9. Hukuk Dairesi 2025/8507 E. , 2025/10421 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1964 E., 2025/1065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/390 E., 2024/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Gemi Acentalığı Denizcilik Turizm İthalat İhracat Nakliyat İnşaat Petrol İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklik…
9. Hukuk Dairesi 2025/8507 E. , 2025/10421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1964 E., 2025/1065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/390 E., 2024/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Gemi Acentalığı Denizcilik Turizm İthalat İhracat Nakliyat İnşaat Petrol İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Boru Hatları ile ... Anonim Şirketine (...) bağlı işyerinde değişen alt işverenler nezdinde işyeri ve işi değişmeksizin kesintisiz şekilde 01.01.2000-25.01.2019 tarihleri arasında kara palamarcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın devam ettiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, müvekkilinin hortum bağlama işini de yapmasına rağmen bunun karşılığının ödenmediğini, ...'da bulunan diğer personelin bu işi eğitim ve sertifika alarak yaptığını, bu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davalıların asıl işveren alt işveren olarak tüm alacaklardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fark ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu (854 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını ve 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin tanımlanmadığını, asıl işveren olduğu iddiasıyla müvekkili ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın ihale makamı konumunda olan müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının yıllık izin kullandığını, bunun pauntaj kayıtlarının incelenmesi hâlinde anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin ek cevap süresinin reddine ilişkin kararının UYAP ile oluşturulan elektronik ortam üzerinden öğrenildiğini, Mahkemece derhâl karar verilmesi gereken kararın taleplerinden 7 gün sonra verildiğini, hafta sonu, tatiller, bayram tatili ve idari tatillerin cevap süresinin 10 gününü aldığını, davacının müvekkili Şirkette sadece bir yıldır çalışıyor olması sebebiyle bilgi ve belge temin edilmesi gerektiğini, bu sebeple cevap süresinin uzatılması talepleri hakkında verilen ret kararının hatalı olduğunu, 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin yaptığı işin deniz vasıtaları işletmeciliği palamar hizmeti olduğunu, bu sebeple sadece bir yıldır çalışmasına rağmen tüm alacaklarını müvekkili Şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm alacaklarının fazlasıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kara palamarcısı olarak çalışması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, somut uyuşmazlıkta 4857 sayılı Kanun uygulanması sebebiyle davalı ...'ın asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu olduğu, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının kara palamarcılığının dışında hortum bağlama işini de yaptığından fark ücret talebinin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil yardımcı iş olduğu, iş hukukunda 854 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanun arasında özel kanun genel kanun ilişkisinin bulunmadığı, bu kanunların tümü için sadece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel kanun niteliğinde olduğu, 854 sayılı Kanun kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisinin düzenlenmediği, gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı, bu nedenle davalı ...'ın dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, 854 sayılı Kanun'a göre hafta tatili alacağının hesaplandığı, cevap dilekçesi verme süresinin uzatılması talep edildiğinde Mahkemece bu talebin kabul edilmesine yönelik bir zorunluluk bulunmadığı, hâkimin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu, bu hâlde davalı Şirketin süresinde cevap dilekçesi sunmaması sebebiyle davalı tanıklarının dinlenmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... Şirketi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ek süre talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Müvekkili Şirketin davacının tüm çalışma dönemi yönünden sorumlu tutulamayacağını, 3. 854 sayılı Kanun'a göre her işverenin sorumluluğunun kendi çalışma dönemi ve o dönemdeki ücret ile sınırlı olduğunu, 4. Fark ücret talebinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, palamarcı olarak çalışan davacının 854 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı ile dava konusu alacaklardan davalı Şirketin sorumluluğu ve alacakların hesabı ile davalı Şirketin ek süre talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olup olmadığı konularına ilişkindir. 1. Dosya içeriğine göre palamarcı olarak çalıştığı anlaşılan davacının, görevi itibarıyla 854 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(a) hükmünde yer alan "Deniz ve Hava Taşıma İşleri" istisna hükmü kapsamında da kalmadığı ve yaptığı iş deniz taşıma işi olmadığından, 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığının kabulü gerekmektedir. Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2022/4940 Esas, 2022/6507 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Şu hâlde somut uyuşmazlığa 854 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmayıp uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur. 2. İş mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulü basit yargılama usulüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/2 hükmüne göre basit yargılama usulünde cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içerisinde hazırlanması çok zor veya imkânsız olduğu durumlarda başvuran davalıya, mahkemece iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilecektir. Somut dosyada, dava dilekçesinin Davalı ... Şirketine 27.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine göre iki haftalık cevap süresinin 10.06.2019 tarihinde sona erdiği, davalı vekili tarafından 03.06.2019 tarihli dilekçe ile cevap verme süresinin uzatılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince 10.06.2019 tarihinde, davalının ara kararın taraflara tebliği için gerekli masrafları yatırmadığı ve gider avansının da bulunmadığı, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin süresinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğunun da sabit görülmediği gerekçeleriyle davalı vekilinin talebinin reddi ile kararın UYAP ile oluşturulan elektronik ortam üzerinden öğrenilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili 13.06.2019 tarihinde cevap dilekçesi sunmuştur. İlk Derece Mahkemesince diğer davalı ... vekilinin cevap süresinin uzatılmasına yönelik talebinin ise kabulüne karar verildiği görülmektedir. Davalı ... Şirketine dava dilekçesinin tebliğ tarihi dikkate alındığında iki haftalık cevap süresinin büyük kısmının idari izin ve bayram tatiline denk geldiği, davalı vekilinin de süresi içerisinde cevap süresinin uzatılmasını talep ettiği, Mahkemece diğer davalının aynı talebinin de kabulüne karar verildiği dikkate alındığında davalı ... Şirketi vekilinin cevap süresinin uzatılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetindedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.