(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/10189 E. , 2013/11178 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : HAZİNE, ... DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... Fakılı Köyünde yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan ve dava dilekçesinde mevki…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/10189 E. , 2013/11178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : HAZİNE, ... DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... Fakılı Köyünde yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan ve dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümlerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.11.2011 tarihli rapor ve eki haritada (1) numara ile gösterilen 498,42 m2, (2) numara ile gösterilen 1067,78 m2 ve (3) numara ile gösterilen 802,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın aktif ırmak yatağı olmayıp tarım arazisi olduğu ve davacı yararına TMK'nın 713. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme, uygulama ve toplanan deliller hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava, TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince tescil istemi ile açılmıştır. Dava konusu yer, 1967 yılında yapılan tapulama sırasında "ırmak yatağı" niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı ..., uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.11.2011 tarihli rapor ve eki haritada (1), (2) ve (3) rakamları ile gösterilen bölümlerin imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemektedir. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak edinilebilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesinde belirtilen koşulların zilyet yararına oluşması gereklidir. Dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni dikkate alındığında tespit tarihi sırasında ırmak yatağı olan taşınmazın halen bu niteliğini koruyup korumadığı, imar-ihya suretiyle elde edilip edilmediği, bu şekilde elde edilmiş ise imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hakkında yeterli araştırma yapılmamış, bu amaçla jeoloji mühendisi bilirkişiden rapor alınmamış, taşınmazların bitişiğinde bulunan Kızılırmak’ın 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kıyı-kenar çizgisi uygulaması kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmazı ve sınırlarını gösterir fotoğrafları da çektirilmemiş, imar ve ihya olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya hangi tarihte gerçekleştiği hususlarının en iyi belirlenme yöntemi olan hava fotoğraflarından yararlanılarak rapor alınma yöntemi benimsenmemiştir. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kıyı-kenar çizgisi uygulaması bulunup bulunmadığı saptanmalı, kıyı-kenar çizgisinin idare tarafından belirlenmiş ve yöntemince kesinleştirilmiş olması halinde bu kıyı-kenar çizgisi bilirkişiler aracılığı ile mahalline uygulanmalı, kıyıkenar çizgisinin idare tarafından belirlenmemiş veya yöntemince kesinleştirilmemiş olması halinde ise 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı gibi kıyı-kenar çizgisi mahkemece usulüne uygun şekilde tespit edilmeli, bu tespit yapılırken 13.03.1972 tarih ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan kıyı şeridinin nasıl tespit edileceğine dair kural ve yöntemler ile 17.04.1990 tarih, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4. maddesindeki tanımlar ve 9. maddesi hükmü göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca dava konusu taşınmazlar ile Kızılırmak arasında bulunan seddenin ne zaman yapıldığı araştırılmalı, dosya içerisinde mevcut olan DSİ Genel Müdürlüğüne ait 28.09.2012 tarihli yazıda taşınmazın yapımı devam etmekte olan Boyabat Barajı tamamlandığında taşınmazın bulunduğu Fakılı Köyüne ait arazilerin büyük bir bölümünün sular altında kalacağı belirtildiğine göre taşınmazların dava tarihinden sonra su altında kalıp kalmadığı ilgili kurumdan sorulmalıdır. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 2 ziraat mühendisi, jeoloji veya jeomorfoloji mühendisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin, memleket haritası, en eski tarihli askeri haritalar, hava fotoğrafları gibi kayıtların uygulanması sağlanmalı, gerektiğinde değişik kodlardan toprak örnekleri alınıp analizler yaptırılmalı, mevsimsel etkiler de göz önünde tutularak bilirkişilerce kıyı-kenar çizgisi saptanmalı, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi ve jeolog bilirkişilerinden bu hususta taşınmazın hali hazırdaki niteliğini, konumunu, bitki örtüsü, kullanım durumunu, halen ırmak yatağı olup olmadığını belirtir biçimde ayrıntılı ve fotoğraflı rapor alınmalı, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi için sonuncusu 1991 yılına (en yakın tarih) olmak üzere birbirine yakın tarihli en az 3 adet stereskopik hava fotoğrafı getirtilerek, jeodezi ya da fotogrametri uzmanı bilirkişiler tarafından büroda yapılacak inceleme ile dava tarihinden 15-20 ve 25 yıl öncesine ait, en az 3 zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak gözlemlemek suretiyle taşınmazın ırmak yatağı olup olmadığı, imar-ihya yapılmış ise tamamlandığı tarihi ve tarımsal amaçlı zilyetliğe başlandığı tarihi belirtecek şekilde düzenlenecek rapor dosyasına konulmalı, fen bilirkişisine taşınmazın belirlenecek durumu ile ilgili olarak, taşınmazın sınırlarını gösterir bütün yönlerinden çekilmiş fotoğrafları ekli, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, taşınmazın dava tarihinden sonra su altında kaldığının saptanması halinde davanın niteliğinin değişeceği göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.