T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1957 - 2026/607 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1957 KARAR NO : 2026/607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/04/2024 NUMARASI :2023/374 Esas - 2024/250 Karar DAVACI :AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1957 - 2026/607 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1957 KARAR NO : 2026/607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/04/2024 NUMARASI :2023/374 Esas - 2024/250 Karar DAVACI :AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-CİCİ PAZARLAMA TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :2-... :3-... VEKİLİ :Av. ... İHBAR OLUNAN :İMTAŞ TAŞIMACILIK TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ :20/07/2023 KARAR TARİHİ :06/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ :24/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı Hakmar Mağazacılık Limited Şirketi arasında ... numaralı 17/01/2022-17/01/2023 dönemli makine kırılması geniş kasko sigorta poliçesi imzalandığını, imzalanan bu poliçe çerçevesinde, poliçede yazılı sigorta konularının karşılarında gösterilen teminatlarla sınırlı olmak kaydıyla, riziko adreslerinde meydana gelecek zararlar; genel şartlar, klozlar ve poliçede yazılı özel şartlar uyarınca ve belirtilen sigorta bedelleri ile teminat altına alındığını, 19/12/2022 tarihinde sigortalının "... Mah. ... Sk. No:... Kartepe/Kocaeli" adresindeki Kartepe deposunda kullanılmakta olan Yale marka, ERP20VT model, G... seri numaralı 2021 model forklift, davalı Cici Pazarlama firmasından ürün getiren davalı ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araçtan ürünü indirdiği esnada 34 ... plakalı aracın ileri kayması sonucunda, rampadan düşerek hasarlandığını, sigortalının, uğradığı zararın poliçe kapsamında giderilmesi için müvekkili şirkete başvurmuş olduğunu, eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde, forkliftte KDV hariç 44.556,44-TL tutarında zarar meydana geldiğini, 200,00-TL sovtaj ve 4.435,64-TL muafiyet tenzili sonucunda hasar miktarının KDV hariç 39.920,80-TL (KDV dahil 47.106,54-TL) olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler ışında, davacı şirket tarafından sigortalısına 24/03/2023 günü 39.920,80-TL ve 29/03/2023 günü 7.185,74-TL (KDV) olmak üzere toplam 47.106,54-TL sigorta tazminatı ödediğini, hasardan sorumlu olmasına rağmen ödeme yapılmadığından davalılar aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2023/58009 Esas sayılı icra dosyası ile 22/05/2023 günü icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından yasal süresinde ödeme emrine/takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, Kocaeli İcra Dairesinin 2023/58009 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve aynı şartlar ile takibin devamını, haksız itiraz eden davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ile ... Madenli vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nin 34 ... sayılı vasıtanın olay tarihinde şoförü olduğunu, davalı ...'nin ise araç sahibi olduğunu, olay tarihinde davalının İstanbulda, davalı Cici pazarlamadan malı yüklediğini, Kocaeli Aslanbey'de bulunan Hakmar Mağazacılık Ltd Şirketine ait depoya malı teslim etmek üzere market malı olan yükün nakliyesini aldığını, davalının nakliye işi gereği olay tarihinde Hakmar Mağazacılık'ın Aslanbey deposuna aracını yanaştırarak 14 büyük koli şeklinde mal indirildiğini, arabada kalan son kolinin başka yere teslim edilmesi gerektiğinin söylendiğini, davalının da İstanbul'da malı teslim aldığı yerden kendisine kesilen irsaliyeye göre malın tamamını aynı yere yani Hakmar'a ait depoya götürülmesi söylendiğini ve bu şekilde irsaliye kesildiğini söyleyerek bir kolinin başka yere tesliminin kendisi açısında mümkün olmadığını, yaptıkları nakliye sözleşmesine aykırı olduğunu, kendisine sorumluluk doğacağınını belirttiğini, bunun üzerine de Hakmar'a ait davalının yanaştırdığı kamyonundan malı indiren forklift kullanıcısına kızarak son kalan koliyi bir kaç kez indirip tekrar arabaya bindirildiğini, davalının bu koliyi başka yere bırakın teklifini reddettiği için sinirlenerek forkliftle araca çarpıldığını, davalının aracının bu nedenle yerinden oynadığını, son kolideki malın zarara görmesinin müsebbibinin Hakmar deposunda forklift kullanan şahsın olduğunu, söz konusu depoda kamera kayıtlarının bulunduğunu, davalıdan 47.914,51-TL gibi bir miktar talep edildiğini, konunun Hakmar Mağazacılık'ın işyerinde meydana gelen zararların toplamının olduğunun belirtildiğini, talep edilen miktarın hukuki bir dayanağı olmadığı için itiraz ettiklerini, davalıların kusurlarının olmaması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cici Pazarlama Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğunu ve yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, bun nedenle yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin davacı tarafın iddiasına konu olayın ve sözde hasarın meydana gelmesinde herhangi bir dahli ve kusuru olmadığından taraf sıfatı da bulunmadığından bu nedenlerle davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın İmtaş Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesini, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; a-Davalıların Kocaeli İcra Dairesinin 2023/58009 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 32.974,57-TL asıl alacak ve 557,35-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.531,92-TL üzerinden devamına, b-Asıl alacağa takip tarihi olan 22.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, c-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, d-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... ve ... Olmuş vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki işbu tanık beyanları da incelendiğinde davalının sadece taşımacı olduğu, malı indirmekle depo görevlilerinin sorumlu olduğunu, forklifti kullanan şahsın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin açık olduğunu, daha önce de izah edildiği üzere kamera kayıtları incelendiğinde de davalının yaşanan olayda kusuru olmadığının görüleceğini, aynı zamanda dosya kapsamında alınan 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar davalının dikkat ve özen göstermediği kanaatine varılmışsa da, olayın meydana geliş şekli incelendiğinde, davalının depoda bulunanlar tarafından sürekli oyalanması, yine bu görevliler tarafından son paketin birden fazla kez araçtan indirilip yeniden bindirilmesi, olay yerinde meydana gelen kargaşada forklift sürücüsünün gerekli özeni göstermediği ve kendisinin dikkatsizliği nedeniyle işbu olayın gerçekleştiğinin açık olduğunu, davalının yaşanan olayda kusuru bulunmadığını, yine bilirkişi raporunda da açıkça Hakmar Şirketinin gerekli özeni göstermediğinin açıkça belirtildiğini, yaşanan olayda, gerekli özeni gösteren davalılar yönünden işbu davanın reddedilmesi gerekirken, verilen hükmün haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Cici Pazarlama Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanak aslı sunulmadığından işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin, davacı tarafın iddiasına konu olayın ve sözde hasarın meydana gelmesinde herhangi bir dahli ve kusuru olmadığından taraf sıfatı da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın, davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirketin, davacı tarafın iddiasına konu olay ve hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru ve dahli bulunmadığı gibi somut olayda "adam çalıştıran" sıfatı da bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile hesaplanan zarar miktarının fahiş olduğunu ve faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, kötüniyetle icra takibi başlatan davacı şirket aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı itibariyle; somut olaya ilişkin bilgi, belge, kayıt, tutanak, ekspertiz incelemeleri ve fotoğraflar ile tutarlı bilirkişi raporları doğrultusunda mezkur kaza sebebiyle davalı araç maliki ve sürücüsünün 1. dereceden asli kusurlu olduğu ve diğer davalı şirketin "adam çalıştıran" sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu ortada iken, davalıların istinaf başvurusuna konu aksi yöndeki soyut iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2024 tarih, 2023/374 Esas - 2024/250 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Makine Kırılması Geniş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin halefiyete dayalı olarak haksız fiil sorumlusu davalılardan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacı şirket ile dava dışı Hakmar Mağazacılık Limited Şirketi arasında ... numaralı 17.01.2022-17.01.2023 dönemli makine kırılması geniş kasko sigorta poliçesi imzalandığı, 19.12.2022 tarihinde sigortalının "... Mah. ... Sk. No:... Kartepe/Kocaeli" adresindeki Kartepe deposunda kullanılmakta olan Yale marka, ERP20VT model, G... seri numaralı 2021 model forklift, davalı Cici Pazarlama firmasından ürün getiren davalı ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araçtan ürünü indirdiği esnada 34 ... plakalı aracın ileri kayması sonucunda, rampadan düşerek hasarlandığı, sigortalının, uğradığı zararın giderildiği, davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine, davalılar aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2023/58009 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nın 1429. maddesi,“(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür” şeklindedir. Diğer yandan, 25 Şubat 1967 tarihinde yürürlüğe giren "Makina Kırılması Sigortası Genel Şartlar"ının 16. maddesinde ise; "Sigortacı ödediği tazminat miktarınca hukuken sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren sigortacının ikame edebileceği davaya yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye mecburdur. ",23. maddesinde ise;" Bu Genel Şartlara, varsa bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmeyen özel şartlar konulabilir." hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı Hakmar Mağazacılık Limited Şirketi arasında 17.01.2022-17.01.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere" Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" sözleşmesi kurulmuş olup, sigortalıya ait Yale marka, ERP20VT model, G... seri numaralı 2021 model forklift Yale marka, ERP20VT model, G... seri numaralı 2021 model forklift, davalı ... Olmuş'a ait, ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araçtan ürünü indirdiği esnada, 34 ... plakalı aracın öne doğru hareket etmesi nedeniyle düşerek hasarlandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geldiği sırada 34 ... plakalı aracın el freninin çekili olmadığı, teker altına takoz koyulmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna göre, forklift boş halde kalan paleti de indirmek için kasaya gireceği sırada kamyon bir anda ileri hareket etmiş ve forklift araç ile yükleme rampası arasında oluşan boşluktan aşağı düşerek hasar görmüştür. Bu tür yükleme boşaltma işlemlerinde araç yükleme rampasına yanaştırıldıktan sonra stop edilmeli, imdat freni kurulmalı ve araç vitese alındıktan sonra da, aracın tekerlekleri önüne takoz koyularak, aracın hareket etmesi kesinlikle engellenmelidir. Tüm bu önlemler araç sürücüsünün sorumluluğundadır. Ancak somut olay, bu önlemlerin hiçbirinin alınmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Boş bir forkliftin ne kadar hızlı hareket ederse etsin, takoz konulmamış olsa bile, freni kurulu ve viteste olan bir kamyonu hareket ettirebilecek enerjiye sahip olması mümkün değildir. Dolayısıyla, aracı rampaya yanaştırdıktan sonra gerekli önlemleri almayan 34 ... plakalı araç sürücüsü ...'nin olayda %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı Hakmar Şirketi, yükleme rampasına yanaştırılan araçların güvenli bir şekilde park etmesi için gerekli önlemlerin uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle yükümlüdür. Nitekim tanık ifadelerinden anlaşıldığı üzere; olay tarihinden sonra, yükleme rampalarının yanına metal takozlar koymuş ve araç şoförlerine rampaya yanaştırdıkları aracın tekerleklerinin önüne bunları yerleştirmesi talimatı vermeye başlamıştır. Olay tarihinde, Hakmar Şirketi tarafından bu hususta herhangi bir talimat olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısı ile işin güvenli yürütülmesini sağlaması gerekirken, gerekli önlemleri almamış, denetim ve gözetim yapmamıştır. Bu nedenle dava dışı Hakmar Şirketi'nin olayda %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı ... Olmuş'a ait, ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracın el freni çekilmiş olsaydı ve Hakmar Şirketi tarafından da gerekli talimatlar verilmiş olsaydı bu kaza meydana gelmeyeceğinden yapılan kusur değerlendirmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğu;" Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenmiştir. Adam çalıştıranların sorumluluğu hakkında gerek doktrinde gerek içtihatlardaki (27.03.1957 gün ve 1/3; 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları) baskın görüş bunların kusursuz bir sorumluluğa tabi tutulmaları doğrultusundadır. İş gördürenin sorumluluğunun kaynağı, göstermekle yükümlü olduğu özenle iş görme (ihtimam) ödevinin ihlalidir. Sorumluluğun kökü, bizzat sorumlu şahsın ya da şahısların durumundadır. İstihdam eden, müstahdem veya işçilerini seçerken, onları çalıştırırken, başkalarına zarar vermemelerini sağlamakla ve buna dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Esasen istihdam edenin sorumluluğunun dayanağı, onun müstahdeme nezaret ve özen hususundaki objektif vazifesinin ihlali teşkil eder. Yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararından da anlaşılacağı gibi adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için, kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, adamın dahi kusuru kanuni şartlardan değildir. Bu noktada, Borçlar Kanununun 66. maddesinde düzenlenen “adam çalıştıranın sorumluluğu” için, somut olayda “adam çalıştırma ilişkisi” ile “çalıştırılanın hizmetini yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi” unsurlarının gerçekleşmesi zorunludur. Adam çalıştırma ilişkisi için çalıştırılanın, çalıştıranın buyruğu altında olması, onun gözetiminde işi yapması ve onun talimatıyla bağlı bulunması gerekir. Bunun yanında meydana gelen zararın müstahdemin istihdam edenin maksatları için bir hizmetin görüldüğü sırada doğmuş olması zorunludur. Başka bir deyişle, çalıştırılan adama gördürülen hizmetle zarar arasında “gaye ve görev bakımından” çok sıkı bir ilişki olmalıdır. Bu bakımdan hizmetin ifası ile zararın ortaya çıkması arasındaki zaman ve yer bağlılığı ve zararın adam çalıştıranın hizmetin görülmesi için verdiği araç ile meydana getirilmesi hizmetin yapılması sırasında zararın meydana geldiğini bir karine, emare olarak kabul edilebilirse de, daima bu unsurlara isnat etmek doğru sonuç vermez. Bu nedenle, bu dış görünüş unsurlarından ziyade, zarar verici fiilin, adam çalıştıranın çalıştırdığı adama kendi amacı için yüklediği hizmetlerin ifası alanında işlenmiş olması gözönüne alınır. Kaza sırasında hasara uğrayan forkliftin, dava dışı sigortalının işyerinde kullanıldığı, kazanın dava dışı sigortalıya ait işyerinde gerçekleştiği, davalı Cici Pazarlama Ticaret A.Ş'nin, dava dışı sigortalıya 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi gereğince satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme borcunun bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nın 114/2 maddesi gereğince haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağından, her ne kadar davalı tarafından taşıma işinin ifası için dava dışı İmtaş Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. İle iletişime geçtiği, davalı Cici Pazarlama Ticaret A.Ş'nin taşıma işini, dava dışı İmtaş Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin organizatörlüğünde gerçekleştirdiği, davalı ... Olmuş'a ait, ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araç sürücüsü ve sahibi arasında bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, bu kapsamda davalı ... Olmuş ve ...'nin davalı Cici Pazarlama Ticaret A.Ş.nin çalışanı olmadığı ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağı savunulmuş ise de, davalı tarafından yukarıda açıklandığı üzere satış sözleşmesine göre satılanın zilyetliğinin teslimi borcu bulunması nedeniyle, davalının şirketin sözleşmesel borcunun ifa edilmesi nedeniyle, davalı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine göre zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 2.290,56-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 573,60-TL'nin mahsubu ile kalan 1.716,96-TL istinaf karar harcının davalı Cici Pazarlama Ticaret A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Alınması gereken 2.290,56-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 581,64-TL'nin mahsubu ile kalan 1.708,92-TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-Alınması gereken 2.290,56-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 572,64-TL'nin mahsubu ile kalan 1.717,92-TL istinaf karar harcının davalı ... Olmuş'tan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*