T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:01/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:01/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:01/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:01/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı ... ...'ün müvekkili aleyhine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş ... Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı aldığını, bu karara taraflarınca itiraz edildiğini, ihtiyati haciz kararının davalı tarafından Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ihtiyati hacze konu çekin 23.01.2020 keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli ...'a ait ... seri nolu keşidecisi ... lehdarı ... cirantaları ... Pazarlama San. Ve Tic. A.Ş ve ... Otomotiv Teks. İnş San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğunu, davalı ... ...'ün müvekkilinin öz yiğeni olduğunu, ...'ün oğlu ...'ün dava konusu çeki keşide ederek akaryakıt şirketi olan ... Pazarlama San. ve Tic. A.Ş 'ye vermek üzere ...'e teslim ettiğini, çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini, bu çek haricinde çok sayıda çekin ve senedin ...'ün borçlarına karşılık amcası ... tarafından ... şirketine verildiğini, bu çek bedelinin farklı tarihlerde ... tarafından banka ve kredi kartı vasıtasıyla ödendiğini, ... Pazarlama... şirketinin çeki ...'e değil ...'e teslim ettiğini, ödenmekle hükmünü yitiren çekin ... veya oğlu tarafından teslim alınmadığını, çek iade belgesi üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çekin davalı ... ... tarafından teslim alındığını ve dava dışı ... firmasına borcuna karşılık verildiğini, ancak çekin keşide tarihinde ödenmediğini, bunun üzerine ... firmasının ... aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, ...'ün de davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, davalının Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davaya konu çekin geçersiz olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi parafların hiçbirinin davacı ... ...'ün onayı ve muvafakati ile yapılmadığını, müvekkiline iade edilmeyen çekin müvekkili aleyhine kullanıldığını bu nedenlerle davanın kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf 18/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; hafriyat işi yapan ...'ün işlerinin kötü gitmesinden dolayı akaryakıt alamadığını bunun üzerine amcasından ekonomik destek istediğini, davacı ... ...'ün kendisinin işleri ile oğlu ...'ün ilgilendiğini belirterek yeğeni ...'ü oğlu ...'e yönlendirdiğini, oğlunu arayarak yeğeni olan ...'e hatır çeki kesmesini istediğini, ...'ün babasına vekaleten keşidecisi ... lehdarı davalı ... ... olan TR ... Nolu hesaptan ... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çeki hatır çeki olarak ...'e verdiğini, aynı çek ile ilgili olarak Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... ...'e mahkemenin dava konusu çeki okuduğunu davalının bu çekin hatır çeki olduğunu beyan ettiğini vekilinin de bu beyanlara iştirak ettiğini, icra takibine konu çekin davalıya hatır çeki olarak verildiğini, izah edilen nedenlerle davalarının kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı ... ...'ün borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Dava dilekçesi davalı ...'e 12/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili beyan dilekçesinde; vekil vasıtası ile yürütülen işlerde tebliğin vekile yapılması gerektiğini, tarafların karşılıklı birden fazla dosyası olduğunu, davacı, davacının oğlu ... ve dava dışı ...'ün eski eşi ...'nın birlikte kötü niyetle hareket ederek müvekkilini zarara uğratma çabası içinde olduklarını, bu kişiler hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ve ... soruşturma nolu dosyalarında suç duyurusunda bulunduğunu, çekin son sahibinin ...'nın yetkilisi ... olduğunu, ...'nın ifadesinde şirketin işlerini eski eşi dava dışı ...'ün yürüttüğünü beyan ettiği, çek üzerindeki imzanın, tarihlerin yanındaki imzanın, ... kaşesi üzerindeki imzanın aynı olduğunu, dava dışı ...'ün babası adına imza atarak borçlu olduğu çekte eski eşinin yerine imza atarak alacaklı olduğunu, müvekkilinin ... Petrol' e borcunu ödemesine rağmen dava dışı ...'ün çekin tarihlerinin değiştirerek paraflayarak çekin vasfını kaybetmesine rağmen asıl borçlu davacı ... olmasına rağmen ... tarafından müvekkil aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle davacının haksız davasının reddini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma nolu dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına işbu davanın bildirilmesini ve bekletici mesele yapılması konusunda müzekkere yazılmasını, davacının kötü niyetli olmasından dolayı % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak bazı durumlarda ispat yükünün yer değiştirdiği ve borçluya geçtiği de görülmektedir. Menfi tespit davasını açan borçlu, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmüş ise bu takdirde ispat yükü davacı borçluya düşer. Davacı dava konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini iddia etmiş, bu iddiasını ispata yarar delil olarak, davalının ceza dosyasındaki çekin hatır çeki olarak verildiğine dair mahkeme içi ikrarını sunmuştur. HMK'da ispat ve delilleri düzenleyen HMK 188/1 maddesinde; "tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettiği vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez" hükmüne yer verilmiştir. Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrardan söz edilir. Mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir. Yargıtay HGK'nun ... esas ve ... karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder. Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir. Dosyada mevcut Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 20/01/2022 tarihli 2. celsesinde müşteki ...'ün (davalı) mahkeme huzurundaki savunmasında "Bu çeki sanık dediği gibi bana vermiştir, hatır çeki olarak bana vermiştir, çekin ödeme günü geldiğinde ... Petrole ödemeyi 100.000,00 TL ben yapmışımdır, bu evrakı amcaoğlum ...’e ... Petrol teslim etmiştir, amcaoğlum sonra bu çekin üzerine paraf atarak tarihi değiştirerek tekrar beni bu çekle icraya vermiştir, ben tekrar 100.000,00 TL daha ödeme yaptım, keşide tarihindeki paraf ile vermiştir, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, iki kez ödedim, işlerimin çoğunu da mahvettiler." şeklinde beyanda bulunarak çekin hatır çeki olduğunu açıkça ikrar ettiği anlaşılmıştır. Davalının ceza dosyasındaki bu beyan ve ikrarı uyarınca HMK'nın 188/1. maddesine göre davaya konu çekin davalı tarafça iddia edildiği gibi davacı tarafından aralarındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenmediği, hatır çeki olarak düzenlendiği hususu çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Mahkememizce davalının ceza dosyasındaki işbu beyanı incelendiğinde, davalı beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olup kesin delil niteliğinde olduğundan ve yazılı delil niteliği taşıdığından, bu suretle ispat yükü üzeride olan davacının davasını ispat ettiği anlaşılmış; davacının sübut bulan davasının kabulüne ve davacının Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde de bahsettikleri gibi ...'ün dava dışı oğlu olan ...'e işlerini yürütmesi için sözde vekalet verdiğini, dava dışı ...'ün de babasının sözde vekaletini kullanarak babasının bilgisi ve onayı dahilinde dava konusu çeki imzaladığını, davacının ... tarafından oğlu dava dışı ...'e verilen vekaletnamede çek düzenleme yetkisi ve imza yetkisinin bulunmadığını, çekin son sahibinin ... ve yetkilisinin ... olduğunu, ...'nın ifadelerinde şirketin işlerini eski eşi dava dışı ...'ün yürüttüğünü belirttiğini, çek üzerindeki imzanın, tarihlerin yanındaki imzanın, ... kaşesi üzerindeki imza ile aynı olduğunu, bu imzaların kendisine ait olduğunu dava dışı ...'ün ifadelerinde kabul ettiğini, dava dışı ...'ün babası adına imza atarak borçlu olduğu çekte eski eşinin yerine imza atarak alacaklı olduğunu, davaya konu çekin hatır çeki olmadığını, taraflar arasında dava konusu çekin hatır çeki olduğuna dair yazılı bir anlaşmanın bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu çek borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediğini, bilirkişi raporuyla çek borcunun müvekkili tarafından ... petrole ödendiğinin açıklık kazandığını, davacı tarafından müvekkiline olan borcunun devam ettiğini, çek üzerinde yer alan 31/01/2019 keşide tarihinin dava dışı ... tarafından çizilerek 23/01/2020 tarihi yazılarak tahrifat yapıldığını, yeniden tedavülde tutulduğunu ve yine dava dışı ... tarafından sözde vekaletinin bulunduğu ... adına vekalet ibaresi kullanılmadan cirolanarak davalı müvekkili aleyhine icra takibi yoluna gidildiğini, çek borcunun müvekkili ... ve babası tarafından ödendiğini ancak çek bankaya ibraz edilmeden arkası vurdurulmadan çek iade bordrosu düzenlenerek ... petrol tarafından çekin dava dışı ...'e teslim edildiğini, bu nedenle çek vasfını kaybettiğini ve hatır çeki iddialarının ortadan kalktığını, dava dışı ...'ün borcu müvekkili tarafından ödenen bedelsiz çeki yaklaşık bir yıldır elinde bulundurduğunu ve kötü niyetli bir tavırla keşide tarihini çizerek 23.01.2020 olarak değiştirdiğini bankaya ibraz ettirerek çeki vurdurduğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi yoluna başvurduğunu, müvekkilinin haksız takip nedeniyle çek borcunu 2. kez ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafın hatır çeki iddialarını çeki tahsil ederek kendi kendine çürüttüğünü, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı ...'ün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma neticesinde; dava dışı ... hakkında Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosya ile Resmi Belgede Sahtecilik, Bilişim Sistemleri Banka ve Kredi Kurumlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı ve 06/09/2022 tarihli karar ile; " sanık ... ile müşteki ...'ün amca çocukları olduğu, lehtarı katılan ... olan 31/01/2019 tarihli ...'a ait 100.000,00-TL değerindeki çeki doldurup imzalayarak teslim ettiği, müştekinin 20/01/2022 tarihli celsede alına beyanında suça konu çekin hatır çeki olduğunu, sanık ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığını, hatır çeki olarak sanıktan 3-4 tane çek aldığını ancak suça konu çeki ve hatır çeki olarak aldığı çekleri verdiği muhataplarına borçlarını ödediğini, nitekim suça konu çek yönünden de çekin herhangi bir hukuki ve ticari ilişkiye dayanmaksızın sanık tarafından hatır çeki olarak keşide edilip akrabası olan müştekiye verildiği, müştekinin bu çeki cirolayarak kendi borcu bulunan dava dışı ... Pazarlama San.Tc. AŞ'ye verildiği sonrasında çekin keşideci sanığa geçtiği anlaşılmaktadır. Sanık ve katılan arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığı ve bu yönüyle senedin gerçek bir hukuki sebebe dayanmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda katılanın da beyanı ile doğruladığı şekilde sanık tarafından verilmiş bir hatır çekiyle sanığın katılana zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket etmiş olmasından söz edilemeyeceği ve sanığın üzerine atılı suçlar yönünden kastı bulunmadığı yönünde vicdani kanaate ulaşıldığı " yönündeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 17/05/2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmek suretiyle Yerel Mahkeme dosyasının istinaf incelemesinde bulunduğu sırada kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi hükmünde“hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde düzenlenmeye yer verilmiştir. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Öğreti ve uygulamada hukuk hakiminin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacağı kabul edilmektedir. Hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediğidir. Ceza mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararı, yani, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptaması, hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle ve buna etkili tespit edilen olgularla bağlı kalmaksızın, taraflarca ileri sürülen delilleri toplayıp, tümünü birlikte değerlendirerek bir sonuca varmalıdır. Başka bir deyişle maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Somut olayda; dava ve takip konusu çekin taraflar arasındaki akrabalık ilişkisine dayanarak gerçek bir ticari ilişki olmadan düzenlendiği, gerçekte davalı ...'ün belirlenen tutarda bir alacağının bulunmamasına rağmen çeki takibe koyduğu ancak takip konusu kambiyo senedine dayalı olarak takip yapma yetkisinin çeki elinde bulunduran hamile ait olduğu, davalının ise çektin hamili olmadığı, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ...'ün beraatine karar verilmesi ve söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması karşısında ceza mahkemesinin kesinleşmiş beraat kararındaki bahsi geçen maddi olgulara ilişkin tespiti hukuk hakimini bağlayıcı mahiyettedir. Sonuç olarak; HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı ceza mahkemesi tarafından verilen kesinleşmiş karar ve maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı, çekte hamil sıfatı olmayan davalının kambiyo senetleri dayalı icra takibine başvuramayacağı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/12/2025 ...