9. Hukuk Dairesi 2026/351 E. , 2026/870 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/141 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/626 E., 2024/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinle…
9. Hukuk Dairesi 2026/351 E. , 2026/870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/141 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/626 E., 2024/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerde 23.04.2013-10.04.2015 tarihleri arasında yurt dışı hizmet sözleşmesi ile demirci olarak ... ve Irak şantiyelerinde çalıştığını, aylık 1.800,00 USD ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, hak etmiş olduğu bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, davalı Şirket çalışanı olmadığından ücret alacağının olmadığını, kümülatif bir matrahının bulunmadığını, davacının hangi ülkelerde ne kadar süre ile çalıştığının belli olmadığını, husumetin çalıştığı şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, davacının çalıştığı ülke mevzuatlarınca sosyal haklardan yararlanabileceğini, alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, iddia ettiği çalışma süresi ve almış olduğu ücret iddialarını kabul etmediklerin savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı şirkette hizmet sözleşmesi ile çalışmış olması durumunda ispatın davacıya ait olduğunu, davalı Şirket çalışanı olmadığından ücret alacağının olmadığını, kümülatif bir matrahının bulunmadığını, davacının hangi ülkelerde ne kadar süre ile çalıştığının belli olmadığını, husumetin davacının çalıştığı şirketlere yöneltilmesinin gerektiğini, alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatlarına göre değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının beyan etmiş olduğu çalışma süresi ve almış olduğu ücret iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, işçinin hangi ülkelerde ne süre ile çalıştığının belli olmadığını, husumetin işçinin çalıştığı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ... hizmet sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, davacının yurt dışında çalıştığını iddia ettiği dönemde Türkiye’de olup olmadığının, Türkiye’de sigortalı bir işte çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, davacının dava konusu etmiş olduğu alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği çalışma süresi ve ücretin kabul edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa ... ve Irak hukuklarının uygulanması gerektiği, buna göre davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı uyarınca davacının 23.04.2013-19.09.2013 tarihleri arasında davalıların ...'da bulunan şantiyesinde, 01.01.2014-10.04.2015 tarihleri arasında ise davalıların Irak ülkesinde bulunan şantiyesinde çalıştığının anlaşıldığı, davanın 25.07.2018 tarihinde açıldığı, dolayısıyla arabulucuk görüşmelerinde geçen süre eklense bile, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi ve Irak İş Kanunu'nun 145. maddesi uyarınca dava tarihi itibarıyla zamanaşımı sürenin dolduğu, davalıların cevap ve ıslah dilekçelerinde süresinde zamanaşımı definde bulundukları hususu da dikkate alındığında alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığı, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu; ancak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyetli olmayacağından ve adaletsizliğe yol açacağından İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının Rus ve Irak hukukuna göre dosya alacaklarının talep edilebilir nitelikte olduğunu, somut uyuşmazlığa Rus hukukunda yer alan Mahkemeye başvuru süresine ilişkin hükmün uygulanmasının mümkün olmadığını, 2. Davalı işverenin usulüne uygun fesih bildirimi yapmadığını, 3. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı veya hak düşürücü süre kavramının bulunmadığını, bu kapsamda işbu davanın ... Federasyonu İş Kanunu'ndaki zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, 4. Hukukumuzda işçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresi 5 yıl iken Rus ve Irak iş hukukunun uygulanması ile emredici ve asgari koruma hükümlerinin ihlal edildiğinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukukun tespiti ile buna göre talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.