T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1476 Esas KARAR NO : 2026/303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/05/2025 NUMARASI : 2013/516 Esas, 2025/516 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM'nin 2014/484 ESAS SAYILI DOSYASI: DAVA: TAPU İPTALİ VE TESCİL KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1476 Esas KARAR NO : 2026/303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/05/2025 NUMARASI : 2013/516 Esas, 2025/516 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM'nin 2014/484 ESAS SAYILI DOSYASI: DAVA: TAPU İPTALİ VE TESCİL KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DOSYA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalılar ..., ... ve ...'ın kooperatifin eski başkan ve üyeleri olduğunu, kooperatifin 2007 yılında inşaatı bitirerek daireleri üyelere teslim ettiğini, üyelerin tapularını aldığını, 24 nolu dairenin tüm edimlerini yerine getiren müvekkili adına tescili gerekirken, kooperatifin tescilden imtina ettiğini ve daireyi yönetim kurulu başkanı davalı ... adına tescil ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 150.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevabında; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının sadece adına tahsisten hareketle açtığı davanın dinlenme imkanı bulunmadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının kooperatife olan borçlarını ödememesi nedeniyle ihracına varan yasal süreç olup bu sürecin beklenmesi gerektiğini, genel kurulda ... ada 4 numaralı parsel üzerine inşaa edilen dairelerin ortakların isteğine göre dağıtımı hususunda karar alındığını, bu hususta üst birlik nezdinde girişimde bulunulduğunu, üst birliğe olan borçların ödenmesi ve tapu dağıtımına izin verilmesiyle kooperatife olan tüm borçlarını ödeyen üyelere tapu devrinin yapıldığını, borçlarını ödemeyenlere tapu verilmediğini, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 30/05/2009 tarihli belge ile avans verildiğine dair belgenin sahte olduğunu savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DOSYA Davacı ... vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalılar ..., ... ve ...'ın kooperatifin eski başkan ve üyeleri, davalı ...'ın ise ...'ın eşi olduğunu, kooperatifin 2007 yılında inşaatı bitirerek daireleri üyelere teslim ettiğini, üyelerin tapularını aldığını, 18 nolu dairenin tüm edimlerini yerine getiren müvekkili adına tescili gerekirken, kooperatifin tescilden imtina ettiğini ve daireyi yönetim kurulu üyesi ...'ın eşi davalı ... adına tescil ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 150.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar kooperatif, ..., ... ve ... vekili cevabında; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının sadece adına tahsisten hareketle açtığı davanın dinlenme imkanı bulunmadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının kooperatife olan borçlarını ödememesi nedeniyle ihracına varan yasal süreç olup bu sürecin beklenmesi gerektiğini, genel kurulda ... ada 4 numaralı parsel üzerine inşaa edilen dairelerin ortakların isteğine göre dağıtımı hususunda karar alındığını, bu hususta üst birlik nezdinde girişimde bulunulduğunu, üst birliğe olan borçların ödenmesi ve tapu dağıtımına izin verilmesiyle kooperatife olan tüm borçlarını ödeyen üyelere tapu devrinin yapıldığını, borçlarını ödemeyenlere tapu verilmediğini, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 30/05/2009 tarihli belge ile avans verildiğine dair belgenin sahte olduğunu savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... birleşen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 30/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacıların ayrı ayrı davalı kooperatifin üyesi oldukları, davacılar ile diğer kooperatif üyeleri arasında eşit işlem koşulu gereği değerlendirme yapıldığında davacıların taşınmazların tescilini talep etme haklarının bulunduğunun belirtildiği, anılan bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alındığı, davalı kooperatif, borç bulunmadığına dair 30/05/2009 tarihli belgede yer alan ...'a ait imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle bu belgeye itibar edilemeyeceğini belirtmişse de, belgede yer alan diğer yöneticilerin imzalarının kendilerine ait olduğu, borcu olan üyenin üyelik hakkını devredemeyeceği yönünde kooperatifin uygulaması bulunduğu, davacıların bizzat kooperatif tarafından hazırlanan üyelik listesinde adlarının yer aldığı, bu bağlamda davacıların borcu olmayan üyeden üyelik haklarını devraldıkları ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacıların kooperatif üyesi oldukları; davacı ...'ın kooperatif üyesi olduğu, üyeliğinin kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olduğu, kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre diğer kooperatif üyeleri yönünden eşit işlem kuralı gereğince taşınmaz tescil talebinde bulunabileceği, kendisine tahsis edilen ve davacının kiracısı tarafından tasarruf edilen 24 nolu bağımsız bölümün kooperatifin ferdileşmesi aşamasında yolsuz olarak kooperatif başkanı olan ... adına tescil edildiği, taşınmaza hak kazananın bizzat davacı ... olduğu, haklı ve yasal bir dayanağı bulunmaksızın taşınmazın kooperatif başkanı adına tescil edilmiş olması nedeniyle davacı ...'ın davasının kabulü gerektiği; birleşen dava yönünden ...'ın da davacı ... gibi kooperatif üyesi olduğu, eşit işlem gereğince taşınmaz tescilini talep etme hakkının bulunduğu, davacı ...'a tahsis edilen taşınmazın kooperatifin ferdileşmesi aşamasında kooperatif yönetim kurulu üyesi olan ...'ın eşi olan ... adına haklı bir neden olmaksızın yolsuz olarak tescil edildiği, davalı ...'ın kooperatif yönetim kurulu üyesi olan ...'ın eşi olması nedeniyle yolsuz olarak tescil edilen iş bu hususu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu dikkate alınarak iyi niyetli sayılamayacağı, bu nedenle davacın ...'ın da davasının kabulü gerektiği; tapu malikleri dışında davalı olarak gösterilen diğer davalılar yönünden, tapu iptal ve tescil davasının münhasıran tapu malikine karşı açılacağından tapu maliki dışındaki davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle asıl dosyada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 24 Nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı ... adına tapuya tesciline, davalılar ... Kooperatifi, ... ve ölü ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine; birleşen dosyada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 18 Nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, davalılar ... Kooperatifi, ..., ... ve ölü ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili, asıl dosyada davalı ... ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından tarafından istinaf edilmiştir. Davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; asıl ve birleşen dosyada davacıların kooperatife hiçbir ödemesi bulunmadığını, üyeliklerin geçerli ve sahih bir üyelik olmadığını, davacıların bu husustaki tek delillerinin borç bulunmadığına dair 30.05.2009 tarihli belge olduğunu, ancak bu belgede yönetim kurulu üyesi ...'a atfen atılan imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini, başka bir dosyada başka bir belgedeki imzanın ...'a ait olmasının bu dosyaya etkisi olmayacağını, üyelikleri devraldıklarını iddia eden davacıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, sahte belge dışında başka belgelerle ispatlayamadıklarını, mali müşavir bilirkişi heyeti raporunda davacıların 104.489,00 TL borçları bulunduğunun tespit edildiğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Asıl dosyada davalı ... istinaf nedenleri olarak; davacının geçerli bir üyeliğinin bulunmadığını, bilirkişi raporlarına göre davacının kooperatife borcu olduğunu ve mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sahte belge kullanan davacıya eşit işlem kuralı denilerek hakkı olmayan bir tapu verildiğini, dairenin kendisine ait olduğunu söyleyen davacının borçlarını ödediğini ispatlaması gerektiğini, ancak ispat yükü kooperatifteymiş gibi kayıtların eksikliğinden, ödeme kayıtlarına erişilemediğinden bahsedildiğini, diğer üyelerin ödemelerini tespite ya da araştırmaya gerek bulunmadığını, borcu olmayanlara tapularının verildiğini, kooperatif üyesi olarak üzerine düşen mali yükümlülükleri yerine getirdiği için tapuyu aldığını belirterek kararın kaldıralarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; davacının kooperatife hiçbir ödemesi bulunmadığını, üyeliklerin geçerli ve sahih bir üyelik olmadığını, davacının bu husustaki tek delilinin borç bulunmadığına dair 30.05.2009 tarihli belge olduğunu, ancak bu belgede yönetim kurulu üyesi ...'a atfen atılan imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini, başka bir dosyada başka bir belgedeki imzanın ...'a ait olmasının bu dosyaya etkisi olmayacağını, üyeliği devraldığını iddia eden davacının kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiklerini sahte belge dışında başka belgelerle ispatlayamadığını, mali müşavir bilirkişi heyeti raporunda davacının 104.489,00 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini belirterek asıl ve birleşen dosyada kararın kaldıralarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekili 24.07..2025 tarihli dilekçesinde, istinaf başvurularının sadece birleşen dosyaya yönelik olduğunu belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava ve birleşen dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; asıl ve birleşen davada tapu iptal ve tescil isteminin kabulü ile asıl davada davalı ... adına, birleşen davada ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile asıl ve birleşen davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, asıl ve birleşen davalarda taşınmaza malik olmayan davalılar ... Kooperatifi, ... ve ölü ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili, asıl dosyada davalı ... vekili ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi, asıl ve birleşen davada davalı tapu malikleri ... ve ... yönünden davayı kabul ederek; asıl davada 24, birleşen davada 18 nolu bağımsız bölümün davalılar ... ve ... adına olan tapu kaydının iptali ile asıl ve birleşen dosyada davacı adına tapuya tesciline karar vermiştir. Tapu maliki olmayan kooperatif dahil diğer davalılar yönünden asıl ve birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, kendisi yönünden dava reddedilen davalı kooperatif yararına asıl ve birleşen davada vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Hukuki yarar dava şartı olduğu gibi istinaf yasa yoluna başvurulması için de aranan bir şarttır. Mahkemece davalı kooperatif yönünden asıl ve birleşen dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğinden, davalı kooperatifin kararı istinaf etmede hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı kooperatifin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.2-Asıl dosyada davalı ... ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Mahkemece asıl dosyada davalı ..., birleşen dosyada davalı ... adına olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile asıl ve birleşen dosyada davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı malikler hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; asıl ve birleşen dosyada davalı adına tapu kaydının yolsuz olmadığı, asıl ve birleşen dosyada davacı kooperatif üyesinin taşınmazın tesciline hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplanmaktadır.Her iki davacının da bulunduğu üyelerin üyelikten ihraç kararının iptali için açılan davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/572 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararı ile davacıların ... ve ...'ın üyeliğinin tespitine karar verilmiş, karar temyiz incelemesinde onanarak kesinleşmiştir.Kooperatif uzmanı bilirkişi 12.07.2017 tarihli raporunda; grafoloji ve ATK raporuna göre asıl dosyada 30.05.2009 tarihli belgede imzası bulunan ...'a atfen atılan imzanın kendisine ait çıkmadığı, birleşen dosyada 30.05.2009 tarihli borç bulunmadığına dair belgedeki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı, davacının bu belge dışında ödemelerini gösterir belgelerini dosyaya sunmadığı, davacı ve tescili hak eden normal bir üyenin tüm ödemelerinin 2002 yılından bugüne kadar kooperatifin tüm muhasebe defter ve belgeleri üzerinden genel kurul kararları ile birlikte karşılaştırmalı olarak mali müşavir bilirkişi eliyle incelenmesi gerektiği, davacının 30.05.2009 tarihinden sonra tahsiline karar verilen mali yükümlülükleri eksiksiz ödediklerini ispat edememeleri nedeniyle tapu iptal ve tescil istemlerinde haklı olmayacakları belirtilmiştir. Mali müşavir bilirkişi heyeti 30.09.2024 tarihli raporunda; kooperatif defterleri sağlıklı ve doğru bir tespit yapmaya yarar şekilde usulüne uygun tutulmadığından, kooperatifin herhangi bir ortaktan alacağı olup olmadığının defterlerden açık bir şekilde tespit edilemeyeceği, bir kısım ortakların borçlarının virman hareketleri ile kapatıldığı, bu virman hareketlerinin yasal dayanağı tespit edilemediğinden bu kayıtların fiktif bir kayıt olarak değerlendirilebileceği, her iki davacının kooperatife 94.800,00 TL borcu gözüktüğü, 30.05.2009 tarihli belgeye göre 13.050,00 TL borç bulunduğu, ancak davalı kooperatifin tapusu verilen tüm diğer üyelerin akçeli yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdikleri konusunda belge ve ticari defter kaydı sunamadığı, hazırlanan sair bilirkişi raporlarında da tüm üyelerin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiklerine dair bir tespitin yapılamadığı, dolayısıyla davacıların akçeli yükümlülüklerini eksik yerine getirseler de, diğer kooperatif üyeleri ile eşit koşullarda olduğu ve eşit haklara sahip olduğu, bu haliyle davacıların taşınmazın kendi adına tescilini talep edebileceği belirtilmiştir.Kooperatifler Kanunu’nun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” ifadesine yer verilmiştir ve kanunun bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece resen gözetilmelidir. Bu düzenleme uyarınca ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar çerçevesinde eşittirler."Burada hemen belirtmek gerekir ki, kural olarak dava tarihinde borcu olan ortağın tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı tartışmasızdır (HGK, 14.06.2013 gün ve 2012/23-1624 E., 2013/839 K.). Fakat kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu hâlde bağımsız bölüm tapusunu devir alan üyelerin varlığının tespiti hâlinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da tapunun devrini talep hakkı doğacağının kabulü gerekir.Somut olayda mahkemece asıl davada davacının ne dava dilekçesinde ne de aşamadaki beyanlarında eşitlik ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin bir iddiası bulunmadığı taleple bağlılık ilkesi gereği eşit davranılıp davranılmadığının resen araştırılamayacağı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı tapu iptali ve tescil ettiğine ve taraf bunu ileri sürmese bile Kanunun 23’üncü maddesi emredici nitelikte olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğine göre, eşitlik ilkesi gereği diğer ortaklara yapılan devirlerin hangi şartlarda gerçekleştiği mahkemece resen incelenmelidir." (Yargıtay HGK'nın 2017/23-1910 Esas, 2018/561 Karar sayılı kararı) Somut olayda asıl dosyada davacı ...'ın üyelik hakkını ...'den, birleşen dosyada davacı ...'ın üyelik hakkını ...'den devraldığı ve kesinleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/572 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararına göre davacıların kooperatife üye olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi heyeti raporundan; kooperatif defterleri sağlıklı ve doğru bir tespit yapmaya yarar şekilde usulüne uygun tutulmadığından, kooperatifin herhangi bir ortaktan alacağı olup olmadığının defterlerden açık bir şekilde tespit edilemeyeceği, kooperatifin tapusu verilen tüm diğer üyelerin akçeli yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdikleri konusunda belge ve ticari defter kaydı sunamadığı, hazırlanan sair bilirkişi raporlarında da tüm üyelerin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiklerine dair bir tespitin yapılamadığı anlaşıldığına göre, davalı kooperatif üyesi olan davacıların eşitlik ilkesi gereği üyeliğine tekabül eden taşınmazın tesciline hak kazandığının kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen dosyada davalı ..., yönetim kurulu üyesi ...'a atfen atılan imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmişse de, birleşen dosyada imza incelemesi yapılmamıştır. Yine asıl ve birleşen dosyada davalı malikler, davacının sahte belge dışında ödeme yaptığını ispat edemediği ve mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek hükmü istinaf etmişse de, ilk derece mahkemesi eşitlik ilkesi gereği taşınmazın tesciline karar vermiştir. Zira dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarından; taşınmaz tescil edilen üyelerin borcu bulunup bulunmadığı belli olmadan adlarına tescil kararı verildiği, bazı üyelerin borclarının kapatılmasına dair kayıtların dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Birleşen dosyada davalı vekilinin mahkemenin eşitlik ilkesi gereği davanın kabulüne dair gerekçesine yönelik bir istinaf nedeni de yoktur. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesini asıl ve birleşen dosyada kooperatif üyelerinin eşitlik ilkesi gereği taşınmazın tesciline hak kazandıkları gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebini kabul etmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, asıl ve birleşen dosyada davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle ve özellikle karar başlığında yargılama sırasında tefrik edilen birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/458 Esas sayılı dosyası bilgilerine yer verilmesinin maddi hata niteliğinde olmasına göre, davalı kooperatifin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine, asıl ve birleşen dosyada ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, asıl dosyada davalı ... ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı kooperatifin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden REDDİNE, 2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/516 Esas, 2025/516 Karar ve 14/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl dosyada davalı ... ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ... tarafından yatırılan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalı kooperatife İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ... tarafından yatırılan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalı kooperatife İADESİNE, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ... tarafından yatırılan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ... tarafından yatırılan 5.123,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 7-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/02/2026