T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1322 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2024 NUMARASI : 2023/348 Esas - 2024/191 Karar DAVACI : ... - ... -... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... DAVANIN KONUSU : Men…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1322 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2024 NUMARASI : 2023/348 Esas - 2024/191 Karar DAVACI : ... - ... -... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 28/03/2023 tarihli 492.330,82 TL değerinde gentaş marka compakt laminant ve WC bölmesi 77.700,00 TL değerinde 84 kabin aksesuarları ve profilleri satın alımı konusunda KDV dahil toplam 672.636,37 TL'ye anlaşıldığını, iş bu ödemenin 269.054,55 TL'sinin 10/04/2023 tarihinde davalı firmanın Yapı Kredi Bankası nezdinde TR... iban numaralı hesabına ödendiğini, geri kalan tutarı için Türkiye İş Bankası Uzunköprü/Edirne Şubesi' ne ait ... seri numaralı, keşide yeri Uzunköprü 24.07.2023 ödeme tarihli Arda İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, ... adına keşide edilen, Safranbolu PVC yapı Sistemleri ve İnşaat ve davacı şirket tarafından ciro edilen 100.000,00-TL bedelli çek, QNB Finansbank Kıraç Şubesi'ne ait ... seri numaralı keşide yeri İstanbul 28.07.2023 ödeme tarihli Gama Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı şirket adına keşide edilen 160.000,00-TL bedelli çek, Denizbank Sancaktepe Şubesi' ne ait E3-... seri numaralı, keşide yeri İstanbul 30.07.2023 ödeme tarihli ... tarafından, ... adına keşide edilen, Buhari PVC Doğrama ve İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve davacı şirket tarafından ciro edilen 100.000,00-TL bedelli çek, Türkiye Finans Bankası Serdivan Şubesi' ne ait ... seri numaralı, keşide yeri Adapazarı 31.07.2023 ödeme tarihli Arda Dekorasyon Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... - Safranbolu PVC adına keşide edilen, Safranbolu PVC yapı Sistemleri ve İnşaat ve davacı şirket tarafından ciro edilen 40.736,00-TL bedelli çeki 03/05/2023 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme konusu malı tedarik edip borcunu ifa edemediğini, davacı şirkletin davalıya verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesini ve çeklerin ibrazı halinde davacının telafisi imkansız zararlara uğramaması için muhatap bankaların çek bedellerini davalıya veya 3. Kişilere ödememesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Açılan davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya ibraz ettikleri, davacı şirket satış temsilcisi ile davalı taraf şirket yetkilisinin whatssapp görüşme kayıtlarında dava konusu malın davacı şirkete teslim edilmediğinin aşikar olup, dava konusu malın faturalandırılması çeklere dayanak olarak yapıldığını, mahkemeye sunulan teklif formu, nakit ödeme dekontu, çek görüntüleri ve whatsapp konuşmaları ile dava konusu çeklerin alım sözleşmesine istinaden davalıya teslim edildiği ve sözleşme konusu malların da davacı şirkete teslim edilmediğinin ortada olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2024 Tarih - 2023/348 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı ile Gentaş marka kompakt laminant WC bölmesi ve kabin aksesuarları alımı konusunda KDV dahil 672.636,37 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, bu bedelin 269.054,55 TL'sinin 10.04.2023 tarihinde davalıya ödendiğini, kalan kısım için ise çeşitli keşideciler tarafından düzenlenen ve davalıya teslim edilen toplam 400.000,00 TL'yi aşan bedelli çeklerin verildiğini, ancak davalının sözleşme konusu malları tedarik etmeyerek edimini hiç ifa etmediğini belirterek dava konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafça usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Ancak takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Eldeki dava, zorunlu unsurları ihtiva eden kambiyo senedi vasfındaki çekten kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıdadır. Eldeki davada; davacı, dava konusu çeklerin temel borç ilişkisine dayalı olarak verildiğini, ancak davalının sözleşme konusu malları hiç teslim etmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, çeklerin soyutluğu ilkesi gözetilmekle birlikte, taraflar arasındaki temel borç ilişkisi ve edimin ifa edilip edilmediği yönünden kapsamlı bir inceleme yapılması zorunludur. Eldeki uyuşmazlık, tarafların tacir olmaları ve iddiaların ticari ilişkiye dayanması nedeniyle, TTK ve HMK hükümleri uyarınca ticari defterlerin birlikte ve karşılaştırılmalı şekilde incelenmesini gerektirmektedir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; tensip zaptı ile her iki tarafa, ön inceleme duruşmasında ise davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmeleri için süre verildiği; ancak yargılama aşamasında yalnızca davacı tarafa ait ticari defterlerin dosyaya sunulduğu, davalı tarafa ait ticari defterlerin ise ibraz edilmediği, buna rağmen, mahkemece yalınızca davacı defterleri üzerinden inceleme yaptırılarak sonuca gidildiği görülmüştür. Davalı defterlerinin; sözleşme konusu malların teslim edilip edilmediği, davacıdan alınan bedellerin ve çeklerin muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği, temel borç ilişkisinin ifa edilip edilmediği hususlarının tespiti bakımından belirleyici nitelikte olduğu tartışmasızdır. Ancak, ilk derece mahkemesince davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 6100 sayılı HMK'nın 222/3. Maddesine uygun olmadığı gibi hangi yıllara ait hangi ticari defterlerin ibraz edilmesi gerektiğinin de ihtarnamede gösterilmediği, bu haliyle ihtarın geçerli sayılamayacağı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. Maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 219,220,221 ve 222. Maddeleri uyarınca ; tacirler arasında görülen davalarda ticari defterlerin karşılıklı ve birlikte değerlendirilmesi, taraf defterlerinin birbirini doğrulayıp doğrulmadığının denetlenmesi gerekmektedir. Özellikle menfi tespit davalarında, alacak- borç ilişkisinin varlığı veya yokluğu hususu ancak her iki tarafın ticari kayıtlarının birlikte incelenmesi suretiyle sağlıklı bir şekilde tespit edilebilecektir. Eldeki davada; davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, mahkemece HMK'nın 220 ve 222. Maddeleri uyarınca defter ibraz etmemenin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi, davalı defterlerinin ibraz edilmemesinin aleyhe delil teşkil edip etmeyeceğinin tartışılması ve buna göre bir hukuki sonuca varılması gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Yine, yukarıda belirtildiği üzere; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle dosya kapsamında davacının dava dilekçesindeki iddialarını yani davalıdan, dava konusu çekler karşılığı alması gereken malları alamadığına ilişkin iddiasını mevcut delillerle ispat edemediği hususunda isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece iddia ve savunma uyarınca ispat yükünün davacı taraf ait olduğu ve davacının iddiasını ispat edememesi belirlemesi karşısında son çare olarak yemin delilinin varlığı üzerinde durulması ve var ise uyuşmazlığa yönelik bu delilin de tüketilmesi gerekmektedir. Yemin delili, 6100 sayılı HMK'nın 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. İddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline dayanılmış olması da gerekir. Eldeki davada; ispat yükü üzerinde olduğu belirlenen davacının dava dilekçesi ile açıkça yemin deliline de dayandığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve yemin teklifi sonucunda süre verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. O halde gelinen bu aşamada mahkemece yapılması gereken işin; öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 22/3. Maddesine uygun olarak ve hangi yıllara ait hangi defterlerin istendiği de açıkça yazılmak sureti ile davalıya yeniden ihtarname göndermek, davalının ticari defterleri sunması halinde dava konusu çeklerin ve ödemelerin davalının ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği, sözleşme konusu malların teslimine veya ifasına ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı hususları yönünden defter içeriklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi, taraf ticari defterlerinin birlikte ve karşılaştırmalı olarak ele alınması sonrasında, davacı tarafın açıkça yemin deliline dayandığı da gözetilerek, HMK'nın 225 ve devamı maddeleri uyarınca davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, davacı tarafından yemin teklif edilmesi halinde yeminin eda ettirilmesi, yemin sonucunun dosya kapsamındaki tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi sonrasında oluşacak kanaat doğrultusunda eldeki uyuşmazlık hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibaret olduğu değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2024 Tarih - 2023/348 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/01/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*