TBK m. 60‟ta öngörülen ve hâkimin taraflardan birinin daha lehine olan sonucun doğmasına sebebiyet verecek yaklaĢımının, silahların eĢitliği ilkesine aykırı olacağı Ģeklindedir. Bkz. HANAĞASI, s. 302-303. 70 GENNA, Gian Sandro: “Lebenssachverhalt oder Rechtsanwendung? - Ein interdisziplinärer Streifzug durch das Prozessrecht zwischen Streitgegenstand und „iura novit cuira‟”, Zeitschrift für juristische Weiterbildung und Praxis, 2013, Cilt 26, Sayı 4, s. 144. HABSCHE- ID, Walter J.: Schweizerisches Zivilprozess- und Gerichtsorganisationsrecht: Ein Lehrbuch seiner Grundlagen, 1. Baskı, Helbing und Lichtenhahn Verlag, Basel-Frankfurt am Main, 1986, N. 726, s. 264. Iura novit curia ilkesi konusunda bir mahkeme kararı için bkz. HILTY, Reto M.: “Elektronische Pressespiegel: iura novit curia? Kritische Anmerkungen zum Entscheid des Zivilgerichts Basel-Stadt vom 19. Juni 2002”, Zeitschrift für Immaterialgüter-, Informations- und Wettbeerbstrecht, 2003, s. 266 vd. 71 Hâkimin hukuku resen uygulaması ilkesi dünya üzerindeki hukuk sistemlerinde iura novit curia (mahkeme hukuku bilir) veya da mihi factum dabo tibi ius (vakıaları getir hukuku vereyim) tabirleriyle anılmaktadır. Bkz. ARISOY, A. Selman: “Medeni Yargılama Huku- kunda Hâkimin Türk Hukukunu Resen Uygulamasının Temeli: Vakıalar, Vakıaların Önemi, Vakıaların ÇeĢitli Yönlerden Sınıflandırıl- ması ve Vakıaların Tespiti”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2019, Cilt 77, Sayı 1, s. 5. 72 BOHNET, François / DROESE, Lorenz: Präjudizienbuch - Zivilprozessordnung ZPO, 1. Baskı, Stämpfli Verlag / hep Verlag, Zurich, 2018, s. 127. Iura novit curia ilkesinin uygulama kapsamı hakkında ayrıca bkz. CAVALLINI, Cesara: “Why is the Iura Novit Curia Principle Not Applied Yet in English Laws?”, Global Jurist, 2017, Cilt 17, Sayı 3, s. 10. 73 MEIER, s. 5 vd.; ANSAY, Sabri ġakir: Hukuk Yargılama Usulleri, 7. Baskı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Ankara, 1960, s. 149; KURU, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Cilt 1, Yetkin Yayınları, Ankara, 2020 (El Kitabı C. 1), § 27, s. 589. 74 Ġsviçre Federal Medeni Usul Kanunu‟nun (SchwZPO) 57‟nci maddesinde de mahkemeye ihtilaf konusuna uygulanacak olan hukuk normlarını resen belirleme görevi getirilmektedir. Bkz. HAUSHEER, Heinz / WALTER, Hans Peter (Hrsg.): Berner Kommentar - Schweizerische Zivilprozessordnung, Band I: Art. 1-149 ZPO, Band II: Art. 150- 352 ZPO und Art. 400-406 ZPO, Stämpfli Verlag, Bern, 2012 (Yazar, BK-ZPO), N. 4, s. 533; SPÜHLER, Karl (Hrsg.): ZPO Schweizerische Zivilprozessordnung; Lugano- Übereinkommen (LugÜ II); Haager Übereinkommen (HZÜ, HBewÜZO), Liberalis Verlag, Zürich, 2010, s. 44. Ġsviçre Federal Medeni Usul Kanunu‟nun yürürlüğe girmesinden önce de Kanton hukuk mahkemelerinin iura novit curia yani hâkimin hukuku resen uygulama- sı gerektiği ilkesi, birçok kanton hukuk usûlü muhakemeleri kanununda açıkça belirtilmiĢtir. Bkz. HURNI, BK-ZPO, N. 1, s. 533). Iura novit curia ilkesi ayrıca federal mahkeme içtihatlarına göre de kabul edilmekteydi (BGE 89 II 337 E. 2; BGE 107 II 119 E. 2a; BGE 109 II 262 E. 3d). Bkz. HURNI, BK-ZPO, N. 1, s. 533. 394 Serpil IġIK hükümlerini kendiliğinden araĢtırıp bulmakla yükümlüdür 75. Bu sebeple yargılamayı yürüten hâkim, taraflarca kendisine bildirilen hukuki sebeplerle bağlı değildir 76. Iura novit curia ilkesi, hâkimin hukuk kurallarını bildiği anlamına gelmektedir 77. Dolayısıyla hâkim somut olaya uygulanacak olan soyut hukuk normunu, tarafların dava dilekçelerinde ileri sür- düklerinden bağımsız olarak belirleyecek ve olaya uygulayacaktır 78. Iura novit curia ilkesinin varlığı sebebiyle mahkeme, yargılamada ortaya çıkan hukuki sorunların cevaplanmasında ve dolayısıyla karar verme sürecinde uygulanabilir olan tüm hukuk normlarını tespit etmelidir 79. Somut olaya uygulanacak olan hukuk normunun tespiti ve tayini bakımından taraflar, hâkime sa- dece yardımcı olabilir 80. Bununla birlikte dava konusu uyuĢmazlıkta öne sürülen maddi vakıaların hu- kuki nitelendirmesini yaparak somut olaya uygulamak ise hâkimin görevidir 81. Dolayısıyla uyuĢmazlı- ğı çözmekle görevli olan mahkeme, somut olaya uygulanacak olan hükümde aranan koĢul vakıaların tarafların arasındaki olayda gerçekleĢip gerçekleĢmediğini araĢtıracaktır 82. Hâkim tarafından yapılan bu incelemeye altlama (subsumption) faaliyeti denilmektedir 83. Davacının talebine uyan hukuk normu- nu araĢtırarak inceleme iĢi mahkemeye ait olup uyuĢmazlığın taraflarını ilgilendirmemektedir 84. Dava- da dayanılan maddi vakıaların bildirilmesi uyuĢmazlığın taraflarına, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hâkime ait bir görevdir 85. Hâkim, taraflarca ileri sürülen vakıaları, tüm dava malzemesini ve delilleri 75 MEIER, § 1, s. 5; ALANGOYA, Yavuz: Medeni Usul Hukukunda Vakıaların ve Delillerin Toplanmasına İlişkin İlkeler, Fakülteler Matbaası, Ġstanbul, 1979, s. 5; KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589; ANSAY, s. 149; PEKCANITEZ, Hakan / ATALAY, Oğuz / ÖZE- KES, Muhammet: Medenî Usûl Hukuku Ders Kitabı, 9. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2021, § 8, s. 187; BOLAYIR, s. 16 vd. 76 ALANGOYA, Yavuz / YILDIRIM, Mehmet Kâmil / DEREN-YILDIRIM, Nevhis: Medeni Usul Hukuku Esasları, 8. Baskı, Beta Yayıncı- lık, Ġstanbul, 2011 (Esaslar), s. 227; ÜSTÜNDAĞ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, Cilt I-II, 7. Baskı, Nesil Matbaacılık, Ġstanbul, 2000 (Medeni Yargılama), s. 464; PEKCANITEZ, Hakan / ÖZEKES, Muhammet / AKKAN, Mine / TAġ KORKMAZ, Hülya (Editör): Pekcanı- tez Usûl, Medeni Usul Hukuku, Cilt II, 15. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2017, § 10, s. 1147; KURU, Baki / RAMAZAN, Arslan / YILMAZ, Ejder: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 24. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2013, s. 340; ARSLAN, Ramazan / YILMAZ, Ejder / TAġPINAR-AYVAZ, Sema / HANAĞASI, Emel: Medenî Usul Hukuku, 7. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 167; KARSLI, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, 4. Baskı, Alternatif Yayıncılık, Ġstanbul, 2014, s. 269. Aynı zamanda, somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu bularak uygulamak konusunda taraflara herhangi bir yükümlülük getirilemez. Bkz. ATALI, Murat / ERMENEK, Ġbra- him / ERDOĞAN, Ersin: Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 133. 77 SAENGER, Ingo (Hrsg.): Zivilprozessordnung: ZPO (Familienverfahren, Gerichtsverfassung, Europaische Verfahrensrecht), Hand- kommentar, 9. Baskı, Nomos Verlag, Baden-Baden, 2021 (Yazar, HK-ZPO), § 293, Rn. 1; ALEXANDER, s. 105; WIEGAND, Wolf- gang: “Iura novit curia vs. ne ultra petita - Die Anfechtbarkeit von Schiedsgerichts-urteilen im Lichte der jüngsten Rechtsprechung des Bundesgrichts, Sonderdurck aus Rechtsetzung und Rechtsdurchsetzung, Zivil- und schiedsverfahrensrechtliche Aspekte”, Festschrift für Frans Kellerhals zum 65. Geburtstag, Stämpfli Verlag, Bern, 2005, s. 127. 78 BRUNNER, Alexander / GASSER, Dominik / SCHWANDER, Ivo (Hrsg.): ZPO Schweizerische Zivilprozessordnung Kommentar Band 1: Art. 1-196, 2. Baskı, Dike Verlag, Zürich-St. Gallen, 2016, N. 1, s. 431; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 227; ANSAY, s. 149; KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589; KARSLI, s. 269. 79 HURNI, BK-ZPO, N. 5, s. 535. 80 HABSCHEID, N. 726, s. 264; KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589; PEKCANITEZ, Pekcanıtez Usul, § 10, s. 1147; ÜSTÜNDAĞ, Me- deni Yargılama, s. 463; BÜTÜN YILMAZ, s. 104. 81 BAXTER, Lawrence G.: “Civil Litigation and Jura Novit Curia”, South African Law Journal, 1979, s. 533; ATALI / ERMENEK / ERDO- ĞAN, s. 1533; YAVAġ, Murat: “Mehaz Kanun ile Türk Hukukunda ve Mukayeseli Hukukta Medeni Yargılamaya Hâkim Olan Ġlkeler ve Hâkimin Rolü”, Prof. Dr. Yavuz Alangoya İçin Armağan, Alkım Kitabevi, Ġstanbul, 2007, s. 315; MEMĠġ, Muhammed ġamil / YILMAZ, Çiğdem: “Hâkimin Hukuku Re‟sen Uygulaması Ġlkesi Kapsamında Sebeplerin YarıĢması Hükmünün Değerlendirilmesi”, (Ed.) BAYSAL, BaĢak: Sorumluluk Hukuku - Seminerler 2018, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2018, s. 353. Yargıtay, 11. HD, T. 15.6.1990, E. 1990/4306, K. 1990/4775: “... Davacı sigorta vekili, davada hukuki sebep olarak tehlike sorumluluğuna dayanmış ise de dava dilekçesinde dayanılan maddi olaylara göre, davanın hukuki sebebini belirlemek HYUY‟nın 25, 31, 33 (75-76). maddeleri ile 4.6.1958 15-6 sayılı YB- GKK gereğince yargıca ait bir görev olmaktadır. Davacı açıklamaları ile kusursuz sorumluluk hallerinden tehlike sorumluluğuna dayanmış ise de olayın özelliği icabı bu sorumluluk esasının değil yeni kusursuz sorumluluk hallerinden birini teşkil eden ve BY‟nın 52/2. maddesinde ifadesini bulan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin olaya uygulanması gerektiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir- ken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulmuştur...”. Bkz. ĠNAL, s. 297. 82 ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 186; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 187; POSTA- CIOĞLU / ALTAY, § 25, s. 408; ERDÖNMEZ, Güray, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, (Editör) PEKCANITEZ, Hakan / ÖZEKES, Muhammet / AKKAN, Mine / TAġ KORKMAZ, Hülya, Cilt I, 15. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2017, § 8, s. 795; TUNCER KAZANCI, s. 243. 83 ERDÖNMEZ, Pekcanıtez Usul, § 8, s. 795; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 187; POSTACIOĞLU / ALTAY, § 25, s. 408; BÜTÜN YILMAZ, s. 104. 84 PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 187. 85 SUTTER-SOMM, Thomas / SEILER, Benedikt (Hrsg.): Handkommentar zur Schweizerischen Zivilprozessordnung Art. 1-408 ZPO, Schulthess Verlag, Zürich, 2021, N 1, s. 240; BOHNET / DROESE, s. 127. Yargıtay, HGK, T. 08.05.1991, E. 1991/14, K. 1991/244: “... Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 395 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 yorumlayarak somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu tespit etmek (da mihi factum dabo tibi ius) durumundadır 86. Hâkim, tarafların arasındaki uyuĢmazlığa uygulanacak hukuki sebebin ne olduğunu tespit ederken dava dilekçelerinde yapılan nitelendirmelerle bağlı değildir 87. Bunlar, yalnızca, hâkimin somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu tespit ederken göz önünde bulunduracağı hukuki bakıĢ açılarıdır 88. Yargılamanın vazgeçilmez unsurlarından biri olan hâkimler, görevleri gereği, hukuk kurallarını en iyi Ģekilde bilecek ve tarafların arasındaki uyuĢmazlığa uygulayacak olan kimselerdir 89. Hukuki sebep kavramı, talep sonucuna ulaĢmak amacıyla davacı tarafından dava dilekçesinde gösterilen vakıaların hangi kurala dayandığını, diğer bir ifadeyle uyuĢmazlığa konu olan durumların hukuki nitelendirilmesinin yapılmasını ifade etmektedir 90. Tarafların dilekçelerinde hukuki sebep yan- lıĢ gösterilse veya hiç gösterilmese dahi hâkim, somut olaya uygulanacak olan hukuki sebebi bularak ona göre bir karar verecektir 91. Hâkim, tarafların kendisine sunduğu maddi vakıaları sağlayan, onlara uygun düĢen hukuki sebebi HMK m. 33 uyarınca değerlendirerek somut olaya uygulanacak olan hu- kuk normunu tespit edecek; böylelikle hükmünü dayandırdığı hukuk kuralları ile bunun sebeplerini gerekçesinde belirtecektir 92. Medenî usûl hukukunun en temel ilkelerinden biri olan iura novit curia; diğer bir ifadeyle hâkimin hukuku resen uygulaması ilkesi (HMK m. 33) Yargıtay içtihatlarında da kabul edilmektedir 93. Delillerin belirtilen doğrultuda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın reddi doğru de- ğildir. Davada dayanılan maddi vakıaların bildirilmesi taraflara, hukuki nitelendirme ise yargıca aittir. Dava dilekçesinin içeriğinden davacının komşu bulunan ve tapusuz olan taraf taşınmazları arasındaki ev yolunun davalıca bahçe olarak çevrilmesi sonucu kapatıldığı iddiasıyla bu yolun açılmasını sağlamayı amaçladığı duraksanmayacak biçimde anlaşılmaktadır...”. Bkz. ĠNAL, s. 298). 86 GÜRSOY, s. 172; ERDÖNMEZ, Pekcanıtez Usul, § 8, s. 795. 87 HURNI, BK-ZPO, N. 4, s. 534-535; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 227; KARSLI, s. 269; BERKĠN, s. 95; BĠLGE / ÖNEN, s. 295-296; KURU / ARSLAN / YILMAZ, s. 340; KURU / AYDIN, s. 591; KURU, El Kitabı, s. 336; KURU, El Kita- bı C. 1, s. 589; YILMAZ, Şerh C. 1, s. 1300; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES § 8, 187; GÖRGÜN, ġanal L. / BÖRÜ, Levent / TO- RAMAN, BarıĢ / KODAKOĞLU, Mehmet: Medeni Usul Hukuku, 8. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, s. 349; UMAR, s. 151. Yargı- tay, HGK, T. 05.02.2014, E. 2013/19-201, K. 2014/58: “... Olayları ortaya koymak tarafların, uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların ileri sürülmesi taraflara ait ise de, dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygu- lanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir...”. Bkz. KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589. Alman hukukunda da § 293 ZPO hükmünün ikinci cümlesinde mahkemenin uygulanacak hukuk kurallarını belirlemede tarafların ileri sürdüğü hususlarla sınırlı olmadığını; diğer bilgi kaynaklarını kullanmaya ve bu kullanım için gerekli olan hususları taraflardan talep etmeye yetkili olduğunu düzenlemektedir. Bkz. KINDL, Johann: “Ausländisches Recht vor deutshen Gericht”, Zetschrift für Zivilprozeß, 1998, Cilt 111, Sayı 2, s. 177. 88 AKĠL, Cenk: “Hâkimin Hukuku Kendiliğinden Uygulaması Ġlkesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2008, Cilt 57, Sayı 3, s. 2, dn. 1. 89 MEMĠġ / YILMAZ, s. 353. Nitekim hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkiĢiye müracaat edilemeyeceği (HMK m. 266; BilirkiĢilik Kanunu m. 3/f. 3) Ģeklindeki düzenlemeden ile de bu husus teyit edilmek- tedir. Bkz. MEMĠġ / YILMAZ, s. 353-354. 90 KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 19, s. 282; BÜTÜN YILMAZ, s. 102. 91 HURNI, BK-ZPO, N. 4, s. 534-535; ANSAY, s. 149; ĠYĠLĠKLĠ, Ahmet Cahit: “Hukuk Yargılamasında Dava Sebebi Üzerine Bir Ġnce- leme”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2013, Sayı 106 (Dava Sebebi), s. 181; ULUKAPI, Ömer: Medeni Usul Hukuku, 3. Baskı, Mimo- za Yayınları, Konya, 2015, s. 248.Yargıtay, HGK, T. 11.04.1990, E. 1990/1-152, K. 1990/236: “... HYUY‟nın 33, 26, 25, 31 (74-75-76). Maddelerinden çıkan anlam ve sonuca göre yargıç, davacının bildiği maddi olay ve netice-i taleple bağlı ise de, cereyan eden maddi olayda hangi hukuki hukuki sebebe göre karar verileceği veya hangi hukuki sebebin nazara alınacağını tayin ve takdir etmek durumun- dadır. O kadar ki, hukuki sebep yanlış gösterilmiş veya hiç gösterilmemiş olsa bile mahkemece, uygun hukuki sebep bulunarak, ona göre bir karar verilecektir. Bu nedenle, davacıların, davada dayandıkları maddi olaylar için birkaç hukuki sebebi bir arada göstermelerinde, ilke olarak yasaya aykırı bir yön yoktur...”. Bkz. ĠNAL, s. 296. 92 Yargıtay, 3. HD, T. 21.11.2005, E. 2005/10168, K. 2005/12132: “... Anılan ilke gereğince davanın (iddianın) ve savunmanın dayanağı olan vakıaların ve bunun delillerin taraflarca mahkemeye bildirilmesi gerekmektedir. Buna göre hâkim, incelemesinin taraflarca kendi- sine bildirilmiş olan dava malzemesi (vakıalara) üzerinde yapar. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteli- ğini (hukuki sebeplerini) HUMK 76. maddesi hükmünce değerlendirerek hukuki esası bulup, hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Ancak bu şekilde yazılmış bir hükmün hukuka uygun olup olmadığı denetlenebilir...”. Bkz. YIL- MAZ, Şerh C. 1, s. 1365. 93 Yargıtay, HGK, T. 29.04.2015, E. 2015/22-772, K. 2015/1280 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... İç hukuk düzenlemesi haline gelen bu sözleşmenin HMK m. 33. maddesi uyarınca uygulanması gerekir. Yargıtay‟ın yukarıda belirtilen kararında açıkça belirtildiği gibi maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak yasa hükümlerini tespit etmek ve uygulamak hâkime ait bir görevdir. Bir uyuşmazlıkta hakların yarışması kapsamında birden fazla hukuk kuralının uygulanması gerekir. Davacı davalı asıl işverenin taraf olduğu sendikaya üye işçileri ile birlikte çalışmaktadır. Muvazaa iddia etmesi, bu hükümden yararlandırılmayacağı an- lamına gelmez. Hukuki nitelendirme hâkime aittir. Davacı toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmalıdır...”. Yargıtay, HGK, T. 23.02.2000, E. 2000/4-103, K. 2000/124: “... Bir davada öne sürülen maddi olguları hukuksal açıdan nitelemek ve de uygulanacak yasa maddesini ara- yıp bulmak, uygulamak doğrudan hâkimin görevidir...”. Karar için bkz. Yargıtay Kararları Dergisi, 2000, Cilt 26, Sayı 8, s. 1173. 396 Serpil IġIK Iura novit curia ilkesi sadece pozitif hukuk kurallarını değil, aynı zamanda öğreti ile örf ve âdet hukukunu da kapsamaktadır 94. Yine hâkimin hukuku resen uygulaması ilkesi bakımından kanun koyu- cu, usûl hukuku hükümleri ile maddi hukuk hükümleri arasında herhangi bir ayrım yapmamaktadır 95. Bu sebeple hâkim gerek maddi hukuk gerekse de usûl hukuku hükümlerini kendiliğinden uygulamakla yükümlüdür 96. Ayrıca kimi durumda hâkim önüne gelen uyuĢmazlığı çözümlerken tarafların milli hukuklarından baĢka yabancı bir hukukun da uygulanmasını göz önünde bulundurabilir 97. Böyle bir durumda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun‟un 98 (MÖHUK) 2‟nci maddesinde öngörülen düzenlemeye riayet edilecektir 99. Buna göre hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallar uyarınca yetkili olan yabancı hukuku kendiliğinden uygulayacaktır (MÖHUK m. 2/f. 1, c. 1). Hâkim, yetkili yabancı hukukun içeriğinin tespitinde uyuĢmazlığın taraflarının yardımına müracaat edebilecektir 100. Ancak tüm araĢtırmalara rağmen yabancı hukukun somut olaya uygulanacak olan hü- kümleri tespit edilemezse uyuĢmazlığın çözümü için Türk hukuku uygulanacaktır 101. Tarafların davada dayandıkları vakıalara uygun olan hukuki sebeplerin hâkim tarafından kendili- ğinden bulunarak uygulanmasının sonucu olarak davacının dava dilekçesinde herhangi bir hukuki sebep göstermemesi durumunda, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarında bir eksiklik meydana gel- mez 102. Bu sebeple hâkim tarafından hukuki sebebe dava dilekçesinde yer verilmediği ileri sürülerek eksikliğin tamamlanması için kesin bir süre verilmez 103. Yargıtayın da bu yönde kararlar verdiği gö- rülmektedir 104. 94 THOMAS, Heinz / PUTZO, Hans: Zivilprozeßordnung mit Gerichtsverfassungsgesetz und den Einführungsgesetzen, 18. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1993, § 293, N. 1, s. 548; SPICKHOFF, Andreas: “Fremdes Recht vor inländischen Gericten: Rechts- oder Tatfrage?”, Zeitschrift für Zivilprozeß, 1999, Cilt 112, Sayı 3, s. 266; SAENGER, HK-ZPO, § 293, Rn. 2. Bkz. BGH DB 77, 863. Ancak ticari örf ve adetin bu kapsamda olmadığı hakkında bkz. SAENGER, HK-ZPO, § 293, Rn. 4. 95 SPÜHLER, Karl / TENCHIO, Luca / INFANGER, Dominik (Hrsg.): Basler Kommentar Schweizerische Zivilprozessordnung: ZPO, 3. Baskı, Helbing Lichtenhahn Verlag, Basel, 2017 (Yazar, BSK-ZPO), N. 1, s. 359; GEHRI, Myriam A. / JENT-SØRENSEN, Ingrid / SAR- BACH, Martin (Hrsg.): Kommentar ZPO - Schweizerische Zivilprozessordnung, 2. Baskı, Orell Füssli Verlag, Zürich, 2015 (Yazar, OFK- ZPO), N. 1, s. 158; STAEHELIN, Adrian / STAEHELIN, Daniel / GROLIMUND, Pascal: Zivilprozessrecht, 2. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 2013, § 10, Rz. 8; GULDENER, Max: Schweizerisches Zivilprozeßrecht, 3. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1979, s. 155. 96 SARBACH, OFK-ZPO, N. 1, s. 158; GEHRI, BSK-ZPO, Art. 57, N. 1, s. 359; STAEHELIN / STAEHELIN / GROLIMUND, § 10, Rz. 8; GULDENER, s. 155; SAENGER, HK-ZPO, § 293, Rn. 2. 97 VORWERK, Volkert / WOLF Christian (Hrsg.): BeckOK ZPO, 45. Edition, Stand: 01.07.2022, Verlag C.H. BECK, München, 2022 (Yazar, BeckOK ZPO), § 293, N. 2; HABSCHEID, N. 730, s. 265; SAENGER, HK-ZPO, § 293, Rn. 2. Alman milletlerarası özel hukuku, karar bağ- lanacak olaylara yabancı hukukun uygulanmasını emrederse mahkemeler kendilerini çoğu zaman üstesinden gelinemeyecek zorluklarla karĢı karĢıya bulur. Bkz. KINDL, s. 177. Alman hukuku bakımından da yabancı hukuku belirleme usûlü ile ilgili olan § 293 ZPO özellikle önem- lidir. Bkz. FASTRICH, Lorenz: “Revisibilität der Ermittlung ausländischen Rechts”, Zeitschrift für Zivilprozeß, 1984, Cilt 97, Sayı 4, s. 423. § 293 ZPO, Alman uluslararası özel hukukunun uygun bir Ģekilde uygulanmasına yardımcı olma amacını kesinlikle göstermektedir. Bkz. SCHALL, Alexander, “Deutsches Case Law? - Anwendung englischen Rechts unter § 293 ZPO”, Zetschrift für Zivilprozeß, 2009, Cilt 122, Sayı 3, s. 320-321. Bu tür davalarla ilgili olan § 293 ZPO‟nun ilgili usûl düzenlemesi, baĢka bir eyalette geçerli olan kanunun yalnızca mah- keme tarafından bilinmediği sürece uygulanmasını emreder. Bkz. KINDL, s. 177. Bu kapsamda, yabancı hukukun uygulanması için iura no- vit curia ilkesi hakkında bkz. PACZOSKA KOTTMANN, Dorota: “Schiedsverfahren, Insolvenz und die verfängliche Qualifikation unter besonderer Berücksichtigung des polnischen Rechts”, Festschrift für Anton K. Schnyder zum 65. Geburtstag, Schulthess Verlag, Zürich, 2018, s. 271 vd. Ġç hukukta geçerli olan ve bu madde kapsamında değerlendirilebilecek hukuk normları arasında usûlüne göre onaylanmıĢ uluslararası anlaĢmalar da dâhildir. Bkz. BACHER, BeckOK ZPO, § 293, N. 10. 98 12.12.2007 tarihli ve 26728 sayılı Resmî Gazete. 99 ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 166. 100 Alman hukukunda da aynı yönde bkz. ZÖLLER, Richard: Zivilprozeßordnung: mit Gerichtsverfassungsgesetz und den Einführungsgesetzen, mit internationalem Zivilprozeßrecht, Kostenanmerkungen; Kommentar, 22. Baskı, Otto Schmidt, Köln, 2001, § 293, N. 16, s. 761. 101 ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 166. 102 PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 10, s. 239; PEKCANITEZ, Pekcanıtez Usul, § 10, s. 1146. KarĢ. ÖZEKES, Muhammet: “Dava Dilekçesinde Hukuki Sebep Bildirmek Zorunludur”, Haluk Konuralp Anısına Armağan, Cilt I, Yetkin Yayınları, Ankara, 2009, s. 748. 103 PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 10, s. 239; PEKCANITEZ, Pekcanıtez Usul, § 10, s. 1146. 104 Yargıtay, 8. HD, T. 25.03.2014, E. 2013/17040, K. 2014/5222 (www.lexpera.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Kaldı ki, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK‟nun 119/1 maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmış, 119/2 maddesinde ise; 119/1‟de sayılan bentlerden (a), (d), (e), (f), (g) bentleri dışına kalan hususlarda eksiklik bulunması halinde hakimin eksikliği tamamla- ması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağı- na karar verileceği belirtilmiştir. HMK‟nun 119/g bendindeki “dayanılan hukuki sebep” eksikliği, HMK‟nun 119/2 maddesi kapsamın- daki bentlerden olmadığı ve HMK‟nun 33. maddesi gereğince Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamayacağından davanın açılmamış sa- yılmasına karar verilmesi bu nedenlerle de doğru değildir...”. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 397 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 Tarafların belirledikleri hukuki sebeplerle bağlı olmayan hâkim, yargılamada sadece taraflarca ileri sürülen “maddi vakıalar” ve “talep sonucu” ile bağlı olacaktır 105. Netice olarak taraflar, somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu hiç göstermeseler, yanlıĢ gösterseler veya birden fazla hu- kuki sebep göstermiĢ olsalar dahi bu durum yargılamayı yürüten hâkim bakımından bağlayıcı olma- yacaktır 106. TBK m. 60 uyarınca birden fazla sorumluluk sebebinin yarıĢması durumunda, hâkimin en iyi tazmin imkânını sağlayan sebebe göre hüküm verebilmesi için zarar görenin bunun aksini istememiĢ olması gerekmektedir 107. Dikkat edilirse birden çok sebep sorumluluk alanında yarıĢıyorsa TBK m. 60 uyarınca “zarar görenin aksini istememiş olması” üzerine zarar görene en iyi giderim olanağı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceğini öngören TBK m. 60 hükmü, medenî usûl hukukunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‟nun 33‟üncü maddesinde kabul edilen hâkimin hukuku resen uygulaması (iura novit curia) ilkesi ile bağdaĢmamaktadır 108. Diğer bir ifadeyle TBK m. 60 hükmüyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu‟nun 33‟üncü maddesi arasında ciddi bir uyumsuzluk söz konusudur 109. TBK m. 60 hükmüne uygun davranan bir hâkim, diğer bir açıdan usûl hukuku ilkelerinden iura novit curia ilkesine aykırı hareket etmiĢ olacaktır 110. 3. Taleple Bağlılık Ġlkesi Çerçevesinde TBK m. 60 Hükmünün EleĢtirisi TBK m. 60 hükmü gerek Yargıtay kararlarında 111 gerekse de doktrinde 112 hâkimin taleple bağlı ol- duğu ve talepten fazlasına hükmedemeyeceğini ifade eden taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) açısın- dan da değerlendirilerek tartıĢılmaktadır 113. Sebeplerin yarıĢması kenar baĢlıklı TBK m. 60 hükmünde, bir kiĢinin sorumluluğunun birden faz- la sebebe dayandırılabildiği hâller, zarar görenin aksine bir talebi olmadıkça veya kanunda aksi öngö- rülmedikçe hâkime, zarar görene zararını en iyi giderme imkânını sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verme ödevi yüklemiĢtir 114. Diğer bir ifadeyle somut olay bakımından birden fazla sorumluluk sebebinden hangisi zarar görenin lehine ise hâkim ona göre karar vermekle yükümlüdür 115. O hâlde TBK m. 60 hükmünün varlığı sebebiyledir ki zarar görenin istediği sorumluluk sebebine dayanma imkânının bulunduğu durumlarda, davacı davasını dayandırdığı sorumluluk sebebini belir- lemiĢse hâkimin bunun yerine TBK m. 60 hükmüne göre zarar görenin daha lehine olacağını düĢün- düğü diğer bir kanun hükmüne göre karar vermesi mümkün olmaz. Birden fazla sorumluluk sebebinin 105 Yargıtay, 13. HD, T. 20.3.1980, E. 1980/12889, K. 1980/3654: “... Yargıç her davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi olgular ve netice-i taleplerle bağlı olup, tarafların dayandığı yasa kuralları ile ve tarafların hukuki nitelendirmeleriyle bağlı değildir. (4.6.1958 15- 6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı) ...”. Bkz. ĠNAL, s. 295. 106 HURNI, BK-ZPO, N. 4, s. 534-535; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 227; KARSLI, s. 269. 107 BAYSAL, s. 597. 108 BUZ, s. 51; BAYSAL, s. 598; MEMĠġ / YILMAZ, s. 350-351; KOÇ, s. 1688. 109 BAYSAL, s. 598; BUZ, s. 51. 110 BUZ, s. 51 vd. 111 Yargıtay, ĠBK, T. 04.06.1958, E. 1958/15, K. 1958/6: “... Bir hadisede yasanın iki kuralının dahi tatbiki mümkün bulunan hallere” hukuk dilinde “hakların telahuku” denilmektedir. (...) Hak sahibinin, malı elinde bulundurandan kiraları istediği zaman, MY‟nın 995. maddesinde ve BY‟nın 414. maddesine dayanmış olması mümkün olduğu gibi herhangi bir yasal sebep göstermemiş olması da mümkün. HYUY‟nın 33, 26, 25, 31 (74-75-76) madde hükümleri karşılaştırılınca yargıç bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıa- lar ve netice-i taleplerle bağlı olup, dayandıkları yasa kurallarıyla ve onların hukuki tavsifleriyle bağlı olmadığı ve yasaları resen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlamakla mükellef bulunduğu neticesine varılır. Bir davada, hangi kurala da- yandığını kesin olarak ve açıkça göstermemiş olduğu hallerde davacının zamanaşımı bakımından kendi aleyhine netice verecek olan ya- saya dayanmak isteyeceğini haklı olarak farz edebileceğinden, davanın BY‟nın 414. maddesine dayanan bir dava olarak kabulü yerinde olacaktır...”. Bkz. ĠNAL, s. 294. 112 MEMĠġ / YILMAZ, s. 354 vd. Doktrinde Türk / Yılmaz ise TBK m. 60 hükmü bakımından taleple bağlılık konusunda pek Ģüphe bulun- madığı ileri sürülmektedir. Bkz. TÜRK / YILMAZ, s. 400. 113 MEMĠġ / YILMAZ, s. 354 vd. 114 YILMAZ, Şerh C. 1, s. 1363; HATEMĠ / GÖKYAYLA, N. 34, s. s. 305; KILIÇOĞLU, s. 570; YAVUZ, Şerh, s. 499; ANTALYA, § 46, s. 533; KARAN, s. 727. 115 KILIÇOĞLU, § 43, s. 567. 398 Serpil IġIK var olması durumunda, birbirleriyle yarıĢan bu sebepler üzerindeki seçme hakkının zarar görene ait olduğu kabul edilirse hâkimin taraflarca seçilen bu sebep uyarınca karar vermesi mecbur kılınmıĢtır 116. Görüldüğü üzere hâkim sadece tarafların dilekçelerinde gösterdikleri talep sonuçlarıyla bağlı ol- maktan öte TBK m. 60 hükmünün varlığı nedeniyle onların aynı zamanda da talep etmiĢ olmaları hâlinde davanın dayandırılmasını istedikleri hukuki sebeple de bağlı kılınmaktadır. Ancak bu noktada ileri sürülebilecek olan esas soru, mahkemeye iletilen vakıalar ile talep sonucundan baĢka, hâkimin aynı zamanda taraflarca ileri sürülen hukuki sebeplerle de bağlı kılınmasının mümkün olup olmayaca- ğına iliĢkindir. Bu noktada hâkimin tarafların gösterdikleri sorumluluk sebepleriyle bağlı olacağını ifade eden TBK m. 60 hükmünün Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26‟da düzenlenen taleple bağlılık ilkesiyle bağdaĢıp bağdaĢmadığı hususu doktrinde tartıĢma konusu yapılabilir. Bu kapsamda HMK m. 26‟da öngörülen taleple bağlılık ilkesinde geçen talep kavramının ne olduğu ile talep kavramının kap- samına hangi hususların dâhil olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir 117. Talep ile kastedilen husus talep sonucu olarak anlaĢılabilecektir 118. Zira medenî usûl hukukunda talep sonucu, mahkemeden istenilen Ģey olup bir hakkın tanınması, tespiti veya edada bulunulması gibi davanın konusunu teĢkil eden hususlardır 119. Sübjektif hakkının ihlal edildiği iddiasında bulunan bir kimse, bu hususu dava dilekçesinde talep sonucu kısmında belirterek mahkemeye iletecektir 120. Böylelikle hukuki menfaatinin sağlanması veya hakkının korunması amacıyla mahkemeye talebini yöneltecektir 121. Bu sayede talep sonucuyla dava konusu kesin olarak belirlenmektedir 122. Dolayısıyla kiĢi dava dilekçesinde talep sonucunu açık bir Ģekilde belirtmek durumundadır 123. Görüldüğü üzere bu anlamı ile medenî usûl hukukundaki talep (netice-i talep/talep sonucu) (Rechtsbegehren, Antrag) mad- di hukuktaki talep (Anspruch) kavramından farklılık arz etmektedir 124. Hukuk Muhakemeleri Kanunu‟nun 26‟ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi, taraflar- ca getirilme ilkesi (HMK m. 25) ile tasarruf ilkelerinin (HMK m. 24) doğal bir sonucudur 125. Taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) gereğince hâkim, yargılamada tarafların dava dilekçelerinde ileri sürdük- leri taleplerle bağlıdır 126. 116 TUNCER KAZANCI, s. 139; MEMĠġ / YILMAZ, s. 354. TBK m. 60‟ın öngördüğü düzenleme uyarınca zarar görene talep sonucu bakımından mı yoksa hukuki sebep konusunda mı bir tercih hakkı tanındığı yönünde bir soru gündeme gelebilir. Bu noktada, kanaati- mizce, TBK m. 60‟ın hukuki sebebin seçilmesi ve buna bağlı olarak da talep edilen hukuki korumanın belirlenmesi yoluyla talep sonu- cuna dolaylı bir etkisinin olduğu ileri sürülebilecektir. 117 MEMĠġ / YILMAZ, s. 354-355. 118 ERCAN ÖZLER, Meltem: Medenî Usûl Hukuku‟nda Dava Konusu, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019, s. 157. 119 POSTACIOĞLU, Ġlhan E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 1711 Sayılı Kanun‟a Göre YazılmıĢ 6. Baskı, Sulhi Garan Matbaası, Ġstanbul, 1975 (Medeni Usul Hukuku), s. 232. 120 POSTACIOĞLU, Ġlhan E. / ALTAY, Sümer: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 8. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2020, § 7, N. 329, s. 163; TANRIVER, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I Temel Kavramlar ve İlk Derece Yargılaması, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (Me- deni Usul), s. 686; ÖZEKES, s. 762. 121 ÜSTÜNDAĞ, Saim: İddia ve Müdafaanın Değiştirilmesi Yasağı, Cezaevi Matbaası, Ġstanbul, 1967 (Ġddia ve Müdafaa), s. 110; TANRI- VER, Süha: Medeni Usul Hukuku‟nda Derdestlik İtirazı, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2007 (Derdestlik Ġtirazı), s. 77. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi‟nin 18.04.2013 tarihli ve E. 2013/3189, K. 2013/7632 sayılı kararında ifade edildiği üzere, talep ile kastedilen husus tek bir Ģeydir, o da “zararın giderilmesi”dir. Karar için bkz. Yargıtay Kararları Dergisi, 2018, Cilt 44, Sayı 5, s. 1067. Bu konudaki açıkla- malar için ayrıca bkz. NOMER, § 5, N. 202.1, s. 457. 122 PRUTTING, Hanns: “Neues zum Streitgegenstand”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 16, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez‟e Armağan Özel Sayısı, s. 303. 123 MERĠÇ, Nedim: “Medeni Yargılama Hukukunda Tasarruf ve Taleple Bağlılık Ġlkesinin Kapsamı ve Bazı Güncel Kararların Değerlendi- rilmesi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 4, Sayı 2, MĠHBĠR Özel Sayısı, s. 37-39; MERĠÇ, Nedim: “Hâkimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2009, Cilt 11, Prof. Dr. Bilge Umar‟a Armağan Özel Sayısı, s. 391; ERDÖNMEZ, Pekcanıtez Usul, § 8, s. 788; AKĠL, s. 10. 124 TANRIVER, Derdestlik İtirazı, s. 77; ÜSTÜNDAĞ, İddia ve Müdafaa, s. 104-105. 125 YILMAZ, Şerh C. 1, s. 945; ERCAN ÖZLER, s. 157; YILDIRIM, M. Kâmil: “Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Rolü”, Marma- ra Üniversitesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2016, Cilt 22, Prof. Dr. Cevdet Yavuz‟a Armağan Özel Sayısı, Cilt III, s. 3031. 126 ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, § 17, s. 339; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 186; MUġUL, Timuçin: Medeni Usul Hukuku, 3. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012, § 22, s. 277; ERCAN ÖZLER, s. 157; KARAHACIOĞLU, Ali Haydar / PARLAR, Aynur: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Bilge Yayınevi, Ankara, 2014, s. 153; KARSLI, § 7, s. 277 vd.; ATALI / ERMENEK / ERDOĞAN, s. 103; MUġUL, § 22, s. 277; ĠNAL, s. 264. Yargılamayı yürüten hâkim de tarafların dilekçelerinde ile- Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 399 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 Dava açmaya karar veren herkes sürecin konusunu da belirlemektedir 127. Taleple bağlılık ilkesinin bir gereği olarak davacı, davanın zamanını ve baĢlangıcını tayin etmektedir 128. Yargılamayı yürüten mahkeme, dava dilekçesinde ileri sürülen talepten fazlasına veya baĢka bir Ģeye hükmedemez 129. An- cak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir 130 (HMK m. 26/f. 1, c. 2). Hâkimin taraf- ların talebiyle bağlı olmadığına dair kanun hükümleri ise saklıdır 131 (HMK m. 26/f. 2). Dava dilekçesinde talep edilmeyen bir husus hakkında karar verilmesini Yargıtay 132 yok hükmün- de kabul etmiĢtir 133. Bilindiği üzere talep sonucu, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarındandır 134 (HMK m. 119/f. 1 (ğ)) ve talep sonucunun dava dilekçesinde açıkça yazılması önem arz etmektedir 135. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26‟da öngörülen hükmün lafzından da açıkça anlaĢılacağı üzere hâkim, tarafların dava dilekçelerinde ileri sürdükleri talep sonuçlarıyla bağlı olacaktır 136. Talep sonucu ri sürdükleri taleplerle bağlı olduğundan, her bir talep hakkında ayrı ayrı karar verecektir. Bkz. ERCAN ÖZLER, s. 157. Bununla birlikte ta- leple bağlılık ilkesi kimi zaman uygulanmaz. Bkz. KRUGER, Wolfgang / RAUSCHER, Thomas (Hrsg.): Münchener Kommentar zur Zivilp- rozessordnung Band 1: §§ 1-354, 6. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 2020, ZPO § 308, N. 2. Örneğin yargılama giderleri davada talep edilmemiĢ olsa bile hâkim, resen yargılama giderlerine hükmedebilir. Bkz. BRUNS, Rudolf: Zivilprozeßrecht, Eine systematische Darstel- lung, Verlag Franz Vahlen, Berlin-Frankfurt am Main, 1968, § 15, N. IV, s. 106; SAENGER, HK-ZPO, § 308 Rn. 10). 127 JAUERNIG, Othmar: Zivilprozeßrecht: ein Studienbuch, Juristische Kurz-Lehrbücher, 24. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1993, N. 3, s. 73. 128 ROSENBERG, Leo / SCHWAB, Karl Heinz / GOTTWALD, Peter: Zivilprozessrecht, 17. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 2010, § 41, Rdn. 34, s. 202. 129 ZIMMERMANN, Walter: Zivilprozeßordnung und GVG, EGZPO, EGGVG, EuGVÜ: Kommentar anhanh der höchstrichterlichen Rechtsprechung, 2. Baskı, C. F. Müller Juristischer Verlag, Heidelberg, 1991, N. 2, s. 411; SAENGER, HK-ZPO, § 308 Rn. 2; BUDAK, Ali Cem / KARAASLAN, Varol: Medenî Usul Hukuku, 5. Baskı, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2021, § 4, N. 36, s. 86 vd.; ERCAN ÖZLER, s. 157; YILMAZ, Şerh C. 1, s. 945; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 153; KARSLI, § 7, s. 277; MUġUL, § 22, s. 277. Yargıtay, 7. HD, T. 15.09.2014, E. 2014/9146, K. 2014/13940 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Dava, temizlik işçisi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız feshi sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacakları talebine ilişkindir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar vere- bilir. Davacı DHMİ aleyhine açtığı davanın dava dilekçesinde, belirttiği tarihler arasında çalıştığından bahisle alacak talebinde bulun- muştur. ... Davacının talebini aşar biçimde yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir...”. 130 ZIMMERMANN, § 308, N. 2, s. 411; POSTACIOĞLU / ALTAY, § 7, N. 329, s. 164; BUDAK / KARAASLAN, § 4, s. N. 36, s. 87; ERCAN ÖZLER, s. 157; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 153; KARSLI, § 7, s. 277 vd.; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 186; SĠMĠL, Cemil: “Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevinin Sınırları”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 16, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez‟e Armağan Özel Sayısı, s. 1355-1356. 131 Maddi hukuka iliĢkin düzenlemelerde, istisnaen yargılamayı yürüten hâkime taraflarca talep edilenden baĢka bir Ģeye hükmetme yetkisi tanınmıĢtır. Bkz. BUDAK / KARAASLAN, § 4, N. 36, s. 87. Misal boĢanma davalarında talep olmadığı hâlde hâkim, ayrılığa hükme- debilecektir (TMK m. 170/f. 3). Zira TMK m. 170/f. 3 hükmü uyarınca, boĢanma davası söz konusu olduğunda, belirtilen Ģartlarının oluĢması hâlinde, ayrılık kararı verilebilmesi bakımından hâkime takdir hakkı tanınmıĢtır. Bkz. AKKAYA, Tolga: Medenî Usûl Hukuku Bakımından Boşanma Davası, Yetkin Yayınları, Ankara, 2017, s. 122; MERĠÇ, Nedim: Medeni Yargılama Hukukunda Tasarruf İlkesi, Yetkin Yayınları, Ankara, 2011, s. 122; ERCAN ÖZLER, s. 158; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 153; UMAR, Bilge: Hukuk Muha- kemeleri Kanunu Şerhi (Yargıç ve Avukatlar İçin HMK Uygulamasında Karşılaşılacak Soru ve Sorunların Türk ve Neuchâtel Bilimsel ve Yargısal İçtihatları Işığında Yanıtları ve Çözümleri), 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, s. 122. Yargıtay, HGK, T. 24.10.1996, E. 1996/2-337, K. 1996/524 “... Talep dışında karar verilmesi mümkün olmayan hallerle ilgili kararlar, maddi ve manevi tazminat istekle- riyle yoksulluk nafakasının boşanma davasının eki niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde yer almasının zorunlu bulunmadığı ya boşanma davası içerisinde her zaman ya da boşanma davası henüz karara bağlanmadan ayrı bir bağımsız bir dava ile istenebileceği hususunda herhangi bir kuşku ve uyuşmazlık söz konusu değildir. Ancak hangi zamanda ve koşulda istenmiş olursa olsun boşanmanın ekini oluştu- ran maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına ancak istek halinde karar verilebileceğinden isteğin dikkate alınabilmesi; harç ödenmesi eksik harç ödenmiş ise tamamlatılması koşuluna bağlıdır. Çünkü yargıç böyle bir tazminatın gerekliliğini ve sorumluluğunu yargılama içerisinde belirlerse bile kendiliğinden manevi tazminata karar veremez. Yalnızca boşanma davasının devamı sırasında uygun görülen manevi tazminata karar veremez. Yalnızca boşanma davasının devamı sırasında uygun görülen tedbir nafakası (MY m. 182), is- tek olmasa dahi yargıç kendiliğinden karar verme zorunda bulunduğundan yalnızca bu iki nafaka türünde harç ödenmesi sınırlı olarak söz konusu değildir...”. Karar için bkz. ĠNAL, s. 272-273. Ancak bu durumda, ayrılık kararı verilebilmesi için kanunun öngördüğü Ģartla- rın somut olayda var olması gereği dikkatlerden kaçmamalıdır. Bkz. Yargıtay, 2. HD, T. 25.09.2007, E. 2006/18654, K. 2007/12602: “... Ayrılığa karar verilebilmesi için boşanma sebebinin gerçekleşmesi ve fakat ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının bulunması (TMK md. 170/3) gerekir ...” (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023). 132 Yargıtay, 1. HD, T. 10.10.2005, E. 2005/9490, K. 2005/10748 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Bir davada dava olunan şey bakımından (dava konusu) hüküm kurulur. Dava konusu olmayan hak yönünden kurulan hükme değer verilemez. Bu surette kurulan ka- rar yok hükümdedir. Değinilen hüküm, kesin hüküm olarak nitelendirilemez...”. 133 UMAR, s. 124. 134 PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 186. 135 ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 22, s. 229; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 8, s. 186; KARA- HACIOĞLU / PARLAR, s. 153. 136 POSTACIOĞLU / ALTAY, § 7, N. 329, s. 164; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, § 17, s. 339; MUġUL, § 22, s. 277; ERCAN ÖZLER, s. 157; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 153; KARSLI, § 7, s. 277 vd.; ATALI / ERMENEK / ERDO- ĞAN, s. 103; MUġUL, § 22, s. 277. 400 Serpil IġIK ne olursa olsun öncelikle somut olayın konusunu teĢkil eden hakkın tespiti gerekir 137. Bunun için ise hakkı doğuran maddi vakıaların gerçekleĢmesi gerekmektedir 138. Görüldüğü üzere medenî usûl hukukunda davacının talep sonucunun dayanağını uyuĢmazlık ko- nusu olan maddi vakıalar teĢkil eder 139. Bu kapsamda hâkim, talep sonucu gibi, dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıalarla da bağlıdır 140. Bu doğrultuda maddi vakıalarla bağlı olan hâkimin aynı za- manda dava dilekçesinde tarafların ileri sürdükleri hukuki sebeplerle bağlı olması gibi bir zorunluluk iura novit curia ilkesinin (HMK m. 33) varlığında söz konusu olamaz 141. Dolayısıyla davacı, mahke- meye sunduğu dava dilekçesinde hukuki sebebi gösterecektir ancak hâkim, ispat edilen vakıalara uyan kanun hükmünü resen tatbik edeceğinden, dilekçede gösterilen hukuki sebeplerle bağlı olmayacaktır 142. Bu anlamda tarafların davalarını dayandırdıkları sorumluluk sebebinin birden fazla olması hâlin- de, talep ettikleri sebebe göre karar verilmesini hâkimden istemeleri durumunda, hâkimin baĢka bir hukuki sebebe göre karar veremeyeceğini taleple bağlılık ilkesinin bir gereği olarak kabul etmek kana- atimizce isabetli değildir 143. HMK m. 26‟da ifade edilen taleple bağlılık ilkesi “hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez 144” Ģeklinde düzenlenmiĢ olmakla birlikte tarafların dava dilekçelerinde davanın dayandırılmasını istedikleri hukuki sebeplerle hâkimi bağlı kılmayı arzu ettikleri Ģeklinde düĢünülemez 145. Zira hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve talep sonucuyla bağlı olup dava dilekçelerinde dayandırdıkları hukuki sebeplerle bağlı değildir 146. Bir diğer açıdan TBK m. 60 hükmünde öngörülen en iyi giderim imkânının sağlanması düĢünce- sinden hareket ederek haksız fiil ile sözleĢmeden doğan hükümlerin yarıĢtığı bir ihtimalde, dava dilek- çesinde yalnızca maddi zararın dava dilekçesinin talep sonucu kısmında belirtildiği bir durumda, 137 BERKĠN, Necmettin M.: Medeni Usul Hukuku Esasları, Hamle Matbaası, Ġstanbul, 1969, s. 95. 138 BERKĠN, s. 95. 139 POSTACIOĞLU / ALTAY, § 7, N. 329, s. 164; MEMĠġ / YILMAZ, s. 357. 140 Yargıtay, 13. HD, T. 20.12.1979, E. 1979/6427, K. 1979/6771: “... Her ne kadar dava dilekçesinin dava ve sonuç bölümünde senet iptali denilmiş ise de, dilekçedeki açıklamalara göre bu isteği görüp gözetme koşulu ile düzenlenen noter senedindeki koşullara davalının ay- kırı davranışından doğan sözleşmenin iptali isteği olduğu anlaşılmaktadır. Yargıç tarafından ileri sürülen maddi olaylara ve netice-i ta- lepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesiyle bağlı değildir...”. Karar için bkz. ĠNAL, s. 295. Yargıtay‟ın bu yöndeki bir kararı Ģu Ģekildedir: “... HUMK‟nun 74 ncü, 75 nci ve 76 ncı madde hükümleri ile 04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İBK‟ndan, hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i talep ile bağlı ise de, tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, kanun- ları re‟sen uygulamakla ve sonuca vardırmakla yükümlü olduğu öngörülmüştür. Bu itibarla, mahkemece, asıl davacı vekilinin, 15.04.2002 havale tarihli dilekçesinde yer alan açıklama ve istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken bu dilekçeye ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmesi uygun olmamıştır...”. Bkz. Yargıtay, 11. HD, T. 14.12.2005, E. 2004/14760, K. 2005/12302. Karar için bkz. YILMAZ, Şerh C. 1, s. 1365. Ayrıca bkz. www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023). 141 BERKĠN, s. 95. Zira doktrinde çoğunluğun görüĢüne göre, iura novit curia ilkesi, medeni usûl hukukunda dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkesi ile sınırlandırılamaz. Bkz. SCHILKEN, Eberhard: “Medeni Yargılamada Hakimin Rolü”, (Çev.) DEREN-YILDIRIM, Nevhis: İlkeler Işığı Altında Medeni Yargılama Hukuku, 9. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2017, s. 49. 142 BERKĠN, s. 95; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 227; KARSLI, s. 269. 143 KarĢ. BAYSAL, s. 598; TÜRK / YILMAZ, s. 400. 144 ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, § 177, s. 339; BUDAK / KARAASLAN, § 4, N. 36; s. 86; MUġUL, § 22, s. 277; ERCAN ÖZLER, s. 157; YILMAZ, Şerh C. 1, s. 945; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 153; KARSLI, § 7, s. 277. Yargıtay, 18. HD, T. 16.01.2012, E. 2011/12208, K. 2012/138: “... Davacı dava dilekçesinde, sadece bağımsız bölümünde oluşan zarar ile uğradı- ğı manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş olup, ortak su tesisatındaki arızanın giderilmesi yönünde herhangi bir istemi bulun- mamaktadır. HMK.‟nun 26. maddesi (HUMK.‟nun 74. md.) gereğince hâkim, tarafların talepleri ile bağlı olup talepten fazlasına hük- medemez. Buna göre talep aşılmak suretiyle, ortak tesisatın onarımına ve bunun için yapılacak onarım giderlerine de hükmedilmiş ol- ması doğru görülmemiştir...”. Karar için bkz. KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 164. Yargıtay, 1. HD, T. 20.01.2014, E. 2013/16082, K. 20147667: “... Somut olayda, istek olmadığı ve kısa kararda hükmedilmediği halde gerekçeli kararda elatmanın önlenmesine de ka- rar verilmiştir. Hal böyle olunca, davadaki istekler bakımından bir karar verilmesi gerekirken istek aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir ...”. Karar için bkz. ATALI / ERMENEK / ERDOĞAN, s. 102. Yargıtay, HGK, T. 12.03.1986, E. 1984/14-53 K. 1986/233 “... Davacı dava dilekçesinde 1371 parsel sayılı taşınmazın 5875 m2 miktarındaki kesimin orman tahdit haritası içinde kal- dığından söz ederek bu kısma ait tapunun iptalini istediği ve bu konuda başkaca bir isteğinin olduğunu açıklamadığı halde talep aşıla- rak taşınmazın tamamına ait tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir gerekçesiyle bozulmuş, yeniden yapılan yargı- lama sonunda mahkemece önceki kararda direnmiştir. Davacı vekili hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde tapu kaydında iptaline ka- rar verilmesini istediği yeri 5875 m2 olarak belirtmiştir. HYUY‟nın 26 (74). Maddesi hükmünce yargıç tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup istekten fazlaya karar veremez...”. Karar için bkz. ĠNAL, s. 267. 145 BĠLGE, Necip / ÖNEN, Ergun: Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Sevinç Matbaası, Ankara, 1978, s. 295. 146 BĠLGE / ÖNEN, s. 295; TÜRK / YILMAZ, s. 400. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 401 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 hâkim tarafından manevi zarara da hükmedilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26‟da öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırılık teĢkil etmektedir 147. Görüldüğü üzere mahkemece davacının talep etmediği bir husus hakkında karar verilirse taleple bağlılık ilkesi ihlal edilmiĢ olur 148. Somut bir örnek çerçevesinde, hâkim tarafından yapılan inceleme neticesinde TBK m. 60 hükmünde ifade edilen en iyi giderim imkânının sağlanması amacıyla davacı tarafından talep edilen tazminat miktarından daha faz- lasına karar verilmesi veya talep edilmediği hâlde faize de hükmedilmesi durumunda, bu hâl taleple bağlılık ilkesine (HMK m. 26) aykırılık teĢkil edecektir 149. Zira taleple bağlılık ilkesi gereğince hâki- min TBK m. 60‟ta ifade edilen Ģekilde en iyi giderim imkânının temin edilmesi amacıyla daha fazla tazminata veya talep edilenden baĢka bir Ģeye hükmetmesi mümkün değildir. Bütün bu açıklamaları- mız doğrultusunda TBK m. 60 hükmü, kanaatimizce, bu hâliyle taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) ile de çeliĢmektedir 150. B. Dava Dilekçesinin Unsurları Kapsamında TBK m. 60 Hükmünün Değerlendirilmesi Dava dilekçesinin unsurları kapsamında TBK m. 60 hükmünün değerlendirilebilmesi için madde- de geçen “sorumluluk sebebi” ile kastedilen hususun ne olduğunun açıklanması gerekmektedir. TBK m. 60 hükmünün lafzına bakıldığında sorumluluk sebebi ile kastedilen hususun ne olduğu açıkça anlaĢılamamaktadır 151. Bununla birlikte madde gerekçesinde sorumluluk sebebini karĢılamak üzere Ģu Ģekilde bir ifadeye yer verilmektedir: “Maddede, öğreti ve uygulamadaki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, bir kişinin sorumlu- luğunun birden çok hukuki sebebe dayandırılabilmesi durumunda, hâkimin kanunda aksine bir hüküm yaksa zarar görene en iyi giderim olanağı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar ver- mesi öngörülmektedir 152”. Dikkat edilirse kanun koyucu, TBK m. 60 hükmünün lafzında açıkça ifade etmiĢ olmamakla bir- likte madde gerekçesinde sorumluluk sebebi ile kastedilen hususun “hukuki sebep” olduğunu net bir Ģekilde ortaya koymaktadır 153. Medenî usûl hukuku bakımından hukuki sebep, davacıyı talep sonucunda haklı gösteren maddi vakıaların hukuki niteliği Ģeklinde ifade edilebilir 154. Örneğin dava dilekçesinde belirtilen bir vakıanın sebepsiz zenginleĢme, haksız fiil ya da sözleĢmeden doğan borç olarak ortaya koyulması iddianın hu- kuki sebebini teĢkil eder 155. Hukuki sebep, aynı zamanda dava dilekçesinin unsurlarından biridir 156 (HMK m. 119/f. 1 (g)). Bununla birlikte hukuki sebep, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından biri 147 TOSUN, s. 121. 148 MUSIELAK, Hans-Joachim: Kommentar zur Zivilprozessordnung mit Gerichtsverfassungsgesetz, 8. Baskı, Verlag Franz Vahlen, München, 2011, § 308, N. 2, s. 1040. 149 TOSUN, s. 121. 150 Aksi yönde bkz. BAYSAL, s. 598; TÜRK / YILMAZ, s. 400. 151 MEMĠġ / YILMAZ, s. 359. 152 Yukarıda ilgili kısmı alıntılanan TBK m. 60 hükmünün madde gerekçesi tam olarak aynen Ģu Ģekildedir: “Madde 59 - 818 sayılı Borçlar Kanunu‟nda yer verilmeyen, “V. Sorumluluk sebeplerinin çokluğu / 1. Sebeplerin yarışması” kenar başlıklı yeni bir maddedir. Tasarının tek fıkradan oluşan 53 uncu maddesinde, sorumluluk sebeplerinin yarışması düzenlenmektedir. Maddede, öğreti ve uygulamadaki çağ- daş gelişmeler göz önünde tutularak, bir kişinin sorumluluğunun birden çok hukuki sebebe dayandırılabilmesi durumunda, hâkimin ka- nunda aksine bir hüküm yaksa zarar görene en iyi giderim olanağı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermesi öngörülmektedir”. Bkz. HELVACI, s. 162. 153 MEMĠġ / YILMAZ, s. 359. 154 POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku, s. 233; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 22, s. 227; KURU, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2017, § 23, s. 161; KURU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü El Kitabı, Alfa Basım Yayım Dağıtım, Ġstanbul, 1995 (El Kitabı), s. 335; KURU, C. II, § 22, s. 1591; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 22, s. 282; BĠLGE / ÖNEN, s. 438; KARSLI, § 7, s. 337; ĠYĠLĠKLĠ, Dava Sebebi, s. 147. 155 ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 22, s. 227; KURU, İstinaf Sistemi, § 23, s. 161-162; KURU, C. II, § 22, s. 1591; KURU, El Kitabı, s. 335; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 22, s. 282; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 19, s. 299; BĠLGE / ÖNEN, s. 438; KARSLI, § 7, s. 337. 156 PEKCANITEZ, Pekcanıtez Usul, § 10, s. 1146; KURU, İstinaf Sistemi, § 23, s. 162; BERKĠN, s. 147. 402 Serpil IġIK değildir 157. Zira hukuki sebebin dava dilekçesinde gösterilmemiĢ olmasının herhangi bir müeyyidesi söz konusu değildir 158. Dolayısıyla dava dilekçesinde vakıaların bildirilmemesine bağlanan sonuçlar, hukuki sebebe yer verilmemesi hâlinde meydana gelmez 159. Bunun nedeni, hâkimin Türk kanunlarını resen uygulamakla yükümlü (HMK m. 33) olmasıdır 160. TBK m. 60 hükmünde öngörülen sorumluluk sebebinin hukuki sebep olduğu kabul edildiğinde, düzenlemede ifade edilen Ģekilde hâkimi taraflarca ileri sürülen hukuki sebeple bağlı tutmanın dava sebebini (Klagegrund) açıklamak bakımından kabul edilen “vakıalara dayandırma” (Substantierungst- heorie) ve “ferdileĢtirme” (Individualisierungstheorie) teorilerinden doktrinde baskın olanı ile çeliĢip çeliĢmediği kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir 161. Vakıalara dayandırma teorisine göre dava sebebi, talep sonucunun mevcudiyetini haklı gösteren bütün vakıalardır 162. Bu kapsamda maddi hukuka göre ileri sürülen talebi, davacının Ģahsında meydana gelmiĢ ve davalı tarafından ihlal edilmiĢ gösteren vakıaların bütünü, yani olayın en ince ayrıntısına kadar tasvirini sağlayan vakıalar teĢkil eder 163. Görüldüğü üzere dava sebebi ile kastedilen husus, hu- kuki sebepler olmayıp davanın dayanağını teĢkil eden vakıalardır 164. Yargıtay tarafından da dava sebebinin vakıalar olduğu yönünde kararlar verilmektedir 165. ġöyle ki Yargıtay‟ın bir kararında bu husus, “sebep deyimi, maddi ve fiili sebepler, yani vakıalar olarak kabul edilmek lazım gelir. İlmi ve kazai içtihatlar bu konuda söz birliği içindedir 166” denilmek suretiyle ifade edilmektedir 167. Bundan baĢka, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‟nda öngörüldüğü üzere, davacı, dava dilekçesinde iddiasının dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini; davalı ise cevap dilekçesinde savunmasının dayanağını teĢkil eden vakıaların açık özetlerini yazmalıdır 168 (HMK m. 119/f. 1 (e); HMK m. 129/f. 1 (d)). Kanun koyucunun getirdiği hükümler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‟nda da vakıalara dayandırma teorisinin kabul edildiğini dolaylı yoldan ortaya koymaktadır 169. 157 KURU, C. II, § 22, s. 1591; KURU, El Kitabı, s. 335; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 299; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 22, s. 282; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 10, s. 239; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODA- KOĞLU, § 19, s. 298; BUDAK / KARAASLAN, N. 23, s. 200; UMAR, s. 382; AKĠL, s. 5. 158 KURU, C. II, § 22, s. 1591; KARSLI, § 7, s. 337; KURU, El Kitabı, s. 335; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 22, s. 282; UMAR, s. 382; KURU, İstinaf Sistemi, § 23, s. 162. 159 BUDAK / KARAASLAN, § 10, N. 23, s. 200. 160 POSTACIOĞLU / ALTAY, § 25, s. 408; KURU, İstinaf Sistemi, § 23, s. 162; KURU, C. II, § 22, s. 1591; KURU, El Kitabı, s. 335; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 22, s. 282; KARSLI, § 7, s. 337; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 299; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 10, s. 239; BUDAK / KARAASLAN, § 10, N. 23, s. 200; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 19, s. 299; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 561; ĠYĠLĠKLĠ, Dava Sebebi, s. 148. Bilindiği üzere uyuĢmazlığın çö- zümü için açılan davada, maddi vakıaları bildirmek taraflara, somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu nitelendirmek ise hâkime aittir. Bkz. BUDAK / KARAASLAN, § 10, N. 23, s. 200; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 561; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR- AYVAZ / HANAĞASI, s. 299; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 19, s. 299; YAVUZ, Şerh, s. 500. 161 ACAR, s. 50. 162 ALANGOYA, s. 103; YILMAZ, Ejder: Islah, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (Islah), s. 150; ARISOY, Vakıaların Tespiti, s. 9. 163 ROSENBERG / SCHWAB / GOTTWALD, § 95, Rdn. 17, s. 520. 164 ALANGOYA, s. 103; KURU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, 6. Baskı, Demir-Demir, Ġstanbul, 2001 (C. IV), § 57, s. 4238; POSTACIOĞLU, Ġlhan E.: “Davanın ve Kaziyei Muhkemenin Unsuru Olarak Hukuki Sebep”, Dr. A. Recaî Seçkin‟e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No. 351, Ankara, 1974 (Hukuki Sebep), s. 524; ULUKAPI, s. 248. Dava sebebinin dava mal- zemesinin tespiti ve hukuki normlar kapsamında belirlenmesi Ģeklinde iki unsuru mevcuttur. Bkz. YILDIRIM, M. Kâmil: Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, Kazancı Matbaacılık, Ġstanbul, 1990, s. 223. 165 Yargıtay, 2. HD, T. 08.01.1990, E. 1989/9481, K. 1990/23 “... Sebepten amacın hukuki sebep değil, dayanılan vakıalar olduğu tartışma- sızdır...”. Bkz. KURU, C. IV, s. 4242. 166 Yargıtay, 2. HD, T. 21.03.1974, E. 1974/874, K. 1974/1666 (KURU, C. IV, § 57, s. 4239). 167 KURU, C. IV, § 57, s. 4239. 168 ÖZÇELĠK, Volkan: Türk Medeni Usul Hukukunda Taraflarca Getirilme İlkesi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 92. 169 TANRIVER, Medeni Usul, s. 534; KARSLI, s. 487; ÖZÇELĠK, s. 92; BÖRÜ, Levent: Medeni Usul Hukukunda İddia ve Somutlaştırma Yükü, Yetkin Yayınları, Ankara, 2016, s. 83. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu zamanında da m. 179/b. 1 hükmünün fer- dileĢtirme teorisini desteklemediği ifade edilmektedir. Yine HUMK m. 76 düzenlemesinin de ferdileĢtirme teorisinin kabulüne engel ol- duğu doktrinde ileri sürülmektedir. Bkz. ALANGOYA, § 5, s. 106. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 403 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 Benzer Ģekilde dava dilekçesinin unsurlarını ifade eden HMK m. 119 hükmünde hukuki sebebi zorunlu bir unsur olarak ifade etmeyen kanun koyucu, aynı mantıkla doktrinde 170 ileri sürülen ve Yar- gıtay kararlarında kabul edilen vakıalara dayandırma teorisini kabul etmektedir 171. Bu sebeple de va- kıalarla talep sonucunu ileri sürecek olanı, taraflar; bu vakıalar ve talepler neticesinde olaya uygulana- cak olan soyut hukuk normunu tespit ederek karar verecek olanı ise hâkim olarak tayin etmiĢtir 172. Görüldüğü üzere medenî usûl hukukunda vakıalara dayandırma teorisine göre dava sebebini vakıalar olarak ifade eden ve onu bulup tespit etmekle görevli olanın hâkim olduğunu ifade eden görüĢün baskın olduğu dikkate alındığında, TBK m. 60 hükmünde ifade edilen hâkimi tarafların ileri sürdüğü sorumluluk sebepleriyle bağlı tutmak birbiriyle bağdaĢmamaktadır 173. Diğer bir deyiĢle TBK m. 60, ferdileĢtirme teori- sine daha yakın olup bu yönüyle günümüzde benimsenen vakıalara dayandırma teorisinden uzaklaĢan bir anlayıĢı doğurmuĢtur. Her ne kadar TBK m. 60 hükmünün vakıalara dayandırma teorisiyle doğrudan alaka- lı olduğu ifade edilemeyecekse de kanaatimizce dava dilekçesinde hukuki sebep bildirmenin zorunlu olup olmadığının tartıĢılabilmesi için konunun bu çerçevede de değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrinde Özekes, vakıaların dilekçede gösterilmesi mecburiyeti gibi hukuki sebeplerin de dava dilek- çesinde belirtilmesinin zorunlu olduğunu ifade etmektedir 174. Özekes‟e göre dava dilekçesinde hukuki se- bepleri gösterme zorunluluğunu kabul etmek için ferdileĢtirme teorisinin benimsenmesi gerekmemekte- dir 175. Zira yazara göre hukuki sebebin dilekçede gösterilmesi zorunluluğunun gerekçeleri, dava sebebi olmasından bağımsızdır 176. Buna karĢılık doktrinde bazı yazarlar, ferdileĢtirme teorisinde olduğu gibi, hu- kuki sebebin mutlaka belirtilmesi gereğinin iura novit curia ilkesine aykırı olacağını ileri sürmektedir 177. Kanaatimizce, istediği sorumluluk sebebine dayanma imkânı bulunan zarar görenin davasını da- yandırdığı hukuki sebebi dava dilekçesinde belirtmesi hâlinde, yargılamanın hâkimini bunun yerine zarar görenin daha lehine olduğunu düĢündüğü diğer bir hukuki sebebe dayanarak karar verebilme olanağından yoksun bırakan TBK m. 60, terkedilen ferdileĢtirme teorisine uygun olması nedeniyle eleĢtirilebilecektir. Zira, görüldüğü üzere, TBK m. 60 hükmünün düzenleniĢ hâli ferdileĢtirme teorisini bütünüyle dıĢlamıĢ değildir 178. Bir diğer açıdan bakıldığında da yargılamada hâkim, taraflarca getirilen vakıalar neticesinde yar- gılamanın ilerleyen bir aĢaması olan tahkikat aĢamasında somut olaya uygulanması gereken hukuk normunun ne olduğuna karar verebilecektir 179. Somut olaya uygulanacak olan hukuk normunu, yani davanın dayanılacağı hukuki sebebin ne olduğunu anlamak birçok durumda taraflarca getirilecek olan vakıalara ve delillere bağlı olabilecektir. Bu sebepledir ki hâkim, iura novit curia ilkesi gereğince yar- 170 ÜSTÜNDAĞ, İddia ve Müdafaa, s. 50 vd.; POSTACIOĞLU, Hukuki Sebep, s. 524; ALANGOYA, § 5, s. 106; KURU, Baki: “Medeni Usul Hukukunda Dava Sebebi”, Adalet Dergisi, 1967, Sayı 4 (Dava Sebebi), s. 245; KURU / RAMAZAN / YILMAZ, s. 282; ULUKA- PI, s. 248. 171 TANRIVER, Medeni Usul, § 13, s. 534. 172 HIRSCH, Ernest E.: Pratik Hukukta Metot, 7. Baskı, Banka ve Ticaret Hukuku AraĢtırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, (Yayım Yılı BelirtilmemiĢ), s. 17-18; ÖZÇELĠK, s. 92; BUDAK / KARAASLAN, § 10, N. 23, s. 200; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 561; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 299; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 19, s. 299; YAVUZ, Şerh, s. 500. 173 Açıkça ifade etmek gerekirse dava sebebinin ne olduğu konusunda vakıalara dayandırma ve ferdileĢtirme teorileri mevcuttur. Bkz. ÖZEKES, s. 751. Vakıalara dayandırma teorisinin medeni usûl hukuku doktrinimizde baskın olduğunu ifade edebiliriz. Bkz. ALAN- GOYA, s. 106; KURU, Dava Sebebi, s. 268; ÜSTÜNDAĞ, İddia ve Müdafaa, s. 460 vd.; YILMAZ, Islah, s. 151; ÖZEKES, s. 753. 174 ÖZEKES, s. 753. 175 ÖZEKES, s. 753. 176 ÖZEKES, s. 753. 177 BLOMEYER, Arwed: Zivilprozessrecht, Erkenntnisverfahren, Duncker & Humboldt Verlag, Berlin, 1963, s. 223-224; LENT, Friedrich / JAUERNIG, Othmar: Zivilprozessrecht, 16. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1972, § 39, II, 3, c; ROSENBERG / SCHWAB / GOTTWALD, § 88, Rdn. 5, s. 483. 178 ACAR, s. 54. 179 Doktrinde Özekes ise vakıaların dilekçede gösterilmesi mecburiyeti gibi hukuki sebeplerin de dava dilekçesinde belirtilmesinin zorunlu olduğunu ifade etmektedir. Özekes‟e göre hukuki sebebin dilekçede gösterilmesi zorunluluğunun gerekçeleri, dava sebebi olmasından bağımsızdır. Bkz. ÖZEKES, s. 753. 404 Serpil IġIK gılamanın ilerleyen aĢamalarında kendisine getirilen bütün bir dava malzemesini de değerlendirerek tarafların arasındaki uyuĢmazlığa uygulanacak olan hukuk kuralını tespit edecektir 180. Tarafların ileri sürdükleri vakıalar hakkındaki hukuki nitelendirmeleri hâkime yardımcı olacaksa 181 da hâkim tarafların bildirdikleri hukuk kuralları ile bağlı olmayacaktır 182. Oysaki uygulamada, TBK m. 60 hükmüne göre dilediği sorumluluk sebebine dayanma imkânı ta- nınan zarar gören, zararının giderilmesi için birden fazla sebepten daha lehine olanının hangisi oldu- ğuna daha yargılamanın baĢındayken karar vererek hâkimden bir talepte bulunmakla kendi aleyhine bir karar vermiĢ olabilecektir. Görüldüğü üzere TBK m. 60 hükmü ile zarar görenin aksini talep ede- rek daha yargılamanın baĢındayken kendi menfaatine uymayan bir sorumluluk sebebine göre zararının giderilmesini hâkimden istemesine imkân vermek sakıncalı olabilecektir 183. C. Türk Hukukunda Avukatla Temsil Zorunluluğunun Olmaması Çerçevesinde TBK m. 60 Hükmünün Değerlendirilmesi Birden fazla sorumluluk sebebinin yarıĢtığı bir uyuĢmazlıkta, zarar görenin daha lehine olduğunu dü- Ģündüğü sorumluluk sebebine dayanması onun aynı zamanda hukuki bilgisinin de bulunmasını gerekli kılmaktadır. Kanun koyucu TBK m. 60 hükmünde “... zarar gören aksini istemiş olmadıkça...” Ģeklindeki bir ifadeye yer vermiĢ olmakla birlikte bahsi geçen ek düzenleme “hâkim hukuku resen uygular” (HMK m. 33) ilkesinin varlığı ile gerçek kiĢilerin hukuku bilmelerini beklemeyen ve avukatla temsil zorunluluğunu getirmeyen Türk hukuk sistemi açısından eleĢtirilebilecektir 184. Zira TBK m. 60 hükmüyle, aynı zamanda, hukuku ve hukuk kuralının ne Ģekilde uygulanacağını bilmeyen ve bilmek zorunda olmayan kimselerin yaĢadıkları uyuĢmazlığa iliĢkin olarak yapacakları hukuki nitelendirmeler önemli bir hâle gelmektedir 185. Oysaki bilindiği üzere Türk hukukunda tarafların avukatla temsil edilmesi zorunluluğu bulunma- maktadır 186. Kanun koyucu, herkesi hakkını bizzat savunmak bakımından serbest bırakmıĢtır 187. Zira Hu- 180 BUDAK / KARAASLAN, § 10, N. 23, s. 200; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 561; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, s. 299; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 19, s. 299; YAVUZ, Şerh, s. 500. 181 HABSCHEID, N. 726, s. 264; KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589; PEKCANITEZ, Pekcanıtez Usul, § 10, s. 1147; ÜSTÜNDAĞ, Me- deni Yargılama, s. 463. 182 HURNI, BK-ZPO, N. 4, s. 534-535; BERKĠN, s. 95; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 19, s. 227; KARSLI, s. 269. Yargıtay, HGK, T. 07.05.2014, E. 2013/1-2382, K. 2014/617: “... HMK‟nun 33. maddesi uyarınca davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara ait ise de, dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir...”. Karar için bkz. KURU, El Kitabı C. 1, § 27, s. 589). Yargıtay, HGK, T. 02.10.2013, 2013/11-30, 2013/1426 “...6100 sayılı HMK‟nun 33 (1086 sayılı HUMK‟nun 76.) maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygula- nacak kanun maddesinin tespiti hakime aittir. (...) Hukuki nitelendirmenin hakim tarafından yapılması gerektiğinden, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilip, davacının hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmaksızın uygulanacak yasa hükmünün belirlenmesi gerekir. O halde, Hukuk Genel Kurulu‟nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve ya- saya aykırıdır...”. Bkz. KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 237. 183 Bu noktada, zarar görenin kendisi için daha az elveriĢli bir hukuki sebebi seçmesinin doğuracağı olası bir sakıncanın davadan feragat etmekle giderebileceği düĢünülecekse de davadan feragat edilmekle aynı zamanda davaya konu edilen haktan da vazgeçilmiĢ olması so- nucu doğacaktır. Bkz. SAENGER, HK-ZPO, § 306 Rn. 1; MUSIELAK, Hans-Joachim / VOIT, Wolfgang: Zivilprozessordnung: ZPO mit Gerichtsverfassungsgesetz, 17. Baskı, Verlag Franz Vahlen, München, 2020, § 306, Rdn. 2; AKYOL ASLAN, Leyla: Medenî Usul Hukukunda Davadan Feragat, Yetkin Yayınları, Ankara, 2011, s. 204. Böylelikle feragat edilen davaya konu olan hakkın baĢka bir da- vada ileri sürülebilmesi mümkün olmayacaktır. Bkz. AKYOL ASLAN, s. 204; IġIK, Serpil: “Medenî Usûl Hukukunda Hükümden Son- ra Feragat ve Davanın Feragat Sebebiyle Sona Erdiğini Ortaya Koyacak Olan Merci: 7251 Sayılı Kanun DeğiĢikliği Kapsamında Değer- lendirmeler”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2021, Cilt 27, Sayı 2, s. 1582. Bu sebeple daha az elveriĢli olan bir hukuki sebebi tercih eden zarar gören bakımından sakıncalı olan durum davadan feragat etmekle giderilemeyecektir. Mütelâhik davalarda feragat hakkında ayrıca bkz. AKYOL ASLAN, s. 214. 184 HANAĞASI, s. 303. 185 BAYSAL, s. 598. 186 POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku, s. 320; ALANGOYA / YILDIRIM / DEREN-YILDIRIM, Esaslar, § 16, s. 145; ÖNEN, Ergun: Medeni Yargılama Hukuku, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 442, Sevinç Matbaası, Ankara, 1979, § 15, s. 81; KU- RU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, 6. Baskı, Demir-Demir, Ġstanbul, 2001 (C. II), § 19, s. 1226; KURU, El Kitabı, s. 274; KURU, İstinaf Sistemi, § 19, s. 119; KURU / ARSLAN / YILMAZ, § 19, s. 228; KURU, Baki / AYDIN, Burak: Medeni Usul Hukuku, El Kitabı, Cilt 1, 6. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, § 19, s. 346; ARSLAN / YILMAZ / TAġPINAR-AYVAZ / HANAĞASI, § 14, s. 277; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 6, s. 161; KARSLI, s. 277; BUDAK / KARAASLAN, § 5, s. 114; GÖRGÜN / BÖRÜ / TORAMAN / KODAKOĞLU, § 18, s. 237; POSTACIOĞLU / ALTAY, § 14, s. 286; GÖREN ÜLKÜ, Nazlı: “Medeni Yargı- lama Hukukunda Avukatla Temsil Zorunluluğu”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2010, Cilt 16, Sayı 3-4, s. 309; YILMAZ, Ejder: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (ġerh, C. 2), s. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 405 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 kuk Muhakemeleri Kanunu m. 71 hükmünde, açıkça, “Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir” denilmektedir 188. Sadece, davanın tarafının yargılama esnasındaki uygun olmayan tavır ve davranıĢlarının söz konusu olması veya davasını kendi baĢına takip edebilecek yeterlilikte bulunmaması durumunda hâkim tarafından vekil tutma zorunluluğu getirilmektedir 189. Bunun dıĢında dava ehliyeti bulunan herkesin davasını bizzat açıp takip edebileceği veya bir vekil aracılığıyla da yargılamayı yürütebileceği öngörülmektedir 190. Böylelikle dava açmak iste- yen kimse bir avukata vekâletname verme mecburiyetinde olmayıp dava ehliyetinin bulunması duru- munda, davasını bizzat kendisi de açıp takip edebilecektir 191. Bununla birlikte, taraflardan biri davayı vekil vasıtasıyla takip etmek isterse sadece avukat olan kimseleri vekil olarak tayin edebilecektir 192. Avukatla temsil zorunluluğunun bulunmadığı hukuk sistemimizde, TBK m. 60 hükmünde öngö- rülen Ģekilde, zarar görenin birden fazla sorumluluk sebebinden daha lehine olanın ne olduğunu anla- masını beklemek isabetli olmayacaktır. Zira avukatla temsil olanağı söz konusu olmayan kimselerin adli yardıma 193 (HMK m. 334-340) da baĢvurmayarak kendi davalarını takip etmeleri durumunda, hu- kuki bilgi ve terimlerden yoksun oldukları aĢikardır 194. Hukukçuların dahi çözüm üretmekte zorlandık- ları hukuki uyuĢmazlıklar ile gitgide karmaĢık bir hâle gelen ve artarak çoğalan yeni hukuki düzenle- meler karĢısında, tarafın bir davayı açıp takip etmesi ve somut olaya uygulanacak olan hukuk kuralını doğru bir Ģekilde tespit etmesi oldukça güçtür 195. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, hukuku bilmesi beklenemeyecek kimselerin kendi menfaatlerini doğru ve en iyi Ģekilde tespit edemeyecekleri ortadadır 196. Dolayısıyla avukatla temsil olanağından yoksun olmaları sebebiyle davalarını avukatla takip ettirmeyen ve sübjektif hakları ihlal edilen kimselerin avukatla temsil edilen kiĢilerle eĢit bir Ģekilde 197 yargılamada hukuki menfaatlerini koruyabilmelerine olanak vermeyen TBK m. 60 hükmü- nün eleĢtirilmesi mümkündür 198. 2001; MUġUL, § 17, s. 167; ERDEMĠR, Ġlter: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Cilt 1-2, 2. Baskı, Nurettin Uycan Cilt ve Ba- sım Sanayii A.ġ., Ġstanbul, 1986, s. 263; ĠNAL, s. 441; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 366; ULUKAPI, s. 202. Nitekim, eski tarihli bir Yargıtay kararında da bu husus açıkça ifade edilmektedir. Yargıtay, ĠBK, T. 07.01.1948, E. 1946/16/, 1946/19, K. 1948/1 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Ormana müteallik tecavüz ve mülkiyet adli kazaya tabi davalarda ... Orman Genel Müdür- lüğü‟ne mensup avukatların bu kabil davaları münhasıran takip ve müdafaa edebileceklerine ve ayrıca hazineye husumet tevcihine lü- zum ve zaruret bulunmadığına...”. Hakan / TAġ KORKMAZ, Hülya / MERĠÇ, Nedim: HMK Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 9. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019, s. 30. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı‟nın ön hazırlık aĢamasında, avu- katla temsil zorunluluğu kabul edilmiĢti. Bkz. ALANGOYA, Yavuz / YILDIRIM, Mehmet Kâmil / DEREN-YILDIRIM, Nevhis: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı Değerlendirme ve Önerileri, Ġstanbul Barosu Yayınları, Ġstanbul, 2006, s. 49; YILMAZ, Şerh C. 2, s. 2001. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı‟nın Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasından sonra, avukatla tem- sil zorunluluğu kaldırılmıĢ ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu avukatla temsil zorunluluğu söz konusu olmaksızın kanunlaĢmıĢtır. Bkz. KARSLI, s. 277, dn. 4; YILMAZ, Şerh C. 2, s. 2001. Yargılamada avukatla temsil zorunluluğu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. AK- KAN, Mine: Medenî Usûl Hukukunda Avukatla Temsil Zorunluluğu, Yetkin Yayınları, Ankara, 2010, § 1, s. 22 vd. 187 BELGESAY, Mustafa ReĢit: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Şerhi I Teoriler, 3. Baskı, Duygu Matbaası, Ġstanbul, 1948, s. 168. 188 Yargıtay, 8. HD, T. 12.06.2003, E. 2003/4044, K. 2003/4358 (www.kazanci.com.tr, ET: 29.06.2023): “... Kural olarak dava hakkı, o hakkın sahibi olan kimseye aittir. HUMK‟nun 59. maddesinde dava açmaya ehil olan kişinin davasını bizzat yahut atayacağı vekil aracı- lığıyla ikame ve takip edeceği açıklanmıştır. Anılan hüküm uyarınca hak sahibi davayı bizzat açabileceği gibi vekil aracılığıyla da aça- bilir. Somut olayda; davayı açan İhsan davaya vekalet ehliyeti olmayan bir kişidir. Bu nedenle eşi adına dava açma ve yürütme yetkisi bulunmamaktadır...”. 189 POSTACIOĞLU / ALTAY, § 14, N. 580, s. 286. Böyle bir durumda, vekil tutma zorunluluğuna uymadığı takdirde, yokluğu durumundaki kanuni düzenlemelere göre hakkında iĢlem yapılacaktır (HMK m. 79, m. 80). Bkz. POSTACIOĞLU / ALTAY, § 14, N. 580, s. 286. 190 POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku, s. 319-320; BĠLGE / ÖNEN, s. 236; TANRIVER, Medeni Usul, § 13, s. 575; PEKCANITEZ / ATALAY / ÖZEKES, § 6, s. 161; KARSLI, s. 276; KARAHACIOĞLU / PARLAR, s. 366; AKKAN, § 1, s. 41; ULUKAPI, s. 202. 191 POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku, s. 319; BUDAK / KARAASLAN, § 5, s. 114; YILMAZ, Şerh C. 2, s. 2001. 192 KURU, El Kitabı, § 19, s. 274. 193 Adli yardım konusunda bkz. KILINÇ, AyĢe: Medeni Usul Hukukunda Adli Yardım, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s. 1 vd. 194 ġüphesiz ki somut uyuĢmazlığı hukuki bir zemine oturtmak bu konuda özel bir bilgiyi gerektirir. Bkz. ÖZEKES, s. 773. 195 AKKAN, § 2, s. 86. 196 MEMĠġ / YILMAZ, s. 362. 197 Doktrinde Özekes, davada hukuki sebep bildirmenin zorunlu olup olmadığını değerlendirirken avukatla temsil edilen iĢlerle davasını kendi takip eden sıradan kiĢiler bakımından bir ayrıma gitmektedir. Buna göre doktrinde Özekes aynen Ģu Ģekilde bir değerlendirmede bulunmaktadır: “yargılama hukukunun gerekleri yanında, avukatlık mesleğinin özellikler de avukatın hukuki sebep göstermesini gerekli, hatta zorunlu kılmaktadır. Bu sebeple, -biz bu görüşü paylaşmamakla birlikte-sıradan kişiler için hukuki sebep bildirme zorunluluğu ol- masa dahi, avukatla takip edilen işlerde hukuki sebep bildirilmesi zorunludur.”. Bkz. ÖZEKES, s. 775. 198 MEMĠġ / YILMAZ, s. 362. 406 Serpil IġIK III. MEDENÎ USÛL HUKUKU AÇISINDAN ELEġTĠRĠLEBĠLECEK OLAN TBK M. 60 HÜKMÜNÜN NASIL YORUMLANMASI GEREKTĠĞĠ A. Genel Olarak Sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasını düzenleyen TBK m. 60 hükmünün medenî usûl hukuku açı- sından hangi noktalarda eleĢtirilebileceğini ortaya koyduktan sonra, ilgili düzenlemenin nasıl yorum- lanması gerektiği üzerinde de durulmalıdır. Doktrinde medenî usûl hukuku açısından özellikle iura novit curia (HMK m. 33) ilkesi ile TBK m. 60 hükmü arasında yaĢanan uyumsuzluk dikkate alınarak iki farklı görüĢ ileri sürülmektedir 199. Doktrinde ileri sürülen bir görüĢe göre zarar görenin belirli bir sorumluluk sebebine dayanması duru- munda, hâkim bununla bağlı olacaktır 200. Doktrinde ileri sürülen diğer bir görüĢe göre ise TBK m. 60 hükmü, iura novit curia ilkesini devreden çıkartmayacaktır 201. Bahsi geçen düzenlemenin görmezden gelinmesi gerekmektedir 202. AĢağıda doktrinde ileri sürülen bu iki zıt görüĢ ifade edildikten sonra medenî usûl hukuku açısın- dan yukarıda çeĢitli Ģekillerde eleĢtirilebileceğini ifade ettiğimiz TBK m. 60 hükmünün nasıl yorum- lanmasının gerektiği konusunda çözüm önerisinde bulunma yoluna gideceğiz. B. TBK m. 60 Kapsamında Zarar Görenin Belirli Bir Sorumluluk Sebebine Dayanması Durumunda Hâkimin Bununla Bağlı Olacağı ġeklindeki GörüĢ Doktrinde Oğuzman / Öz tarafından ileri sürülen bu görüĢe göre somut olayda birden fazla sorum- luluk sebebinin yarıĢması ihtimalinde, davacı dava dilekçesinde dayandığı sebebi açıkça belirlemiĢse hâkim, kural olarak, artık koĢulları da mevcut olan bu esas yerine diğer bir esasa dayanarak karar ve- remez 203. Zira Oğuzman / Öz‟e göre davacının bu Ģekilde bir beyanda bulunması durumunda, bu beyan, TBK m. 60 kapsamında, “zarar görenin aksini istemesi” olarak kabul edilir 204. Doktrinde aynı görüĢ doğrultusunda Arısoy da tarafların arasındaki sözleĢmenin dava dosyasına girmesi ve davalı tarafınca bunun uygulanmasının talep edilmesi durumunda, davacının sözleĢmeden baĢka bir sorumluluk sebebine dayanmasının mümkün olmadığını ileri sürmektedir 205. C. TBK m. 60 Hükmünün Iura Novit Curia Ġlkesini Devreden Çıkartmayacağı ġeklindeki GörüĢ Doktrinde Buz tarafından ileri sürülen bu görüĢ doğrultusunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanu- nu‟nun 60‟ıncı maddesine eklenen ve mehaz Ġsviçre Borçlar Kanunu‟nun Widmer / Wesser Tasarı- sı‟nın 53‟üncü maddesinde yer almayan “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifadenin anlamsız olduğu kabul edilerek bahsi geçen düzenlemenin bu hâliyle medenî usûl hukukunda yargıla- maya hâkim olan ilkeleri bertaraf edecek güce sahip olmadığı savunulmaktadır 206. 199 BAYSAL, s. 598. 200 OĞUZMAN / ÖZ, N. 828, s. 295; ARISOY, A. Selman: Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Türk Hukukunu Resen Uygulaması (iura novit curia prensibi), Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul, 2017, s. 237-238. 201 BUZ, s. 60; SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178; SEROZAN, İfa, § 23, N 2, s. 296; BAYSAL, s. 599; BAġ SÜZEL, Ece: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme -Menfaat Devri Yaptırımı-, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2015, s. 247. 202 BUZ, s. 60; SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178; SEROZAN, İfa, § 23, N 2, s. 296; BAYSAL, s. 599; BAġ SÜZEL, s. 247. 203 OĞUZMAN / ÖZ, N. 828, s. 295. 204 OĞUZMAN / ÖZ, N. 828, s. 295. Oğuzman / Öz, görüĢünü desteklemek için aynen Ģu Ģekilde bir örneğe yer vermiĢtir: “... hırsızın çalıp kendi eşyasının bütünleyici parçası yaptığı şeyi, mağdur eski malik, haksız fiile dayanarak da (aynen tazmin talebiyle de), sebepsiz zen- ginleşmeye dayanarak da geri isteyebilir. Dava dilekçesinde sadece iade ve/veya tazminattan söz edilmişse, somut olayda sebepsiz zen- ginleşme veya haksız fiil hükümlerinden hangisi davacıya daha iyi bir sonuç sağlıyorsa, hâkim ona göre hükmetmelidir. Fakat davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade istediğini beyan etmiş, başka da bir sebep söylememişse, hâkim daha elverişli görse bile haksız fiil hükümlerine göre karar oluşturmamalıdır”. Bkz. OĞUZMAN / ÖZ, N. 828, s. 295. 205 ARISOY, Iura Novit Curia, s. 237-238. 206 BUZ, s. 53. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 407 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 Doktrinde Serozan‟a göre de 6098 sayılı TBK m. 60 hükmü ile kanun koyucu tarafından hâkimin zarar görene en iyi tazminat imkânı veren sorumluluk sebebine göre karar vereceğinin ifade edilmesi anlamsızdır 207. Bahsi geçen kanun hükmü, yargılamaya hâkim olan ilkelerden hâkimin hukuku resen uygulayacağı Ģeklindeki ana ilkeyi (HMK m. 33) değiĢtirecek nitelikte değildir 208. Bu doğrultuda Serozan tarafından da TBK m. 60‟ta öngörülen düzenlemenin dikkate alınmaması gerektiği savunulmaktadır 209. D. GörüĢümüz Türk Borçlar Kanunu m. 60 hükmü kaleme alınıĢ Ģekliyle birçok usûlî problemin ortaya çıkması- na sebep olmaktadır. TBK m. 60 hükmü, bu hâliyle, özellikle hâkimin hukuku resen uygulaması (iura novit curia) ilkesine açık bir Ģekilde ters düĢmektedir 210. Bu durum sebebiyle, TBK m. 60 hükmünün lafzına uygun bir Ģekilde uygulanması, HMK m. 33‟te öngörülen iura novit curia ilkesiyle taleple bağlılık ilkelerine aykırı davranılması sonucunu doğuracaktır 211. TBK m. 60‟ta ifade edilen en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebini bulup uygulama hususu ilgili düzenleme kanunlaĢmadan önce zaten bir Ġçtihadı BirleĢtirme Kararı‟na konu edilmiĢti. Dolayısıyla, TBK m. 60 bu noktada Yargıtay Ġçtihadı BirleĢtirme Kararını kanunlaĢtırmıĢ oldu. TBK m. 60 hükmü ile ortaya çıkan asıl mesele maddenin ilk kısmında öngörülen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifadedir. Doktrinde ileri sürülen bir görüĢe göre Türk kanun koyucunun madde metnine eklemiĢ olduğu “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifade ile sağlamak istediği imkân, medenî usûl hu- kukunun genel prensiplerinin karĢısında anlamsız kalmaya mahkûmdur 212. TBK‟da öngörülen açık kanun hükmünün varlığında m. 60 uyarınca talep edildiği takdirde, yerel mahkeme hâkimlerinin bir- den fazla sorumluluk sebebinden zarar görenin talep ettiği sebebe dayanarak karar vermesi söz konusu olabilecekse de Yargıtayın ilgili kanun hükmüne karĢılık medenî usûl hukukunun genel kabul gören prensiplerine -ve özellikle de iura novit curia ilkesine- üstünlük tanıyan pek çok içtihadının da bulun- duğunu gözden kaçırmamak gerekmektedir. Buradan hareketle TBK m. 60 hükmünün medenî usûl hukukuna hâkim olan ilkeleri bertaraf edecek güce sahip olmadığı sonucuna ulaĢılabilir 213. Diğer taraftan, kanaatimizce, kanun koyucu “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesini öyle ya da böyle TBK m. 60 hükmüne eklemiĢtir. TBK m. 60 hükmünün Türk pozitif hukukunun bir parçası oldu- ğu da dikkatlerden kaçırılmamalıdır. Dolayısıyla hâkim tarafından, maddede öngörüldüğü Ģekilde, hangi sorumluluk sebebi zarar gören taraf açısından zararını en iyi tazmin imkânını sağlayacaksa o hükmün uy- gulanması Ģarttır 214. Zira TBK m. 60 hükmü hâlihazırda yürürlüktedir. Bu sebeple de usûlüne göre kanun- laĢmıĢ bir hükmü görmezden gelmek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla TBK m. 60 hükmünün uygulan- masından kaçınılması uygun olmayacaktır. ġu noktada, TBK m. 60 hükmünde kanun koyucunun getirdiği “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifadenin medenî usûl hukuku bakımından yaratacağı sorunlara rağmen uygulanması ve hükmün istisnai bir düzenleme olarak kabul edilmesi gerekecektir. Ka- naatimizce, medenî usûl hukuku bakımından sorunlara sebep olan ve TBK m. 60‟a sonradan eklenen “za- rar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifadenin kanun koyucu tarafından tekrardan gözden geçi- rilmesi gerekmektedir. Böylelikle TBK m. 60 hükmünün medenî usûl hukukuna uygun olacak bir Ģekilde yeniden düzenlenmesi yaĢanan karıĢıklıklara son vermek bakımından kesin çözüm olacaktır. 207 SEROZAN, İfa, § 23, N 2, s. 296. Aynı zamanda, TBK m. 60 hükmü bu hâliyle yargılamaya hâkim olan ilkelere aykırı bir düzenleme getirmektedir. Bkz. SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178. 208 SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178. 209 SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178. 210 TÜRK / YILMAZ, s. 403. 211 BUZ, s. 51. 212 BUZ, s. 53. 213 BUZ, s. 53; SEROZAN, Medeni Hukuk I, § 5 N 60, s. 178. 214 TÜRK / YILMAZ, s. 403. 408 Serpil IġIK SONUÇ TBK m. 60 hükmü sorumluluk sebeplerinin yarıĢması hâlinde hâkime bir görev yüklemektedir. TBK‟nın 60‟ıncı maddesi uyarınca zarar gören aksini istemiĢ olmadıkça veya kanunda öngörülmedik- çe hâkim, sorumluluk sebeplerinden zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermek durumundadır. Dikkat edilirse uğradığı zararın giderilmesi bakımından öncelikli olarak seçim hakkı mağdura ait olmakla birlikte zarar gören tarafından herhangi bir seçim yapılmama- sı ihtimalinde hâkime en iyi giderim imkânını sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verme yüküm- lülüğü yüklenmektedir. Görüldüğü üzere TBK m. 60 hükmü, zarar görenin zararının giderimi bakımından birden fazla so- rumluluk sebebine dayanabileceği hâllerde uygulanacak olan prensipleri düzenlemektedir. Bununla birlikte TBK m. 60 hükmü, Kanun‟da düzenlenen hâliyle, pek çok sorunu bünyesinde barındırmakta- dır. Ġlgili madde bakımından yaĢanan sorunların odak noktasını Türk hukukunda maddeye eklenen “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklindeki ifade oluĢturmaktadır. Bununla birlikte kanun ko- yucu tarafından TBK m. 60 hükmüne eklenen bu ifade, medenî usûl hukuku bakımından pek çok açı- dan sakınca barındırmaktadır: 1) TBK m. 60 hükmü, hâkimin hukuku resen uygulayacağı ilkesi ile çeliĢki içerisindedir. Medenî usûl hukukunun en temel ilkelerinden biri olan hâkimin hukuku resen uygulayacağı ilkesine göre hâkimin tarafların ileri sürdüğü veya dayandığı hukuki sebeplerle bağlı olmayacağını düzenlemektedir (HMK m. 33). Bu ilke uyarınca tarafların aralarındaki uyuĢmazlığa uygulanacak olan hukuk kuralını bulmak hâkimin görevidir. Bu sebeple yargılamayı yürüten hâkim, taraflarca kendisine bildirilen hu- kuki sebeplerle bağlı değildir. Somut olaya uygulanacak olan hukuk normunun tespiti ve tayini bakı- mından taraflar, hâkime sadece yardımcı olabilirler. Bununla birlikte dava konusu uyuĢmazlıkta öne sürülen maddi vakıaların hukuki nitelendirmesini yaparak somut olaya tatbik etmek ise hâkimin göre- vidir. TBK m. 60‟a göre ise birden fazla sorumluluk sebebinin yarıĢması durumunda, hâkimin en iyi tazmin imkânını sağlayan sebebe göre hüküm verebilmesi için zarar görenin bunun aksini istememiĢ olması gerekmektedir. TBK m. 60 ile zarar görenin hukuki sebebe iliĢkin nitelendirmesi ve tercihi önemli bir hâle gelmiĢtir. Hukuk kuralını resen bulmakla görevli olan hâkimi tarafların tercih ettiği hukuki sebeplerle bağlayan TBK m. 60 hükmü açıkça HMK m. 33 ile çeliĢmektedir. 2) TBK m. 60 hükmünün çeliĢtiği tek medenî usûl hukuku ilkesi, hâkimin hukuku resen uygula- yacağı ilkesi değildir. Birden fazla sorumluluk sebebinin var olması durumunda, birbirleriyle yarıĢan bu sebepler üzerindeki seçme hakkının zarar görene ait olduğu kabul edilirse hâkimin taraflarca seçi- len sebep uyarınca karar vermesi mecbur kılınmıĢtır. Böylelikle TBK m. 60 düzenlemesi ile HMK m. 26 uyarınca tarafların talebiyle bağlı olan hâkimin aynı zamanda talep edilmesi hâlinde dava dilekçe- sinde gösterilen sebeple de bağlı olacakları öngörülmüĢtür. Görüldüğü üzere hâkim sadece tarafların dilekçelerinde gösterdikleri talep sonuçları ile bağlı olmaktan öte, TBK m. 60 hükmünün varlığı sebe- biyle onların aynı zamanda da talep etmiĢ olmaları hâlinde davanın dayandırılmasını istedikleri sorum- luluk sebebiyle de bağlı kılınmaktadır. Oysaki taleple bağlılık ilkesi hukuki sebepleri değil, talep so- nucu ve maddi vakıaları kapsar. HMK m. 26‟da ifade edilen taleple bağlılık ilkesi, “hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına ya da baĢka bir Ģeye karar veremez” Ģeklinde düzenlenmiĢ olmakla birlikte tarafların dava dilekçelerinde netice-i talep kısmında, davanın dayandırılmasını iste- dikleri hukuki sebepleri talep etmeleri üzerine hâkimi bu hukuki sebeplerle bağlı kılmak Ģeklinde dü- Ģünülemeyecektir. Bu doğrultuda talep sonucu ve maddi vakıalarla bağlı olan hâkimin aynı zamanda dava dilekçesinde tarafların ileri sürdükleri sebeplerle bağlı olması gibi bir zorunluluk, taleple bağlılık (HMK m. 26) ve iura novit curia ilkesinin (HMK m. 33) varlığında söz konusu olamayacaktır. 3) TBK m. 60 hükmünün lafzında açıkça ifade edilmiĢ olmamakla birlikte madde gerekçesinde sorumluluk sebebi ile kastedilen hususun “hukuki sebep” olduğu net bir Ģekilde anlaĢılmaktadır. Hu- kuki sebep aynı zamanda dava dilekçesinin unsurlarından biridir. Medenî usûl hukukunda dava sebe- bini vakıalar olarak ifade eden ve onu bulup tespit etmekle görevli olanın hâkim olduğunu ileri süren Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 409 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 vakıalara dayandırma teorisinin hâkim olduğu göz önünde bulundurulduğunda, TBK m. 60‟ta ifade edilen hâkimi tarafların ileri sürdüğü sorumluluk sebebiyle bağlı tutmak bağdaĢmamaktadır. 4) TBK m. 60 hükmü, “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” Ģeklinde bir ifadeye yer vermekle, zarar görenin bu konudaki hukuki nitelendirmesini önemli kılmaktadır. Oysaki Türk medenî usûl hu- kuku sistemimizde genel kural, avukatla temsil zorunluluğunun bulunmamasıdır. Sadece, davanın tarafının yargılama esnasındaki uygun olmayan tavır ve davranıĢlarının söz konusu olması veya dava- sını kendi baĢına takip edebilecek yeterlilikte bulunmaması durumunda hâkim tarafından vekil tutma zorunluluğu getirilmektedir. Bunun dıĢında dava ehliyeti bulunan herkesin, davasını bizzat açıp takip edebileceği veya bir vekil vasıtasıyla da yargılamayı yürütebileceği öngörülmektedir. Avukatla temsil zorunluluğunun bulunmadığı hukuk düzenimizde, TBK m. 60 hükmünde öngörülen Ģekilde, zarar görenin birden fazla sorumluluk sebebinden daha lehine olanın ne olduğunu anlamasını beklemek isabetli olmayacaktır. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, hukuku bilmesi beklenemeyecek kimselerin kendi menfaatlerini doğru ve en iyi Ģekilde tespit edemeyecekleri ortadadır. Avukatla tem- sil zorunluluğunun bulunmaması karĢısında TBK m. 60 hükmü düzenlemesinin yerinde olmadığı aĢi- kardır. Görüldüğü üzere TBK m. 60 hükmüne yapılan bu ekleme medenî usûl hukuku bakımından çö- zümden ziyade sorun getirmektedir. YarıĢma probleminin kanunda açıkça düzenlenmesinin ne derece doğru olduğu sorusunu akla getirmektedir. Diğer taraftan Türk Borçlar Kanunu‟nda açıkça düzenlenen hâliyle, sorumluluk sebeplerinin yarıĢmasına iliĢkin düzenlemenin ne Ģekilde yorumlanmasının gerek- tiği önem arz etmektedir. Bu kapsamda doktrinde ileri sürülen bir görüĢe göre TBK m. 60 kapsamında zarar görenin belirli bir sorumluluk sebebine dayanması durumunda hâkim bu sebeple bağlı olacaktır. Doktrinde ileri sürülen diğer bir görüĢe göre ise TBK m. 60 hükmünün iura novit curia ilkesini devre- den çıkartmayacağı bu sebeple bahsi geçen düzenlemenin görmezden gelinmesi gerektiği Ģeklindedir. Kanaatimizce “zarar gören aksini istemiş olmadıkça” ifadesini içeren TBK m. 60 hükmü hukuk siste- mimizin bir parçasıdır. Bu sebeple ilgili kanun hükmünün sağlıklı bir Ģekilde uygulanabilmesi için madde metnine eklenen ifadenin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle TBK m. 60 hükmünde gerçekleĢtirilecek olan revizyonla ilgili düzenlemenin medenî usûl hukukuna uygun bir hâle getirilmesi önem arz etmektedir. 410 Serpil IġIK KAYNAKÇA ACAR, Faruk: “Sorumluluk Sebeplerinin Çokluğu”, Prof. Dr. İsmet Sungurbey‟e Armağan, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Konferansları III, Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri - Borç İlişkilerinde Özel Durumlar - Taraf Değişiklikleri - TBK Değerlendirmeleri ve İrdelemeleri, 26-27 Mayıs 2012, Ġstanbul Baro- su Yayınları, Ġstanbul, 2014, s. 37-61. AKINCI, ġahin: Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 11. Baskı, Sayram Yayınları, Konya, 2019. AKINTÜRK, Turgut: Müteselsil Borçluluk, Sevinç Matbaası, Ankara, 1971. AKĠL, Cenk: “Hâkimin Hukuku Kendiliğinden Uygulaması Ġlkesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergi- si, 2008, Cilt 57, Sayı 3, s. 1-32. AKKAN, Mine: Medenî Usûl Hukukunda Avukatla Temsil Zorunluluğu, Yetkin Yayınları, Ankara, 2010. AKKAYA, Tolga: Medenî Usûl Hukuku Bakımından Boşanma Davası, Yetkin Yayınları, Ankara, 2017. AKYOL ASLAN, Leyla: Medenî Usul Hukukunda Davadan Feragat, Yetkin Yayınları, Ankara, 2011. ALANGOYA, Yavuz: Medeni Usul Hukukunda Vakıaların ve Delillerin Toplanmasına İlişkin İlkeler, Fakülteler Matbaası, Ġstanbul, 1979. ALANGOYA, Yavuz / YILDIRIM, Mehmet Kâmil / DEREN-YILDIRIM, Nevhis: Medeni Usul Hukuku Esas- ları, 8. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2011 (Esaslar). ALANGOYA, Yavuz / YILDIRIM, Mehmet Kâmil / DEREN-YILDIRIM, Nevhis: Hukuk Muhakemeleri Kanu- nu Tasarısı Değerlendirme ve Önerileri, Ġstanbul Barosu Yayınları, Ġstanbul, 2006. ALEXANDER, Cica: “The Principle of Iura Novit Curia”, Young Scholars in International Arbitration: A Col- lection of Essays Prepared for the ICCA 2014 Congress, 2014, s. 105-124. ANSAY, Sabri ġakir: Hukuk Yargılama Usulleri, 7. Baskı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Ankara, 1960. ANTALYA, Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II (Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri, Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri), 2. Baskı, Legal Yayıncılık, Ġstanbul, 2018. ARISOY, A. Selman: “Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Türk Hukukunu Resen Uygulamasının Temeli: Vakıalar, Vakıaların Önemi, Vakıaların ÇeĢitli Yönlerden Sınıflandırılması ve Vakıaların Tespiti”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2019, Cilt 77, Sayı 1, s. 1-47 (Vakıaların Tespiti). ARISOY, A. Selman: Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Türk Hukukunu Resen Uygulaması (iura novit curia prensibi), Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul, 2017 (Iura novit curia). ARSLAN, Ramazan / YILMAZ, Ejder / TAġPINAR-AYVAZ, Sema / HANAĞASI, Emel: Medenî Usul Huku- ku, 7. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021. ATALI, Murat / ERMENEK, Ġbrahim / ERDOĞAN, Ersin: Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021. AYAN, Mehmet: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020 (Borçlar Huku- ku). AYAN, Serkan: Türk Medeni Hukuk Mevzuatı Cilt I, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, (Türk Borçlar Kanunu, İsviçre Borçlar Kanunu, Madde Gerekçeleri), Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2015. BAġ SÜZEL, Ece: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme -Menfaat Devri Yaptırımı-, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2015. BAYSAL, BaĢak: Haksız Fiil Hukuku BK m. 49-76, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019. BAXTER, Lawrence G.: “Civil Litigation and Jura Novit Curia”, South African Law Journal, 1979, s. 531-540. BELGESAY, Mustafa ReĢit: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Şerhi I Teoriler, 3. Baskı, Duygu Matbaası, Ġstanbul, 1948. BERKĠN, Necmettin M.: Medeni Usul Hukuku Esasları, Hamle Matbaası, Ġstanbul, 1969. BĠLGE, Necip / ÖNEN, Ergun: Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Sevinç Matbaası, Ankara, 1978. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 411 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 BLOMEYER, Arwed: Zivilprozessrecht, Erkenntnisverfahren, Duncker & Humboldt Verlag, Berlin, 1963. BOHNET, François / DROESE, Lorenz: Präjudizienbuch - Zivilprozessordnung ZPO, 1. Baskı, Stämpfli Verlag / hep Verlag, Zurich, 2018, s. 127-129. BOLAYIR, Nur: Medenî Usûl Hukuku‟nda Hâkimin Hukuku Re‟sen Uygulaması İlkesi, On Ġki Levha Yayıncı- lık, Ġstanbul, 2019. BÖRÜ, Levent: Medeni Usul Hukukunda İddia ve Somutlaştırma Yükü, Yetkin Yayınları, Ankara, 2016. BRUNNER, Alexander / GASSER, Dominik / SCHWANDER, Ivo (Hrsg.): ZPO Schweizerische Zivilprozes- sordnung Kommentar Band 1: Art. 1-196, 2. Baskı, Dike Verlag, Zürich-St. Gallen, 2016. BRUNS, Rudolf: Zivilprozeßrecht, Eine systematische Darstellung, Verlag Franz Vahlen, Berlin-Frankfurt am Main, 1968. BUCHER, Eugen: Schweizerisches Obligationenrecht (Allgemeiner Teil ohne Deliktsrecht), 2. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1988. BUDAK, Ali Cem / KARAASLAN, Varol: Medenî Usul Hukuku, 5. Baskı, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2021. BUZ, Vedat: “Aynı ġahsın Farklı Hukuki Sebeplerle Sorumluluğu: TBK m. 60 Üzerine DüĢünceler”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2013, Cilt 29, Sayı 2, s. 19-57. BÜTÜN YILMAZ, Derya Gülsüm: Mütelâhik Hakların Yarıştığı Dava, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2017. ÇAĞA, Sema: Sözleşmeden ve Haksız Fiilden Doğan Sorumlulukların Birleşmesi, Banka ve Ticaret Hukuku AraĢtırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1973. CAVALLINI, Cesara: “Why is the Iura Novit Curia Principle Not Applied Yet in English Laws?”, Global Jurist, 2017, Cilt 17, Sayı 3, s. 1-22. DESCHENAUX, Henri / TERCIER, Pierre: Sorumluluk Hukuku, (Çev.) ÖZDEMĠR, Salim, Kadıoğlu Matbaası, Ankara, 1983. DEYNEKLĠ, Adnan: “Türk Borçlar Kanunu‟nda Yer Alan Önemli Usul Hükümleri”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2011, Cilt 2, Sayı 2, s. 45-99. DOĞAN, Emsalgül: “TBK m. 60‟ın “Iura Novit Curia” Ġlkesi Bakımından Değerlendirilmesi”, Adalet Dergisi, 2023/1, Sayı 70, s. 305-343. ERCAN ÖZLER, Meltem: Medenî Usûl Hukuku‟nda Dava Konusu, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019. ERCAN, Ġsmail: Uygulamacılar İçin Medeni Usul Hukuku El Kitabı, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2019. ERDEMĠR, Ġlter: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Cilt 1-2, 2. Baskı, Nurettin Uycan Cilt ve Basım Sanayii A.ġ., Ġstanbul, 1986. EREN, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019. EREN, Fikret / DÖNMEZ, Ünsal: Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II m. 49-82, Yetkin Yayınları, Ankara, 2022. FASCHING, Hans W., Lehrbuch des österreichischen Zivilprozessrecht. Lehr- und Handbuch für Studium und Praxis, 2. Baskı, Manz‟sche Verlags und Universitätsbuchhandlung, Wien, 1990. FASTRICH, Lorenz: “Revisibilität der Ermittlung ausländischen Rechts”, Zeitschrift für Zivilprozeß, 1984, Cilt 97, Sayı 4, s. 423-445. FURRER, Andreas / SCHNYDER, Anton K.: Handkommentar zum Schweizer Privatrecht, Obligationenrecht Allgemeine Bestimmungen, 3. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich-Basel-Genf, 2016. GAUCH, Peter / AEPLI, Viktor / STOCKLI, Hubert: Präjudizienbuch zum OR Rechtsprechung des Bundesge- richts, 5. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 2002. GEHRI, Myriam A. / JENT-SØRENSEN, Ingrid / SARBACH, Martin (Hrsg.): Kommentar ZPO - Schweizerisc- he Zivilprozessordnung, 2. Baskı, Orell Füssli Verlag, Zürich, 2015 (Yazar, OFK-ZPO). GENNA, Gian Sandro: “Lebenssachverhalt oder Rechtsanwendung? - Ein interdisziplinärer Streifzug durch das Prozessrecht zwischen Streitgegenstand und „iura novit cuira‟”, Zeitschrift für juristische Weiterbildung und Praxis, 2013, Cilt 26, Sayı 4, s. 144-158. 412 Serpil IġIK GÖKCAN, Hasan Tahsin: Haksız Fiil Sorumluluğu ve Tazminat Hukuku, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2016. GÖREN ÜLKÜ, Nazlı: “Medeni Yargılama Hukukunda Avukatla Temsil Zorunluluğu”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2010, Cilt 16, Sayı 3-4, s. 309-325. GULDENER, Max: Schweizerisches Zivilprozeßrecht, 3. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1979. GÜMÜġ, Mustafa Alper: Borçlar Hukukunun Genel Hükümleri, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021. GÜNAY, Cevdet Ġlhan: Türk Borçlar Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2015. GÖRGÜN, ġanal L. / BÖRÜ, Levent / TORAMAN, BarıĢ / KODAKOĞLU, Mehmet: Medeni Usul Hukuku, 8. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019. GÜRSOY, Kemal Tahir: “Haksız Eylem (Fiil)den Doğan Talep Hakkı ve Bu Hakkın Diğer Talep Haklarıyla YarıĢması (Dava Hakkının Telahuku)”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1974, Cilt 31, Sayı 1- 4, s. 149-184. HABSCHEID, Walter J.: Schweizerisches Zivilprozess- und Gerichtsorganisationsrecht: Ein Lehrbuch seiner Grundlagen, 1. Baskı, Helbing und Lichtenhahn Verlag, Basel-Frankfurt am Main, 1986. HANAĞASI, Emel: Medenî Yargılama Hukukunda Silahların Eşitliği, Yetkin Yayınları, Ankara, 2016. HATEMĠ, Hüseyin / GÖKYAYLA, Emre: Borçlar Hukuku Genel Bölüm, 4. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2017. HAUSHEER, Heinz / WALTER, Hans Peter (Hrsg.): Berner Kommentar - Schweizerische Zivilprozessordnung, Band I: Art. 1-149 ZPO, Band II: Art. 150- 352 ZPO und Art. 400-406 ZPO, Stämpfli Verlag, Bern, 2012 (Yazar, BK-ZPO). HELVACI, Ġlhan: Gerekçeli-Karşılaştırmalı-İçtihatlı- Notlu Yeni Türk Borçlar Kanunu ve Türk Borçlar Kanu- nu‟nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2011. HILTY, Reto M.: “Elektronische Pressespiegel: iura novit curia? Kritische Anmerkungen zum Entscheid des Zivilgerichts Basel-Stadt vom 19. Juni 2002”, Zeitschrift für Immaterialgüter-, Informations- und Wettbeerbstrecht, 2003, s. 266-273. HIRSCH, Ernest E.: Pratik Hukukta Metot, 7. Baskı, Banka ve Ticaret Hukuku AraĢtırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, (Yayım Yılı BelirtilmemiĢ). IġIK, Serpil: “Medenî Usûl Hukukunda Hükümden Sonra Feragat ve Davanın Feragat Sebebiyle Sona Erdiğini Ortaya Koyacak Olan Merci: 7251 Sayılı Kanun DeğiĢikliği Kapsamında Değerlendirmeler”, Marmara Üni- versitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2021, Cilt 27, Sayı 2, s. 1576-1622. ĠNAL, Nihat: Örnek Karar Dilekçelerle Açıklamalı Hukuk Yargılama Usulü Yasası, Yeni Yasa, Ankara, 2012. ĠYĠLĠKLĠ, Ahmet Cahit: “Hukuk Yargılamasında Dava Sebebi Üzerine Bir Ġnceleme”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2013, Sayı 106, s. 139-204 (Dava Sebebi). ĠYĠLĠKLĠ, Ahmet Cahit: “Hakların YarıĢması Bağlamında Doğru Hükmün Yetersiz Gerekçeye Feda Edilmesi”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2021, Cilt 12, Sayı 48, s. 245-274. JAUERNIG, Othmar: Zivilprozeßrecht: ein Studienbuch, Juristische Kurz-Lehrbücher, 24. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1993. JÄGGI, Peter: “Zum Begriff der vertraglichen Schadenersatzforderung”, Festgabe für Wilhelm Schönenberger zum 70. Geburtstag, Universitätsverlag, Freiburg, 1968, (s. 181-197). KAPANCI, Kadir Berk: Birlikte Borçlulukta Borçlular Arası İlişkiler, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2014. KARACABEY, Ömer Faruk: “Hakların YarıĢması”, Ankara Barosu Dergisi, 1980, Sayı 6, s. 666-685. KARAHACIOĞLU, Ali Haydar / PARLAR, Aynur: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Bilge Yayınevi, Ankara, 2014. KARAKILIÇ, Hasan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler Ders Notları, 2. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstan- bul, 2017. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 413 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 KARAN, Yeliz: “Haksız Fiil Sorumluluğu ile SözleĢmeden Doğan Sorumluluğun KarĢılaĢtırılması”, Prof. Dr. Mustafa Dural‟a Armağan, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2013, s. 723-748. KARSLI, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, 4. Baskı, Alternatif Yayıncılık, Ġstanbul, 2014. KAYA, Asım: “6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Sorumluluk Sebeplerinin YarıĢması”, Çankaya Üni- versitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2016, Cilt 1, Sayı 2, s. 207-228. KAYAR, Ġsmail: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟na Göre Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Özel Borç İlişki- leri, 11. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2019. KILIÇOĞLU, M. Ahmet: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara, 2020. KILINÇ, AyĢe: Medeni Usul Hukukunda Adli Yardım, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013. KINDL, Johann: “Ausländisches Recht vor deutshen Gericht”, Zetschrift für Zivilprozeß, 1998, Cilt 111, Sayı 2, s. 177-203. KOÇ, Nevzat: “Türk Borçlar Kanununun SözleĢeme DıĢı Sorumluluk Hukukuna ĠliĢkin Hükümlerinin Değer- lendirilmesi”, Yaşar Üniversitesi Dergisi, 2013, Cilt 8, Prof. Dr. Aydın Zevkliler‟e Armağan Özel Sayısı, Cilt II, s. 1669-1689. KOÇHĠSARLI, Cengiz / ERĠġGĠN, Özlem: “Yeni Türk Borçlar Kanunu Tasarısı‟nda „Haksız Filler‟”, Prof. Dr. Rona Serozan‟a Armağan, Cilt II, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2010, s. 1243-1271. KOSTKIEWICZ, Jolanta Kren / NOBEL, Peter / SCHWANDER, Ivo / WOLF, Stephan: OR Schweizerisches Obligationenrecht, 2. Baskı, Orell Füssli Verlag, Zürich, 2009. KUMMER, Max: Grundriss des Zivilprozessrechts nach den Prozessordnungen des Kantons Bern und des Bun- des, 2. Baskı, Stämpfli Verlag, Bern, 1974. KURU, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Cilt 1, Yetkin Yayınları, Ankara, 2020 (El Kitabı C. 1). KURU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü El Kitabı, Alfa Basım Yayım Dağıtım, Ġstanbul, 1995 (El Kitabı). KURU, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2017. KURU, Baki / RAMAZAN, Arslan / YILMAZ, Ejder: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 24. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2013. KURU, Baki / AYDIN, Burak: Medeni Usul Hukuku, El Kitabı, Cilt 1, 6. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021. KURU, Baki: “Medeni Usul Hukukunda Dava Sebebi”, Adalet Dergisi, 1967, Sayı 4, s. 239-268 (Dava Sebebi). KURU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, 6. Baskı, Demir-Demir, Ġstanbul, 2001 (C. II). KURU, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, 6. Baskı, Demir-Demir, Ġstanbul, 2001 (C. IV). KRUGER, Wolfgang / RAUSCHER, Thomas (Hrsg.): Münchener Kommentar zur Zivilprozessordnung Band 1: §§ 1-354, 6. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 2020. LENT, Friedrich / JAUERNIG, Othmar: Zivilprozessrecht, 16. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1972. MEIER, Isaak: Iura Novit Curia: Die Verwirklichung dieses Grundsatzes im schweizerischen Zivilprozessrecht, Schulthess Verlag, Zürich, 1975. MEMĠġ, Muhammed ġamil / YILMAZ, Çiğdem: “Hâkimin Hukuku Re‟sen Uygulaması Ġlkesi Kapsamında Sebeplerin YarıĢması Hükmünün Değerlendirilmesi”, (Ed.) BAYSAL, BaĢak: Sorumluluk Hukuku - Seminer- ler 2018, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2018, s. 349-369. MERĠÇ, Nedim: Medeni Yargılama Hukukunda Tasarruf İlkesi, Yetkin Yayınları, Ankara, 2011. MERĠÇ, Nedim: “Hâkimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Der- gisi, 2009, Cilt 11, Prof. Dr. Bilge Umar‟a Armağan Özel Sayısı, s. 377-424. MERĠÇ, Nedim: “Medeni Yargılama Hukukunda Tasarruf ve Taleple Bağlılık Ġlkesinin Kapsamı ve Bazı Güncel Kararların Değerlendirilmesi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 4, Sayı 2, MĠHBĠR Özel Sayısı, s. 23-63. 414 Serpil IġIK MUSIELAK, Hans-Joachim: Kommentar zur Zivilprozessordnung mit Gerichtsverfassungsgesetz, 8. Baskı, Verlag Franz Vahlen, München, 2011. MUSIELAK, Hans-Joachim / VOIT, Wolfgang: Zivilprozessordnung: ZPO mit Gerichtsverfassungsgesetz, 17. Baskı, Verlag Franz Vahlen, München, 2020. MUSIELAK, Hans-Joachim: Grundkurs ZPO, 7. Baskı, Verlag C.H. BECK, Berlin, 2003. MUġUL, Timuçin: Medeni Usul Hukuku, 3. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012. NOMER, Haluk Nami: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 18. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2021. OFTINGER, Karl / STARK, Emil W.: Schweizerisches Haftpflichtrecht- Band I: Allgemeiner Teil, 5. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1995. OĞUZMAN, M. Kemal / ÖZ, M. Turgut: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II, 15. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2020. ÖNEN, Ergun: Medeni Yargılama Hukuku, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 442, Sevinç Matbaası, Ankara, 1979. ÖZ, M. Turgut, Yeni Borçlar Kanununun Getirdiği Başlıca Değişiklikler ve Yenilikler, 3. Baskı, Vedat Kitapçı- lık, Ġstanbul, 2012. ÖZÇELĠK, Volkan: Türk Medeni Usul Hukukunda Taraflarca Getirilme İlkesi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020. ÖZEKES, Muhammet: “Dava Dilekçesinde Hukuki Sebep Bildirmek Zorunludur”, Haluk Konuralp Anısına Armağan, Cilt I, Yetkin Yayınları, Ankara, 2009, s. 745-779. PACZOSKA KOTTMANN, Dorota: “Schiedsverfahren, Insolvenz und die verfängliche Qualifikation unter besonderer Berücksichtigung des polnischen Rechts”, Festschrift für Anton K. Schnyder zum 65. Geburtstag, Schulthess Verlag, Zürich, 2018, s. 251-274. PEKCANITEZ, Hakan / ATALAY, Oğuz / ÖZEKES, Muhammet: Medenî Usûl Hukuku Ders Kitabı, 9. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2021. PEKCANITEZ, Hakan / TAġ KORKMAZ, Hülya / MERĠÇ, Nedim: HMK Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 9. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2019. PEKCANITEZ, Hakan / ÖZEKES, Muhammet / AKKAN, Mine / TAġ KORKMAZ, Hülya (Editör): Pekcanıtez Usûl, Medeni Usul Hukuku, Cilt I, 15. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2017 (Yazar, Pekcanıtez Usul). PEKCANITEZ, Hakan / ÖZEKES, Muhammet / AKKAN, Mine / TAġ KORKMAZ, Hülya (Editör): Pekcanıtez Usûl, Medeni Usul Hukuku, Cilt II, 15. Baskı, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2017 (Yazar, Pekcanıtez Usul). POSTACIOĞLU, Ġlhan E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 1711 Sayılı Kanun‟a Göre YazılmıĢ 6. Baskı, Sulhi Garan Matbaası, Ġstanbul, 1975 (Medeni Usul Hukuku). POSTACIOĞLU, Ġlhan E.: “Davanın ve Kaziyei Muhkemenin Unsuru Olarak Hukuki Sebep”, Dr. A. Recaî Seçkin‟e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No. 351, Ankara, 1974, s. 497-527 (Hu- kuki Sebep). POSTACIOĞLU, Ġlhan E. / ALTAY, Sümer: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 8. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstan- bul, 2020. PRUTTING, Hanns: “Neues zum Streitgegenstand”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 16, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez‟e Armağan Özel Sayısı, s. 301-309. RECHBERGER, Walter H. / SIMOTTA, Daphne-Arianer: Grundriss des österreichischen Zivilprozessrechts, Erkenntnisverfahren, Kurzlehrbuch, 6. Baskı, Manz Verlag, Wien, 2003. REĠSOĞLU, Safa: Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2012. ROSENBERG, Leo / SCHWAB, Karl Heinz / GOTTWALD, Peter: Zivilprozessrecht, 17. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 2010. Medenî Usûl Hukuku Açısından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu‟nun 60‟ıncı Maddesinin Değerlendirilmesi 415 Cilt: 9 • Sayı: 2 • Temmuz 2023 SAENGER, Ingo (Hrsg.): Zivilprozessordnung: ZPO (Familienverfahren, Gerichtsverfassung, Europaische Verfahrensrecht), Handkommentar, 9. Baskı, Nomos Verlag, Baden-Baden, 2021 (Yazar, HK-ZPO). SCHALL, Alexander, “Deutsches Case Law? - Anwendung englischen Rechts unter § 293 ZPO”, Zetschrift für Zivilprozeß, 2009, Cilt 122, Sayı 3, s. 293-325. SCHILKEN, Eberhard: “Medeni Yargılamada Hakimin Rolü”, (Çev.) DEREN-YILDIRIM, Nevhis: İlkeler Işığı Altında Medeni Yargılama Hukuku, 9. Baskı, Beta Yayıncılık, Ġstanbul, 2017. SCHILKEN, Eberhard, Zivilprozessrecht, 4. Baskı, Carl Heymanns Verlag, Köln, Berlin, Bonn, München, 2002. SEROZAN, Rona: Medeni Hukuk: Genel Bölüm, Kişiler Hukuku I, 8. Baskı, Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2018 (Medeni Hukuk I). SEROZAN, Rona, İfa- İfa Engelleri - Haksız Zenginleşme (KOCAYUSUFPAġAOĞLU / HATEMĠ / SERO- ZAN / ARPACI: Borçlar Hukuku Genel Bölüm - Üçüncü Cilt), 7. Bası, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 2016 (Ġfa). SĠMĠL, Cemil: “Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevinin Sınırları”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, Cilt 16, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez‟e Armağan Özel Sayısı, s. 1351-1376. SPICKHOFF, Andreas: “Fremdes Recht vor inländischen Gericten: Rechts- oder Tatfrage?”, Zeitschrift für Zi- vilprozeß, 1999, Cilt 112, Sayı 3, s. 265-292. SPÜHLER, Karl (Hrsg.): ZPO Schweizerische Zivilprozessordnung; Lugano-Übereinkommen (LugÜ II); Ha- ager Übereinkommen (HZÜ, HBewÜZO), Liberalis Verlag, Zürich, 2010. SPÜHLER, Karl / TENCHIO, Luca / INFANGER, Dominik (Hrsg.): Basler Kommentar Schweizerische Zivilp- rozessordnung: ZPO, 3. Baskı, Helbing Lichtenhahn Verlag, Basel, 2017 (Yazar, BSK-ZPO). STAEHELIN, Adrian / STAEHELIN, Daniel / GROLIMUND, Pascal: Zivilprozessrecht, 2. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 2013. SUTTER-SOMM, Thomas / SEILER, Benedikt (Hrsg.): Handkommentar zur Schweizerischen Zivilprozessord- nung Art. 1-408 ZPO, Schulthess Verlag, Zürich, 2021. TANDOĞAN, Haluk: Türk Mes‟uliyet Hukuku (Akit Dışı ve Akdi Mes‟uliyet), Vedat Kitapçılık, Ġstanbul, 2010. TANRIVER, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I Temel Kavramlar ve İlk Derece Yargılaması, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (Medeni Usul). TANRIVER, Süha: Medeni Usul Hukuku‟nda Derdestlik İtirazı, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2007 (Der- destlik Ġtirazı). TEKĠNAY, Selahattin Sulhi / AKMAN, Sermet / BURCUOĞLU, Haluk / ALTOP, Atilla: Tekinay Borçlar Hu- kuku Genel Hükümler, 7. Baskı, Filiz Kitabevi, Ġstanbul, 1993. TERCIER, Pierre / PICHONNAZ, Pascal / DEVELĠOĞLU, H. Murat: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2016. THOMAS, Heinz / PUTZO, Hans: Zivilprozeßordnung mit Gerichtsverfassungsgesetz und den Einführungsge- setzen, 18. Baskı, Verlag C.H. BECK, München, 1993. TOSUN, ÇağdaĢ: Haksız Fiilden ve Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Çerçevesinde Sebeplerin Yarışması (TBK m. 60), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2021. TUNCER KAZANCI, Ġdil: Medeni Usûl Hukukunda Yarışan Haklara Dayanan (Mütelâhik) Davalar, Yetkin Yayınları, Ankara, 2023. TUNÇOMAĞ, Kenan: Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt I, 6. Baskı, Sermet Matbaası, Ġstanbul, 1976. TÜRK, Burak / YILMAZ, Çiğdem: “Türk Borçlar Kanunu‟nun 60. Maddesi Kapsamında Sorumluluk Sebeple- rinin YarıĢması”, (Ed.) BAYSAL, BaĢak: Sorumluluk Hukuku - Seminerler 2018, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2018, s. 371-407. ULUKAPI, Ömer: Medeni Usul Hukuku, 3. Baskı, Mimoza Yayınları, Konya, 2015. UMAR, Bilge: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi (Yargıç ve Avukatlar İçin HMK Uygulamasında Karşılaşıla- cak Soru ve Sorunların Türk ve Neuchâtel Bilimsel ve Yargısal İçtihatları Işığında Yanıtları ve Çözümleri), 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014. 416 Serpil IġIK UYGUR, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt - I, Madde 1-236, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2012. ÜSTÜNDAĞ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, Cilt I-II, 7. Baskı, Nesil Matbaacılık, Ġstanbul, 2000 (Medeni Yargılama). ÜSTÜNDAĞ, Saim: İddia ve Müdafaanın Değiştirilmesi Yasağı, Cezaevi Matbaası, Ġstanbul, 1967 (Ġddia ve Müdafaa). VON TUHR, Andreas: Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı Cilt: 1-2, (Çev.) EDEGE, Cevat, Olgaç Matbaası, Ġstanbul, 1983. VON TUHR, Andreas / ESCHER, Arnold: Allgemeiner Teil des Schweizerischen Obligationenrechts, Zweiter Band, 3. Baskı, Schulthess Verlag, Zürich, 1974. VORWERK, Volkert / WOLF Christian (Hrsg.): BeckOK ZPO, 45. Edition, Stand: 01.07.2022, Verlag C.H. BECK, München, 2022 (Yazar, BeckOK ZPO). WIEGAND, Wolfgang: “Iura novit curia vs. ne ultra petita - Die Anfechtbarkeit von Schiedsgerichts-urteilen im Lichte der jüngsten Rechtsprechung des Bundesgrichts, Sonderdurck aus Rechtsetzung und Rechtsdurch- setzung, Zivil- und schiedsverfahrensrechtliche Aspekte”, Festschrift für Frans Kellerhals zum 65. Ge- burtstag, Stämpfli Verlag, Bern, 2005, s. 127-144. YAVAġ, Murat: “Mehaz Kanun ile Türk Hukukunda ve Mukayeseli Hukukta Medeni Yargılamaya Hâkim Olan Ġlkeler ve Hâkimin Rolü”, Prof. Dr. Yavuz Alangoya İçin Armağan, Alkım Kitabevi, Ġstanbul, 2007, s. 283- 335. YAVUZ, Nihat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, 1. Cilt, Madde 1-338, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Anka- ra, 2015 (ġerh). YAVUZ, Nihat: Açıklamalı- Yorumlu 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Getirdiği Değişiklikler ve Yenilikler (Genel Hükümler - Özel Hükümler), 3. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012 (Yenilikler). YAVUZ, Nihat: Borçlar Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018 (El Kitabı). YILDIRIM, M. Kâmil: “Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Rolü”, Marmara Üniversitesi Hukuk Araştır- maları Dergisi, 2016, Cilt 22, Prof. Dr. Cevdet Yavuz‟a Armağan Özel Sayısı, Cilt III, s. 3027-3044. YILDIRIM, M. Kâmil: Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, Kazancı Matbaacılık, Ġstanbul, 1990. YILMAZ, Yasemin: “SözleĢmeden Doğan Sorumluluk ile Haksız Fiil Sorumluluğunun KarĢılaĢtırılması”, Prof. Dr. Necla Giritlioğlu‟na Armağan, On Ġki Levha Yayıncılık, Ġstanbul, 2020, s. 613-648 (SözleĢmeden Do- ğan). YILMAZ, Ejder: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 1. Cilt, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (ġerh, C. 1). YILMAZ, Ejder: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (ġerh, C. 2). YILMAZ, Ejder: Islah, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021 (Islah). ZIMMERMANN, Walter: Zivilprozeßordnung und GVG, EGZPO, EGGVG, EuGVÜ: Kommentar anhanh der höchstrichterlichen Rechtsprechung, 2. Baskı, C. F. Müller Juristischer Verlag, Heidelberg, 1991. ZÖLLER, Richard: Zivilprozeßordnung: mit Gerichtsverfassungsgesetz und den Einführungsgesetzen, mit inter- nationalem Zivilprozeßrecht, Kostenanmerkungen; Kommentar, 22. Baskı, Otto Schmidt, Köln, 2001.