16. Hukuk Dairesi 2016/13583 E. , 2019/8500 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında, kaz…
**16. Hukuk Dairesi 2016/13583 E. , 2019/8500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün neden tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğüne sorulmasına rağmen tescil harici bırakılma nedeni netleştirilmemiş, tek kişilik ziraat bilirkişi raporunda, nizalı taşınmaz bölümü üzerinde sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri ölçülü olarak dikilmiş 25 adet ceviz ağacı ile 2 adet kiraz ağacı bulunduğu, fidanların dikiminde ve takip eden ilk yıllarında bakımlarının yapıldığı, düzgün dallandırıldıkları ancak sulama, gübreleme, budama ve ilaçlama gibi bakım işlemlerinin yapılmamasından dolayı verim kabiliyetleri ve ağaç gelişimlerinin zayıf durumda olduğu belirtildiği halde, ağaçların bakımının düzenli yapılmamış olmasının zilyetliği terk anlamına gelip gelmediği hususu tartışılmamıştır. Ayrıca davacının, dava konusu taşınmazın, dedesinden babasına ondan da kendisine intikal ettiğini iddia etmesine rağmen, dededen babaya, babadan da davacıya intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadığı gibi, dinlenen yerel bilirkişilerden de çekişmeli taşınmaz bölümünün davacıya ne şekilde intikal ettiği sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.